mahkeme 2022/1635 E. 2024/1287 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1635

Karar No

2024/1287

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1635 - 2024/1287
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1635
KARAR NO : 2024/1287

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/05/2022
NUMARASI : 2021/386 Esas 2022/423 Karar

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11/11/2024

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 28.10.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklete çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebinin, davacının maluliyet oranına tekabül eden tazminat, iş göremezlik halinde kaldığı süre için ve başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu süreler için ayrı ayrı tazminatları kapsadığını bildirmiş, 31.03.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminat talebini 2.000 TL, geçici iş göremezlik tazminat talebini 2.000TL, bakıcı gider zararını 1.000TL olarak açıklamış ve sürekli iş göremezlik tazminatını 236.730,45TL, geçici iş göremezlik tazminatını 4.876,30TL, bakıcı gideri tazminatını 2.060,10TL olarak artırmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacının HMK'nın 119 md. gereği talep sonucunu açık şekilde belirtmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık raporu alınmadan dava açıldığını, davadan önce Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının iyileşme süreci tamamlanmadan rapor alındığını, maluliyet oranının değişiklik gösterebileceğini, TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, davacının motosiklet ile paket servis yapmak üzere iken kazanın meydana geldiği kabulü nedeniyle olayın iş kazası olduğunu, davacının SGK' dan ödeme alıp almadığının araştırılmasını, maluliyet geliri bağlanmış olması halinde tazminattan mahsup edilmesini, sağlık hizmet bedellerinin SGK sorumluluğunda olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının genel şartlarda düzenlenen sağlık giderleri kapsamında kaldığını, davalının zarardan sorumluluğu bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, davacının kaza sırasında koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespit edilmesini, tazminata hükmedilmesi halinde davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının eksik evrakla müracaatı nedeniyle davalı şirketin temerrüde düşürülmediğini faiz, yargılama gideri ve vekalet ücret taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuyla davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, maluliyet raporuna göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %11 olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 3 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından dava ikame edilmeden önce, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ancak başvuru tarihinin tespitine yönelik dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığının bildirildiği, temerrüt tarihi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, davalı sigorta şirketinin 04.12.2020 tarihinde temerrüde düştüğü belirtilerek davanın kabulü ile 229.794,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 4.876,30 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 2.060,10 TL bakıcı gideri tazminatının 04.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, faiz oranına ilişkin olan fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, TRH 2010 yaşam tablosu olasılıklarının hesaplamaya dahil edilmediğini, %1,8 teknik faiz kullanılması gerekirken hatalı olarak %10 iskonto faizi uygulandığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda değil SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, sakatlık hesaplamasının geçici iş göremezlik sonu itibariyle yapılmasını, maluliyet tazminatının 01.06. 2015 yürürlük tarihli Genel şartlar ve KTK 97. maddeye göre hesaplanması gerektiğini, hesaplamanın aktüeryal yöntemle yapılması talepleri bulunduğunu, davacının paket servis yaptığı sırada kazanın meydana geldiğini, iş kazası olduğunu, maluliyet geliri bağlanmış olması halinde peşin sermaye değerinin tazminattan tenzili gerektiğini, davacının hızını gerekli şartlara uygun sağlamadığını, sigortalının tam kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, davacının koruyucu tertibat kullandığının ispatlanamadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, faiz talebinin reddedilmesi gerektiğini, muaccel alacak bulunmadığını, davalının temerrüde düşmediğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 28.10.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek karşı araç zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı şirketten geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece alınan 18.03.2022 tarihli kusur raporunda, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın “U” dönüşü yapmak için dönüş yapacağı yöne sinyal verip hızını da düşürmesi, dönüş yapacağı şeridi kontrol etmesi ve“U” dönüşü yapacağı şeride kontrollü şekilde girmesi, dönüşünü mümkün olduğunca en yakın dönel kavşaktan yapması, dolayısıyla “U” dönüşünü trafiği tehlikeye düşürmeden yapması gerekirken sürücü ...’ın belirtilen kural ihlalleri ile kontrolsüzce “U” dönüşü yaparak nizami olarak kendi yol ve şeridinde olan davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin kaza yapmasına ve yaralanmasına neden olduğu, KTK 53.md ihlal ettiği, %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş, raporda belirlenen kusur oranlarının kaza tespit tutanağındaki tespitlerle aynı doğrultuda ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.
Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar, bakıcı gideri ise iyileşme süresi veya ömür boyu başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Davalı sigorta şirketi istinaf dilekçesinde, davacının koruyucu tertibat kullanmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de kaza tespit tutanağı ve toplanan delillere göre, kaza esnasında davacının kaskı takılı olmadığı yönünde bir delil bulunmadığı gibi kask takılı olmaması halinde dahi, bu güvenlik tedbirinin alınmaması ile maluliyetine konu nefrektomi operasyonu arasındaki illiyet bağı ispat edilemediğinden davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 16.171,06 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.047,37 TL'nin mahsubu ile kalan 12.123,69 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan
Üye
Üye
Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim