mahkeme 2022/1991 E. 2024/1288 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1991
2024/1288
25 Ekim 2024
Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi 2022/1991 Esas - 2024/1288 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1991
KARAR NO : 2024/1288
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2022
NUMARASI : 2017/573 Esas 2022/348 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11/11/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 04.09.2016 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, ... plakalı araçta yolucu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalılara yapılan başvuru üzerine kısmi ödeme yapılmış ise de, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 2.500,00 TL sürekli iş görmezlik 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının davalı ... Sigorta AŞ'den, 900,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta AŞ'den olmak üzere 4.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davalı ... Sigorta AŞ yönünden sürekli iş göremezlik tazminat talebini 268.950,00TL’ye artırarak, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile birlikte davalı ... Sigorta şirketinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise 100,00 TL geçici iş göremezlik, 900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalının merkezinin İstanbul İlinde olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin davaya bakmakta yetkili olduğunu, kaza tarihinde ... plakalı aracın davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu davacının kusur oranında gerçek zararını talep edebileceğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet tazminatına ilişkin 29.11.2016 tarihinde davacıya 41.050,00 TL ödeme yapıldığını, davacının davalı sigorta şirketini ibra ettiğini, davalının sorumluluğunun sona erdiğini, davacının tüm tedavi evraklarının getirtilerek maluliyet oranının tespit edilmesini, geçici iş görmezlik zararından SGK'nın sorumlu olduğunu, maluliyet oranı ve zararının hesaplanmasında Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartları’nın çerçevesinde uygulama yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri kullanmaması nedeniyle maluliyeti ağırlaştıran bir durumu var ise tazminat miktarından indirim yapılmasını, davacının avans faizi talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davanın sigortalı ...’a ihbarını talep ettiklerini, davalı şirket tarafından ibraname karşılığı davacıya 77.435,00TL ödeme yapıldığını, davalının sorumluluğunun sona erdiğini, davalının sorumluluğunun sigorta limiti ve sigortalının kusur ile sınırlı olduğunu, kaza nedeniyle davacı ve diğer hak sahiplerine yapılan ödemelerin tespiti ile poliçe limitinden indirilmesini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti içini ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, davalının sorumluluğunun sadece sürekli maluliyete ilişkin olduğunu, geçici iş görmezlik zararlarının sigorta teminat kapsamında olmadığını,sürekli maluliyetin ATK 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak raporla ispatı gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 tablosuna göre 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasını, sürekli maluliyet halinin ispatlanması halinde bilirkişi raporunda ödeme tarihi olan 25.07.2017 tarihindeki veriler dikkate alınarak işlemiş faizin güncellenmesi gerektiği, zarar hesabı için seçilecek kişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını, davacının emniyet kemeri kullanmaması ve müterafik kusur durumunun araştırılarak belirlenen tazminattan indirim yapılmasını, davalının yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olabileceğini, davacının yeterli ve gerekli evraklarla usulüne uygun başvurusu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, olay tarihinde davalı SS ... Sigortaya sigortalı ... plakalı dava dışı araç sürücüsü ...'in aracı ile seyri sırasında, sol taraftaki akaryakıt istasyonuna girmek için karşı şeride geçmeden evvel karşıdan gelen araç olup olmadığını kontrol etmediğinden %80 oranında, davacı ...'ın içinde yolcu olarak bulunduğu, davalı ... Sigortaya sigortalı ... plakalı dava dışı araç sürücüsü ...'ın ise karşıdan gelen aracın iki yönlü yolun kendi sağında bulunan akaryakıt istasyonuna herhangi bir nedenle kendi aracına yol vermeden giriş yapabileceğini hesaba katarak hızını azaltması gerekirken, 44 m. fren izi ile trafik şartlarının gerektirdiğinin çok üzerinde bir hızla seyrine bağlı olarak kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik uyarınca davacının sürekli iş göremezlik oranının %9, geçici iş göremezlik süresinin ise 18 ay olduğu, davalıların kendileri tarafından sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranında davacının zararlarından sorumluluğu bulunduğu, davalıların eksik ödeme tarihleri itibariyle temerrüdünün oluştuğu, davacının memur olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı, davalı ... Sigortanın yapmış olduğu ödeme ile bakiye sürekli iş göremezlik zararının karşılandığı, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle davacının meydana gelen yaralanmada müterafik kusurunun bulunduğundan hükmedilen tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilerek, davalı ... Sigorta yönünden kısmen kabulü ile davacının 181.684,94 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın 29.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... Sigorta yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, %9 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplama dikkate alınarak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında yönetmeliğe göre maluliyet oranının belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyet oranının hükme esas alınan raporda belirtilenden çok daha yüksek olduğunu, davacının sağ kol, bilek, parmak, sol ayak ve bilek kemiklerinde kırıklar ve sinir zedelenmeleri olmak üzere olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda yaralanma, ezilme ve berelenmeler meydana geldiğini, kol kemiklerinde ve ayak bileğinde oluşan kırıklar nedeniyle hareket kısıtlılığı bulunduğunu, tek başına yemek yemekte, eliyle bir eşyayı kaldırmakta/hareket ettirmekte güçlük çektiğini, davalı ... Sigorta AŞ yönünden hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, ... Sigorta yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına" şeklinde belirtilmiş olmasına rağmen müterafik kusur indirimi yapılan kısım üzerinden de ... Sigorta AŞ lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekçe ile çelişki oluştuğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının dosya kapsamı ile uyuşmadığını, indirim yapılacaksa da toplam tazminat üzerinden indirimi gerektiğini, yeniden yargılama yapılması halinde kusur oranları ve hesaplamaya esas gelir ve ücretler ve diğer verilerdeki artışların lehe değişiklikler yönünden yasal haklarını saklı tuttuklarını, yeni yargılamada verilecek hüküm tarihindeki güncel verilerin dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
