mahkeme 2024/428 E. 2024/588 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/428
2024/588
16 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/428 - 2024/588
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ ( U Y M A )
ESAS NO : 2024/428
KARAR NO : 2024/588
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
KONKORDATO İSTEYEN :
VEKİLİ :
KARŞI TARAF :HASIMSIZ
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 'nin 29.01.2024 tarih ve 2024/222 Esas 2024/381 Karar sayılı kararıyla, Dairemizin 10.05.2023 tarih ve 2023/918 Esas 2023/831 sayılı kararının bozulmasına karar verildiği görülmekle incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İstemci vekili müvekkilinin kuruyemiş ticareti üzerine faaliyet gösterdiğini, 53 şubesinin ve 310 çalışanının bulunduğunu, ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeni ile borçlarını ödemekte sıkıntıya düştüğünü; piyasadan milyonlarca lira ticari alacağının ve piyasa değeri 65.000.000,-TL'yi bulan stoklarının mevcut olduğunu bildirerek konkordato hükümlerinden yararlanmak istemiştir.
İlk derece mahkemesince 89 alacaklıdan 30.724.147,98 TL'yi temsil eden 37 alacaklının kabul, 14.088.527,91 TL'yi temsil eden 52 alacaklının red oyu kullandığı ve İcra ve İflas Kanunu'nun 302’nci maddesinde öngörülen nisabın sağlandığı,
Gelir tablolarına göre 2021 yılında 2020 yılına göre satışların ve brüt kârlılığın arttığı ancak 2022 yılının ilk 8 aylık döneminde satışlarının 13.163.559,33TL olduğu, bunun da istemcinin sunduğu proforma gelir tablosu ile uyumlu olmadığı, yüksek harcamalar ve katlanılan faaliyet giderleri nedeniyle de kârlılığının düşük seviyelerde kaldığı,
Bu koşullarda teklif edilen tutarın teklif edilen vadelerde ödenemeyeceği, borçlu tarafından hazırlanan 2022 yılı ait iş planına göre işletmenin 2022 yılında öngördüğü satış/kârlılık rakamlarına ulaşmasının mümkün olmadığı,
Ülkede yaşanan fiyat artışlarına paralel olarak kuruyemiş sektöründe de fiyat artışlarının meydana geldiği, buna bağlı olarak ciro ve kârlılık rakamlarında önemli düşüşlerin görüldüğü, mevcut durum itibariyle istemcinin borçlarını ödeme kabiliyetini yitirdiği, alacaklılara yapılan ödeme teklifinde bunun gerçekleştirilmesine ilişkin kaynak öngörülerinin iyimser ve gerçekleşme olasılığının zayıf olduğu, konkordato projesi için yasanın öngördüğü nitelikler yönüyle bakıldığında gerçekleşebilir bir proje olduğunu söyleyebilmenin zor olacağı gerekçesiyle tasdik talebinin reddine karar verilmiştir.
İstemci vekili istinaf dilekçesinde:
- Yasanın öngördüğü nisapların sağlandığını,
- Konkordato komiserleri tarafından kesin mühlet içinde tanzim edilen 06.09.2022 günlü raporda müvekkilinin borca batık olduğunun belirtildiğini, bilirkişi incelemesi yapılmayan stok bedellerinde varsayım üzerine değerlendirmelerde bulunulduğunu ve netlik taşımayan bu verilerek göre öngörülen satış rakamlarına ulaşılamayacağı gibi gerçeklikten uzak ve genel bir varsayım ile mahkemenin yanıltıldığını,
- Komiserler kurulu raporunda faaliyetine devam eden on yedi şubeye ait stok tespitlerinin yapıldığı ve bunun 3.926.585,33 TL olarak belirlendiği, ancak diğer on yedi şubeye ait stok tespitlerin bilirkişi incelemesinden henüz gelmediği belirtilerek bunlar için sadece ortalama metodu ile değerleme yapılarak sonuca gidildiğini,
- Komiserler kurulu nihai raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini ve buna itiraz olanağının sağlanmadığını,
- Kâr etmeyen şubelerin komiserlerin bilgisi dahilinde kapatıldığını, bunlara ilişkin kira sözleşmelerinin sona erdirildiğini ve kira yükünün sona erdiğini, ayrıca 12.000.000,-TL tutan teminat çeklerinin geri alındığını; bunların müvekkili lehine değerlendirilmediğini,
- Kapatılan şubelerdeki emtianın diğer şubelere taşındığını, bunların değerinin tespit dışında bırakıldığını,
- Borca batıklığın hatalı saptandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istemin kabulü ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin 10.05.2023 tarihli 2023/918 E., 2023/831 K., sayılı kararında "Somut olayda komiserler kurulu bu değerlendirmeyi yapmış gibi kesin mühlet verilebileceği hususunda mahkemeyi bilgilendirmiş, mahkemece 30.12.20221 günü bir yıllık kesin mühlet verilmiştir.
Bu aşamada komiserlerin tekrar ya da ilk kez varlık değerlemesi işine giriştikleri ancak nihai raporun mahkemeye sunulduğu 12.12.2022 gününe kadar bunun bir kısmının tamamlanamadığı, komiserlerin diğer şubelerin ortalamasını alarak henüz varlıkları tam olarak saptanamamış bulunan şubelerin değerlemesini buna göre yaptıkları anlaşılmaktadır.
Bu incelemeler geçici mühlette yapılmamışsa bu komiserler bakımından sorumluluğu gerektirmekte, bir an için değişen koşullar nedeniyle bu değerlemenin tekrarlanması gerekmişse bu kez bir yıllık kesin mühlet sürecinde bunları tamamlamayıp, mühletin bitmesine çok az bir süre kala bu işe girişmeleri ve atadıkları bilirkişilerin işlerini yetiştirememeleri sonucu gerçek olmayan verilerle toplantı sürecini başlatmaları ve afaki rakamlarla rapor düzenlemeleri yine sorumluluğu gerektirmektedir.
Mehaz İsviçre Federal İcra ve İflas Kanunu'nun 295b maddesinin 1 numaralı fıkrasına göre kesin mühlet on iki aydır. Ancak karmaşık (kompleks) işlerde bu süre yirmi dört aya kadar verilebilir. Şu kadar ki bir yılı geçen mühletlerde komiser dosyayı, bütün işlemleri tamamlamış olarak en geç dokuzuncu ayda mahkemeye sunmalıdır (SchKG m.295b/2). Bu bakış açısı ile mühletin bir yıl olduğu Türk hukukunda dosyanın en geç dördüncü ya da beşinci ayda mahkemeye sunulması gerekir. Komiserlerin ihmaline ya da görevi kötüye kullanmasına dayalı uygulamalar nedeniyle bu sürelerde gerekli işlemlerin yapılmaması ve nihayetinde karar aşamasında sürelerin aşılması riski kabul edilemez.
Komiserler kurulunun raporunun incelenmesinde uzun uzun aşamalardan söz edildiği, toplantı detaylarına girildiği görülmektedir. Asıl gösterilmesi gereken mali veriler ise mahkemeyi, alacaklıları, borçluyu ve yasa yolu denetimi yapacak organları tatmin edecek düzeyde değildir.
Komiserlerin kusurunu örtmek de mahkemenin görevi değildir. Mahkemece raporun sunulması üzerine duruşma günü belirlenmeli ve bu husus ilan edilmelidir (İİK m.304). Bu yasal gereklilik de yerine getirilmemiş, özellikle borçluya rapora itiraz imkanı sağlanmamıştır.
Gelinen noktada dosya, konkordato tasdik talebinin kabulü ya da reddi konusunda yeterince aydınlanmış değildir. Bu konuda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmak gerekse de komiserler kurulunun açıklanamayan gecikmesi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 304'üncü maddesinde ifade edildiği biçimde mühlet dolmuş ve tasdik imkanı ortadan kalkmıştır. " gerekçesi ile " İstemci ... - ... (TC. ... - ... Vergi Dairesi ...) konkordato tasdik isteminin usulden REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 'nin 29.01.2024 tarih ve 2024/222 Esas 2024/381 Karar sayılı kararıyla; "...Somut olayda mahkemece konkordato talebinin reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak konkordato isteminin usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, İcra ve İflas Kanunu'nun 304 üncü maddesinde ifade edildiği biçimde mühletinin dolduğu ve tasdik imkanının ortadan kalktığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasına ancak yeniden inceleme yapmak konusunda kesin mühletten geriye süre kalmadığı için (İİK m. 304) konkordato tasdik talebinin bu kez usulden reddine karar verilmiştir. Bu gerekçe hatalı bir değerlendirmeye dayanmakta olup kanun yolunda geçen sürenin konkordato talep eden davacı aleyhine olacak şekilde değerlendirilmesi doğru görülmemiştir. Zira yargılama sürecine etkisi bulunmayan, hiçbir kusuru olmayan talep edenlerin ve konkordatoya kabul oyu kullananların makul süre olarak kabul edilebilecek gecikme nedeniyle, cezalandırılmaları doğru görülmemiştir. Böyle bir durum, sadece borçlunun değil; alacaklıların da zarara uğramasına neden olabilecektir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, işin esasına girilerek, konkordato talebinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olup, olmadığı tartışılması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle istemin usulden reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
" şeklinde karar verilmiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE :
İstem, konkordatonun tasdikine ilişkindir.
