mahkeme 2022/1320 E. 2024/200 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1320
2024/200
9 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1320 - 2024/200
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1320
KARAR NO : 2024/200
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2022
NUMARASI : 2018/606 Esas 2022/65 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 01/03/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.03.2015 tarihinde, davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu olay yerinde kaldırımda yaya olan davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 13.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte (davalıların kusurları oranında ve sigorta şirketleri maddi tazminattan limitleri dâhilinde sorumlu olmak koşulu ile ) davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 01.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 5.318,80 TL tedavi ve bakıcı gideri, 1.070,82 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 518.328,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak toplam 524.717,83 TL olarak artırmıştır.
Davacı vekili, 20.10.2021 tarihli talep artırım dilekçesinde, toplam tazminat taleplerini 718.138,56 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, davalının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, kabul anlamına gelmemek üzere kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davacı tarafından tazminat talepli olarak açılan Ankara 14. İş Mahkemesi'nin 2015/1343 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitleri ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarını değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda, davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında vücut genel çalışma gücünden %52,0 oranında kaybettiği, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında kişinin özür oranının %43 olarak hesaplandığı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında kişinin engel oranının %43 olarak hesaplandığı, 12 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığının bildirildiği, kusur oranının belirlenmesi için Ankara ATK Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan raporda, davalı ...'in asli kusurlu (%75), davalı ...'nun tali kusurlu (%25) olduğu, davacının bir kusurunun bulunmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişiden hesap raporu alındığı, SGK tarafından davacıya ödenen miktarın hesap edilen geçici iş göremezlik tazminatından mahsup edildiğinde (17.745,59-16.674,77 TL)=1.070,82 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davacıya SGK tarafından bağlanan aylığın peşin sermaye değerinin 1/2'sinin( 81.300,80 TL) mahsubu ile (518.328,23-81.300,80)=437.027,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, davacının SGK tarafından ödenmeyen 5.318,80 TL tedavi giderinin hüküm altına alındığı, ıslah bir kez yapılacağından davacı vekilinin 20.10.2021 tarihli talep artırım dilekçesinin ikinci ıslah mahiyetinde olduğu değerlendirilerek kabule şayan olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, tedavi gideri kapsamında 5.318,80 TL, geçici iş göremezlik kapsamında 1.070,82 TL, sürekli iş göremezlik kapsamında (518.328,23 TL - 81.300,80 TL) = 437.027,43 TL olmak üzere toplam 443.417,05 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, (davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun her bir poliçe limiti olan 290.000,00 TL ile sınırlandırılmasına), hükmolunan tutara davalı gerçek kişiler yönünden 13.03.2015 tarihinden, davalı ... Sigorta yönünden 21.05.2018 tarihinden, davalı ... Sigorta yönünden 07.06.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden müteselsilen tahsiline, manevi tazminata 13.03.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı sigorta şirketleri istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargılama aşamasında ıslah dilekçesi ile dava müşterek ve müteselsil olarak ve maddi tazminat miktarını 524.717,83 TL olarak ıslah ettiklerini, bu rakamın içinde maddi tazminat, geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderleri de bulunduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin maddi tazminat hesaplama yöntemine ilişkin vermiş olduğu iptal kararı ve maluliyet tespit işlemleri yönetmeliğine uygun rapor hazırlanması gerekmesi nedeniyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve yeni alınan bilirkişi raporu kapsamında davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğundan değer arttırımı dilekçesi verilerek ıslah edilmeyen kısımlar açısından dava değerinin artırıldığını, iptal kararı sonrası TRH 2010 Progresif Rant yöntemine göre teknik faiz olmadan hesaplama yapılmasına karar verildiğini, ek rapor kapsamında hesaplanmış olan 718.138,56 TL maddi tazminatın ıslah edilmeyen 193.420,73 TL açısından değer arttırımı yapıldığını, bilirkişi ek raporunda hesaplanan maddi tazminattan davacıya SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin düşüldüğünü, 5510 Sayılı Kanunun 21.maddenin 3.fıkrasına göre; aynı iş kazasında işverenin değil de 3. bir kişinin kusuru var ise (ya daişveren yanında müteraffik bir kusuru var ise) hak sahibine yapılan ödeme ve bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin üçüncü kişinin kusuruna isabet eden kısmının yarısının tazminattan indirileceğini, kazadan başka sorumluluğu olan bulunmadığını, bu kapsamda ilk peşin sermaye değeri 159.434,55 TL olup, bu miktarın yarısı 79.717,27 TL düşülerek değer arttırımı yapıldığını, değer arttırımı yapılan miktarın 193.420,73 TL - 79.717,27 TL = 113.703,46 TL olduğunu, dolayısıyla fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutmak koşulu ile talep edilen maddi tazminat miktarının 524.717,83 TL+113.703,46 TL = 638.421,29 TL olduğunu, mahkemece 08.02.2021 tarihli dilekçesinde sadece dava değerini arttırmayıp, davalıların sorumlulukları yönünden de ıslah dilekçesi vermiş olması nedeniyle bu dilekçe bedel arttırım dilekçesi olarak kabul edilmeyerek, dava dilekçesini ıslah ettiği kabul edildiğini, ıslah bir kez yapılacağından davacı vekilinin 20.10.2021 tarihli dilekçesinin ikinci ıslah mahiyetinde olduğu değerlendirilerek kabule şayan olmadığına karar verildiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre belirsiz alacak davasında hem ıslah hem de dava değeri artırım işlemlerinin birer kez yapılabileceğini,davanın ikinci kez ıslah edilmiş olmadığını, davanın tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, peşin sermaye değerine dair indirimin kabul edilen maddi tazminat rakamı üzerinden yapıldığını, gerekçeli kararda, "SGK tarafından 16.674,77 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı belirtildiğinden, hesap edilen geçici iş göremezlik tazminatından mahsup edildiğinde (17.745,59-16.674,77 TL)=1.070,82 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatı; davacıya SGK tarafından bağlanan aylığın peşin sermaye değerinin 1/2'sinin ( 81.300,80 TL) mahsubu ile (518.328,23 -81.300,80)=437.027,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı; davacının SGK tarafından ödenmeyen 5.318,80 TL tedavi giderleri hüküm altına alınmış" denilerek eksik karara bağlanan maddi tazminattan indirim yapıldığını, oysa söz konusu rakam düşülerek dava değerinin arttırıldığını, bu işlem yapılarak dava konusu değer tamamlandığı halde, maddi tazminat alacağından indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 33. İş Mahkemesi 2017/237 E. 2019/185 K Sayılı dosyada verilen karar uyarınca Ankara 10. İcra Müdürlüğü 2019/15912 E. Sayılı icra dosyasına 29.392,68 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 46.091,26 TL ödeme gerçekleştirildiğini, yerleşik Yargıtay kararları ve 6098 sayılı TBK md.55 amir hükmü gereği; Sosyal Güvenlik Kurumlarınca yapılan rücuya tabi ödemelerin, tazminat hesabından indirilmesi gerektiğini, kusur oranına göre davalı şirketin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğini, maluliyet oranına ilişkin bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, aktüer hesabında bilinen dönem için asgari ücretin katı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu olduğunu, faiz başlangıcının doğru belirlenmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kaza kapsamında SGK tarafından açılan Ankara 33. İş Mahkemesinin 2017/237 Esas sayılı rücu davası kapsamında davalı şirket tarafından 97.975,57 TL anapara ödemesi yapıldığını, karar verilirken poliçe limitinin dikkate alınmadığını, aktüer hesabında asgari ücret üzeri gelire göre hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini, kusur yönünden adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ile davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu olay yerinde kaldırımda yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
1-Davalılar, dava konusu kaza nedeniyle oluşan davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli işgöremezlik zararının tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir.
Dosya içeriğinden, davacının kaza tarihinde 38 yaşında olduğu, özel bir şirkette çalıştığı anlaşılmış olup hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davacının kaza tarihindeki maaşı esas alınarak sonraki dönem için asgari ücretin 1.41 katı üzerinden sürekli işgöremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. Davacının bir şirkette çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan maaş bordrolarının çalıştığı işyerinden getirilerek kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık geliri esas alınarak sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması gerekir.
2-Dava konusu kazaya ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ... Sigorta AŞ, ... Sigorta AŞ, ... ve ...’e karşı açılan Ankara 33. İş Mahkemesinin 2017/237 Esas 2019/185 Karar sayılı rücuen tazminat davasında, davanın kabulüne, 97.975,57 TL’nin davalılardan tahsiline karar verildiği, karar içeriğinden dava konusu kazaya ilişkin Ankara 14. İş Mahkemesinin 2015/1343 Esas sayılı dosyasının da bulunduğu görülmüş olup davalı ... Sigorta AŞ vekilinin, bahse konu ilk karar gereğince davalı şirketin 97.975,57 TL ödeme yaptığı, davalı ... Sigorta vekilinin 29.392,68 TL ödeme yaptığı itirazı da gözetilerek anılan iş mahkemesi dosyalarının getirtilmesi, SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemenin tazminattan, sigorta şirketleri tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin ispatı halinde bakiye poliçe limiti üzerinden mahsubu ile sorumlu tutulmaları gerektiğinin dikkate alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili, davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili, davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.