mahkeme 2024/322 E. 2025/1232 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/322

Karar No

2025/1232

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/322 Esas
KARAR NO : 2025/1232
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/11/2023
NUMARASI : 2023/280 Esas, 2023/668 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında sistem kullanım ve sistem işletme anlaşması yapıldığı gerekçesi ile davalı tarafından Kasım 2004 'den Ocak 2005'e kadar fatura düzenlenerek tahsili amacıyla ticaret mahkemelerinde davalar açıldığı, bu dava sürecinde müvekkilinin mal varlığı üzere ihtiyati tedbir uygulandığı, bilahare tedbirin teminat mektubu üzerine kaydırıldığı, ve daha sonra dosyaların Ankara 2. ATM'nin 2005/427 esas 2016/559 karar sayılı dosyasında birleştirildiği, Mahkemece yapılan yargılamalar neticesinde davaların reddine karar verildiği, istinaf üzerine, istinaf isteminin reddine karar verildiği ve Yargıtay 15. HD'since temyiz isteminin reddi ile kararın onandığını belirterek ; haksız davada verilen tedbir kararı nedeniyle, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik teminat mektubu için ödediği komisyon, faiz, vergi, vs giderler ile mal varlığından çıkan 1.357.343,68 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte, yine müvekkilinin teminat olarak duran nakit varlığını kullanmamış olması nedeniyle uğramış olduğu kar kaybı karşılığı için belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000.000TL'nin, 25.03.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle arabuluculuk son oturumunun 17.04.2023 de yapıldığı ancak tutanağın dava tarihinden sonra 28.04.2023 tarihinde imzalandığını belirterek, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, aksi halde ise de idari yargının görevli olduğundan davanın reddi, yine zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, esasa ilişkin olarak da taraflar arasında davacının bağlantı yapısı olarak bir iletişim sistemi kullanıcısı olması nedeniyle müvekkili tarafından iletim sistemi kullanım ve sistem işletim faturaları düzenlemesinin son derece haklı ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, bu durumun davacı şirkete defalarca bildirildiği ve buna göre işlem tesisi istendiğini, taraflar arasında icap kabul şeklinde sistem kullanım anlaşmasının fiilen doğduğunu, bu nedenle düzenlenen faturalara vs itirazının yerinde bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; “…davacı aleyhinde, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2016 tarih ve 2005/427 Esas 2016/559 Karar sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı verildiği, söz konusu dosyada yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen bir kısım davalarda davanın kabulüne diğer kısımlar yönünden reddine karar verildiği, kararın davacı vekil tarafından istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesini 16/02/2018 tarih ve 2017/1242-2018/198 karar sayılı ilamı ile asil ve birleşen bir kısım davalarda istinaf başvurusunun esastan reddine, bir kısmı yönünde de Reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi7nin 25/03/2021 tarih ve 2021/1335 Esas 1214 sayılı kararı ile onandığı, hükmün davalı ... Kağıt San. Tic. A.Ş vekiline 07/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu tazminat istemli davanın ise 19/04/2023 tarihinde açıldığı görüldüğü, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosya kapsamı ve davalı vekilinin zaman aşımı defini davaya cevap süresi içinde ileri sürdüğü nazara alınarak, süresinde açılmayan haksız tedbirden kaynaklı tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine…” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hukuki nitelendirmenin yanlış belirlendiğini, müvekkilinin mal varlığında başlatılan haksız icra ve yargılama süreci nedeniyle, iradesi dışında ve haksız bir eksilme söz konusu olduğunu, müvekkilinin uğradığı zarar ile haksız davanın reddedilmesi arasında neden-sonuç ilişkisi olduğu izaha muhtaç olmadığını, müvekkilinin uğradığı zararın ise ödenen teminat mektubu komisyonları ile müspet zararından başka bir şey olmadığını, müvekkilinin şirket söz konusu davaların ikame edildiği tarihte tekrar faaliyete geçmek adına uzun uğraşlar verdiğini, hammadde temini için üçüncü kişilerle sözleşmeler imzalama aşamasına geldiğini, ülkemiz açısından kâğıt üretimi ve geri dönüşümü tesisi olarak ciddi miktarda hacme sahip şirket haksız icra takibinin ve devamında davanın ikamesi ile tüm faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını, hammadde talepleri reddedildiğini, bankalar tarafından kredibilitesi sona erdirildiğini, bu süreçte müvekkilinin elde etmeyi amaçladığı karları ve kazancı elde edememesi izahtan vareste olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerinden bahsedildiğini, bu takiplerin iptal edildiğinin altı çizildiğini, hakimin, davayı aydınlatma görevi kapsamında, tarafların bildirdiği maddi olgularla bağlı olduğunu, hakim bununla bağlı ise de, HMK. m. 33 gereği ileri sürülen maddi olgulardan hangi hukuki sebebe göre karar vereceğini tayin ve takdir etmek durumunda olduğunu, hakimin hukuki nitelendirmeyi serbestçe takdir etmek yetkisinin, yanlış değerlendirme yapmayacağı veya tam bir serbestiye sahip olacağı anlamına gelemeyeceğini, huzurdaki yargılamada hakimin hukuki nitelendirmeyi yanlış belirlediğinin açık olduğunu, haksız icra takibinden kaynaklı haksız fiil temelli davanın zamanaşımı süresinin Türk Borçlar Kanununda geçen 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğunu, davaları kısa süre olan 2 yıllık süre içerisinde açıklandığını, bu nedenle davalarının reddine dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, hukuki nitelendirmeyi yanlış değerlendirmek suretiyle verilen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/280 Esas, 2023/668 Karar sayılı ve 14.11.2023 tarihli kararının istinafen incelenerek kaldırılmasını ve talebi gibi davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız ihtiyati tedbir ve bu tedbirin kaldırılması için gösterilen teminat nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca "dava şartı" niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında ve resen gözetilmelidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 399.maddesinde; "(1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.
(2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır.
(3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.
Emsal nitelikteki Yargıtay HGK'nun 2021/(15)6-658 Esas ve 2023/867 Karar sayılı ilamında; "Haksız ihtiyatî tedbir nedeniyle tazminat davasının şartlarına değinmekte de fayda vardır. İlk olarak ihtiyatî tedbir kararının icra edilmiş olması gerekir. Tazminat davasının açılabilmesi için ihtiyatî tedbire karar verilmiş olması yeterli olmayıp tedbirin infaz edilmesi de gereklidir. Ayrıca tedbir uygulanmamış olsa dahi, bu kişiler tedbirin uygulanmaması ya da kaldırılması için teminat göstermişlerse tazminat talep edebilirler. Çünkü, bu durumda teminat göstermek suretiyle bir zarar ortaya çıkacaktır." ifadelerine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacı vekili, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2016 tarih ve 2005/427 Esas 2016/559 Karar sayılı dosyasında davalı sıfatı ile yer alan müvekkili şirket aleyhine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu tedbir kararının kaldırılması için teminat gösterildiğini ve gösterilen teminat nedeniyle zarar oluştuğunu ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda ilk derece mahkemesince, HMK’nın 399/2. maddesi uyarınca davaya bakma görevinin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gözetilerek davanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esası incelenmeksizin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1)Davacı tarafın istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 12. Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2023 gün ve 2023/280 Esas, 2023/668 Karar sayılı kararının HMK'nın 353. maddesinin 1.fıkrası (a) bendinin 3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, sair istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3)Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine,
4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353.maddenin (1).fıkrasının (a) bendinin (3). maddesi uyarınca kesin olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/06/2025

...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim