Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/477
2026/174
29 Ocak 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2021/477
KARAR NO : 2026/174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20.02.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/270 E., 2020/135 K.
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 29.01.2026
YAZIM TARİHİ : 29.01.2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında devam eden hizmet alım ilişkisi nedeniyle müvekkili firmanın davalıdan alacağının kaldığını, borcun uzunca bir süre ödenmemesi nedeniyle Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3409 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe konu alacağın likit bir alacak olduğunu iddia ederek, haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: dava dışı ... tarafından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ile yıllık izin ücreti alacağının tazmini talebiyle dava açıldığını, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bunun üzerine ... tarafından icra takibi yapıldığını, müvekkili tarafından icra dairesine 70.000 TL bedelli teminat mektubu sunulduğunu, davacının ödemesi gereken işçilik alacaklarını müvekkili bankanın ödemiş olması sebebiyle davacının müvekkiline borçlandığını, öte yandan tahsil edilen meblağların yükleniciye iade edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili bankanın işçi ...'a ödediği tutarın tamamını rücu etme hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Davalının dava dışı işçiye yapılan ödemelerinin 4857 sayılı İş Kanun'un geçici 9. maddesi, taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesi, Genel Şartnamenin 6. bölümü, Genel Şartnamenin 38. maddesi hükümlerine göre davacı alacağının rücu edilip edilmeyeceği ve davacı alacağına dair bloke konulmasına izin verip vermeyeceğine dair incelemede; öncelikle davacının rücuya sebep olarak gösterdiği 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 6. fıkrası ve geçici 9. maddenin ilk cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla iptal edildiği ve davalının bu savunmasının dayanağının ortadan kalktığı belirtilmekle birlikte davalının dava dışı işçiye yaptığı ödemenin kıdem tazminatı alacağından kaynaklandığı ve başka bir mahkemece halen yargılamasının devam ettiği ve davalının yukarıda belirtilen taraflar arasındaki sözleşme ve genel şartların davacının işçilere yönelik sorumlulukları düzenlendiği ve rücuya ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, davalının alacağı için rücu şartlarının ancak davalı tarafından davacıya dava açılması veya takip yapılması sonucu uygulanabileceği, ayrıca incelenen sözleşme hükümlerine göre de davacının hak edişine bloke konulması yönünde bir düzenlemenin olmadığı ve bloke konulmasının uygun olduğuna dair davalı tarafça da dosyaya bir delilin sunulmadığı da anlaşılmıştır.
Davacı alacağının davalı tarafça kabulü, davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı oluşu hususları göz önüne alındığında likit bir alacak olduğu ve icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu da mahkememizce kabul edilerek ve yukarıda ki gerekçelerle davacının davasının kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava dışı işçi ile arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, işçinin davacı yüklenici şirket bünyesinde çalıştığını, Eskişehir 1. İş Mahkemesi'nde görülen ve henüz kesinleşmemiş olan işçilik alacaklarına ilişkin dava kapsamında, dava dışı işçiye yapılan ödemenin müvekkili tarafından teminat mektubu kapsamında gerçekleştirildiğini, dava dışı işçiye yapılan ödeme nedeniyle davacı yüklenici şirketin müvekkiline borçlandığını ve bu borcun tahsili amacıyla sözleşme kapsamındaki hakedişlerine 41.037,36 TL tutarında bloke konulmasının hukuka uygun olduğunu, ilk derece mahkemesince dava konusu alacağın likit kabul edilerek icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, zira ortada davacının müvekkiline karşı kesin ve muaccel bir alacağı bulunmadığını, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosyanın tetkikinde, davacı tarafından 4 adet faturaya dayalı davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dışı işçi ... tarafından müvekkiline ve davacı yükleniciye karşı işçilik alacakları için Eskişehir 1. İş Mahkemesinde açılan dava sonucunda, hükmedilen işçilik alacaklarının tahsili için müvekkili ve davacı için yapılan icra takibi sonunda müvekkilince icra dairesine 70.000 TL bedelli teminat mektubu sunulduğunu, aralarındaki sözleşme gereğince işçilik alacaklarından davacı yüklenicinin sorumlu olduğunu ve müvekkilinin rücu hakkı olduğunu savunarak, takas mahsup talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davalının yukarıda özetlenen takas/ mahsup savunması üzerinde durularak, davacı ve davalı arasındaki hizmet sözleşmesinde işçilik alacaklarından hangi tarafın sorumlu olduğu yönündeki sözleşme maddeleri gözetilerek, davalının ayrı bir dava konusu yapmasına gerek olmayan takas/mahsup savunması üzerinde durularak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüyle, HMK'nın
353/(1)-a.6. maddesi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/270 E., 2020/135 K. sayılı 20.02.2020 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 29.01.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.