mahkeme 2024/1962 E. 2026/90 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1962

Karar No

2026/90

Karar Tarihi

5 Ocak 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1962 - 2026/90
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1962 Esas
KARAR NO : 2026/90
KARAR TARİHİ : 05/01/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2023
NUMARASI : 2021/660 Esas, 2023/545 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarına esas itirazlarında da belirtildiği üzere; müvekkil şirket ile dava dışı ... Turizm Ltd. Şti.’nin ait ticari defterlerin usulüne uygun tasdik ettirilip, işlendiğini, birbiri ile uyumlu olduğunu, HMK, TTK ve VUK’na uygun olduğunu, dava dosyasında mevcut e-faturaların ticari defterlere kaydının davacı ve dava dışı ... Turizm Ltd. Şti.’ne ait ticari deftere kaydının birbiri ile uyumlu olduğunu, dava ile talep edilen 01.09.2020 tarihli hasar belgesindeki 19.133,00 TL tutarlı işler için; dava dışı ... Turizm Ltd. Şti.’nin müvekkil şirkete anılan tutar için ayrıca bir faturanın düzenlenmediğinin belirtildiğini, müvekkil, dava dışı iş ortağı firmaya aralarındaki sözleşme kapsamında toplu şekilde hakediş ödemesi yaptığını, dolayısıyla birbirini doğrulayan ticari defter ve kayıtlar dikkate alındığında dava dışı firmaya müvekkil tarafından ödeme yapılmış olduğu açıkça tespit edildiğini, 30.12.2022 tarihli dilekçe ekinde dava dışı Arkom firmasının müvekkil şirket adına düzenlediği faturalar sunulduğunu, fatura bedellerinin toplu hakediş ödemesini içermekte olup davaya konu zarar ilgili miktarın içerisinde olduğunu, dolayısıyla ayrıca dava konusu miktar üzerinden fatura düzenlenmesine gerek bulunmamakta olduğunu, bu noktada ispat külfetinin yerine getirildiği açık olduğunu, hasarı müteakip müvekkil şirket teknik personeli ve taşeron şirket elemanları tarafından hasar yerlerinde tutanak düzenlenmiş, fotoğraflar çekildiğini, hasar tarihlerinde T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru karşılığı KDV toplam19.133,00 TL zarar meydana geldiğini, zararların ayrıntılarını gösterir hasar detaylarını, hasar tespit tutanakları ve hasara ilişkin fotoğraflar sunulduğunu, dosyada mevcut fotoğraflar hasarın varlığını ispata ilişkin olduğunu, göçük tamirinin yapıldığı dosyada mevcut iş ortağının firma tarafından düzenlenen proje belgesinin de yer almakta ispat edildiğini, müvekkil kendisine fatura edilen onarım masraflarını iş ortağı firmaya hakkediş olarak ödediğini, hükme ve denetime elverişsiz raporların dikkate alınarak kurulan ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının, kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmadan, somut gerekçelerden yoksun şekilde tesis edilmiş olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında meydana gelen olay ile müvekkil şirket arasında illiyet bağının bulunduğunu tespit ederek, bilirkişi raporunda hesap edilen miktarlarının esas alarak müvekkil şirket aleyhine hüküm tahsis edildiğini, mezkur rapora karşı itirazların yok sayılarak mahkemeye erişim hakkının engellendiğini, daha önce cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporlarına karşı verilen beyan dilekçelerinde de arz ve izah edilmek üzere müvekkil şirket ile meydana gelen hadise arasında illiyet bağı bulunmadığını, Zira müvekkil şirket elektrik dağıtım hizmeti alanında faaliyet gösteren bir şirket olup faaliyet göstermekte olduğu elektrik dağıtım hizmetine ilişkin tüm yükümlülük ve sorumluluklarını yerine getirdiğini, elektrik dağıtım şebekesi tesis yapım işleri sözleşme ile diğer davalı ... Enerji’ye ihale edildiğini, müvekkil şirket ile meydana gelen hadise arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığını, Davacının talep sonucunda belirttiği fazla miktarı hatalı tespit ettiği gibi illiyet bağı konusunda da hatalı tespitler yapıldığını ve bu tespitler bilirkişilerce değerlendirmeye alınmadığını, Bu hususta tahkikat aşması boyunca mahkemeye ibraz edilen dilekçe ve delillerin yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığı gibi ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından da illiyet bağını yahut zararın miktarını ispat etmek için dosyaya hukuka uygun bir delil de sunulmadığını, eksik, hatalı ve hukuka aykırı olarak kurulan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Enerji Yatırım İnş. San. Tic. A.Ş vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin, her ne kadar zarardan davalı müvekkil şirketin sorumlu olduğunu iddia etmişse de dava konusu hasarın davalı müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığını, hal böyleyken bu iddiaya itibar edilmemesi gerekmekte iken işbu dosyanın gerekçeli karardaki değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin söz konusu ödemelerinin zarar sebebiyle yaptığını ispatlamasının gerekmekte olup karara çıkan dosyada bu hususa ilişkin yeterli delil bulunmadığını, davacı işçinin 11/02/2024 tarihli istinaf dilekçesinde itiraz ettiği hususun yerinde olmayıp davacı şirket tarafından yapılan söz konusu ödemelerin zarar sebebiyle yapıldığını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın dosya kapsamındaki dayanaklarının, yerel mahkeme kararının aksine davalı müvekkil şirket ile ...’ın söz konusu zarardan sorumlu olduğunu ispatlar nitelikte olmadığını, davacı şirketin söz konusu zarara davalı müvekkil şirketin sebep olduğuna ilişkin iddialarını ispatlamaya yönelik yeterli nitelikte delil sunamadığını, tüm bu sebepler ile esasen mevcut zarar ile davacı müvekkil şirket arasında illiyet bağı kurulmadığını, hal böyle iken yerel mahkemece aksi kanatte hüküm kurulmasının taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

İstinaf istemine konu edilen maddi zarar tutarının davacı yönünden 17.753TL, reddedilen davalı taraflar yönünden 1.380TL olduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2. maddesinde öngörülen “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen Ek Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle 2023 yılı için 17.830TL'dir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2 ve 352. maddeleri gereğince istinaf edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri karar tarihi itibariyle 17.830TL’yi geçmeyen davalara ilişkin ilk derece mahkeme kararlarının istinafı kabil değildir. İstinaf dilekçesi, kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf isteminin reddine karar verilebilecektir.
İstinafa konu edilen miktar; davacı taraf yönünden 17.753TL, davalı taraflar yönünden 1.380TL olup; yukarıda belirtilen istinaf kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde ilk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat istemine ilişkin verilen karar kesin olup tarafların istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından, tarafların maddi tazminat istemine ilişkin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların maddi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nın 341/2. maddesi gereğince REDDİNE ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1)Karar tarihi itibariyle 17.830 Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olup istinaf yoluna başvurulamayacağından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2, 346 ve 352. maddeleri gereğince maddi tazminat yönünden tarafların istinaf dilekçesinin ayrı ayrı REDDİNE,
2)İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf harçlarının talep halinde iadesine,
3)İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere 05/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2026

Başkan

e-imza

Üye

e-imza

Üye

e-imza

Katip

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim