Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1579
2024/1633
4 Aralık 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1579 - 2024/1633
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2024/1579
KARAR NO : 2024/1633
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 19/07/2024
ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/251 E., 2024/827 K.
İSTEMCİ
VEKİLİ :
İstemci vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İstemci şirket vekili müvekkilinin ekonomik güçlük içinde bulunduğunu, borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi yaşadığını, hem şirketin faaliyetini sürdürmesini sağlayarak muhtemel bir iflasın önüne geçmek hem de borçlarını ödeyerek alacaklıların mağdur olmasını önlemek amacıyla konkordatonun tasdikine karar verilmesini istemiştir.
... de şirketin borçlarına kefaleti ve kişisel borçları nedeniyle konkordato teklifinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince geçici mühlet aşamasında sunulan komiser raporu dikkate alınarak “Şirketin 30.06.2024 tarihli güncel rayiç değer bilançosunda, Aktif Değerler Toplamının 69.705.277,05TL, Pasif toplamının ise 81.764.388,55 TL olduğu, şirketin varlıklarının borçlarını karşılama oranının % 85 civarında bulunduğu, şirketin 12.059.111,50 TL negatif reel öz varlığının bulunduğu ve borca batık durumda bulunduğu, şirketin 30.06.2024 tarihli güncel mali verilerine göre; borçların tasfiyesinde kullanılacak bilanço içi kalemlerinin varlığını önemli ölçüde sürdürdüğü görülmekle beraber, mühlet tarihine oranla şirketin borca batıklık oranın arttığı, şirketin geçici mühlet tarihinden itibaren önemli bir faaliyetinin bulunmadığı ve bu dönemde şirketin faaliyetlerini zarar ile yürüttüğü, şirkete verilen 3 aylık geçici mühlet süreci sonucunda, şirketin faaliyet karlılığına ve ön projesindeki satış rakamlarına ulaşabilme imkanının daha hakkaniyetle değerlendirilebilmesi için verilen 2 aylık geçici mühlet sürecinde de , mevcut olumsuz tablonun devam ettiği, şirketin borçların tasfiyesindeki en önemli kalem olun faaliyet karlılığının oluşmadığı ve şirketin faaliyet zararının tamamen arttığı, bu tespitler ışığında, davacının borçların ödenmesinde kullanılacağını belirttiği proje kaynaklarının planlandığı gibi oluşmadığı, davacı şirket yetkilisinin 12.07.2024 tarihinde sunduğu; Davacı ... ile ... arasında, Almanya'ya vasıflı/vasıfsız işçi götürülmesi karşılığında yıllık 6.000.000 EURO döviz girişi sağlanacağına dair 04.07.2024 tarihinde sözleşme imzalandığına dair beyanlarının yer aldığı açıklaması ile Almanca yazılı bir sözleşme sunulduğu, Yeminli Tercümesi yapılmış bir türkçe bir sözleşme sunulamadığı için, sözleşme içeriği hakkında, davacı vekilinin beyanları haricinde bir tespit yapılamadığı, bahse konu sözleşmenin rapor ekinde sunulduğu, davacının projesinde yer aldığı şekilde faaliyetlerini gerçekleştiremediği, projesinin uygulanabilir olmadığı ve borçların tamamını ödeme kabiliyetinin bulunmadığı, davacı şirket ortağı ...’ün, ortağı olduğu şirketin banka borçlarına müteselsil kefil olduğu, asıl borçlunun borçlarını ödemesi halinde, şahsına ait kefaletten kaynaklı borçların da ortadan kalkacağı, fakat davacı şirketin projesinin uygulanabilir olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı…”
“…Diğer davacı şirketin, bankalara olan toplam 54.442.010,84 TL’lık borcuna müteselsil kefil olduğu, Şahsına ait bankalara olan kredi ve kredi kartı borçlarının toplamının ise 736.161,00 TL olduğu, Şahsi olarak ... Parsel deki Daire ile, ... Parsel de Dükkan vasfında 2 adet taşınmaza sahip olduğunu, Gayrimenkul Kira Geliri olarak aylık 25.000,00 TL’lik gelirinin bulunduğu, Borçların ödenmesinde, ... Parsel de yer alan Dükkan vasfında taşınmazın satışından elde edilecek 2.500.000 TL’lık gelir ile diğer gelirden elde edilecek 250.000,00 TL’lık tutarın borçların ödenmesinde kullanılacağı, Bu şekilde, tüm borçlarının ancak % 5’inin ödenebileceği, alacaklılarından % 95 tenzilat talep ettiği, müteselsil kefaletten kaynaklı borcun, asıl borçlu şirket tarafından ödenmesi halinde, mevcut ödeme kaynaklarının kendi şahsi asıl borçlarını ödemeye yeterli düzeyde bulunduğu, Sonuç olarak istemci gerçek kişinin işletmesinin kaynakları ile teklifinin orantılı olmadığı, konkordato projesi kapsamında yapmayı öngördüğü ödemeleri gerçekleştirebileceği kaynağı hiçbir zaman yaratamayacağı; üstelik mühlet içinde dahi kârlılığını arttıramadığı…” gerekçesiyle konkordato istemlerinin reddine, istemci şirketin iflasına karar verilmiştir.
İstemci şirket yöneticisi istinaf dilekçesinde:
- Şirketin ödeme kabiliyetinin bulunduğunu ve borca batık olmadığını,
- İflas halinde varlıkların ancak yarı fiyatına satılabileceğini ve alacaklıların daha çok zarara uğrayacağını,
- 2023 döneminin yüksek hasılata rağmen ekonomik durum nedeniyle zararla sonuçlandığını,
- Borçların tam olarak ödeneceğine olan inançları nedeniyle tenzilat istemediklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istemin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE :
İstem, konkordatonun tasdikine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince istemci şirket yetkilisinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-HMK m. 353/1-b,1 gereğince Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/251 E., 2024/827 K sayılı dava dosyasında verdiği 19/07/2024 tarihli kararına yönelik istemci şirket yetkilsinin İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİNİN ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin olarak yatırıldığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına
3-İstemci tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
4-Kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine
5-HMK m.359/4 gereğince kararın istemciye re'sen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına
04/12/2024 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nin 293'üncü maddesinin üçüncü fıkrasının göndermesi ile uygulanması gereken 164'üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 05/12/2024)
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.