Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/2352

Karar No

2024/1647

Karar Tarihi

20 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/2352
KARAR NO : 2024/1647

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2022
NUMARASI : 2021/72 Esas 2022/476 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 20/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 08/01/2025

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 01.11.2016 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’nun sevk ve idaresindeki davacıların oğlu ...’in yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araçla dava dışı ... plakalı çekici ve bağlı ... plakalı yarı römorkun karıştığı trafik kazasında ...’in vefat ettiğini, davacıların oğlunun kusursuz, davalıya sigortalı araç sürüsü ...’nun olayda %100 kusurlu olduğunu, desteğin kazadan önce marangoz olarak asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğini davalıya 30.12.2016 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 12.000 TL, baba ... için 8.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatın temerrüt tarihi olan 16.01.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 15.03.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 39.658,02 TL’ye, ... için 28.420,91 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın 10.11.2015-10.11.2016 tarihleri arasında 310.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup davanın sigortalı ...’a ihbar edilmesini, kusur durumunun tespiti açısından ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, davacıların desteği ...’in araçta hatır için taşındığını ayrıca ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi sebebiyle müterafik kusurlu olması nedeniyle hesaplanacak tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK ödemeleri sorularak mahsubunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın sebebiyet verdiği ölümlü kaza nedeni ile açılan maddi tazminat (destek) istemine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.05.2018 tarihli kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 18.12.2020 gün ve 2018/2497 Esas 2020/2022 Karar sayılı ilamı ile mahkemece, soruşturma dosyasının getirtilip, soruşturma dosyasındaki ifadeler de irdelenmek suretiyle araçta yolcu konumunda bulunan desteğin taşınmasının, ücret ya da sürücünün menfaati karşılığı taşıma olmadığının belirlenmesi, müteveffanın, sürücünün sürücü belgesi bulunmadığını bilerek aracına binip binmediği ya da aralarındaki yakınlık gereği bilmesi gereken kişilerden olup olmadığının belirlenmesi gerekirken davalı vekilinin bu hususlara yönelik hatır taşıması ve müterafik kusur savunması üzerinde durulup, değerlendirilme yapılmadan hüküm kurulmasının isabetli olmadığı gereğine değinilerek kararın kaldırılmasına, kaldırılma sebebine göre davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verildiği, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada, 01.11.2016 tarihinde, davacıların çocuğu ... ’ın, ... ve ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorse arasında meydana gelen trafik kazasında vefat ettiği kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürüsünün %100 kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplamaya göre desteğin ölümü ile; davacı baba ... için 81.055,67 TL, davacı anne ... için 150.173,42 TL destekten yoksun kalma zararının oluştuğu tespit edilmiş ise de davacılar vekilinin, 15.03.2018 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; davacı ... lehine talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı talebini 28.420,91 TL'ye, davacı ... lehine talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı talebini 39.658,02 TL'ye yükseltiği nazara alınarak, taleple bağlı kalınması gerektiği, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/8804 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden; müteveffa sürücü ...'nun kanında alkol izine rastlanmadığı, kaza sırasında alkolün etkisinde olmadığı, tanık ...'ın beyanına göre; müteveffa sürücünün aracı kullanmadan önce, ehliyetli olduğunu beyan ettiği, öte taraftan davacılar desteği ile müteveffa sürücü arasında, sürücünün ehliyetsiz olacağını bilecek derecede yakın arkadaşlık ilişkisinin ve akrabalık bağı olup olmadığı belirlenememiş olduğundan, tazminat tutarlarından müteraffik kusur indirimi yapılmadığı ancak, tanık ..., olay günü gezmek için araca bindiklerini beyan ettiğine göre; müteveffanın araçta bedel ödemeksizin hatır için taşındığı anlaşılmakla, davacının ıslah ile arttırdığı tazminat miktarından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kısmen kabulü ile 22.736,72 TL'nin, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kısmen kabulü ile 31.726,41 TL'nin 12.