mahkeme 2022/2040 E. 2024/1300 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/2040
2024/1300
25 Ekim 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2040
KARAR NO : 2024/1300
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2022
NUMARASI : 2019/634 Esas 2022/220 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20/11/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 25.02.2019 tarihinde davalılardan ...’a ait ... Sigorta AŞ’ye Zorunlu Mali Mesuliyet ve Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yaya kaldırımdan karşıya geçen davacı ...’nin eşi diğer davacıların babası ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/615 E. sayılı dosyası ile ceza yargılamasının devam ettiğini, müteveffanın emekli maaşı yanında zeytin üretim/satışı, zeytinyağı satışı geliri bulunduğunu, davalı ... şirketine başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen, her bir davacı için ayrı ayrı 15.000 TL olmak üzere toplam 75.000 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsilini, tazminatlara kaza tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş; 26.02.2022 tarihli dilekçesi ve 28.02.2022 tarihli duruşmada maddi tazminat yönünden davalı ... ile sulh olduklarından maddi tazminat talebinden feragat ettiğini, manevi tazminat yönünden talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri, yetkili mahkemenin ise İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Balıkesir Mahkemeleri olduğunu, kazaya karışan aracın 24.08.2018-24.08.2019 tarihleri arasında davalı şirkete 360.000 TL limitle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda öngörülen evraklar ile müracaat edilmediğini, kusur yönünden ATK’dan, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuş, 28.02.2022 tarihli duruşmada maddi tazminat yönünden davacı ile sulh olduklarını vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını belirtmiştir.
Davalı ... vekili, kaza yeri itibarıyla Burhaniye Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kusur yönünden bilirkişi raporu alınmasını, istenen tazminatların fahiş olduğunu, tazminatlardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemenin 24.02.2020 tarihli celsesinde davalı ... hakkında açılan davanın tefrikine karar verildiği, iddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların babası olan müteveffa ...'ın 25.02.2019 tarihinde davalı ...'ın sürücüsü, hakkında tefrik kararı verilen davalı ...'ın işleteni, davalı ... şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu gerçekleşen kaza neticesinde vefat ettiği, davacı ... yönünden maddi ve manevi, diğer davacılar yönünden manevi tazminat talebi ile eldeki davanın açıldığı, gerek Mahkemece alınan bilirkişi raporuna gerekse kesinleşen ceza kararına göre davalı ...'ın kazada % 100 kusurlu olduğu, davacı ...'ın maddi tazminat istemi yönünden davacı vekilince 31.12.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmış olmakla maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; manevi tazminat şartlarının somut olayda mevcut olduğu, tarafların sosyal ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalı sürücünün tam kusurlu olması, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, müteveffa ve davacıların yaşı, manevi tazminatın amacı, zenginleştirme ve fakirleştirme amacı taşımaması, cezalandırma ve mamelek hukukuna ilişkin tazmin amacı güdülmemesi, 22.06.1966 tarih, 1966/7 Esas-7 Karar sayılı YİBK kararındaki kriterler gözetildiğinde, davacı ...'ın maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 15.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın 25.02.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, hakkında tefrik kararı verilen ... hakkında yürütülen yargılamada hükmedilmesi olası manevi tazminat yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile, davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ... açışından davanın tefrik edildiğini, tefrik edilen davanın Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/88 Esas sayılı dosyası ile derdest olup ilk duruşma gününün 28.09.2022 saat 09.00 olarak verildiğini, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu davanın kabulü kararının ...'ı bağlamadığını, ... hakkında bir hüküm verilmediğini, ... halen dosyada davalı olarak göründüğünden aynı taraflara ve aynı konuya ilişkin iki ayrı davanın ikame edilmesi anlamına gelmekte ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu olan kazanın, ...'ın aracıyla sinyal vererek dönüş yaptığı sırada karşıdan karşıya geçmekte olan yaya müteveffa ...'a fren yapmasına rağmen çarpması sonucu gerçekleştiğini, huzurdaki dava haksız fiilden doğan zararın tazminine ilişkin olup görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, dava konusunun hiçbir şekilde ticari unsur taşımadığını, davanın ticaret mahkemelerinin görev alanına girmemesine rağmen davanın hukuka aykırı olarak ticaret mahkemesi tarafından yürütülüp ve karara bağlandığını, davanın, davalının ikametgahında veya haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinde, zararın meydana geldiği yer mahkemesi ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını ve karara bağlanmasının usule aykırı olduğunu, davacıların, dava açmadan önce yetkili makamlara başvuru yapmadığını, oysa dava açılmadan önce yazılı bir başvuru yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarını ve kaza tespit tutanağını iki davalının da kesinlikle kabul etmediğini, ayrıca müteveffanın yaşı göz önünde bulundurulduğunda ülkedeki ortalama yaşam süresini aştığı da göz önünde bulundurularak aynı destekten yoksun kalma tazminat hesabında dikkate alındığı gibi manevi tazminat belirlemesi yapılır iken de müteveffanın yaşının göz önünde bulundurulması gerekir iken mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını ve davalıların ödeme gücünün üzerinde bir miktara hükmedildiğini, davalı ... olarak hayatı boyunca şoförlük yaptığını ve asgari ücretle çalıştığını, ülkenin geldiği ekonomik nokta ve düzenli bir gelirinin olmayışının, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı ile orantılı olmadığını, yerel mahkemece davalıların ekonomik durumu göz önünde bulundurulmadan ve davacıların zenginleşmesine davalıların ise ekonomik açıdan çöküşüne sebep olunduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davalı ...’ın HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni, zorunlu mali mesuliyet ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davacıların eş ve babaları olan yayaya çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek davacı eş için destekten yoksun kalma tazminatını tüm davalılardan, tüm davacılar için manevi tazminatı sürücü ve işletenden tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebinden sulh nedeniyle feragat etmiş, mahkemece işleten yönünden davanın tefrik edilmesi, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu, desteğin kusursuz olması nedeniyle davacı ...'ın maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 15.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın 25.02.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, hakkında tefrik kararı verilen ... hakkında yürütülen yargılamada hükmedilmesi olası manevi tazminat yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile, davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine dair verilen karara karşı davalı ... görev, yetki, derdestlik, kusur oranı ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1-Davalı ... istinaf dilekçesinde mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, yetkili yerlere başvuru yapılmadığını ve işleten hakkındaki davanın derdest olduğunu ileri sürmüş ise de davanın ölümlü trafik kazasından kaynaklanan davacı eş için destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı eş ve çocuklar için manevi tazminat istemine ilişkin olarak kazaya karışan aracın işleteni, sürücüsü zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketi aleyhine açılmış olması, Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasının TTK’da düzenlenmesi, davalı ... tarafından yargılama aşamasında süresi içinde yeki itirazında bulunulmaması, davacılar ile davalılar arasında 27.08.2019 tarihinde arabuluculuk anlaşamama tutanağının imzalanmış olması,davalı ... yönünden derdest dava bulunmamasına ve hükmün tahsilde tekerrür etmemek üzere verilmiş olmasına göre davalının derdestlik, görev, yetki ve başvuru şartına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davalı sürücü ... tarafların kusur oranlarına itiraz etmiş ise de 25.02.2019 tarihli saati 10.07 olan kaza tespit tutağı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 30.11.2021 Tarih 2020/1384 Esas 2021 /20151 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair kararına konu Burhaniye 1 Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 Tarih 2019/615 Esas 2020/93 Karar sayılı dosyasında alınan olay yeri kamera görüntüleri keşif sonrası alınan 17.12.2019 tarihli kusur raporu ve eldeki davada alınan 03.03.2021 tarihli kök ve 15.07.2021 tarihli ek kusur raporlarından 25.02.2019 günü, saat 10.07 sıralarında, davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile Mahkeme Mahallesi Hürriyet Caddesini takiben meydan yönünden gelerek eski otogara gireceği sırada, aracının ön kısmı ile yaya kaldırımı hizasından Meydan yönüne doğru geçmekte olan yaya ...’ın sol yan kısmına çarpması sonucunda yaralandığı ve sonrasında vefat ettiği, kazanın meydana geldiği Burhaniye Eski Hükümet Caddesi eski otogar girişinin üç yönlü “T” kavşak olduğu, yolun iki yönlü, tek şeritli, 7,5 metre genişliğinde, parke kaplamalı olay yerinde trafik görevlisi, yaya geçidi, trafik sinyalize ışıkları ve trafik işaret levhalarının olmadığı, olay sırasında vaktin gündüz, görüşün ve havanın açık, yolda azami hız limitinin 30 km/saat olduğu, olay yerinde görüşü engelleyen herhangi bir cismin bulunmadığı, aracın herhangi bir fren izine rastlanmadığı davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç tarafından çarpılmaya maruz kalan ve yaralanan ...,1942 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle 77 yaşında olduğu bu nedenle, yola giriş yapmadan önce yaklaşan taşıt olmadığı için yolun ortasına kadar gittiği ve yürüyüşünün ağır adımlarla olacağını sürücünün ön görmesi gerekirken,aksine vaktin gündüz ve görüşün açık olduğu halde yaşlı yayanın kamera görüntülerinde görüldüğü gibi terminal kapısının ortasına kadar gelmiş olmasına rağmen duraklamadan yayaya çarpmış olduğu kazada trafik kazası tespit tutanağı kaza yeri krokisinde de çarpma noktasının terminal kapısının ortasında olduğunun işaretlenmiş olduğu görülmekle kamera görüntülerinde görülen olay ile örtüştüğü anlaşıldığından yaya ...’ın davaya konu olayda kavşak kolunun karşı kenarına geçişini sürdürürken, geçiş yaptığı yolun orta kesiminde, yaşı gereği (77 yaşında) yavaş adımlarla seyrini sürdürürken hızını kesmeyen ve fren tedbirine başvurmadan gelen araç tarafından çarpılmaya maruz kaldığı olayda kusursuz; sürücü ...’ın yönetimindeki ... plakalı araç ile vaktin gündüz, görüşün açık olduğu olay yeri kavşağa yaklaştığında hızını düşürmesi ve sola dönüşünü yaptığı sırada, dönüş yaptığı yolun orta kesiminde yaşı gereği yavaş adımlarla seyrini sürdüren yaşlı yayayı gördüğünde dikkatli ve tedbirli davranarak duraklaması, yola azami dikkatini vermesi, gerekirken, aksine dikkatsiz ve tedbirsiz davranmakla, etkili fren tedbirine başvurmamakla kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d, 52/a, 53/b3, 57-a-d, 67/a ve 74. madde hükümlerine aykırı davranmış olmakla olayda asli ve tam kusurlu (%100) olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
3-Davalı sürücü ... manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
Davacının manevi tazminat istemi 6098 TBK'nrn 56/2. maddesi hükmüne dayanmakta olup anılan maddede “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. ”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)
Somut olayda, iddia, davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile yaya ...’ın sol yan kısmına çarpması sonucunda yaralandığı ve sonrasında vefat ettiği, olayın meydana geldiği kazanın oluşumunda sürücü ...’ın asli ve tam kusurlu, yaya ...’ın kusursuz olduğu, davacıların kaza nedeniyle eş ve babaların kaybettiğinin anlaşıldığı, olay tarihi (2019), olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında, davacılar için ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının 6098 TBK'nın 56/2. ve 51. maddesindeki esaslara göre belirlenmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davalı ...’ın yerinde görülmeyen bütün istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere
1-Davalı ...’ın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince dava ...’dan alınması gerekli 2.390,85 TL harçtan peşin alınan 598,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.792,15 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.