2-Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, ibraname karşılığı yapılan ödeme ile davalının herhangi sorumluluğu kalmadığını, davacının ibraname ile bağlı olduğunu, ek ödeme talep edemeyeceğini, TRH 2010 ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, davacının muhtemel yaşının olay tarihindeki yaşına göre hesaplanmasının hatalı olduğunu, avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının maluliyet raporuna itirazının reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı ... Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araçlar arasında meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek davalı sigorta şirketlerinden ayrı ayrı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş, mahkemece davalı ... Sigorta şirketine karşı açılan davanın reddi, davalı ... Sigorta şirketine karşı açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde ;
1- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda davacının maluliyetinin tespiti bakımından alınan ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 19.06.2019 tarihli raporda davacının özür oranının % 9 olduğu, 18 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, raporun davacı muayene edilerek ve Başkent Üniversitesi Adana Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin davacının son durumuna dair tıbbi kayıtları ile davacı hakkında düzenlenmiş olan tedavi belgeleri ve sağlık kurulu raporları değerlendirilmek suretiyle kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşıldığından davacı vekilinin maluliyet durumuna ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
2-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında ve Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında rapor tarihi itibariyle bakiye ömür sürelerinin Yargıtay uygulamasına göre belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3-Davalı ... sigorta vekili, davalıya yapılan ödeme ile sorumluluğunun kalmadığını, davacının ibraname ile bağlı olduğunu ileri sürmüşse de, sigorta şirketi tarafından davacıya 29.11.2016 tarihinde 41.050,00 TL iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı, dosyaya sunulan tazminat makbuzunun davacı vekili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak imzalanmış olduğu, mahkemece dava açılmadan önce davacıya yapılan ödeme ile davacının zararının karşılanmadığının belirlendiği, Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin uygulamalarına göre ödemenin yasal faizi ile güncellenerek belirlenen maddi tazminattan mahsup edilmek suretiyle davacının sürekli iş göremezlik zararının tespit edilmiş olması karşısında davalı vekilin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
4-Davalı sigorta şirketi vekili mahkemece avans faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; sigortalı aracın kullanım tarzının poliçede Kamyonet olarak belirtilmiş olması karşısında hükmedilen maddi tazminata avans faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle olaya uygun olarak düzenlenen aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
II-Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.
Mahkemece yolcu konumunda olan davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığı, bu durumun zararın artmasına neden olduğu kabul edilerek tazminattan indirim yapılmasına karar verilmiştir. Somut olayda her ne kadar kazadan sonra tutulan 04.09.2016 tarihli kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı tespit edilmişse de davacının araçtan fırlamadığı, maluliyetinin dirsek, omuz, sağ radyal sinir yaralanmasından ve ayak bileğinden kaynaklı olduğu, yaralanmanın niteliği nazara alındığında emniyet kemeri takılmamasının davacının zararın artmasına neden olduğu, emniyet kemeri takılmaması ile maluliyeti arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun davalı tarafça ispat edilemediği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin kusur oranına isabet eden tazminatın tamamından sorumlu olduğu gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, kesinleşen ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, hükme esas alınan 24.03.2022 tarihli bilirkişi raporuyla hesaplanan 227.106,18 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta AŞ' den tahsiline ilişkin yeniden esas hakkında karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1-A-Davanın davalı ... Sigorta AŞ yönünden REDDİNE,
B-Davanın davalı ... Sigorta AŞ yönünden KISMEN KABULÜ ile davacının 227.106,18 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatının 29.11.2016 eksik ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.513,62 TL karar ve ilam harcından 31,40TL peşin alınan ve 910, 05TL tamamlama harcı toplamı olan 941,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.572,17 TL'nin davalı ... Sigorta'dan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı taraf vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 36.366,99 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalı ... Sigorta vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta'ya ödenmesine,
5-Davalı ... Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta'ya ödenmesine,
6-Karar ve ilam harcından mahsup edilen 941,45 TL peşin harcın davalı ... Sigorta'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 31,40 TL başvuru harcı, 4,60 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.757,00 TL adli tıp rapor ücreti, 580,45 TL tebligat ve müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 3.873,45 TL'nin, davada red ve kabul oranına göre 2.615,68 TL'sinin davalı ... Sigorta'dan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK'nın 333 maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine,
III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 12.410,89 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.102,73 TL’nın mahsubu ile kalan 9.308,16 TL’nin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
2-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 56,50 TL tebligat/posta masrafı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 277,20 TL istinaf yargılama giderinin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine,
5-Delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davacılar ve davalıya iadesine,
6-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'dA TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.