Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/521

Karar No

2024/1620

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/521
KARAR NO : 2024/1620

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28.10.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/372 E., 2020/447 K.
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :

Davacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacılar vekili, yüklenici ... İnşaat Ltd Şti ile kooperatif arasında karşılıklı davaların ve takiplerin görüşülerek anlaşma yapılması ve anlaşma halinde ödenecek ek ödeme yükümlülüğünün karara bağlanması" gündem maddesini görüşmek üzere yönetim kurulu tarafından davalı kooperatifin olağanüstü toplantıya çağırıldığını, toplantının 30.06.2019 tarihinde yapıldığını, müvekkillerine gündem ve çağrı kağıdının tebliğ edilmediğini, ancak müvekkillerinin haricen haberdar olup toplantıya katıldığını, toplantıda; Ankara 8. Asl. Tic. Mhk. 2011/158 esas sayılı dosyasında alacaklı ... İnşaat Ltd. Şti. ile Ank. 9. İcra Müd. 2018/7217 sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin alacaklarının karşılıklı mahsuplaşılması ve akabinde üye başına 20.07.2019 tarihine kadar bir defaya mahsus ara ödeme alınması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, toplantı tutanağında ara ödeme için her hangi bir miktar belirtilmediğini, kooperatif yönetimi ve divan heyetinin bir gün sonra bakanlık temsilcisine giderek "ek genel kurul düzeltme tutanağı" düzenlediklerini, 01.07.2019 tarihli düzeltme tutanağında üye başına 21.500 TL ara ödeme alınması kararlaştırıldığını, genel kurul tutanağında bulunmayan bir hususun "düzeltme tutanağı" ile ilave edilemeyeceğini, bu hususun yasaya aykırı olduğunu öte yandan ek ödeme yükümlülüğünün ihdası için nitelikli çoğunluk arandığını, Kooperatifler Kanununun 52. maddesine göre bütün ortakların 3/4 ünün rızası gerektiğini, kooperatifin 48 üyeli olup en az 37 kişinin kabul oyu vermesi gerektiğini hal bu ki iptali istenen (4-5) nolu kararda 34 kabul oyu bulunduğunu, dava konusu kararın iptalini gerektiren diğer bir nedenin Ank.8. Asl. Tic. Mhk. 2011/158 esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini istinaf incelemesinde olup çıkacak sonuç beklenmeden ödeme yapılmasının kooperatifin zararına olduğunu, bir diğer iptal nedeninin genel kurulda ... adına vekaleten oy kullanılmasının engellendiğini belirterek 30.06.2019 tarihli olağanüstü genel kurulun 4,5,6 maddelerinin ve ek ödeme alınmasına ilişkin 01.07.2019 tarihli ek genel kurul düzeltme tutanağının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili 09.10.2019 tarihli duruşmadaki beyanında; 6 nolu kararla ilgili iptal taleplerinin olmadığını, dilekçeye sehven yazıldığını, iptale konu kararların birleşik 4 ve 5 nolu kararlar olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili, tüm üyelerin asaleten veya vekaleten toplantıya katılarak hazırun cetvelini imzaladığını, bu durum karşısında toplantı davetiyesinin davacılara gönderilmediği iddiasının dinlenmeyeceğini, toplantıda alınan 4 ve 5 nolu kararların ek ödeme yükümlülüğü olarak nitelendirilemeyeceğini, dolayısıyla 34 kabul oyu ile alınan kararın (karar nisabı bakımından) ana sözleşme ve yasaya aykırı olmadığını, kooperatif ortaklarından ... adına alınmış avukat vekaleti ile genel kurulda oy kullanılmak istendiğini, bunun yasal olarak mümkün olmadığının toplantıda kendisine açıklandığını, ek düzeltme tutanağı ile toplantı tutanağında kayda geçmesi unutulan bir hususun kayda geçirildiğini, kaldı ki ödeme konusunda miktar belirtilerek karar alınmadığı şeklinde davacılar vekilinin bir iddiası olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Dava; davalı kooperatifin 30.06.2019 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 4 ve 5 nolu kararların iptali istemine ilişkindir. Toplantı tutanağı incelendiğinde; yönetim kuruluna verilecek yetkilere ilişkin davaya konu 4 ve 5 nolu gündem maddelerinin toplantı sırasında birleştirilerek görüşüldüğü ve karara bağlandığı, madde başlığının da "Madde 4 ve 5" olarak belirtildiği, toplantıya kayıtlı 49 ortaktan (davacılar dahil) 47'sinin katıldığı, davaya konu kararın iki bölümden oluştuğu, 1. bölümde kooperatif ile yüklenici arasında görülen ve kooperatif aleyhine sonuçlanan Ank.8. Asliye Tic. Mahk.2011/158 esas sayılı dosyada hükmedilen tutarın, kooperatifin alacaklı olduğu Ank.9.İcra Müd.2018/7217 sayılı dosyadaki tutardan mahsubu ve kooperatifin borçlu olduğu kalan kısım için her üyeden bir defaya mahsus olmak üzere ara ödeme alınması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine oy çokluğu ile (13 red 34 kabul) kabul edilmesine karar verildiği, 2. bölümde; yüklenici ... İnşaat Ltd Şti ile anlaşılması halinde Ank.8. Asliye Tic. Mhk.nin 2011/158 esas sayılı dosyasında istinaf ve yargıtay kanun yollarından vazgeçme hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine oy çokluğu ile (8 red 39 kabul) kabul edilmesine karar verildiği görülmüştür.
01.07.2019 tarihli Ek Genel Kurul Düzeltme Tutanağında; toplantı tutanağının birleşik 4 ve 5. maddesinde yer alan ek ödemeye ilişkin konuda üye başına 20.07.2019 tarihine kadar bir defaya mahsus 21.500 TL ara ödeme alınması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi şeklinde düzeltme yapıldığı görülmektedir.
Davacılar vekili çağrının usule uygun yapılmadığını müvekkillerine çağrı kağıdının ve gündemin tebliğ edilmediğini iddia etmiştir. Çağrıdaki usulsüzlük veya bir ortağın toplantıya çağırılmamış olması alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da butlanı sonucunu doğurmaz. Çağrı usulsüzlüğü veya bazı ortakların davet edilmemesi sayısal olarak toplantı ve karar nisabını etkileyecek nitelikte olması halinde toplantıda alınan kararlar dava konusu edilebilir. Somut olayda davacılar ... ve ...'a çağrı yapılmadığı saptanmıştır. Kendilerine çağrı yapılmayan bu kişilerin toplantıya katıldıkları ve oy kullandıkları saptanmıştır. Öte yandan dava konusu toplantıya kayıtlı 49 ortaktan 47'sinin katıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle çağrıdaki usulsüzlüğün sonuca bir etkisinin bulunmadığı ve genel kurul kararının iptalini gerektirmediği anlaşılmıştır. Davacı vekili; davacı ... ... adına vekaletle genel kurula katılma ve oy kullanılma taleplerinin haksız olarak reddedildiğini öne sürmüştür. Alınan kararın salt bu nedenle iptali olanaklı olmayıp yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin iptal nedeni yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili toplantıda görüşülmemiş bir hususun toplantı tarihinden bir gün sonra "Düzeltme Tutanağı" ile karara ilave edildiğini, yapılan işlemin usulsüz olduğu iddia edilmiştir. İptali istenen 30.06.2019 tarihli tutanağın birleşik 4 ve 5. maddesinde; üye başına 20.07.2019 tarihine kadar bir defaya mahsus olmak üzere ara ödeme alınması hususunda yönetim kuruluna oy çokluğu ile yetki verildiği ancak kararda ara ödeme miktarının belirtilmediği görülmüştür. Toplantı tarihinden bir gün sonra 01.07.2019 tarihli Düzeltme Tutanağında; ara ödeme miktarının tutanağa sehven yazılmadığı belirtilerek "üye başına 20.07.2019 tarihine kadar bir defaya mahsus 21.500 TL ara ödeme alınması" şeklinde düzeltme yapıldığı görülmüştür. Toplantıda görüşülerek karara bağlanmış ancak tutanağa geçirilmesi unutulmuş bir hususun sonradan ek bir tutanak ile ilave edilmesini geçersiz kılan yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Asıl olan genel kurulun iradesinin tutanağa doğru şekilde yansıtılmasıdır. Davacılar vekili toplantıda görüşülmemiş bir konunun ilave tutanak ile karara bağlandığı iddiasındadır. Yani ek tutanak ile Genel Kurul iradesine aykırı karar oluşturulduğunu iddia etmiştir. Toplantı başkanlığı ve bakanlık temsilcisinin imzasını taşıyan düzeltme tutanağında; toplantıda görüşülmüş bir konunun tutanağa geçirilmesinin sehven unutulduğu belirtilmiştir. Düzeltme tutanağının genel kurulun iradesine uygun olmayıp gerçek dışı olduğu iddia edildiğine göre ispat yükü bunu ileri süren davacıya aittir. Düzeltme tutanağının gerçeği yansıtmadığı konusu tanık dahil her türlü delille ispat edilebilecek bir konu olup davacı tarafın dayandığı deliller arasında tanık delili bulunmadığından ve ek tutanağın Genel Kurul iradesine aykırı olduğuna dair başka bir delil sunulmadığından, davacılar vekilinin iptal talebi yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili; 01.07.2019 tarihli düzeltme tutanağı ile üye başına 21.500 TL ara ödeme alınmasına ilişkin kararın “ek ödeme ihdası” niteliğinde olup Kooperatifler Kanununun 52. maddesine göre 3/4 nitelikli çoğunlukla alınması gerektiğini, kooperatifin 48 üyeli olup kararın en az 37 kişinin kabul oyu alınması gerekirken 34 kabul oyu ile alındığını belirtmiştir. Yapılan incelemede davaya konu genel kurul kararında üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemenin kooperatif ile müteahhit arasında yapılan inşaat sözleşmesi nedeniyle müteahhit ile kooperatif arasında görülen davada mahkemece (Ank. 8.Ticaret Mah. 2011/158 esas 2018/193 karar) kooperatif aleyhine hükmedilen tutarın ödenmesine yönelik olduğu, davaya konu ara ödemenin aslında; kooperatifin altyapı inşaat ve benzeri giderlerine ilişkin olduğu, başka bir anlatımla iptali istenen genel kurul toplantısının birleşin 4 ve 5. maddesinde karar altına alınan ek ödemenin bilanço açığının kapatılmasında kullanılacak ek ödeme değil inşaat ve altyapı giderlerine katılım payı niteliğinde olduğu, inşaat maliyetlerinin Kooperatifler Kanununun 52. maddesinde tanımlanan ek ödeme niteliğinde olmadığı, alınan kararın yasal nisaba uygun olduğu anlaşılmıştır. Bunun dışında davacı vekili tarafından alınan kararın kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğuna dair somut bir gerekçe ve iptal sebebi öne sürülmemiştir.
Davacı vekili yüklenici firma ile kooperatif arasında görülen davada verilen hükmün henüz kesinleşmeden böyle bir karar alınmasının doğru olmadığını, kararın istinaf incelemesinde olup çıkacak sonuca göre ödeme yapılmasının herkesin yararına olacağını belirtmiştir. Yapılan incelemede; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/158 esas 2018/193 karar sayılı dosyada mahkemece kooperatifçe açılan davanın reddine, yüklenici tarafından açılan birleşen davanın kısmen kabulü ile 474.576 TL alacağın kooperatiften alınarak yüklenici ... Tekstil Ltd Şti’ye ödenesine karar verildiği, toplantı tarihi itibariyle kararın henüz kesinleşmediği, istinaf incelemesinde olduğu, sonraki süreçte tarafların istinaf başvurusundan feragat ettikleri ve bu hali ile kooperatif aleyhine kurulan hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Kooperatif aleyhine kurulan hükmün (toplantı tarihinden sonra dahi olsa) kesin yargı kararı halini aldığı, taraflar ve üçüncü kişiler için bağlayıcı olduğu göz ardı edilemez. Bu nedenle davacı vekilinin iptal sebebi yerinde görülmemiştir. Öte yandan kooperatif aleyhine olan hükme karşı başvurulan kanun yolundan feragat edilmesinin kooperatifin zararına yol açtığı iddiası sorumluluk davasının konusu olup, genel kurul kararının iptali davasının konusunu oluşturmamaktadır.
Sonuç olarak dava dilekçesinde öne sürülen hususlar, ibraz edilen deliller ile sınırlı olarak yapılan incelemede davaya konu birleşik 4 ve 5 nolu kararların iptali talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Yerel mahkemenin Kooperatifler Kanunu 52. madde hükmünü bertaraf eden bir yorumla davalarının reddine karar verdiğini, burada karar altına alındığı iddia edilen 21.500.00 TL'lik ödemenin ek ödeme niteliğinde olduğunu, davalı vekilinin bu ödemenin ek ödeme olduğunu ön inceleme duruşmasında kabul ederek beyanını imzaladığını, ayrıca aynı konuda daha önce de üç kez olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, bu toplantılarda 3/4 çoğunluk sağlanamadığı için karar alınamadığını, son toplantıda ise yine 3/4 çoğunluk sağlanamamasına rağmen usul ve yasalara aykırı şekilde karar alındığını,
İki adet üyeye genel kurul çağrı evraklarının gönderilmemesinin davalı tarafın ve mahkemenin kabulünde olan bir durum olduğunu, ancak mahkemece sonuca etkili olmadığı (karar nisabını etkilemediği) gerekçesiyle bu durumun olağanüstü genel kurulun iptalini gerektirmediğinin belirtildiğini, Kooperatifler Kanunu'nun açık olduğunu, tüm üyelere toplantıdan en az 30 gün önce (15 gün önce ellerine geçecek şekilde) tebligat gönderilmesinin zorunlu olduğunu, iki müvekkilinin gündemi dahi bilmeden tesadüfen toplantıdan haberdar olarak katıldıklarını, bu durumun da kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil ettiğini;
Olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlardan 1 gün sonra, ek ödemeye ilişkin hususun sehven unutultuğu ve bu nedenle ek tutanak düzenlenerek ek ödeme hususunun karar altına alınması hususunun yasa ve mutat uygulamalara aykırı bir durum olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, davalı kooperatifin 30.06.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündemin birleşik 4 ve 5 numaralı maddeleri ile buna ek 01.07.2019 tarihli düzeltme tutanağının iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/372 E., 2020/447 K. sayılı dava dosyasında verdiği 28.10.2020 tarihli kararına yönelik davacılar vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 296,50 TL'nin mahsubuyla kalan 131,10 TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
04.12.2024 tarihinde, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 05.12.2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imza e-imza e-imza e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim