mahkeme 2021/2413 E. 2024/189 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2413

Karar No

2024/189

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2413
KARAR NO : 2024/189

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/09/2021
NUMARASI : 2018/327 Esas 2021/544 Karar

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
İHBAR OLUNAN : ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 06/03/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 03.09.2012 tarihinde davacının murisi olan sürücü ...'nın idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Çerkeş istikametinden Ilgaz istikametine doğru seyir halindeyken sürücü ...'nun idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile aynı istikametten gelip Kurşunlu ilçesi istikametine seyir halindeyken çarpışmaları sonucu trafik kazası meydana geldiğini ve kaza neticesinde ... plakalı araçta bulunan ve davacının oğlu olan ...'nın vefat ettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan davada düzenlenen kusur raporunda, ... plakalı tır sürücüsü ...’nun kusursuz, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...’nın %70 oranında ve davalı ... İşletmelerine ait kuruluşun yetkililerinin %30 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.06.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 30.847,99 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, olayın meydana gelmesinde davalı şirketin kusurunun olmadığını, dosya kapsamında ölen murisin çalışarak davacıya destek olduğuna ilişkin herhangi bir delil olmadığını, olayla ilgili davalı şirketin şantiye şefine açılan kamu davasının halen devam ettiğini, davalı şirket aleyhine hüküm kurulması ihtimaline karşı davanın ...’ye ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI;
Mahkemece, 18.08.2014 tarihinde davacı ... tarafından, davalılar ... Sigorta AŞ ve ... İşletmeleri...AŞ aleyhine Asliye Ticaret Mahkemesine destekten yoksun kalma tazminatı açıldığı, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.04.2015 tarih 2014/773 esas, 2015/328 karar sayılı ilamı ile dosyanın Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/71 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine kararı verildiği, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/71 esas sayılı dosyasında 19.12.2016 tarihli ara karar ile davacı ... tarafından davalı ... İşletmeleri… AŞ aleyhine açılan davayı dosyasından tefrik ettiği, tefrik sonrası 26.12.2016 tarih 2016/965 esas 2016/733 karar sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 26.10.2017 tarih, 2017/193 esas 2017/289 karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verildiği, Ankara BAM 13.Hukuk Dairesinin 22.03.2018 tarih, 2018/328 esas 2018/368 karar sayılı kararı ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/327 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği ve yapılan yargılamada toplanan delillere göre; ayırma ve görevsizlik kararlarından sonra asıl ve birleşen dava yönünden mahkemenin 2013/71 esas sayılı asıl dosyası üzerinden karar verildiği, bu kararın istinaf incelemesi nedeniyle gönderildiği, eldeki dava ile irtibatı bakımından kesinleşmesinin beklenilmesinin uygun bulunduğu, bekletici mesele yapıldığı, Ankara BAM 22. Hukuk Dairesinin 2017/864 esas 2017/1958 karar sayılı 29.12.2017 tarihli kararı ile mahkemenin 2013/71 esas, 2016/774 karar sayılı 30.12.2016 tarihli kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğu, asıl davada ... Sigorta AŞ hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden açılan davanın reddine, birleşen davada davalı ... Sigorta AŞ yönünden açılan davanın reddine yönelik karar verildiği, yargılama sırasında trafik kusur uzmanından alınan 17.01.2014 tarihli raporda belirlenen kusur oranlarının istinaf incelemesi yapan daire tarafından benimsendiği, ... plaka sayılı aracın müteveffa sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %70, ... İşletmelerine ait kuruluş yetkilerinin ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bekletici mesele yönünden bu oranların kesinleşmesinin beklenildiği, istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın temyiz incelemesine konu edilmesi üzerine mahkemece Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yaptığı temyiz inceleme sonucunun da beklenildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 29.01.2020 tarihli 2018/4389 esas, 2020/254 karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın onanmasına yönelik karar verdiği, kararın bu şekilde kesinleştiği, yargılamada belirlenen kusur oranlarının da kesinleşmiş olduğu, davalı şirket için kesinleşen %30 kusur oranı esas alınmak suretiyle davacı ...'nın talep edebileceği tazminat miktarı yönünden hesaplama yapılabilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 09.05.2021 tarihli raporda özetle; davacı ...'nın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 30.847,99 TL olduğunun bildirildiği, bilirkişinin hesaplamalarında Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin hesaplama yöntemine ilişkin emsal kararlarında yer alan yöntemi esas aldığı, TRH - 2010 yaşam tablosunu esas alarak Anayasa Mahkemesi iptal kararı çerçevesinde 1,8 teknik faiz kullanılmaksızın progresif rant yöntemine göre hesaplamalarını yapmış olduğundan hükme esas alındığı belirtilerek 03.09.2012 günü sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken olay yerine geldiğinde istikametine göre yolun solunda orta refüj üzerindeki su kanalının doldurulması ile oluşturulmuş olan aralıktan karşı yol bölümüne dönmek için doğrultu değiştirdiği sırada aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ...'nun idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve takılı yarı römorkunun çekicisinin sağ ön köşe kısımları ile aracın sol yan kısımlarına çarpması sonucu ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, bu kazada davacının desteği olan ...'nın hayatını yitirdiği, meydana gelen kazada İstinaf Mahkemesi ile Yargıtay tarafından benimsenen kusur oranlarına göre davacının desteği ...'nın %70 oranında kusurlu olduğu, davalı ... İşletmelerine ait kuruluş yetkililerinin ise %30 oranında kusurlu olduğu, 25.06.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi kapsamında talebini usulünce artırmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 30.847,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 03.09.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İşletmeleri İnş. Taah. Pro. Müh. Taş. Tur. AŞ'den tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, meydana gelen trafik kazasında davalı şirketin herhangi bir kusur olmadığından ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı şirket aleyhine fahiş hesaplama yapıldığından, mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, 03.09.2012 tarihinde davacı ...'ya ait olup sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile D-100 karayolunda Kurşunlu istikametine seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ...’nun idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve takılı yan römorkun çekicisinin sağ ön köşe kısımlarıyla, otomobilin sol yan kısımlarına çarpması neticesi dava konusu ölümlü ve yaralanmalı kaza meydana geldiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ... Sigorta Şirketi tarafından ZMMS ile ... plaka sayılı aracın ise ... Sigorta AŞ tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, mahkemenin, 30.12.2016 tarih ve 2013/71 esas 2016/774 karar sayılı ilamıyla (dava konusu kaza nedeniyle sigorta şirketlerine karşı açılan destekten yoksun kalma davası) müteveffa ...’nın asli kusurlu bulunarak %70 kusur oranı ve davalı şirket tali kusurlu bulunarak %30 kusur oranı ile yapılan hesaplamaya itibar edilerek sigorta şirketleri aleyhine karar verilmiş ise de bu kararın da hatalı olduğunu, davacı her ne kadar bu davasında Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/68 esas sayılı dosyası kapsamında alınan 09.10.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunu dosyaya ibraz ederek davalı şirketin dava konusu trafik kazasında asli kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de; dosyaya sunulan bu raporun eksik ve hatalı incelemeye dayalı ve denetime elverişli olmaması nedeniyle ceza mahkemesince de hükme dayanak yapılmadığını ve ceza mahkemesinin davalı şirket ve sorumlusu ...’ı tali kusurlu bularak hüküm tesis ettiğini, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/68 esas sayılı dosyasındaki tüm deliller ve olayın oluşu ile ilgili olarak tek bilinçli görgü tanığı ...'nun 03.09.2012 tarihinde, hemen olay akabinde, polis merkezinde verdiği ifadesinde "... ... plaka sayılı ... marka aracın sağ şeritte sağa sinyal vermiş olarak 30-40 km hızla ilerlerken, kendisinin sola doğru sinyal vererek aracı sollamaya başladığı anda önünde bulunan ... plaka sayılı ... marka aracın bir anda kullandığı tırın önüne doğru direksiyon kırdığını, frene bastığını ve direksiyonu karşı şeride doğru kırdığını ancak aracın tırın altında kaldığını ve karşı şeride geçtikleri..." yönünde ifade verdiğini, bu durumda; 03.09.2012 tarihinde meydana gelen dava konusu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücü ...’nın, sağ şeritte aniden sol şeride direksiyon kırması nedeniyle KTK'nın 84. madde de yer alan "Doğrultu Değiştirme Manevralarını Yanlış Yapma" kusurunu işlediğinden asli kusurlu, ... plaka sayılı tır sürücü ...’nun ise fren mesafesi ve araçların sürüklenme yerleri dikkate alındığında aracın hızını ayarlamadığından KTK'nın 51. madde de yer alan hız kusurunu ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunu, dosya kapsamında ...'nın orta refüjü kullanarak karşı şeride geçeceğine ilişkin kesin bir delil olmadığını ve ...'nın hatalı olarak şerit değiştirdiğinin sabit olması karşısında, davalı şirkete veya yetkililerine yüklenebilecek herhangi bir kusur olmadığı gibi kazayla orta refüjün doldurulması arasında uygun bir illiyet bağının kanıtlandığından söz edilemeyeceğini, kaza tespit tutanağında da açıkça ortaya konduğu üzere araç sürücüsü ...’nın %100 kusurlu olduğunu, kaza mahallinde gerekli trafik işaretleme tutanakları usulüne uygun olarak yapıldığını, davalı şirketin yol yapım çalışmalarında sürekli olarak Karayolları ilgili bölge müdürlüğünce kontroller yapıldığını ve işaretlemelerin eksik ya da hatalı olması durumunun söz konusu olmadığını, kaza tarihinde yol yapımının devam ettiğini ve buradan geçiş verilebileceğinden, geçisin yapılabilmesi için Karayolları ilgili Bölge müdürlüğünün belirlediği şekilde gereken işaretlemeler yapılarak ve dubalar konularak orta refüjden karşı şeride geçişin engellendiğini, müteveffanın hatalı olarak şerit değiştirdiğini, karşı şeride geçmek için kaza mahalline yaklaşık 500 metre uzaklıktaki hemzemin geçidini kullanması gerektiğini, davalı şirket sorumlusu ... tarafından yol çalışmasından dolayı gerekli işaretlemeler ve dubalar konularak orta refüjden geçişin engellendiğini, meydana gelen kazada davalı şirkete herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini ve kazayla orta refüjün doldurulması arasında uygun bir illiyet bağının kanıtlanmadığını, dosya kapsamında tanzim edilen ve hükme esas alından bilirkişi raporunda da davacı lehine 102.826,65 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığını, bu tazminat miktarının nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığını, hesaplanan miktarın da fahiş olarak belirlendiğini, dolayısıyla hükme esas alınan destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili hesaplanan miktarın da hatalı olup, eksik inceleme ile ve itirazları karşılanmadan tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davalı vekilinin HMK’nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının murisi olan sürücü ...'nın idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Çerkeş istikametinden Ilgaz istikametine doğru seyir halindeyken sürücü ...'nun idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile aynı istikametten gelip Kurşunlu ilçesi istikametine seyir halindeyken çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'nın vefat ettiğini, desteğin babası olan davacı için destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı meydana gelen kazada davalı şirketin kusuru olmadığını ileri sürmüş olmakla;
Kazadan sonra düzenlenen 03.09.2012 tarihli kaza tespit tutanağında sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile D 100-14 D karayolunda Atkaracalar ilçesi istikametinden kurşunlu ilçesi istikametine seyir halinde iken km 51+600 (Dağtarla Mevki) geldiği sırada bölünmüş yolda doldurulmuş orta refüj su kanalından Atkaracalar istikametindeki yola, dubaların arasındaki 15 m genişlikten geçmek istediği sırada aracının sol yan kısımları ile aynı istikametten gelip Kurşunlu ilçesi istikametine seyir halindeki sürücüsü ...’nun olduğu ... plaka sayılı yarı römorku ile seyrederken çekicinin sağ ön köşe kısımlarına çarpması ve her iki aracın karşıdan gelen araçların kullandığı yol bölümüne savrularak, otomobilin yolun dışında, çekicinin de karşıdan gelen araçların kullandığı yolun kısmen içinde durması sonucu çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...’nın 2918 sayılı kanunun asli kusurlar bölümünden doğrultu değiştirme, manevraları yanlış yapma kural ihlali sebebiyle asli kusurlu, ... yarı römork sürücüsü ...’nun diğer kusurlardan 51/2-A sebebiyle kusurlu, refüj aralığındaki su kanalına asfalt dökerek dolduran kişi/kişiler m.13 ihlali nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Soruşturma aşamasında alınan 07.02.2013 tarihli ATK kusur raporunda ve Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/68 esas sayılı dosyasında alınan 22.12.2014 tarihli ATK kusur raporunda, müteveffa sürücü ...’nın asli kusurlu, sürücü ...'nun kusursuz, orta refüjü araçların geçmesi için gayri nizami biçimde dolduran sorumlu kişi veya kişilerin tali kusurlu olduğu belirlenmiş, bu doğrultuda şantiye şefi sanık ...’ın TCK’nın m. 85, m.62 ve m.50 gereğince taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 26.12.2023 tarih 2020/5619 esas 2023/5989 karar sayılı onama kararı ile kesinleşmiştir.
Dava dosyasının önce birleştirildiği, daha sonra tefrik edildiği Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/71 esas 2016/774 karar sayılı dosyasında alınan 17.01.2014 tarihli kusur raporunda ... plaka sayılı aracın müteveffa sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %70, ... İşletmelerine ait kuruluş yetkilerinin ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu kusur durumuna göre verilen kararın Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 2018/4389 esas, 2020/254 karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanmasına karar verildiği, kararın 29.01.2020 tarihinde kesinleştiği ve mahkemece kesinleşen kusur durumunun hükme esas alındığı görülmüştür. Kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, kesinleşen ceza dosyası, olayın oluş şekli ile uyumlu kusur raporunun mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
Davalı vekili hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğunu ileri sürmüş ise de; Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden, progresif rant yöntemi kullanılarak, asgari ücret esas alınarak, Yargıtay uygulamalarına göre destek payları belirlenerek, hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.107,23 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 527,00 TL harcın mahsubu ile kalan 1.580,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 09.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim