Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/785
2026/169
29 Ocak 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/785 - 2026/169
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/785
KARAR NO : 2026/169
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 18.02.2021
ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/537 E., 2021/223 K.
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
KARAR TARİHİ : 29.01.2026
YAZIM TARİHİ : 29.01.2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin 01.07.2010 tarihinde davalı kooperatife üye olduğunu, ancak davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından hakkında ihraç kararı verildiğini, öncelikle yönetim kurulu tarafından verilen ihraç kararının hukuka aykırı olduğunu, K.K. göre ihraç kararının ancak genel kurulca verilebileceğini, ana sözleşmeye göre çıkarılan üyenin genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabileceğinin belirtildiğini, ihraç kararının gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından zorunlu olarak yapılan tüm tadilatların konut içerisinde olduğunu, binanın ana unsurlarına yönelik olmadığını, İmar Kanunu'na aykırılık teşkil edecek nitelikte olmadığını ayrıca müvekkili hakkında verilen ihraç kararı kesinleşmeden kooperatif tarafından müvekkiline tahsis edilen bağımsız bölümle ilgili tahsis kararının kaldırılması gerektiğini iddia ederek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davacının 1163 sayılı Yasa ve ana sözleşmeye uygun olarak ihraç edildiğini, davacının 3194 sayılı Yasa gereği ruhsat yenileme aşamasında olan, Odunpazarı Belediyesince onay bekleyen ve inşaat yapma ruhsatı yenilenmemiş olan inşaatta kaçak olarak sözleşmelere aykırı olarak yapmış olduğu haksız fiil nedeniyle yönetim kurulu kararınca ihracına, üyelik ve üyeliğe bağlı haklarının tasfiyesine karar verildiğini, müvekkili kooperatif tüzel kişiliğine ait olan inşaat imalat ve tadilat yetkisini gaspeden davacının izinsiz ve yetkisiz şekilde yetki gaspı yaparak imalat ve tadilat yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Dosyanın tümü üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafından davalı kooperatif yönetim kurulunun 28/07/2020 tarihli 199 sayılı ihraç kararının iptali ile üyeliğe bağlı tahsis kararının kaldırılması kararının iptali için işbu davanın açıldığı, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilafın olmadığı, davalı kooperatif tarafından davacıya Eskişehir 1. Noterliğinin 29/07/2020 tarih ve 15408 yevmiye numarası ile ihraç kararının gönderildiği ve kararın davacıya 04/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının davasını 02/09/2020 tarihinde ve 3 aylık süre içerisinde açtığı, süresinde açılan davayla ilgili ihraç kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, davalı kooperatifin Eskişehir 1. Noterliğinin 29/07/2020 tarih ve 15408 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının, ana sözleşmenin 14. maddesinin 5. bendine aykırı işlem yaptığı gerekçesiyle ihraç kararı verdiği ve üyeliğe bağlı hakların tasfiyesine karar verildiğinin ihtar edildiği, ihtarnameye konu kararın yönetim kurulu tarafından 28/07/2020 tarihinde alındığı, öncelikle kooperatif ana sözleşmesinin incelenmesinin gerektiği, davacının ihraç sebebinin kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesinin 4. bendinde düzenlendiği, maddede "tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler" sebebinin bulunduğu, davacının ortaklıktan çıkarılması için madde metninde açıkça da yazıldığı üzere davalı kooperatif tarafından yazılı bir ihtarın bulunmasının gerektiği, ancak davalının davacıya göndermiş olduğu ihtarnamede davacının herhangi bir süre verilmeden ihraç edildiğinin görüldüğü, bu sebeple davacıya böyle bir süre içeren ihtar gönderilmeden davacının ortaklık koşullarına aykırılık nedeniyle ihraç edilmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gibi kooperatifin amacına da aykırı olduğu, bu hususta Yargıtay HGK'nun 2010/16-147 esas 2010/210 karar sayılı örnek ilamının bulunduğu, ayrıca mahkememizce davaya konu taşınmazda delil tespiti yapıldığı ve bilirkişi tarafından düzenlenen 08/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz içerisindeki yapılan tadilatların ruhsata tabi olmayan yani 3194 sayılı kanuna aykırı olmayan tadilatlardan olduğu, bu yönden de davalı kooperatif yönetim kurulu kararının yerinde olmadığı, ayrıca davacının kooperatif üyeliğinden ihracının kesinleşmesine kadar davacı üye üzerindeki hak ve yükümlülüklerin çıkarılma kararının kesinleşinceye kadar devam ettiği, ancak davalı kooperatif tarafından davacı üyenin ihraç kararı kesinleşmeden 13/08/2020 tarihli 221 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacıya tahsis edilen bağımsız bölüme ilişkin tahsis kararının iptaline de karar verildiği, yukarıda da izah edildiği üzere ihraç kararı kesinleşmeden tahsis kararının kaldırılamayacağı, mahkememizce ihraç kararının iptali kararı dikkate alındığında tahsis kararının kaldırılması kararının da iptalinin gerektiği de görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının kabulü ile, davalı kooperatif yönetim kurulunun 28/07/2020 tarih ve 199 karar sayılı ihraç kararının iptali ile birlikte davacı adına tahsis edilen bağımsız bölümle ilgili tahsis kararının kaldırlması kararının da iptaline..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi kararının KK, kooperatif anasözleşmesi, HMK ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, dosyada alınan 08.09.2020 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, rapora yapılan itirazlara rağmen ek rapor alınmadığını, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu blokta yapı ruhsatının devam ettiğini ve davacıya konut tesliminin ruhsat süresi dolmadan yapıldığını, yapı kullanma izni bulunmamasının konut teslimine yasal engel oluşturmadığını, inşaat, tadilat ve imalat yetkisinin kanun ve anasözleşme gereği kooperatif tüzel kişiliğine ve yönetim kuruluna ait olduğunu, davacının bu yetkiyi kabul ettiğini ve buna rağmen yetkisiz şekilde tadilat ve imalat yaptığını, bilirkişi raporunda daire içi tadilatların ruhsata tabi olmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, ruhsatın bir bütün olarak binanın tamamını kapsadığını ve bağımsız bölüm içinin ayrı değerlendirilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince ihracın iptali yanında davacı tarafından talep edilmediği hâlde tahsis iptaline de karar verilmesinin talep dışına çıkılması anlamına geldiğini ve talebe bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, hiçbir yargılama yapılmadan, müvekkilinin delillerini sunmasına ve iddialarını ispatlamasına imkân tanınmadan davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif ihraç kararının iptali ile davacı adına tahsis edilen bağımsız bölümle ilgili tahsis kararının kaldırılması kararının iptaline ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 29.01.2026
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.