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, usul ve yasaya aykırı bir şekilde dava konusu olayda hatır taşıması olduğu kanaati ile ıslah ile artırılan miktardan %20 hatır taşıması indirimi yaparak hüküm kurulmuş ise de dava konusu olayda hatır taşımasının söz konusu olmadığını, hatır taşımasında, taşımanın yalnız taşınan yararına olması ve sürücünün ivazsız hareket etmesi şartlarının birlikte bulunması gerektiğini, araçta, destek ile birlikte sürücü ve araçta bulunan diğer kişilerin menfaatinin söz konusu olduğunu, sürücünün ivazsız hareket etmesi gibi bir durumun olmayıp araçta bulunan herkesin menfaat birliği bulunduğunu yerel mahkemenin hatır taşıması indirimi yapmasının yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, hatır taşımacılığın olduğu varsayıldığında dahi hakkaniyet indirimi yapılırken, aktüerin belirlediği gerçek zarar miktarı üzerinden indirim yapılması gerektiğini, aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte, dosya kapsamındaki 18.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... için 81.055,67 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 150.173,42 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olup her ne kadar zarar daha fazla olsa da, bu miktarların dahi davadaki taleplerini aştığını, hatır taşıması indiriminin gerçek zarar üzerinden yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kazanın meydana geliş şekli, kaza neticesinde davacıların yakının hayatını kaybetmesi, sürücünün kusur durumu dikkate alındığında %20 oranında yapılan hatır taşıması indiriminin oldukça fazla olduğunu, avans faizine hükmedilmesi usul ve yasa gereği olup tazminat alacağına yasal faiz işletilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava; ölümle sonuçlanan trafik kazası nedeni ile anne-baba tarafından desteğin içinde yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili 01.11.2016 tarihinde, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’nun sevk ve idaresindeki davacıların oğlu ...’in yolcu olarak bulunduğu araçla dava dışı çekici ve bağlı yarı römorkun karıştığı trafik kazasında ...’in vefat ettiğini, davacıların oğlunun kusursuz, davalıya sigortalı araç sürüsü ...’nun olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek davacı anne-baba için destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, desteğin sigortalı araçta hatır için taşındığı gerekçesiyle bedel arttırıma konu tazminat miktarlarından %20 hatır indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili, hatır taşıması bulunmadığına, hatır taşıması kabul edilse bile %20 indirim tutarının yüksek olduğuna, kaldırma kararından sonra TRH 2010 ve progresif rant yöntemi ile belirlenen 18.05.2022 tarihli ek rapora göre karar verilmesi gerektiğine, faiz türüne yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1-Davacılar vekili hatır taşıması bulunmadığını, %20 hatır taşıması indirim oranının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece verilen 22.05.2018 tarihli ilk karar davacılar vekili ve davalı vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 18.12.2020 Tarih 2018/2497 Esas 2020/2022 Karar sayılı kararı ile “ ……Hatır taşıması ise bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir.(Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582)Buna göre, hatır taşıması indirimi için kural olarak hatır taşıması şartlarının varlığı yeterli iken, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir. Hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi farklı kaideler olup, her olayda bir arada bulunmayabilir. Yargıtay 17. HD'nin yerleşik uygulaması gereğince, hesaplanan tazminattan desteğin hatır için taşınması durumunda %20 oranında, birden fazla müterafik kusur durumunun birlikte bulunması halinde de ayrıca %20 oranını geçmeyecek şekilde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir.Davalı ... şirketi vekili süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde, müteveffanın sigortalı araçta yolcu konumunda olup, desteğin araçta hatır için taşındığını, ayrıca müteveffanın ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi sebebi ile müterafik kusuru ile zarara uğradığını belirterek tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı tarafın hatır taşımasına ilişkin bir delil ibraz edilmediği, hatır taşıması iddiasının sübut bulmadığı gerekçesi ile hatır taşıması indirimi talebi reddedilmiş, müterafik kusura ilişkin ise herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Somut olayda, kaza tespit tutanağından, desteğin yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün sürücü belgesinin bulunmadığı, dosya içerisinde mevcut soruşturma dosyasına ait bir kısım belgelerden; kazada, araçta bulunan sürücü ve iki yolcunun vefat ettiği, iki yolcunun da yaralandığı, %100 kusurlu sürücünün vefatı, diğer sürücünün kusursuz olması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, soruşturma dosyasının getirtilip, soruşturma dosyasındaki ifadeler de irdelenmek suretiyle araçta yolcu konumunda bulunan desteğin taşımasının, ücret ya da sürücünün menfaati karşılığı taşıma olmadığının belirlenmesi, müteveffanın, sürücünün sürücü belgesi bulunmadığını bilerek aracına binip binmediği ya da aralarındaki yakınlık gereği bilmesi gereken kişilerden olup olmadığının belirlenmesi gerekirken davalı vekilinin bu hususlara yönelik (hatır taşıması ve müterafik kusur) savunması üzerinde durulup, değerlendirilme yapılmadan hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.”gereğine değinilmiştir.
Kaldırma kararından sonra incelenen Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/8804 Hazırlık dosyasında dava konusu kazada yararlanan tanık Mecit Işık 02.11.2016 tarihli ifadesinde ;31.10.2016 tarihinde öğlenden sonra arkadaşı ... ile birlikte babası ...’a ait ... plakalı araçla ...’dan ...’ya yola çıktıklarını aracı ...’ın kullandığını, ...’da hurda satışı yaptıktan sonra arkadaşları olan ...,... ve ...’in yanına gittiklerini onlara bir süre oturduktan sonra gezmeye karar verdiklerini, Mümin’in kendisine ehliyeti olduğunu söyleyerek aracı kullanmak istemesi üzerine ... plakalı aracın direksiyonuna geçtiğini , 31.10.2016 akşamı 21.30 sıralarında gezmek için Düzce’ye yola çıktıklarını, arka koltukta oturduğunu, Bolu tüneli içinde süratli olmadıklarını tünelden çıktıklarında kar olduğunu aracın birden yanlamasına kaydığını gördüğünü sonrasını hatırlamadığını kimseden şikayetçi olmadığını belirttiğinden desteğin bulunduğu araç içinde arkadaşları ile birlikte gezmek amacıyla bulunduğu dolasıyla hatır için taşındığı anlaşıldığından hatır taşımasının varlığı kabul edilerek %20 indirim yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
2-Kazaya karışan desteğin yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı ... plakalı araç ... adına ... model ... özel otomobil olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan tazminata yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3-Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce alınan 12.03.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda PMF Yaşam tablosu esas alınarak davacı anne için 39.658,02 TL baba için 28.420,91 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davacı vekili tarafından rapora itiraz edilerek rapordaki miktarlar üzerinden 15.03.2018 tarihinde bedel artırımı yapıldığı mahkemece 22.05.2018 tarihli kararla davanın kısmen kabulü ile davacı anne için 39.658,02 TL, baba için 28.420,91 TL destekten yoksun kalma tazminatına karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından faiz türü ve 2010 yaşam tablosunun kullanılmaması, davalı ... şirketi tarafından da, usulüne uygun başvuru yapılmaması, hatır taşıması ve müterafik kusur, SGK ödemesinin araştırılmamasına yönelik sebeplerle istinaf edildiği, dairemizin kaldırma kararında davacının istinaf itirazları kaldırma nedenine göre incelenmeksizin hatır taşıması ve müterefik kusur yönünden kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra alınan 18.05.2022 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamalarına uygun olarak TRH 2010 ve progresif rat yöntemine göre davacı anne için 150.173,42 TL baba için 81.055,76 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiş olduğundan mahkemece 18.05.2022 tarihli ek bilirkişi raporuyla belirlenen tazminat miktarları üzerinden %20 hatır taşıması indirimi yapılarak ve taleple bağlı kalınarak davacı anne yönünden 39.658, 02 TL, baba için 28.420,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davacılar vekilinin tazminat miktarına yönelik istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
Davanın kabulü ile;
1-Davacı ... için 28.420,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına,
2-Davacı ... için 39.658,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına,
3-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nın 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan davacı ... yönünden 28.420,91 TL, davacı ... için 30.000 TL olmak üzere toplam 58.420,91 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine
4-Davacı tarafından kaldırma kararından önce ve sonra yapılan 1.979,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Davalı tarafından kaldırma kararından önce ve sonra yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinden bırakılmasına,
7- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.650,47 TL karar ilam harcının peşin, ıslahla alınan ve ilk kararla tamamlatılan toplam 4.650,47 TL harçtan mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına
8-Peşin alınan 233,31 TL harcın davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine,
II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 141,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
3-Davacılar tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim