mahkeme 2022/2043 E. 2024/1298 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/2043
2024/1298
25 Ekim 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2043
KARAR NO : 2024/1298
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/04/2022
NUMARASI : 2018/709 Esas 2022/271 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20/11/2024
İlk Derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 27.08.2018 tarihinde, davalılardan ... Lojistik ve Pazarlama AŞ’ne ait, ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla kırmızı ışıkta geçerek yeşil ışıkta geçen davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine 18.09.2018 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... AŞ’den tahsiline karar verilmesini talep etmiş;14.02.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatını 31.719,10 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili; dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın 10.07.2018 - 10.07.2019 tarihleri arasında 360.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... tarafından yapıldığını, kusur, müterafik kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını hatır taşıması olması ve emniyet kemerinin bulunmaması nedeniyle belirlenecek tazminattan indirim yapılmasını, SGK tarafından yapılan ödemelerin sorulmasını kaza tarihinden avans faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... AŞ vekili, Mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, belirsiz alacak davası açılmayacağını, kusur ve zararın davacı tarafından ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme; davanın davalı ... şirketinin ZMMS sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın sebebiyet verdiği kaza nedeni ile aracın işleteni ve sigortacısına karşı ileri sürülen maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamına göre, davacının, 27.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına ilişkin geçici ve sürekli iş göremezlik süresinin miktarı ve oranı hususunda alınan rapora göre kaza tarihi itibariyle, uygulanması gereken yönetmeliğe göre kişinin özür oranının %3 olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, kazanın oluşumunda sürücü ...'nın tam kusurlu olduğu, hesaplamanın progresif rant sistemine ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapıldığı, davalı sigortanın ve davalıların meydana gelen zarardan sorumlu oldukları anlaşılmakla davanın maddi tazminat yönünden kabulü gerektiği, manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, tarafların sosyal-ekonomik durumları, takdir edilen tazminatın davalı tarafından ödenebilir olması, davacının maluliyet miktarı da dikkate alınarak, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile, 31.719,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.08.2018 tarihinden itibaren ... Loj. Paz. AŞ yönünden işleyecek olan ticari faizi ile, davalı ... yönünden 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile (mükerrer faiz işletilmeksizin) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ... Loj. Paz. AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kusursuz olması ve maluliyet oranının %3 olması karşısında 6.000 TL manevi tazminatın oldukça düşük olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,manevi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, dosyadan aldırılan kusur raporu işbu kazadaki kusur oranını belirlemede yeterli kabul edilmiş ve yerel mahkemece raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmişse de söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının fahiş olduğunu, 26.10.2018 tarihli polis memurları huzurunda alınmış olan ifade tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün; “…trafik lambası yeşil ışıktan sarı ışığa döndü, ben durmayarak kavşağın dörtte üçünü geçtiğim sırada diğer araç kamyonun arka teker ve korumalarına çarpmıştır.” diyerek davaya konu kazanın meydan gelişini ifade ettiğini, sigortalı araç sürücüsüne ışık ihlali yaptığından dolayı kusur izafe edilmiş ve yerel mahkemece söz konusu kusur oranı baz alınarak hüküm tesis edilmiş olsa da sigortalı araç sürücüsü kendi kusuruna dayanmaksızın göstermesi gereken tüm dikkat ve özeni gösterdiğini fren tedbiri dahil her türlü tedbire başvurduğunu ancak tüm bunlara rağmen davaya konu kazanın meydana gelişini engelleyemediğini, sürücü ...’nın savcılıkta vermiş olduğu ifadesinde de belirttiği üzere kırmızı ışıkta geçmediğini, sarı ışık yandığı esnada yolun karşısına geçtiğini kusur oranının fazla belirlendiğini, yerel mahkemece eksik ve hatalı incelemeler barındıran, çelişkiler içeren maluliyet raporunun da hükme esas alınmasının hukuka aykırı olup söz konusu rapora ilişkin itirazları gözetilmeden kurulan hükmün yasaya aykırı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın içinde yolcu konumunda bulunan davacı ...'nın kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmadığını, emniyet kemerinin yolculuk esnasında takılması gerektiği kural olarak KTK’da da ifade edilmiş olup sürücü ve yolcuların belirtilen ve benzeri güvenlik önlemini almamış olmasından davalı şirketin sorumlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının hastane raporlarına göre genel vücut travması olduğu tespit edilmiş olup kaza anında emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle araç içinde savrulmuş olduğunu gösterdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bahsedildiği üzere davacı ...'nın sadece kaza tarihi ve sonrasındaki yakın dönemde iyileşmesi için gerekli hassasiyeti gösterdiği ancak sonrasındaki tedavi sürecine uymadığının raporda yer aldığını, buna rağmen hükme esas alınan raporda davacı tarafın işgöremezlik süresi 4 ay olarak belirlenmiş olup, davacının iyileşme konusunda kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediği raporda da aleni bir şekilde yer alırken 4 ay gibi uzun bir iş göremezlik süresinin belirlendiği raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bunun yanı sıra dosyada yer alan raporlarda da sabit olduğu üzere davacı tarafın kaza tarihindeki yaşının da maluliyet oranının artışında rol oynadığını, bilirkişinin bu oranları belirlerken ve mahkemece karar verilirken bu hususların nazara alınmamasının yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza sırasında 58 yaşında olan davacının sahip olduğu yaşa göre vücut fonksiyonlarında deformasyonlar yaşamaması ve vücudunda meydana gelen hasarların da tam olarak iyileşmesinin de hayatın olağan akışında beklenen bir sonuç olmadığını, müterafik kusur durumu ve hatır taşımacılığı gözönünde bulundurularak hükmedilen tazminatta indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nun 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 27.08.2018 tarihinde davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacı olduğu aracın kırmızı ışıkta geçerek yeşil ışıkta geçen davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek sürekli işgöremezlik tazminatının davalılardan, manevi tazminatın davalı işletenden tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu, davacının kusursuz olduğu davacının %3 özür oranı olduğu, 4 ay iş göremezlik süresi karşılığı maddi tazminat talebinin kabulüne manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili manevi tazminat miktarının düşük olmasına, davalı ... vekili, başvuru eksikliği, kusur müterafik kusur maluliyet oranı ve hatır taşımasına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davacı tarafından davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde; “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre, davalının da kabulünde olduğu gibi, dava açılmadan önce, davacı tarafından, davalı ... şirketine 18.09.2018 tarihinde yapılan başvurunun davalı şirkte 19.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
2-Dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirme ile Mahkemece 01.04.2019 tarihli makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporu ve ATK’nın 05.09.2019 tarihli kusur raporlarının aynı yönde olduğu ve kazanın,27.08.2018 günü saat 15.50 sıralarında, ...’nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonu ile Kayı Caddesini takiben kaza mahalli olan ışık kontrollü Kardelen Cadde Kavşağına geldiği esnada kamyonun sağ yan kısmına seyir istikametine göre yolun sağından kavşağa yeşil ışıkta giriş yapan sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı otomobilin ön kısmının çarpması neticesi davaya konu trafik kazası meydana geldiği, olay mahallinde yolun; 11 m genişliğinde, 2 şeritli,yatay güzergahın düz, düşey güzergahın eğimli, zeminin asfalt, kuru, havanın açık, görüşün açık, kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/s, vaktin gündüz, mahallin meskun olduğu, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'nın 2918 sayılı K.T.K'nın 47/1-b maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'nın kural ihlalinin olmadığı, kaza neticesi ... yabancı plakalı otomobilde yolcu konumunda bulunan davacı ...'nın yaralandığı, sürücü ...’nın 27.08.2018 tarihli ifadesinde:"...trafik ışıklarına yaklaştığımda trafik lambası yeşil ışıktan sarı ışığa döndü ve ben durmayarak ışıklı kavşağın dörtte üçünü geçtiğim esnada ismini polis merkezinde öğrendiğim ... sevk ve idaresindeki ... sayılı yabancı plakalı araç kamyonun arka teker ve korumalarına çarpmıştır.”şeklinde, sürücü ...’nın 27.08.2018 tarihli ifadesinde ise :"...kırmızı ışıkta durdum, trafik ışığının yeşil yanması ile aracımla hareket ettim, bu esnada Bağlum istikametinden gelip Pursaklara devam etmek isteyen polis merkezinde ismini öğrendiğim ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile yolun ortasında çarpıştık... "şeklinde beyanda bulunduğu, sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonu ile olay yeri ışık kontrollü kavşağa yaklaştığı esnada kendisine hitaben yeşilden sonra sarı ışığın yandığını dikkate alarak yavaşlayarak durması hususuna riayet etmeyip seyir istikametine göre yolun sağından kavşağa yeşil ışıkta giriş yapan otomobilin seyir şeridini kapattığı kazada asli ve tam kusurlu, sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı otomobili ile olay yeri kavşağa yeşil ışıkta giriş yaptığı esnada yolun solundan kavşağa giriş yağan kamyona çarptığı kazada kusuru bulunmadığı anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
3-Davacının maluliyetine ilişkin rapor Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınmış,29 .01.2021 tarihli raporda;, 03.03.1960 doğumlu ...’nın 27.08.2018 tarihli yaralanması neticesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında, şahısta mevcut sağ el bileğinde fleksiyon kısıtlılığı için Kas-İskelet Sistemi Bölümü Şekil 2.6’ya göre kişinin üst ekstremite özürlülük yüzdesi %3 (yüzdeüç); sağ el bileğinde ulnar deviasyon kısıtlılığı için Kas-İskelet Sistemi Bölümü Şekil 2.7’ye göre kişinin üst ekstremite özürlülük yüzdesi %2 (yüzde iki) olup her iki durum için değerler toplandığında Kas-İskelet Sistemi Bölümü Tablo 2.3” e göre kişinin özür oranının %3 olduğu belirlenmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
4-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, davacının emniyet kemeri takılı olmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de kaza tespit tutanağı ve toplanan delillere göre, davacının kaza esnasında emniyet emniyet kemerinin takılı olmadığı yönünde bir delil bulunmadığı gibi davacının sağ radius uç kırığı (el bileğinden ) yaralanmış olması nedeniyle emniyet kemerinin takılı olmaması halinde dahi, bu güvenlik tedbirinin alınmaması ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı ispat edilemediğinden bu hususa yönelik istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
5-Davalı ... Sigorta AŞ vekili hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, davacının davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketine sigortalı araçta yolcu olmadığı, hatır taşımasını ancak zarar göreni aracında taşıyan tarafca ileri sürülebileceği gözetildiğinde davalının hatır taşımana yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
6-Mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarına davacı vekilince yetersiz olduğu gerekçesiyle itiraz edilmiştir.
Davacının tazminat istemi TBK'nın 56. Maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacı olduğu araç sürücü ...’ın asli ve tam kusuru ile kazanın meydana geldiği, davacı araçta yolcu olup kusurunun bulunmadığı, meydana gelen kaza nedeni ile 58 yaşındaki davacının sağ radius alt uç kırığı nedeniyle ameliyat olduğu, iki hafta fizik tedavi gördüğü, vücut engel oranının %3 (üç) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında ve davacının yaralanmasının boyutu davacının yaşı ile birlikte değerlendirilmesi halinde, takdir olunan manevi tazminat miktarının bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere karar kaldırılmış, davacı lehine 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
Açıklanan nedenlerle olaya ilişkin alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı maddi tazminat yönünden usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ilk derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, manevi tazminat miktarı artırılıp davanın kabulüne dair kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Ankara 7 .Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19.04.2022 tarih, 2018/709 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1- A)Davanın Maddi Tazminat Yönünden Kabulü ile, 31.719,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.08.2018 tarihinden itibaren ... Lojistik ve Pazarlama AŞ yönünden işleyecek olan ticari faizi ile, davalı ... yönünden 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile (mükerrer faiz işletilmeksizin) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
B)Manevi tazminat talebinin kabulü ile,
30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ... Lojistik ve Pazarlama AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Maddi Tazminat yönünden;
2-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 2.166,73 TL harçtan peşin ve ıslahla alınan 140,82 TL harcın düşümü ile arta kalan 2.025,91 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Peşin ve ıslahla alınan 140,82 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
Manevi Tazminat yönünden;
5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalı ... AŞ’den alınarak davacıya ödenmesine,
6-Alınması gerekli 2.049,30 TL harçtan peşin alınan 69,99 TL harcın düşümü ile arta kalan 1.979,31 TL harcın davalı ... AŞ’den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Peşin alınan 69,99 TL harcın davalı ... Lojistikten alınarak davacıya ödenmesine,
8-Maddi ve manevi tazminat yönünden; davacı tarafından yapılan; 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 316,06 TL posta ve tebligat gideri, 09.09.2019 tarihli, 760736 numaralı dekontla yatırılan 50,00 TL hastane masrafı, 314,50 TL Adli tıp gideri olmak üzere toplam 1.930,56 TL yargılama giderinin davalılardan (Davalı ... Sigorta AŞ 991,90 TL’sinden sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
10-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafça yapılan 251,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ... AŞ 'den tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.166,73 TL karar harcından peşin alınan TL harcın mahsubu ile bakiye TL harcın davalı ... Sigorta AŞ’den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı ... davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davacı ... davalı ... Sigorta AŞ’ne iadesine,
6-Kararın tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.