Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/2349
2024/1594
12 Aralık 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2349 - 2024/1594
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2349
KARAR NO : 2024/1594
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2022
NUMARASI : 2021/638 Esas 2022/579 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 10/01/2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.05.2021 tarihinde, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... sevk idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, ... Ticaret Ltd. Şti'ne ait ... istasyonunda, yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına ve malul hale gelmesine neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bedensel zararları için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebin açıklanmasına ilişkin dilekçe ile, davalılardan bedensel zararlar için 800,00 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için 100,00 TL talep ettiklerini bildirmiş, ıslah dilekçesi ile talebini geçici işgöremezlik tazminatı için 3.811,67 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 86.762,19TL’ye yükseltmiş, ayrıca davalı ... ve ...’dan 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddini talep ettiklerini, kazanın ve zararın oluşumunda davalıya sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, zarar gören davacının gerekli özeni göstermediğinden ve tedbiri almadığından zararın oluşumunda kusurlu olduğunu, tazminat hesabında bu hususun da gözetilmesi gerektiğini, meydana geldiği iddia olunan zarar ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca rapor alınmasını talep ettiklerini, talep konusunun davacıya açıklatılması gerektiğini, davacının sürekli iş göremezliğinin oluşmadığını, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı ve tedavi giderlerinden de davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işbu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiğini, faiz talebinin yasal olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... adına kayıtlı ... Plakalı 1984 Model ... Marka araç, 13.12.2017 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde hurdaya çıktığını, araçta meydana gelen hasar çok büyük olduğundan ve ekonomik olarak zorlanacağından, davacının hurdaya çıkan aracı yaptıramadığını ve ... Sanayi Sitesinde hurda alım satım işleri yapan ... adlı kişiye hurda olarak verdiğini, ... adlı kişinin, davacıdan habersiz olarak aracı yaptırdığını ve davalı ...’a sattığını, gerçekleştirilen satıştan davacının haberi bulunmadığını, davacının bu durumdan, daha sonraları eve gelen trafik cezaları ile haberdar olduğunu, davalının bir sorumluluğunun doğduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının sürekli iş göremezliğinin olup olmadığı, geçici iş göremezlik zararı ile tedavi ve bakım masrafları ile efor kaybının tespiti ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığı hususları da araştırılması ve hesaplanacak tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, diğer yandan, her ne kadar davalının sorumluluğu olduğunun kabulü mümkün olmamakla birlikte, talep konusunun davacıya açıklattırılması gerektiğini davacının maddi zarar talepli kül olarak açmış olduğu davada, istenen zarar kalemlerinin tek tek açıklanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %4, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirtildiği, davacının zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dilekçesi ile talep edilmeyen manevi tazminatın ıslah dilekçesi ile talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 90.573,86 TL, bakıcı gideri tazminatı 3.577,50 TL olmak üzere toplam 94.151,36 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılar ... ve ... için 08.05.2021, diğer davalı ... Sigorta yönünden ise 25.06.2021 tarihinden itibaren hükmolunan alacağa yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı için karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminat taleplerini harçlandırırak ıslah yoluyla talep ettiklerini, bu taleplerinin kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, üniversitenin adli tıp raporu ile belirlenen maluliyet oranının çok az olduğunu, geçici işgöremezlik zararının 3 ay üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının işleten sıfatının bulunmadığını, davalının aracının 2017 yılında meydana gelen kaza sonucu hurdaya çıktığını, aracın hurdasını sattığını, aracın yaptırılarak sürücü olan ...'a satıldığından davalının haberi olmadığını, davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kusur oranlarının belirlenmesine ilişkin rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, maluliyet raporundaki oran fahiş olup, raporun denetime uygun olmadığını, aktüerya hesabında %1.65 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, aktüerya hesabında davacının geliri yönünden hesaplamanın doğru olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, davanın talepleri dikkate alındığında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur raporunu kabul etmediğini, davacının da kusurlu olduğunu, belirlenen daimi maluliyet oranının fazla olduğunu, aktüerya hesabında %1.65 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, aktüerya hesabında davacının geliri yönünden hesaplamanın doğru olmadığını, davacının taleplerini usulüne uygun şekilde açıklamadığını, mevcut durumda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... sevk idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve Hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu kazada davacının yaralandığını belirterek bedensel zararlar ile tedavi, muayene, ulaşım ve bakıcı hizmet gideri vb harcamalar bakımından 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.01.2022 tarihli talebin açıklanmasına ilişkin dilekçesinde ise, davacının bedensel zararları bakımından 800,00 TL, tedavi ve ulaşım giderleri için 100,00 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL talep ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesinde bedensel zararlar bakımından taleplerini 89.773,86 TL’ye, bakıcı gideri taleplerini 3.477,50 TL’ye yükselttiklerini bildirmişse de, bedensel zarar taleplerinin ne kadarının geçici iş göremezlik zararı için, ne kadarının sürekli işgöremezlik zararı için olduğunu belirtmediği gibi ilk derece mahkemesince de, davacının geçici işgöremezlik zararı ve sürekli işgöremezlik zararının ne kadar olduğu ayrı ayrı belirtilmeden iki zarar kalemi için ayrı ayrı hükümler kurulmadan toplam 90.573,86 TL’nin davalılardan tahsiline karar verildiği görülmüştür. Bu durumda, HMK'nın 297/2. maddesine uygun şekilde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, davacıların her bir talebinin ayrı ayrı belirtilerek hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılmasına, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin davacının talepleri ayrı ayrı değerlendirilerek tazminatların ayrı ayrı sıra numarası verilerek infazda ve kanun yolu denetiminde tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu kazada davacının yaralandığını belirterek bedensel zararlar ile tedavi, muayene, ulaşım ve bakıcı hizmet gideri vb harcamalar bakımından 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.01.2022 tarihli talebin açıklanmasına ilişkin dilekçesinde ise, davacının bedensel zararları bakımından 800,00 TL, tedavi ve ulaşım giderleri için 100,00 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL talep ettiklerini bildirmişse de, davacı tarafın tedavi ve ulaşım gideri talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru değildir.
3-Kabule göre de; Davalılar dava konusu kaza nedeniyle davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli işgöremezlik zararının tam olarak tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir.
Dosya içeriğinden, davacının kaza tarihinde bir işverene bağlı olarak çalıştığının anlaşıldığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davacının SGK kayıtlarına göre 2021 yılı gelirleri toplamı ortalaması asgarü ücrete oranlanarak asgari ücretin 1.273 katı üzerinden geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. Davacının, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan gelirine ilişkin tüm belgelerin çalıştığı işyerinden getirilmesi, kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda gerekli araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının geçici iş göremezlik nedeniyle talep edebileceği zarar, çalışmakta olduğu işini yapamaması nedeniyle uğradığı kazanç kayıpları olup, dava konusu olayın işyerinde meydana geldiğinin anlaşılmasına göre SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik dönemi için tazminat ödenip ödenmediğinin araştırılması, ödeme yapılmış ise ödenen tazminatın zarar sorumlularına rücu edilebilecek zararlardan olması halinde zarar görenin aynı zarar için iki kez ödeme alması sebepsiz zenginleşmesine neden olacağından ödenen miktarın davacının zararından mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ...’ın istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ...’ın istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına,
5-Ankara 12. İcra Dairesi 2022/12221 sayılı takip dosyasına yatırılan 144.000,00 TL Nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,
6-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.