mahkeme 2021/2342 E. 2024/24 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2342
2024/24
18 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2342 - 2024/24
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2342
KARAR NO : 2024/24
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2021
NUMARASI : 2016/379 Esas 2021/560 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 25/01/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 23.12.2015 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacı yaya ...'ya çarpması sonucu 14 yaşındaki davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddini, davacıya çarpan ... plakalı aracın 27.01.2015 - 27.01.2016 tarihleri arasında davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumlulukların gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğundan kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, sürekli işgöremezlik tazminatı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 23.12.2015 günü saat 17:00 sıralarında, sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile D-190 Ankara-Samsun karayolunu takiben, Çorum istikametine seyri sırasında olay mahalli Budaközü ışık kontrollü kavşağa geldiğinde seyrine göre yolun sağından Taşköprü istikametinden şehir merkezi istikametine yaya geçidi çizgileri ve levhası bulunan yerin yakınından karşıya geçmekte olan yaya ...'ya kırmızı ışıkta girerek aracının sağ ön tampon ve far kısmıyla çarpmasıyla dava konusu trafik kazası meydana geldiği, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, Hacettepe Üniversitesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 10.03.2021 tarih ve 1493369 sayılı raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda küçük ...’nın 23.12.2015 tarihindeki yaralanması sebebiyle maluliyetinin bulunmadığı, geçici işgöremezlik süresinin 3 ay olduğu, 1 ay süre ile başkasının bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiş, 21.06.2021 tarihli raporda da belirtildiği üzere davacı küçüğün olay tarihinde henüz 14 yaşında olup gelir getiren bir işte çalışması söz konusu olmadığı, henüz okul çağında olduğu, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı da olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı, 23.12.2015 tarihindeki yaralanması sebebiyle maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden davacı adına sürekli iş gücü kaybına ilişkin de tazminat alacağı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ;hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı için uygulanması gereken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği dikkate alınarak Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından mahkemenin talebi üzerin hazırlanan 10.03.2021 tarihli raporda 3 ay geçici iş görmezlik 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiğini ,anılan rapora müteakiben yapılan aktüerya bilirkişi incelemesi sonucunda alınan 21.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının olay tarihinde 14 yaşında olması ve hali hazırda gelir getiren bir işte çalışması söz konusu olmadığı, henüz okul çağında olduğu, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca her hangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı alacağı bulunmadığı belirlenmiş olup bu rapora karşı süresi içerisinde itiraz beyanlarını içeren dilekçe sunmalarına rağmen gerekçeli kararda itirazlarına değinilmeden gerekçesiz ve zimmi şekilde reddedilmiş olmasının Anayasa md. 141'e aykırı olduğunu, davacının malul kaldığı 3 ay geçici iş göremezlik süresinin yok sayılmasının hak kayıplarına sebebiyet verdiğini, geçici iş göremezlik, davacının davaya konu kazadan dolayı %100 olarak malul kaldığı geçici sakatlık dönemini kapsamakta olup talebin ZMSS poliçelerindeki sakatlanma ve ölüm klozları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının söz konusu kaza meydana gelmeseydi, hayatının olağan akışına devam edebilecekken, kaza sebebiyle geçici iş göremez olarak bulunduğu 3 aylık sürede tedavilerle, hastanelerle uğraştığını okulundan ve eğitiminden geri kaldığını, trafik kazası neticesinde yaralanarak malul kalan, hayatın gerekliklerini sağlıklı bir insana göre çok daha efor harcayarak yapan ve geçici iş göremezlik süresinde eğitim, sosyal hayat ve olağan işlerinden eksik kalan bir insanın yaşına ve bir işte çalışıp çalışmadığına bakılarak ayrım yapılmasının açıkça hukuk devleti ilkelerine, insan haklarına aykırı olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere davacının %100 malul kaldığı dönem olan geçici iş görmezlik tazminatı kazanç kaybı değil efor kaybı ile ilgili olduğunu, bu dönemde normal şartlara göre daha fazla efor harcadığı aşikar olmakla beraber Adli Tıp Kurumu tarafından da geçici iş görmezliğinin varlığı sabit hale gelmiş olup 21.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun geçici iş görmezliğe ilişkin bir hesaplamada bulunmaması yetki sınırını aşarak mesnetsiz bir belirlemede bulunmasına yol açtığını, bilirkişi raporundaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin de büyük hak kayıplarına sebebiyet verdiğini, (emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/13253 Esas, 2014/18409 Karar Sayılı Kararı ), Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından, mahkemenin talebi üzerine, hazırlanan 10.03.2021 tarihli rapor, karar dayanağı olarak dikkate alınmışsa da bu raporun davacının mevcut maluliyetini yansıtmadığını, davacının maluliyetinin arttığını ve kalıcı olarak devam ettiğini, sürekli iş göremezlik hususunda tanzim olunan %0 oranlı maluliyet raporunun yetersiz olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 23.12.2015 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacı yaya ...'ya çarpması sonucu 14 yaşındaki davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,mahkemece Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda davacı küçük ...’nın 23.12.2015 tarihindeki yaralanması sebebiyle maluliyetinin bulunmadığı, geçici işgöremezlik süresinin 3 ay olduğu, 1 ay süre ile başkasının bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiş olmakla davacı küçüğün olay tarihinde henüz 14 yaşında olup gelir getiren bir işte çalışması söz konusu olmadığı, henüz okul çağında olduğu, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı da olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından maluliyet raporu ve geçici işgöremezlik tazminatına yönelik sebeplerle istinaf edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
Bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir.
Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık yada maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
Davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasında çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplara ilişkin zararın varlığı ve oranın belirlenmesinde 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin rapor Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınmıştır.12.12.2017 ve 10.03.2021 tarihli raporlarda Çorum Sungurlu Devlet Hastanesine ait 23.12.2015 giriş tarihli epikriz raporunda; trafik kazası sonrası muayene ve gözlem tanısı olduğu, beyin ve batın BT'lerinde travmatik bulgu olmadığı, toraks BT'sinde sol skapulada şüpheli lineer non-deplase kırık olduğu, Lomber BT'de S1 vertebra sol lateralinde posteriyora, spinöz prosese uzanım gösteren lineer non-deplase kırık olduğunun kayıtlı olduğu, Hacettepe Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalındaki 16.12.2016 tarihli muayenesinde; hasta ile yapılan görüşmede; bel ağrılarının olduğunu, bu ağrılarının bacaklarına vurduğunu, iki ay korse kullandığını, unutkanlık şikayetinin olduğunu, ders başarısının düştüğünü, irkilmelerinin olduğunu, gece kaza ile ilgili kabuslar gördüğünü ifade ettiği, hastanın yapılan fizik muayenesinde; bel hareketlerinin ağrılı olduğu, bel fleksiyonunda 20 derece kısıtlılık olduğu, omuz hareketlerinin tam olduğunun saptandığı, hakkında istenilen hususta rapor düzenlenebilmesi için psikiyatri ve fizik tedavi konsültasyonu istendiği, Hitit Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 27.10.2017 tarihli ve 40600303 sayılı raporunda; hastanın değerlendirildiği, bel fleksiyonda 10 derece kısıtlılığı olduğu, aktif radikülopati bulgusu saptanmadığı, nörolojik defisit saptanmadığı, mevcut rahatsızlığın bu tarih öncesinde olan kaza ve diğer zorlayıcı unsurlarla oluşabileceği, kazanın bu duruma neden olabilecek durumlardan biri olmakla birlikte, mevcut durumunun bahsedilen kaza ile olmuştur denilmesinin uygun olmadığının kayıtlı olduğu, hasta dosyasında, hastanın Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalından 27.03.2019 tarihinde randevusunun olduğu fakat bu randevuya gitmediği ,... kızı, ... doğumlu ...'nın dosyasının incelenmesi ve Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 11.10.2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” kapsamında değerlendirilebilecek sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilmediğinden, 23.12.2015 tarihindeki trafik kazasına bağlı maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacı süresinin 1 (bir) ay olduğu,tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirlenmiş olup, davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli işgörmezlik tazminatının;14 yaşında öğrenci olan davacının kaza tarihi itibarıyla gelir getiren bir işte çalıştığının ispatlanamaması nedeniyle geçici işgörmezlik tazminatının reddinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. (Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 29.09.2022 Tarih ,2021/21755 Esas 2022 /11248 Karar, 22.11.2022 tarih 2021/9752 Esas 2022/15167 Karar sayılı ilamları aynı doğrultudadır.)
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacının maluliyet oranının Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuat uyarınca ve yetkili kurumca belirlenmiş olmasına,kaza tarihinde 14 yaşında öğrenci olan davacının gelir getirici bir işte çalıştığının iddia ve ispatlanamaması nedeniyle geçici işgörmezlik tazminatının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL’nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1, 361/1 maddesi gereğince kararın taraf ve vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.