mahkeme 2023/20 E. 2025/175 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/20
2025/175
11 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/20 - 2025/175
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/20
KARAR NO : 2025/175
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/09/2022
NUMARASI : 2020/665 Esas 2022/598 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : Davacı vekili
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 11/02/2025
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında okul yapım işine ilişkin 02/01/2018 tarihli adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre taraf şirket müdürlerinin müştereken veya münferiden ortaklığı temsile yetkili kılındığını, davalının söz konusu yetkiyle 02/03/2018 tarihinde dava dışı ... ile alt yüklenici sözleşmesi imzaladığını, devir bedeli olarak 350.000,00 tahsil ettiğini, ancak ihtarnameye rağmen müvekkiline hisse devir bedelinden kaynaklanan ödeme yapılmadığını, hisse bedeli 178.500,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptali ile lehe icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; işin devredildiği kişi tarafından alt yüklenici sözleşmesi kapsamında müvekkiline ödeme yapılmadığını, adi ortaklığa konu ihaleye ilişkin masrafların müvekkili tarafından karşılandığını, 02/03/2018 tarihli sözleşmeye göre alt yüklenici şirket tarafından davacıya toplamda 170.000,00 TL ödeme yapıldığını, 20/05/2019 tarihli tutanağa göre yapılan işlerin dava dışı alt yüklenici tarafından tamamlandığını, davacının bilgisi ile sözleşmenin 22/05/2019 tarihinde devredildiğini, devir sözleşmesinin alt yüklenici sözleşmesinin devamı niteliğinde bulunduğunu, devralan tarafından bugüne kadar 89.500,00 TL verildiğini, bu bedelin 80.400,00 TL'si ortaklığın Aski'ye olan borcunun ödendiğini, davacının ayrıca Kdv yoluyla şirketten tahsilat yaptığını, müvekkili tarafından yapılan masrafların davacının alınamadığını, davacının masraf yapmadan kazanç elde ettiğini savunarak, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı vekilinin 14/09/2022 tarihli oturumdaki beyanında adi ortaklığın tasfiyesi olmadan hisseleri oranında devir nedeniyle elde edilen bedelin taraflarına ödenmesine karar verilmesini, ortaklığın bu işlemden sonra da devam ettiğini, aynı işi tarafların devam ettirdiklerini belirttiği, taraflar arasında Ankara 50. Noterliğince düzenlenen 02/01/2018 tarihli adi ortaklık sözleşmesi ile ... Ortaokulu yapım işini üstlendikleri, daha sonra davalı şirket yöneticisinin adi ortaklık adına dava dışı ... İnşaat arasında düzenlenen 21/05/2019 tarihli inşaat devir sözleşmesi ile yapılan işi devrettiği, adi ortaklığın, devir sözleşmesi uyarınca 5 adet bono karşılığı toplam 350.000,00 TL tutarlı bono aldığı, senetlerin tahsil edilip edilmediğinin taraf defterlerince belirlenemediği ve ortaklığın Vergi Dairesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından terkin edilmediği, adi ortaklığın halen devam ettiği, tasfiyesiz kar ve zararın istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın, şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebinde; davacı vekili istinaf talebinde; bilirkişi raporlarında tarafların iş ortaklığından hak ve alacaklarını devredemeyecekleri ve % 51 hisse karşılığı 178.500,00 TL'nin ödenmediğinin belirtildiğini, devir tarihinden sonraki takibin dikkate alınamayacağını, sözleşmenin devrinden sonra ortaklıktan çıkarıldığı için ortaklık payının tasfiyeye tabi tutulacağını, sözleşme devir bedelinin ödenmediğini, dava devam ederken üçüncü kişi ile kurulan ortaklığın feshedildiğini, yemin delili hatırlatılmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava; adi ortaklık konusunun devri nedeniyle alınan devir bedelinin hisse oranında tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620 nci maddesine göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.
6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1 inci maddesi; “Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.” hükmünü içermektedir.
Adi ortaklığın sona erme sebeplerini düzenleyen 6098 sayılı Kanun'un 639 uncu maddesinin birinci fıkrasında; ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle ortaklığın sona ereceği düzenlenmiştir.
Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır.
Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşamadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir.
Ortaklar, ortaklık için avans verdiklerini ve masraf yaptıklarını iddia ediyorlarsa, bunların da 6098 sayılı Kanun'un 643 üncü maddesi uyarınca ortaklığın tasfiye hesabında dikkate alınması gerekir.
Somut davada; taraflar arasından 02/01/2018 tarihli sözleşmeyle okul yapımı için adi ortaklık kurulduğu, sözleşme kapsamında davacının % 51, davalının ise % 49 pay sahibi olduğu, davalı yetkilisi tarafından 02/03/2018 tarihinde dava dışı ... ile alt yüklenici sözleşmesi imzalandığı, 21/05/2018 tarihinde de adi ortaklığa konu okul yapım işinin dava dışı ... İnşaat'a devredildiği, devir sözleşmesinin 10. Maddesine göre devralan şirketin devreden şirkete devir ile ilgili 350.000,00 TL ödemesinin kararlaştırıldığı, davacının devir bedelinin hissesine düşen kısmını talep ettiği görülmektedir.
Ortaklık konusunun devrine ilişkin sözleşmenin 3. Maddesinde idare tarafından devri yapılması uygun bulunduğu belirtilmektedir. Taraflar arasında kurulan ortaklığa ait işin dava dışı kişiye devri adi ortaklığın sona ermesine sebep olmaktadır. Davacı taraf, devir bedelini talep etmekle ortaklığın dava dışı kişiye devrine onay verdiği anlaşılmaktadır. Ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu olarak da tasfiye aşamasına tabi tutulması gerekmektedir. Kaldı ki; davalı tarafın yargılama sırasındaki beyanlarında, davacının da istinaf dilekçesinde ortaklığın tasfiyesinin gerektiği ifade edilmiştir.
Davalı taraf savunmalarında, ihalenin alınmasına yönelik masrafların kendisi tarafından gerçekleştirildiğini, alt yüklenici şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığını, kendisine ise ödeme yapılmadığını, davacı tarafından gönderilen miktardan Aski borcu ödendiğini, Kdv tevkifatından kazanç elde ettiğini beyan etmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, taraflar arasında kurulan adi ortaklığın tasfiye aşamasına girdiği; ortaklık devir sözleşmesi kapsamında devir bedelinden davalının sorumluluğu bulunduğu, ancak davalı tarafın ortaklığa ilişkin masraf yaptığı ve davacının ödeme aldığı savunması da dikkate alınarak, konusunda uzman üç kişilik tasfiye memuru heyetinden, taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesi, ortaklık konusu ihaleyle ilgili bilgi ve belgeler, üçüncü kişilerle yapılan sözleşmeler üzerinde inceleme yapılarak, tasfiye hükümlerinin uygulanması suretiyle ispat edilebilen miktarlar nispetinde tasfiye işlemine dair sonuç bilanço alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2022 tarih ve 2020/665 Esas 2022/598 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde iadesine,
5-İstinaf kararının ilk derece mahk/emesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.