Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2066
2025/125
11 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2066 - 2025/125
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (D İ R E N M E)
ESAS NO : 2024/2066
KARAR NO : 2025/125
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Dairemizin 29.03.2023 tarih ve 2019/937 E., 2023/595 K. sayılı kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin17.09.2024 tarih ve 2023/2144 E., 2024/2710 K. sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmesi üzerine HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılmasına karar verildi, dosya incelendi;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili şirketin hizmet alım ihaleleri kapsamında davalı ...'ın mülkiyetinde bulunan iletim trafo merkezleri ve entegre tesislerinin bakım ve güvenlik koruma hizmetleri hariç işletilmesi işini yürüttüğünü,
6552 sayılı yasa ile alt işveren nezdinde çalışan işçilerin sendikal haklarına kavuşmasının önünün açıldığını, yasanın yürürlüğe girmesi ile müvekkili iş yerlerinde sendikal faaliyetlerin başladığını, bu kapsamda yeterli üye sayısına ulaşan ... Sendikası'nın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetki tespiti başvurusunda bulunduğunu, bunun üzerine sendikaya toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğuna dair belgelerin verildiğini, her ne kadar bu süreçte müvekkili şirketçe alt işveren olup ...'a müracaat edilmesi gerektiği ileri sürülse de itirazlarının dikkate alınmadığını, sendikanın müvekkili firmayı toplu iş sözleşmesi görüşmelerine davet ettiğini, müvekkili firmanın ihale ile belirlenen ücretlerde, vaatlerde ...'a rağmen tek taraflı değişiklik yapamayacağı bildirilen pazarlık görüşmelerine katılmadığını, bu hususta da ...'a, Maliye Bakanlığı'na, Kamu İşveren Sendikası'na bildirimlerde bulunduğunu, fakat bildirimlerine olumlu yanıt alamadığını, nihayet resmi arabulucunun belirlenmesi, arabuluculuk işlemleri kapsamında uyuşmazlık tutanaklarının tanzimi ve en son Yüksek Hakem Kurulu kararları ile müvekkili firmanın beklenmedik şekilde toplu iş sözleşmesinin tarafı haline getirildiğini,
Davalı ...'ın ihalelerini 4734 sayılı Kanun'un 3/G maddesi ve kendi yönetmeliğine göre gerçekleştirdiğini, 4735 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve uygulama yönetmeliklerine göre kamu işveren sendikasınca yürütülmeyen toplu iş sözleşmesinden zaten sorumluluğunun bulunmadığını, uyuşmazlığın toplu iş sözleşmesi ile ortaya çıkan sendikal haklardan kimin sorumlu olduğu hususlarına ilişkin bulunduğunu ileri sürerek,
Davalının ihalelerinin 4734 sayılı Kanun'un 62/e bendine tabi olduğunun tespitine, 6552 sayılı Yasa'nın 13. maddesi ile değişik 4735 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, Yüksek Hakem Kurulu Kararları ile kesinleşmiş toplu iş sözleşmeleri nedeniyle müvekkili firma tarafından işçilere, yetkili sendikaya ve SGK'ya ödenmek durumunda kalınan/kalınacak sendikal hakların, prim ve stopaj beyannamesi değişikliklerinden kaynaklanacak idari para ve gecikme cezaları vb. ödemelerin davalı tarafından müvekkili firmaya fiyat farkı olarak ödenmesi gerektiğinin tepsitine;
6552 sayılı Yasa ile ilgili iddiaların reddi halinde BK'nun 138. maddesi uyarınca ihale sözleşmesindeki "fiyat farkı ödenmez" hükmünün uyarlanmasına, HMK'nun 109. maddesinin tanıdığı imkân dahilinde, düzenlenen hakların saklı tutularak müvekkili firma ve ... aleyhine müşterek ve müteselsil sorumluluktan hareketle Ankara 44. İş Mahkemesi ve Ankara 26. İş Mahkemesi nezdinde karara bağlanmış sendikal alacaklara ilişkin bedellerin, söz konusu bedeller nedeniyle tahakkuk ve tahsil edilecek SGK prim bildirgeleri ve stopaj beyannamesi değişikliklerinden kaynaklanacak idari para cezaları ve gecikme cezaları vb. ödemelerin müvekkili firma tarafından ifa edilmesi halinde bu bedellerin fiyat farkı olarak davalı tarafından müvekkili firmaya ödenmesine,
Karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı yüklenicinin işletmekte olduğu Trafo Merkezlerinde çalışan personellerle ilgili olarak Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığının kararları ile kesinleşmiş Toplu İş Sözleşmeleri nedeniyle fiyat farkı talep ettiğini, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 8. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkının idarece ödenmesi durumunun, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlere ilişkin olduğunu, müvekkili Teşekkülce yapılan ihale 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunun 3/g maddesine göre yapılmış olduğundan yukarıdaki hüküm kapsamında bulunmadığını, bu nedenle Kamu-İş'in (Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası) yüklenicinin yetkilendirme talebini kabul etmediğini ve toplu sözleşme görüşmelerine katılmadığını, ayrıca 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun "Fiyat Farkı Verilebilmesi" başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında bulunan "Sözleşmelerde yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." hükmü ile Sözleşmenin "Fiyat Farkı" başlıklı 14.1. maddesinde yer alan; "Yüklenici gerek sözleşme süresi, gerekse uzatılan süre içinde, sözleşmenin tamamen ifasına kadar vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamaz." sözleşme hükmü birlikte değerlendirildiğinde yüklenici firmanın fiyat farkı verilmesi talebinde bulunma hakkının bulunmadığını, 3/g kapsamında olmadığının tespiti istenilen ihalelere ait sözleşme ve idari şartnamelerin birçok farklı yerinde "3/g maddesi uyarınca yapacağı" tabirinin geçtiğini,
Davacının tespit talebinin taraflar arasında açılacak bir alacak davasında gündeme getirileceğini, HMK'nın 106. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını,
Davacının varsayıma dayalı taleplerde bulunması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini,
Davacı tarafça terditli olarak İhale sözleşmelerindeki "fiyat farkı ödenmez" hükmünün yeni duruma uyarlanmasını talep ettiğini, dava konusu uyuşmazlıkta TBK'nın 138. maddesi kapsamında taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ve borçludan kaynaklanmayan ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştiren bir sebebin söz konusu olmadığını, basiretli tacir ilkesi gereği davacının kendisince imzalanan sözleşme hükümlerini uygulamakla yükümlü olduğunu,
Müvekkili tarafından yapılan tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu,
Savunarak, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2018 tarih ve 2018/194 E., 2018/751 K. sayılı kararı ile; "...Taraflar arasında davacının yüklenicisi olduğu hizmet alım sözleşmeleri olduğu tarafların kabulünde olup, yüklenici emrinde çalışan işçilerin yasal statüsü ve haklarıyla ilgili sözleşme sonrası yapılan 6552 sayılı yasal düzenleme ile yüklenicinin mali sorumluluğunun arttığını belirtip ayrıca sözleşmenin dayanağı ihale kurumunu düzenleyen 4734 sayılı kanunda değişiklik yapıldığı, davacı yanın davalı şirket ile 4734 sayılı kanunun 3.g bendi ve kendi mevzuatına dayalı ihale yaptığı belirtilerek değişiklikler dikkate alınarak 4734 sayılı yasa 62-e bendine göre ihalenin yapıldığının tespitine, yasal değişiklik ve işçilerin sendikal hakları nedeniyle mali yükümlülük için davalı tarafça fiyat farkı olarak ödemesi gerektiği ile ilgili dava olmakla; davacının davasında haklı olup olmadığı, hukuki yarar olup olmadığı, talepler ile ilgili Mahkememizin görev olup olmadığı ayrıca BK 138. maddesinin taleplerle ilgili uygulama bulup bulamayacağı hususlarının tümünün uyuşmazlık konusu olduğu tespit edildi.
Davacı, davalı ... ile arasında mevcut sözleşmeler kapsamında, sözleşmeye esas ihalelerin 4735 sayılı kanunun 3/G bendine değil, aynı kanunun 62/E bendine tabi olduğunun tespitine karar verilmesini, dava dilekçesinde çok ayrıntılı olarak açıkladığı gerekçelere dayalı olarak, alt işveren olarak bünyesinde çalışan işçilere toplu sözleşme hakkı verilmesinden ve yapılan/yapılacak olan sözleşme sonrası işçilik alacağının artışından kaynaklanacak yükümlülüklerden (ekonomik mahfına yol açacağını iddia ederek) kurtulmayı amaçlamaktadır.
Söz konusu olaylara dayalı olarak dava tarihi itibari ile davacının henüz maddi anlamda sorumluluğunu doğuracak bir alacak davası yada icra takibi söz konusu değildir. Davalı iş sahibine karşı eda istemini içerir herhangi bir talepte bulunmamaktadır.
Yargıtay 15. HD'sinin 2015/789 E, 2015/4005 K sayılı 07/07/2015 tarihli ilamında da "01/01/2011 tarihinde yürürlüğü giren 6100 sayılı HMK'nun 106/2. md.sinde tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korumaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır, denildikten sonra 106/3. md.sinde maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı hükmü konularak Yargıtay içtihat ve uygulamaları kanun hükmü haline getirilmiştir." tespiti yapılmıştır.
Sonuç olarak; taraflar arasında ihale tarihleri itibari ile yürürlükte olan İhale Yasası kapsamında, ihale ve sözleşmelerin yapıldığı, yapılan sözleşmenin daha sonra yürürlüğe giren yasa kapsamında yapıldığının tespitini istemek, "maddi vakıa" olarak nitelenebileceği, taraflar arasında yıllar itibari ile birden çok kez ihale ve sözleşme yapıldığı, Dava tarihi itibari ile HMK'nun 106. mdsi bütün olarak dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde, salt yasa değişikliğinin davalıya husumet yöneltilecek bir sonuç oluşturamayacağı, davacının mevcut tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönünde mahkememizce kanaat edinilmiş olmakla" gerekçesi ile, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 29.03.2023 tarih ve 2019/937 E., 2023/595 K. sayılı kararı ile; davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine, "Dava, davacı ile davalı arasındaki hizmet alım ihalelerinin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62/1-e bendine tâbi olduğunun, toplu iş sözleşmeleri nedeniyle ortaya çıkan sendikal haklardan sorumluluğunun bulunmadığının tespiti, buna bağlı belirsiz alacağın tahsili istemine ilişkindir.
HMK'nın 115/(2). maddesi uyarınca dava şartı noksanlığının tespiti halinde mahkemece davanın usulden reddine karar verilir.
İlk derece Mahkemesince davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı tespit edildiğine göre, bu tespite uygun olarak 114/(1)-h ve 115/(2). madde hükümleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.(Yargıtay 6. HD 06.10.2021 T., 2021/815 E., 2021/669 K.)
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının gerekçesini ve hüküm fıkrasını kısmen düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir." denilerek, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/(1)-h ve 115/(2). maddeleri uyarınca davanın usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin17.09.2024 tarih ve 2023/2144 E., 2024/2710 K. sayılı kararıyla; "1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından, dava dışı işçilere toplu iş sözleşmesi kapsamında, dava tarihi itibariyle, herhangi bir ödeme yapılmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde; 'Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir' düzenlemesine yer verilmiştir.
Az yukarıda dava dilekçesinde de özetlendiği üzere, davacı taraf, tespit isteminin kabul edilmemesi halinde, terditli olarak, sözleşmenin fiyat farkına ilişkin hükümlerinin uyarlanmasını da talep ve dava etmiştir. Mahkemece, kararın gerekçesinde söz konusu talep hakkında herhangi bir değerlendirme ve tartışma yapılmamış, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemiştir. Bu nedenle, anılan yasa hükmüne aykırı olan kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir." denilerek Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Dava, davacı ile davalı arasındaki hizmet alım ihalelerinin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62/1-e bendine tâbi olduğunun, toplu iş sözleşmeleri nedeniyle ortaya çıkan sendikal haklardan sorumluluğunun bulunmadığının tespiti, bunun mümkün olmaması halinde sözleşmelerdeki "fiyat farkı ödenmez" hükmünün uyarlanmasına ve buna bağlı belirsiz alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Yukarıda özetlendiği üzere İlk derece Mahkemesince; dava tarihi itibari ile davacının henüz maddi anlamda sorumluluğunu doğuracak bir alacak davası ya da icra takibinin söz konusu olmadığı, davacı tarafça davalı iş sahibine karşı eda istemini içerir herhangi bir talepte bulunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin daha sonra yürürlüğe giren yasa kapsamında yapıldığının tespitini istemenin "maddi vakıa" olarak nitelenebileceği, HMK'nın 106/3. maddesindeki maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı hükmü ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde salt yasa değişikliğinin davalıya husumet yöneltilecek bir sonuç oluşturamayacağı, davacının mevcut tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; Dairemizce davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının reddiyle, "İlk derece Mahkemesince davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı tespit edildiğine göre, bu tespite uygun olarak 114/(1)-h ve 115/(2). madde hükümleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının gerekçesini ve hüküm fıkrasını kısmen düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir." denilerek, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/(1)-h ve 115/(2). maddeleri uyarınca davanın usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesince; Dairemizce kurulan davacının tespit talebi ile ilgili hükme karşı herhangi bir bozma gerekçesi ileri sürülmemiş, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddiyle davacı vekilinin terditli uyarlama talebi hakkında herhangi bir değerlendirme ve tartışma yapılmadığı, olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmadığı gerekçeleriyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın "Terditli dava" başlıklı 111. maddesi, "Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır.
(2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz." hükmünü içermektedir.
Davacının asli talebinin usulden reddine karar verildiği hususu istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleştiğine, bir başka anlatımla asli talebin esastan reddine karar verilmediğine göre, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin davacının terditli uyarlama talebi ile ilgili inceleme yapılması yönündeki bozma gerekçesi HMK'nın 111/(2). maddesindeki,"(2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz." hükmüne aykırı olacaktır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma kararı doğrultusunda, somut olay yönünden davacının tespit istemine ilişkin asli talebinin usulden reddine karar verilmesi durumunda, davacının terditli talebinin incelenmesine geçilmesi varsayımında, davacı tarafça ileride Toplu İş Sözleşmeleri gereğince işçilere ödeme yapılması durumunda, taraflar arasındaki ihalelerin 4734 sayılı Kanun'un 62/e bendine tabi olduğu ön sorunu ile eda davası açma hakkı elinden alınmış olacaktır.
Bu nedenlerle Dairemizin önceki kararında direnilmesine karar vermek gerekmiştir.
II-DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARININ GEREKÇESİ;
II-1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-HMK'nın 115/(2). maddesi uyarınca dava şartı noksanlığının tespiti halinde mahkemece davanın usulden reddine karar verilir.
İlk derece Mahkemesince davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı tespit edildiğine göre, bu tespite uygun olarak 114/(1)-h ve 115/(2). madde hükümleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.(Yargıtay 6. HD 06.10.2021 T., 2021/815 E., 2021/669 K.)
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının gerekçesini ve hüküm fıkrasını kısmen düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Dairemizin 29.03.2023 tarih ve 2019/937 E., 2023/595 K. sayılı kararında DİRENİLMESİNE,
II-Yukarıda (II-1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE,
III-Yukarıda (II-2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/194 E., 2018/751 K. sayılı dava dosyasında verdiği 10.10.2018 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre:
"1-Hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK'nın 114/(1)-h ve 115/(2). maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin alınan 170,78-TL harcın düşümü ile kalan 9,12-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan 56,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca (istinafa gelenin sıfatına göre) 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,"
IV-Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine.
V-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin Dairemizce yapılmasına.
11.02.2025 tarihinde, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.