Konkordatonun tasdiki için aranan koşullar İcra ve İflas Kanunu'nun 305'inci maddesinde sayılmıştır. Bu koşullardan biri "kaynakların teklifle orantılı olması" koşuludur. 4949 sayılı Yasa ile İcra ve İflas Kanunu'nda yapılan değişiklikten önce teklifin varlıklarla (mevcutla) orantılı olması istenirken anılan yasal düzenlemeden sonra varlık kavramı yerine kaynak kavramı getirilmiştir. Bu iki kavram işletme tekniği bakımından farklıdır. Varlıklar sadece tedavülü kabil ve parayla ölçülebilen malvarlığı unsurları iken kaynaklar işletmeye gelir getiren unsurlardır. Söz gelimi stoktaki bir mal ancak satılarak paraya çevrilebilirken, kaynak -tıpkı kiralanan bir mal ya da ortaklık payı gibi- satılmadan da işletmeye gelir getirebilir. Bunlar arasında yakın bir ilişki olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır.
Borçlunun varlıkları arasındaki birtakım malların mühlet sürecinde sayılıp değerlemeye tâbi tutulamadığı sabittir. Bunların hem varlık hem de kaynak olarak kabul edilebileceği öngörülmüştür. Ancak istemcinin kuru yemiş ticareti ile uğraştığı hatırlandığında zaten sürekli değişim halindeki stoklarının mutlak ve net olarak tespiti de mümkün değildir. Perakende işlerde bilançolar dahi bu genel kabule göre düzenlenmektedir.
Dosyanın incelenmesinde borçlunun önce yüksek brüt kâr elde ettiği fakat giderlerinin fazlalığı nedeniyle net kârın proforma gelir tablosuna, bir diğer ifade ile beklentiye uygun olmadığı; daha sonra satışların da azaldığı ve konkordato teklifine uygun ödeme yapmasını sağlayacak düzeyde kaynak yaratamadığı anlaşılmıştır. Komiser raporundan anlaşılacağı üzere sayılamayan malların sayımı tamamlanan şubelerle kıyaslanarak değerlendirilmesi de sektör uygulaması bakımından kabul edilebilir görülmüştür.
Sırf malvarlığının tam olarak değerlendirilmesi olsa olsa borca batıklığın saptanması için gerekli olabilir ki, sermaye şirketleri ve kooperatiflerden farklı olarak gerçek kişi tacirler bakımından teknik anlamda borca batıklık hesaplamasının yapılamayacağı muhasebe ve finans alanında genel kabul görmektedir. Gelinen noktada perakendeci işletmelerde varlıkların makul bir kıyaslama ile belirlenmesinde işletme ilkelerine ve yasaya aykırı bulunmamıştır.
Sonuç olarak istemci gerçek kişinin işletmesinin kaynakları ile teklifinin orantılı olmadığı, konkordato projesi kapsamında yapmayı öngördüğü ödemeleri gerçekleştirebileceği kaynağı hiçbir zaman yaratamayacağı; üstelik mühlet içinde dahi maliyetlerini düşürerek kârlılığını arttıramadığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle tasdik koşulunun sağlanamadığı tartışmasızdır.
İcra ve İflas Kanunu borca batıklığı sadece sermaye şirketleri ve kooperatifler için kabul ettiğinden gerçek kişinin iflası bakımından bu husus incelenmemiştir.
Açıklanan durum karşısında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1- İstemci ... - ...'un (TCKN ... - ... Vergi Dairesi ...) konkordato tasdik isteminin REDDİNE,
2- Dosya kapsamında konulan tüm tedbirlerin 12.12.2022 günü itibariyle sona erdiğinin tespitine,
3- Konkordato komiserlerinin görevinin 12.12.2022 günü itibariyle sona erdiğinin tespitine,
4- Kararın bir suretinin Ankara Ticaret Sicil Memurluğuna gönderilmesine,
5- Kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararın İcra ve İflas Kanunu'nun 288’inci maddesinin son fıkrası uyarınca ilan edilmesine,
6- Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istemciden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7- İstemci tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8- Karardan sonra yapılacak yargılama giderlerinin gider avansından karşılanmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istemciye iadesine,
16.04.2024 tarihinde, hazır olan tarafların yüzlerine karşı, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.(GK Yazım Tarihi: 16.04.2024 )
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.