Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1641
2025/141
12 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ....
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2024
ESAS-KARAR NUMARASI : .....
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, davalı şirkete ait olan .....projesinin yüklenicisi olan dava dışı ... ... ... A.Ş. ünvanlı firma ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin, 20.09.2012 tarihinden itibaren Temmuz 2016 tarihine kadar 6331 Sayılı Yasa çerçevesinde bu iş yerinde “iş sağlığı ve güvenliği” hizmetlerini yürüttüğünü, anılan Yasa'nın 1. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmetlere karşılık yüklenici firma dava dışı ...’ye 31.03.2016 tarihli, 39779 sayılı ve 25.743,21 Euro tutarlı, 31.04.2016 tarihli, 39934 sayılı ve 25.743,21 Euro tutarlı, 25.05.2016 tarihli, 40124 sayılı ve 25.743,21 Euro tutarlı olmak üzere toplam 77.229,63 Euro faturaları düzenlemesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, dava dışı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibinden tahkim şartı nedeniyle sonuç alınamadığını, yüklenici ... şirketinin, işveren davalı ... firmasından hakediş alacaklarını tahsil edemediği gerekçesiyle ..... Mahkemesinden aciz belgesi aldığını, müvekkili şirketin davalının istemi üzerine yasal zorunluluk olarak yerine getirmesi gereken “iş sağlığı ve güvenliği” hizmetlerini, davalıyla arasında yazılı bir sözleşme olmadığı halde, işin asıl sahibi olmasından dolayı vekâletsiz fiilen yürüttüğünü ileri sürerek, 77.229,63 Euro tutarındaki alacağın hakkın doğum tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, dava dışı ... ... ...... ile müvekkili arasında Eskişehir İli, Mihalıççık İlçesinde yapımı planlanan ...Santrali'nin inşa edilmesi amacıyla 24.03.2010 tarihinde “anahtar teslimi” esaslı mühendislik, satın alma ve inşaat sözleşmesinin imzalandığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında müvekkili şirketin sorumluluğuna yol açacak herhangibir akdi ilişkinin bulunmadığını, benzeri şekilde dava dışı ... firmasının ve de bu firmanın alt yüklenicilerinin müvekkili şirkete karşı açmış oldukları davaların husumet yokluğundan reddedilip kanun yolu incelemesi sonrası kesinleştiğini, davacının iş sağlığı ve güvenliği hizmetini müvekkiline değil, dava dışı ... A.Ş’ne sunduğunu, bu nedenle de davacının dava dışı yüklenici ...’ye vermiş olduğunu iddia ettiği hizmetin karşılığı olarak kesildiği iddia edilen fatura tutarlarından ve faizlerinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "Dava, iş sağlığı ve güvenliği hizmet bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacının, davalıya ait "..... inşaatının yapılması sırasında 6331 Sayılı Yasa kapsamında anılan iş yerine, iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini, bu hizmetin dava dışı santral inşaat yüklenicisi ... firmasıyla yapılan 07.09.2012 tarihli sözleşmeye dayandığını, anılan sözleşme uyarınca faturalar düzenlendiğini, bu fatura bedellerini akit dava dışı firma tarafından ödenmediğini, açılan davanın ise tahkim nedeni ile reddedildiğini, bu hizmet bedellerinden asıl iş sahibi davalının da sorumlu olduğunu ileri sürdüğü, davalının da termik santrali yapımının dava dışı firmaya ait olduğunu, sözleşmenin anahtar teslimi niteliğinde bulunduğunu, davacı ile sözleşmelerinin olmadığını, kendilerine husumet düşmeyeceği savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, davacının, davalının iş yerini anahtar teslimi sureti ile yapmayı üstlendiği firma ile yaptığı sözleşme uyarınca bu iş yerine verilen iş sağlığı ve güvenliği hizmet fatura bedellerinden, davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu olacak ise tutarı ve davalıya husumet düşüp düşmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
İddia, savunma, davacının dava dışı firma ile olan sözleşmesi, bu sözleşmeler uyarınca düzenlenen faturalar, tutanaklar, davalının, dava dışı firma ile yaptığı sözleşme hükümleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacının, davalıya ait .....Santrali inşaatının yapımı sırasında, bu iş yerine iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiği, bu hizmetin de 6331 Sayılı Kanuna dayalı bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacının bu hizmetini, anılan iş yerini anahtar teslimi içerikli sözleşme uyarınca davalıya inşa edecek dava dışı ... firması ile yaptığı 07.09.2012 tarihli sözleşmeye istinaden ifa ettiği, hizmet bedeline ilişkin faturaları da anılan şirket adına düzenlediği dosya kapsamı ile sabittir. Taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı ile dava dışı ... firma arasındaki eser sözleşmesi, anahtar teslimi niteliğinde olup hiçbir şekilde davalının, davacıya karşı bir sorumluluk üstlendiğine dair hüküm içermemektedir. Öte yandan, davalının, davacıya yönelik bir taahhütü de bulunmamaktadır. 6331 Sayılı Yasa'nın 4/2. maddesindeki düzenleme, iş yerinin sorumluluğunun zarar görecek işçilere yöneliktir. Davacıya herhangi bir hak kazandırıcı nitelikte değildir.
Bu durum karşısında, sözleşmenin davacının sözleşmesinin davalı ile yapılmadığı, davalının, gerek sözleşme gerekse mevzuat itibarı ile davacıya karşı bir sorumluluğunun olmadığı, asıl sorumlusunun davacını akiti dava dışı firma bulunduğu, davacıya pasif husumetin düşmediği sonucuna varılmış..." gerekçesi ile davalının pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, davalının “......” adlı işyerinde 6331 sayılı Yasaya uygun olarak, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığına karşı işbu işyerinin tüm yasal sorumluluklarını yerine getirerek iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri verdiğini, ancak yüklenici firmanın yabancı bir firma olduğunu ve iflas etmesi sebebiyle hizmet bedellerini alamadığını, davacı müvekkilinin ... A.Ş’nin yasal zorunluluk olarak yerine getirmesi gereken hizmetleri ... A.Ş ile arasında yazılı bir sözleşme olmaksızın vekaletsiz fiilen yerine getirdiğini, işlerini gördüğünü, bu hizmetlerin ... A.Ş. tarafından da yararlanılmak suretiyle kabul edildiğini, işin bütününü ilgilendiren ve asıl işverene ait olan bir yükümlülüğün anahtar teslimi olarak bir başkasına devrinin mümkün olmadığını, yerel mahkemece delillerinin değerlendirilmediğini, hukuki nitelemenin hatalı yapıldığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, kararın uyuşmazlığı karşılar nitelikte gerekçelendirilmediğini, usule ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, hizmet bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/205E., 2024/337K. sayılı dava dosyasında verdiği 22/05/2024 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL'den peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin düşümü ile kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
12/02/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2025
Başkan . Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.