mahkeme 2022/2039 E. 2024/1299 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/2039

Karar No

2024/1299

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/2039
KARAR NO : 2024/1299

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/09/2021
NUMARASI : 2017/37 Esas 2021/578 Karar

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20/11/2024

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, davacıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı davalı şirket adına kayıtlı dava dışı ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 26.12.2012 tarihinde yaptığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan ...’ın yaralandığını, ... tarafından davacı aleyhine açılan Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/653 Esas sayılı dosyasında yapılan sulh protokolü gereğince ...‘ye davacı tarafından 04.02.2015 tarihinde 178.564 TL ödeme yapıldığını, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsü ... 0,86 promil alkollü olduğunu, davacının sigorta genel şartları gereğince kendi sigortalısına rücuu hakkı bulunduğunu belirterek dava dışı ...’ye ödenen 178.564 TL’nin 04.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin araç kiralama şirketi olarak faaliyet gösterdiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın 04.06.2012 tarihli uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ... İnşaat Taahhüt AŞ’ye kiralandığını, kiralayan şirketin elinde iken kazanın meydana geldiğini davanın kiracı şirkete ihbar edilmesini, davacı ile yaralı arasındaki işlemlerden bilgileri olmadığını, kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan yapılan ödemeyi kabul etmediklerini, kazanın oluş şekli, zamanı, hava koşulları dikkate alındığında sürücünün kastı veya ağır kusurunun bulunmadığını, kazanın sisli hava ve buzlanmış yol nedeniyle meydana geldiğinden, münhasıran alkolün etkisinden söz edilemeyeceğini, nöroloji hukukçu ve trafik bilirkişisinden oluşan heyetten rapor alınmasını, sulh sözleşmesindeki miktarın fahiş olduğunu, rücu koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava ihbar olunan ... İnş. Taah. AŞ vekili, ihbar dilekçesinin HMK'nın 62. Maddesinde yer olan şekil şartlarını taşımadığını, taraf sıfatları bulunmadığından aleyhe hüküm kurulamayacağını belirterek ihbarın ve davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEEMESİ KARARI
Mahkemece davanın trafik kazası sonrası sigortacının ödemiş olduğu bedelin poliçe genel şartlarına aykırılık nedeniyle rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, dosya içerisinde mevcut kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilince açılan dava ile, araç maliki sıfatıyla, davalı ...i'nin 3. kişinin uğramış olduğu cismani zararlardan sorumlu tutulması talep edilmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nun 3. maddesi gereğince, aracın uzun süreli kiralanması halinde işleten sıfatının kiracıya ait olduğu, davalı ... Turizm adına kayıtlı olup, davaya konu kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın farklı tarihli birden fazla uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı ... İnşaat Taahhüt AŞ'ye kazadan önce kiralandığı, taraflar arasında uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunduğu, aracın fiilen teslim edildiği ve ekonomik yararlanmanın dava dışı şirkete ait olduğu, aracı işletenin ... İnşaat Taahhüt AŞ olduğu sabit olduğundan, davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davacı tarafça kazaya neden olan aracın uzun süreli olarak kiraya verildiğini bilebilecek durumda olmadığından bu davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmiş ;hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı şirkete sigortalı, davalı ...e ait araç ile 0,86 promil alkollü %100 kusurlu sürücünün münhasıran alkolün etkisiyle kaza yaptığını, araçtaki yolcu ...’ın sürekli sakat kalmasına sebep olduğunu, malulün davacı şirkete açtığı dava sonucu davalının sigortalı olduğu zorunlu trafik poliçesinden 178.564,00 TL tazminat ödendiğini, sürücünün alkollü olması nedeniyle KTK 95. Madde gereği 2918 sayılı KTK’nın 95/II.maddesi ve Poliçe Genel Şartlarının B.4/II. maddesinde “ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir" hükmü ve yerleşmiş Yargıtay kararları çerçevesinde ödenen bedelin sigorta ettirene rücusu için huzurdaki davanın ikame edildiğini, ilk derece mahkemesince dalı trafik sigortalısının işleten olmadığından sigortalı araç kiralandığından ve davalının işleten sıfatı olmadığından davanın husumetten reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, trafik poliçesi rücularında davalının her zaman poliçede yer alan sigortalı, sigorta ettiren olduğunu, 2918 sayılı KTK’nın 95/II.maddesi ve Poliçe Genel Şartlarının B.4/II. maddesinde “ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcut olduğundan davacı sigortacının söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan âkidine karşı açabileceğini Yargıtayın kökleşmiş tüm içtihatlarının da bu yönde olduğunu (Dava konusuyla birebir örtüşen Yargıtay 17 HD 2009/3967 Esas 2009/6873 Karar sayılı 27.10.2009 tarihli, Yargıtay 17. HD., E. 2015/7145 K. 2018/702 T. 7.2.2018 tarihli, 17. HD., E. 2019/4940 K. 2020/2208 T. 26.2.2020 tarihli kökleşmiş emsal kararları) ilk derece mahkemesi kararının hak arama özgürlüğünü düzenleyen Anayasa 35. Madde AİHS 6. Maddede düzenlenen adil yargılanma hakkını Anayasa 35. Maddede düzenlenen mülkiyet hakkını ve AİHS 1 nolu protokol 1. Maddeyi ihlal ettiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının, dava konusu aracın davalı şirket tarafından uzun süreli kiralandığını bilebilecek durumda olmadığından bahisle, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin Avukatlık Kanununa aykırılık teşkil ettiğini belirterek harca esas değer üzerinden davalı vekili lehine nispi vekalet ücreti takdiri yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nun 355 maddesi gereğince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davacı ..., Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili talebinde bulunmuştur.
2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.
Dava konusu kaza 26.12.2012 tarihinde meydana gelmiş, sigorta şirketi ile davalı arasındaki zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 06.09.2012-06.09.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiş, poliçede sigortalınını ... Turizm Organizasyon İnş. Oto. ve Özl Sağ Hiz. olarak belirtilmiştir.
Davacı ... ile davalı arasındaki ilişki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişki olup sözleşme ayakta durduğu sürece hüküm ifade eder. Taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmesi gereğince zarar gören üçüncü kişinin zararının ödeyen sigorta şirketi sözleşmenin tarafı olan sigortalıya karşı sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle poliçenin eki niteliğindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde rücu edebilir. Buna göre; sözleşme ilişkisinden kaynaklanan rücu hakkının sigortacı tarafından sigorta sözleşmesinin tarafı yani akidi olan sigortalıya karşı ileri sürebileceğinden davacı ..., söz konusu davayı ancak kendisi ile sözleşme yapan kişiye karşı açabilir.
Taraflar arasında 06.09.2012 tarihinde düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde davalı ...i sigortalı olarak sözleşmenin tarafı olduğu, dava konusu kaza tarihi itibarı ile davacı ile davalı arasındaki sözleşme ilişkisinin halen devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının sözleşme ilişkisinden kaynaklanan rücu talebini ancak sözleşmenin akidi olan davalı sigortalıya yöneltebileceği kabul edilmelidir, zira, davalının aracın işleteni olmadığı savunması haksız eylemler bakımından zarar sorumlusunun belirlenmesinde önem taşımaktadır. O halde mahkemece, davanın esası ile ilgili araştırma yapılarak poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre davacı ... şirketinin sigortalısına rücu koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına,
3-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde yatırdıkları oranda davacı ve davalıya iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim