Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/300

Karar No

2025/219

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/300
KARAR NO : 2025/219

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2022
NUMARASI : 2020/303 E.- 2022/791 K.

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : DAVACI VEKİLİ
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 13/02/2025

Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının, taraflar arasında imzalanan 17/03/2018 tarihli "Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Hasılat Paylaşımlı, Arsa Payı Karşılığı Yapım Sözleşmesi" kapsamında arsa maliki sıfatıyla öncelikle yerine getirmesi gereken edimleri yerine getirmediğini, bunun üzerine yüklenici sıfatıyla davacının müspet ve menfi zararının tazmini talebiyle Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı 2010/681 E. sayılı (2015/235 yeni esas) davanın yapılan yargılaması neticesinde eserin tamamlanmamasında davalının tam kusurlu olduğunun ve davacının kâr kaybı alacağının toplam 9.742.276,59 TL olarak tespit edildiğini, söz konusu davada taraflarınca fazlaya dair haklar saklı tutulmak üzere 3.000,00 TL kar kaybı alacağının dava konusu edilmiş olması nedeniyle mahkemece talebe taleple bağlı kalınarak 3.000.000 TL kar kaybı alacağına hükmedildiğini, mahkemece tespit edilmiş olan kar payı alacağının geri kalan 6.742.276,59 TL'lik kısmının tahsili amacıyla Ankara 14.İcra Müdürlüğünün 2015/15507 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe vaki haksız itirazın iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def'i ile hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, esas yönünden ise; davalının sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, sözleşmenin davacı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle müspet zarar niteliğindeki kâr kaybının istenemeyeceğini belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebinde, yüklenici olan davacının sözleşmeyi feshetmediğini, arsa sahibinin kusurları nedeniyle ifanın imkansız hale geldiğini ve bu sebeple aynen ifa ve tazminat talebinde bulunulduğunu, kaldı ki, sözleşmenin 8/2. maddesinde, sözleşmenin feshi halinde dahi kusurlu olan tarafın diğer tarafın müspet ve menfi zararını tazmin edeceğinin kararlaştırıldığını, bu durumda, yasa ve sözleşme gereği davacı yüklenicinin müspet ve menfi zararlarının tümüyle karşılanmasının gerektiğini, hükme dayanak kılınan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/681 E. 2013/258 K. sayılı kararının temyiz incelemesinin Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerekirken Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından yapıldığını ve anılan dairenin kısmi bozma kararının hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, taraflar arasında imzalanan 17/03/2008 tarihli "Düzenleme Şeklinde Gayrımenkul Satış Vaadi ve Hasılat Paylaşımı Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Yapım Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin davalı tarafça ihlal edildiği iddiasıyla mahrum kalınan kar kaybı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan icra takibine konu alacağın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/681 E. 2013/258 K. sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucunda taleple bağlı kalınarak hükme bağlanan kar kaybı alacağının bakiye kısmına ilişkin olduğu, ancak takibe dayanak kılınan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/681 E. 2013/258 K. sayılı kararının Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23/06/2014 tarihli ve 2014/10780 E. 2014/10005 K. sayılı kararı ile "..davacı yüklenici, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava tarihi itibariyle gerçekleştirdiği imalat bedelini isteyebilir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı gibi, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacak kalemlerinden olup menfi zarar olarak nitelendirilemez ve akdin feshi halinde de istenmesi mümkün değildir. Mahkemece, yanılgılı değerlendirme ile imalat bedeli ile birlikte kar kaybına da hükmedilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrasında Ankara 1. ATM'nin 2015/235 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada önceki kararda direnilmesine karar verildiği ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 28/09/2021 tarihli, 2017/3-2615 E., 2021/1102 K. sayılı ilamı ile "..davacının davalı yükleniciye gönderdiği 15/06/2010 tarihli ihtarname ile sözleşmenin ifa edilmesinin kendileri açısından imkânsız hâle geldiğini belirtip imalat bedelini talep etmesi nedeniyle sözleşmeyi geriye dönük olarak feshettiği, dolayısıyla müspet zararın istenemeyeceği, kâr mahrumiyetine ilişkin talebin reddi gerektiği" gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına ve akabinde davacı tarafın karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu 17/03/2018 tarihli "Gayrimenkul Satış Vaadi ve Hasılat Paylaşımlı Arsa Payı Karşılığı Yapım Sözleşmesi" 'nden doğan kâr payı alacağının tahsili amacı ile Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmış olup, mahkemece verilen ve yargı denetiminden geçmek suretiyle kesinleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/681 E. 2013/258 K. sayılı kararı dikkate alındığında, mahkemece davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Eksik alınan 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nun 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 13/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim