mahkeme 2024/419 E. 2025/1292 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/419

Karar No

2025/1292

Karar Tarihi

24 Haziran 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/419 - 2025/1292
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/419 Esas
KARAR NO : 2025/1292
KARAR TARİHİ : 24/06/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2023
NUMARASI : 2022/111 Esas, 2023/811 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde, 28/06/2021 tarihinde, davacının komşu iş yeri olan davalıya ait "..." adresli iş yerinde yangın çıktığını ve bu yangın davacının iş yerine de sıçradığını, yangın sonrası Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından tanzim edilen yangın raporunda "Ambalaj Atığı geri dönüşüm tesisi olarak faaliyet gösteren ... isimli işyerinin No:5'deki ... isimli iş yeri ile bitişik duvarında yanma yoğunluğunun fazla olduğu, ilgili duvarda ve etrafında elektrik tesisatı bulunmadığı anlaşılmış olup, tesisin iç kısmı sac sundurma ile çevrili ve üstü yarı açık olan geri dönüşüm tesisinde atık kağıtlar üzerine kaynağını tespit edemediğimiz kıvılcımın düşmesi sonucu atık kağıtların tutuşarak yandığı, yükselen alevlerin tesiste bulunan ambalaj ve plastik içerikli atıklara yayılarak ve yangının da bu şekilde çıktığı kanaatine varılmıştır..." denilerek yangının çıkış sebebi belirtildiğini, yangının 1008 numaralı dükkanın ortasında başladığını ve davacının iş yerine doğru yayıldığını gören diğer komşu iş yerlerinde çalışan tanıkların bulunduğunu, yangın sonrasında davacının iş yerinde bulunan makinelerde ve malzemelerde hasar meydana geldiğini, ayrıca iş yeri içerisinde de yangın nedeniyle zarar oluştuğunu, yangının çıkış yeri, sebebi ve davacının iş yerinde meydana gelen hasara ilişkin Ankara 10 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/75 D.iş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, söz konusu tespitte neticeten yangının davalı iş yerinde çıktığı ve davacının dükkanına sıçradığının rapor edildiğini, bununla beraber davacının iş yerinde ve makinelerinde meydana gelen hasarın kısmen tespit edildiğini, açıklanan sebeple davacının iş yerinde ve makinelerinde oluşan zararın karşılanması için bu davanın açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak verilmesine, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/75 D.iş sayılı dosyası ile yapılan bilirkişi, keşif, başvurma, vekalet harçları ve vekalet ücretinin de iş bu dava dosyası için yapılan yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 13/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; 40.000TL'lik dava değerini 85.002,13TL artırarak 125.002,13TL'ye çıkarmıştır.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaati bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, yangının davacının işyerinde başladığını, 28/06/2021 tarihinde davalıya ait ... adresindeki kağıt deposunda akşam saat 20:00 sıralarında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktığını ve deponun yaklaşık %80’i yandığını, davalıya ait depo kâğıt deposu olup, yangının başladığı noktada yangına sebep olacak herhangi bir unsur bulunmadığını, soruşturma dosyası içerisinde bulunan Jandarma Uzmanlık raporunda olay yerinde yapmış olduğu inceleme ve almış olduğu numunelerin incelenmesi sonucunda düzenlemiş olduğu raporda bu hususu tespit ettiğini, itfaiye tarafından hazırlanan raporda yangının sebebi tespit edilemeyen bir kıvılcım neticesinde başladığı belirtildiğini, bu nedenle incelenmesi ve üzerinde durulması gereken esas konu bu yangının nerede büyüyüp hangi yöne sirayet ettiği değil, bu kıvılcımın kaynağının tespiti olduğunu, zira davalının sebep olmadığı bir zararda sorumluluğunun olması düşünülemeyeceğini, davacı işyerine ait elektrik panosu yangının başladığı yerin çok yakınında bulunduğunu, bu yangın sonrasında yapılmış olan incelemelerde davacı dükkânının elektrik panosu ve civarında bulunan alet edevatın da yandığının tespit edildiğini, hatta mezkur duvarın üzerinde davacının tesisat kablolarının bulunduğu, davacının elektrik tesisatında sigorta gibi hiçbir önleyici korumanın bulunmadığını, yangın önleyici bir tedbir tertibatının bulunmadığı görüldüğünü, bu husus Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/71 D. İş sayılı dosyasında yer alan tespit raporunda "ana pano ve diğer panolar içinde kaçak akım yangın rölesi olmadığı görülmüştür" denildiğini, davacının zararına dayanak olarak göstermiş olduğu raporun denetime elverişsiz ve eksik olup, bu nedenlerle gerçeği yansıtmadığını, Ankara 10 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/75 D.iş dosyasında bilirkişilerin ilk raporunda ve itiraz üzerine hazırlanan ek rapordaki hesaplamalara itiraz ettiklerini, ilk raporda 35.015,10 TL olarak belirlenen zarar miktarı ikinci raporla 42.464,15 TL'ye yükseltildiğini, raporda hangi marka ve model malzemeler olduğu bunların piyasa rayiç fiyatlarının ne olduğu açıklanmadığını, alınacak raporda yangından zarar gördüğü iddia edilen malzemelerin hurda bedellerinin de düşümünün yapılması gerektiğini, davacı zarar görmeyen makineleri dahi zarara dahil etmeye çalıştığını, bilirkişiler makinelerin çelik olduğu, üzerine yangına dair is pas olmadığını gerekçe göstererek bunları hesap dışı bıraktığını, yine davacının yandığını iddia ettiği çuval ve granül parçalarına ilişkin soyut iddiaları kabul edilemeyeceğini, tespit dosyasında bilirkişilerin yukarıda izah edilen nedenlerle tespit edilen zarar miktarı fahiş olarak belirlenmiş olup, rapor denetime elverişli olmayıp objektiflikten uzak olduğunu, buna ek olarak bilirkişi heyetinde bulunan yangın uzmanı ..., taraflarınca delil tespiti talep edilen ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/71 D. iş sayılı dosyasında da bilirkişi olarak görev yaptığını, yangının sirayeti konusunda verdiği rapora itiraz edildiğini, aynı bilirkişinin işbu tespit talebinde görev alması hukuka aykırı mahiyette olup raporuna ve görüşüne itiraz edildiğinden bilirkişilikten çekilmesi gerektiğini, rapor hazırlaması raporun sıhhatini bozan nedenlerden biri olduğunu, diğer yandan meydana gelen yangının çıkış noktası belirlenmediği gibi, oluşan yangında ve sonrasındaki zararda davacının kusur oranı, davacının ihmali nedeniyle zararın artmasına katkı yapıp yapmadığı hususlarının bilirkişi heyetince belirlenmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle haksız olarak açılan iş bu davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; ''...28/06/2021 tarihinde meydana gelen yangında davacının bilirkişi rapor ve ek raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere iş yerinde ve makinelerinde zarar meydana geldiği, davalının ambalaj atığı geri dönüşüm işi ile uğraştığı, bu nedenle tesisinde atık kağıtlar bulunduğu, bu kağıtlar üzerine kıvılcım düşmesi sonucunda yanmaya başladığı, yükselen alevlerin tesiste bulunan ambalaj ve plastik içerikli atıklara da yayılarak genişlediği ve dava konusu edilen zararlı sonucun meydana geldiği; Yangında davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda yapılan değerlendirmede, bilirkişi raporlarına göre atık kağıtlar üzerine kıvılcım düşmesinin nedeni tam olarak belirlenemese de, 01/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda yangının çıkış ihtimalleri üzerinde durulduğu, buna göre davalının yanıcı malzemeleri panonun hemen arkasına istiflemesi nedeni ile yangının çıkmış olabileceği, bir başka ihtimale göre davalının iki yalıtkan malzeme olan kağıt ve plastiği birlikte istiflemesi sonucu statik elektrik ile başlamış olabileceği, son ihtimalde yangının kendiliğinden de oluşabileceği, ancak her durumda yangının davalının tesisinde bulunan atık kağıtların üzerine kıvılcım düşmesi veya statik elektrik nedeni ile oluşması nedeni ile davalının kendi tesislerinde meydana gelen yangından sorumlu olduğu ve bilirkişi raporu ile belirlenen zararı tazmin etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekili yangında zarar gördüğü iddia edilen malların davacının ticari defter ve belgelerine kayıtlı olup olmadığı hususunun incelenmesi gerektiğini savunmuşsa da, haksız fiilde davacının gerçek zararının tazmini gerekmekte olup, zarar gören malların bir kısmı ticari defter ve belgelerine kayıtlı olmasa dahi menkul mülkiyetinde zilyetlik yeterli olup, davacının zilyetliğinde bulunan menkul malların mülkiyetinin davacıya ait olduğu sabit olup, savunma doğrultusunda ayrıca bilirkişi incelemesi yapılmasına gerekli….” gerekçesiyle davanın kabulü ile, 125.002,13 TL tazminatın 28/06/2021 olay tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamına aykırı ve eksik bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini, dayanak bilirkişi raporunda yangının başlangıcına ilişkin yapılan tespitlere itirazların değerlendirilmediğini, yangının çıkış yeri açısından yapılan tespitlere itirazların karşılanmadığını, bilirkişi raporunda yangına karşı alınması gereken tedbirle hususunun irdelenmediğini ve buna bağlı olarak kusur durumu değerlendirilmediğine ilişkin itirazların karşılanmadığını, davacının mütefarik kusuru olup olmadığının değerlendirilmediğini, zararın maddi olarak değerlendirilmesine ilişkin itirazların yerel mahkemece dikkate alınmadığını, eşi benzeri görülmemiş şekilde dolar kuruna göre zarar hesabı yapıldığını, elektrik işlerinin değerlendirilmesine ilişkin itirazların karşılanmadığını, davacının gerçek zararı değil, farazi hususlara dayanılarak hesaplama yapıldığını, diğer işlerin değerlendirilmesine ilişkin itirazların karşılanmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporu ile sonucun çeliştiğini, zira bilirkişilerin 49.497,00TL olduğunu beyan etseler de kök rapor son kısmında bu bedelin 49.197,00TL olarak gösterildiğini, dolayısıyla bilirkişilerin hesap kısmında çelişkilerin mevcut olup kök rapora yapılan itirazlar neticesinde çelişkilerin giderilmediğini, bu çelişkilere rağmen yerel mahkemece itirazların gerekçesiz olarak reddedildiğini, dosya kapsamında aykırı bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamından, yangının başlangıç noktasının davalıya ait işyeri olduğu sabit olup, yangın sebebiyle davacının maddi zararınından davalının sorumlu olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından davalının davanın tümden reddi gerektiğine yönelik istinaf istemine itibar edilmemiştir.
Maddi tazminatın miktarına yönelik davalı tarafın istinaf isteminin incelenmesinde ise;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun "Zararın ve kusurun ispatı" başlıklı 50. maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Bu yasal düzenleme doğrultusunda haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, Türk Borçlar Kanunu uyarınca zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir.
Hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder (Turgut Uyar, Açıklamalı-İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, Birinci Cilt, 1990 bası, s.549). Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.
Somut olayda; davaya konu yangın olayı neticesinde davacıya ait işyerinin hasar gördüğü anlaşılmaktadır. Davacıya ait işyerinde oluşan zararları ile zararlandırıcı yangın olayı arasında illiyet bağı bulunmaktadır. Davacı tarafından dava açılmadan önce tespit yaptırılmış ve mahkemece de bilirkişi raporu alınmış ve zarar tespiti yapılmış ise de, bilirkişi raporunda olay tarihindeki birim fiyatlarının esas alınması ve gerçek zararın tespit edilmesi gerekirken, keşif tarihindeki güncel birim fiyatları gözetilerek zarar hesabı yapılması ve bu tespit üzerinden döviz kuru esas alınarak olay tarihindeki zararın tespiti yoluna gidilmesi nedeniyle kanun yolu denetimine elverişsiz, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması hatalıdır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; davalıya ait işyerinde başlayan yangın nedeniyle davacıya ait işyerinde ortaya çıkan gerçek zararın, olay tarihindeki birim fiyatları esas alınarak olay tarihindeki miktarının tespiti için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
7251 sayılı Kanunla değişik HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2023 gün ve 2022/111 Esas, 2023/811 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3)Davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine,
4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3. maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025

Başkan

e-imza

Üye

e-imza

Üye

e-imza

Katip

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim