mahkeme 2021/2672 E. 2024/198 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2672

Karar No

2024/198

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2672 - 2024/198
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2672
KARAR NO : 2024/198

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/10/2021
NUMARASI : 2020/548 Esas 2021/579 Karar

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 29/02/2024

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.07.2020 tarihinde, ...'in sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, yolun karşısına geçmek isteyen yaya davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 9.800,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile taleplerini geçici iş göremezlik tazminatı için 7.849,07 TL'ye, daimi iş göremezlik tazminatı için 14.389,79 TL'ye, bakıcı gideri için 3.090,15 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun eksik olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, davalı sigorta şirketinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edildiği, 22.02.2021 tarihli raporda, davacı yaya ...'ın yaralandığı dava konusu trafik kazasının oluşumunda %65 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %35 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda davacı ...'ın daimi işgöremezlik oranının %4, bakıcı ihtiyacı süresinin 3 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, her iki raporun usul ve yasaya uygun olarak hazırlanması ve denetime elverişli olması sebebi ile hükme esas alındığı, davacının maddi zararının hesaplanması için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, sürekli iş göremezlik zararının 14.389,79 TL, geçici iş göremezlik zararının 7.849,07 TL, bakıcı gideri zararının 3.090,15 TL olmak üzere toplam zararının 25.329,01 TL olduğunun hesaplandığı, hesaplamada progresif rant yönteminin esas alınmasının Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 25.329,01 TL maddi tazminatın 21.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun daha fazla olduğunu, kusur oranının yeniden belirlenmesi için adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirkete eksik belge ile başvuru yapıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, iyileşme süresi tamamlanmadan maluliyet raporu alındığını, aktüerya raporunda progresif rant yönteminin kullanılmasının doğru olmadığını, geçici işgöremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden SGK’nın sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya olarak yolun karşısına geçmek isteyen davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı ve malul kaldığını belirterek davalıdan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Davalı sigorta şirketi, davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
2-Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, kaza yerinin yerleşim yeri olduğu, davacının, yayalar için geçiş önceliği bulunmayan yol kesiminden, park halindeki araçların arasından yolun karşısına geçmek istediği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün, şehir merkezinde yaya yoğunluğu olan yerde hızını ayarlamadığı, dikkatsiz davrandığının belirlendiği görülmüş olup mahkemece, kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluşumu ile uyumlu, ayrıntılı, gerekçeli olduğu görülmekle denetime uygun olduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, tarafların kusur oranını yönelik istinaf itirazları reddedilmiştir.
3-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, davacının sürekli işgöremezlik zararının hesabına ilişkin hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanan kişinin iyileşme süresince başkasının yardımına ihtiyaç süresi olup 2918 sayılı KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan; davalıdan alınması gereken 1.730,22 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 432,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.297,66‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda adı davacı ve davalıya iadesine,
4-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan
Üye
Üye
Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim