mahkeme 2022/1153 E. 2024/707 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1153
2024/707
17 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1153 - 2024/707
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1153
KARAR NO : 2024/707
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2021
NUMARASI : 2021/7 Esas 2021/579 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 06/06/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 16.11.2018 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak 400,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri, 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.260,00 TL Adli Tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 6.260,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının dava öncesi davalıya başvuruda bulunduğunu, başvuru ekinde sağlık kurulu raporunu sunmadığının tespit edildiğini, davacının eksik evrakı sunmadan davayı açtığını, akabinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunduğunu, davacının dosyaya sunduğu raporun yönetmelik kriterlerine uygun olarak düzenlemediğini, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün dur levhası olan kavşakta kurallara riayet etmeksizin geçişini gerçekleştirdiğinden kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davalı tarafından sorumluluğun giderilmesi halinde maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMMS sigortası genel şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, dava konusu kazada davacının müterafik kusuru bulunduğundan belirlenecek tazminat tutarından indirim yapılmasını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin trafik poliçesinin teminat dışında bulunduğunu, davacının faiz taleplerini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI;
Mahkemece toplanan delillere göre, 16.11.2018 tarihinde Çorum İli Merkez İlçesinde davacının idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketince sigortalı olan ... plakalı aracın yaralamalı trafik kazasına karıştığı, kaza sonrasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre davacının asli kusurlu olduğu, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca düzenlenen 10.04.2019 tarihli uzlaştırma tutanağına göre davacının kaza nedeniyle uzlaştıkları ve Başsavcılık tarafından CMK'nın 253. maddesi gereğince uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, CMK'nın 253/19 maddesinde "...Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır..." şeklinde düzenleme olduğu, somut olayda kaza nedeniyle davacı tarafından CMK'nın 253. maddesi gereğince usulüne uygun düzenlemiş ve uzlaştırma tutanağına göre sigortalı araç sürücüsü ile uzlaşıldığı, uzlaştırma tutanağındaki imzanın inkar edilmediği, davacı tarafından uzlaşma tutanağında tazminata ilişkin haklarının saklı tutulmadığı ve bu uzlaşmanın davalı sigorta şirketini de borçtan kurtardığı gerekçesiyle CMK'nın 253. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 01.05.2019 tarihli uzlaşmanın edimsiz bir uzlaşma olduğunu, davacının şüphelinin cezalandırılmaması amacıyla ve özel hukuktan doğan haklarının devam ettiği kanaati ile uzlaştığını ve uzlaşma formunu imzaladığını, kaldı ki uzlaşmanın sadece tarafları bağlandığını, sigorta şirketinin ceza dosyasındaki uzlaşma sebebiyle sorumluluktan kurtulamayacağını belirterek kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın, davacının idaresinde bulunan araca çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece CMK'nın 253. Maddesine göre uzlaşma sağlandığından davanın reddine karar verilmiştir.
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/16086 sayılı soruşturma dosyasında, müşteki şüphelilerin ... ve ... olup, suçun taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek olduğu, müşteki şüphelilere isnat edilen suçun CMK’nın 253. maddesine göre uzlaştırmaya tabi suçlardan olması nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin uygulandığı, 07.05.2019 tarihli uzlaşma raporunda müşteki şüpheliler ... ve ...’nin şikayetlerinden vazgeçtiklerinin, maddi ve manevi talepleri olmaksızın uzlaşmayı kabul ettiklerinin belirtildiği ve uzlaştırma raporunun düzenlendiği, taraflarca raporun imzalandığı, imza inkarında da bulunulmadığı, 10.04.2019 tarihli uzlaşma teklif formu ve uzlaştırma raporunda; taraflara uzlaşmanın hukuki sonuçlarının ve verecekleri kararların hukuki sonuçlarının ayrıntılı olarak açıklandığı, davacının ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün karşılıklı olarak birbirlerinden şikayetçi olmadıklarının, maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunmadığının belirtildiği ve taraflar arasında bu şekilde uzlaşma sağlandığı, tarafların uzlaştıklarından bahisle 09.05.2019 tarihinde Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
CMK'nın 253/19 maddesinde; "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171.maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171.maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı ilamı ile "4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Bu durumda mahkemece Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı iptal kararının eldeki davaya etkisi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden HMK'nun 353/1.a-6. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf nedenleri incelenmeksizin, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.