Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/218

Karar No

2026/175

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2021/218
KARAR NO : 2026/175
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 15.09.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/141 E., 2020/378 K.

DAVA : İtirazın İptali-Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 29.01.2026
YAZIM TARİHİ : 29.01.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Asıl davada:
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin 01.01.2015 yürürlük tarihli Laboratuvar Cihazı Kullanım Hakkı Devir ve İşletim Sözleşmesi kapsamında davalıya ait hastanede laboratuvar kurulumu ve işletilmesi suretiyle hizmet verdiğini, sözleşmenin 3.2 ve 5. maddelerinde yapılan test ve tahlil işlemlerinin SUT fiyatı üzerinden %42 iskonto uygulayarak idareye fatura edileceğinin kararlaştırıldığını, davalının da bu faturaları 90 gün içinde ödeme zorunluluğu bulunduğunu, davalının bu süre içerisinde ifa etmediği ödemeler için gecikmeye isabet eden aylara ilişkin TEFE endeksi oranında da vade farkı ödeyeceğinin sözleşmenin 5.3 maddesinde yer aldığını, müvekkilinin 30.09.2015 tarihli iskonto uygulanmış halde KDV dahil 43.651,44 TL hizmet bedeli faturasını davalıya tebliğ ettiğini, ancak davalının fatura bedelini ödemediğini, müvekkilinin dava konusu fatura nedeniyle davalı aleyhine Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/449 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu iddia ederek davanın kabulü ile, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra takibine haksız itirazı sebebiyle icra takibine konu alacağın %20 oranından az olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmenin maddeleri uyarınca laboratuvar ve laboratuvar süreçleri içerisinde yer alan personelin davacı tarafından istihdam edildiğini ve müvekkili şirket bünyesinde bulundurulduğunu, davacının gerekli teknik personel ve ekipmanı bulundurmakla yükümlü kılındığını, bu çalışanların ücret ve eklentileri kapsamındaki maliyetinin davacıya her ayın ilk haftası fatura edildiğini ve davacı tarafından da istihdam edilmiş olan personelin maliyetinin bu güne kadar bu şekilde davacı tarafından karşılandığını, 17.11.2015 tarihinde müvekkili şirket bünyesinde bulunan cihazların davacıya teslim edildiğini ve taraflar arasındaki hizmet akdinin bu şekilde sona erdiğini, buna bağlı olarak da davacı tarafından istihdam edilmiş olan personelin iş akdinin sonlandırıldığını, iş akdi sonlandırılan personellere kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti ödemeleri yapıldığını, sözleşme uyarınca işçilere ödenen toplam 83.051,54 TL'nin davacıya fatura edildiğini, ancak davacının itiraz ettiğini, faturaya itiraz edilmesine rağmen faturanın müvekkiline iade edilmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin çalışanlara ilişkin maddeleri göz önünde bulundurulduğunda, işten ayrılan personellere yapılmış olan bu ödemelerin cari hesaptan mahsubunun gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediği için takip öncesi işletilen faizin ve faiz miktarının reddi gerektiğini savunarak, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada,
Davacı vekili özetle: Davalı şirketin müvekkiline 30.11.2015 tarih 83.051,54 TL bedelli bir adet fatura keşide ettiğini, davalıya ihtarname gönderilerek söz konusu fatura içeriğindeki alacağı kabul etmediklerini ve faturaya itiraz ettiklerini, ancak davalının faturayı iptal etmediğini, davacının düzenlenen fatura sebebiyle davalıya karşı hiçbir borcunun bulunmadığını, esasen davalının, söz konusu faturanın tanzimi tarihinden önce laboratuvarda görevli davalıya ait personele, davalı tarafından tazminat ve yıllık izin ücreti ödemesi yapılmadığını iddia ederek, davalının davacıya keşide ettiği 30.11.2015 tarihli 83.051,54 TL bedelli bir adet fatura kapsamında borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yukarıda açıklandığı üzere asıl davaya konu 43651,44 TL davacı alacağının bulunduğu hususu taraflar arasında tartışmalı değildir. Birleşen dosya davalısı ... ... A.Ş, davacı işçilerine ödediği işçilik haklarından kaynaklı, davacı şirketten 83051,54 TL alacağının asıl dava dosyasındaki, davacı alacağından mahsubunu talep etmiş, birleşen mahkememiz dosyasında davacı ... şirketi bu fatura nedeniyle ... hastanesine borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Taraflar arasındaki ilişkinin dosya kapsamında alınan raporlardaki belirlemelere göre 2009 yılından 2015 yılına kadar devam ettiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, davacının verdiği laboratuvar hizmetlerinde çalıştırılacak personelin istihdamından davacının münhasıran sorumlu olduğu, hastanenin bünyesinde bulundurduğu laboratuvar personelinin toplam maliyetini her ayın ilk faturasında yükleniciye fatura edeceği şeklindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere yüklenici davacı firma çalıştırdığı laboratuvar hizmetlerindeki işçilerin tüm işçilik haklarından sorumlu bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı ... ... A.Ş yüklenici işçileri için 21855,24 TL'lik ödeme yaptığını belgelediğinden yapılan bu ödeme miktarının tartışmasız olan asıl davaya konu 43651,44 TL davacı alacağından takas mahsubuna ilişkin davalı savunmasının yerinde olduğu kabul edilerek takas mahsup sonrası kalan bakiye davacı alacağı olan 21796,20 TL'lik alacağa ilişkin Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/449 E sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptaline, asıl alacak likit bulunmakla %20'sine karşılık gelen 4359,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Birleşen mahkememizin 2016/142 e sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile, 83051,54 TL'lik işçilik ödemelerine ilişkin faturanın, davalı tarafından ödendiği ispatlanamayan 61196,3 TL'lik bölümü yönünden davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davalının ödediğini belgeleriyle ispatladığı bakiye 21855,24 TL'lik miktar yönünden davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında sözleşmesi uyarınca davalının yalnızca laboratuvarda çalışan kendi personelinin net aylık maaşlarını müvekkiline yansıtabileceğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücretleri ve sair sosyal hakların sözleşme kapsamında müvekkilinin sorumluluğunda bulunmadığını, sözleşmenin bütüncül değerlendirilmesi halinde taraf iradesinin, laboratuvarın aylık işletme giderleri düşüldükten sonra elde edilen net kazancın paylaşılmasına yönelik olduğunun anlaşılacağını, kıdem, ihbar ve yıllık izin gibi aylık maliyet niteliği taşımayan kalemlerin laboratuvar gideri sayılarak müvekkilinin alacağından mahsup edilemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin tüm işçilik haklarından sorumlu olduğu varsayılsa dahi, davalının 30.11.2015 tarihli 83.051,54 TL bedelli fatura kapsamında yaptığı ödemeleri banka kanalıyla gerçekleştirdiğini ispat edemediğini, davalının dosyaya sunduğu ödeme belgelerinin fatura tarihinden sonraki yıllara ait olduğunu, 2017 yılına ilişkin ödemelerin 30.11.2015 tarihli faturanın dayanağı olamayacağını, bu nedenle menfi tespit davası yönünden davacının fatura kapsamında borçlu olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, tahkikat aşamasında ve muvafakatleri olmaksızın dosyaya sunulan bu belgelere dayanılarak hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, asıl davada kabul ve ret oranları neredeyse aynı olmasına rağmen vekâlet ücretlerinin hatalı ve dengesiz biçimde belirlendiğini, bu yönüyle de kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve asıl ile birleşen davalar yönünden davalarının tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Asıl dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmediği iddia edilen fatura bedeli nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali; birleşen dava ise, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davaada davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Asıl ve birleşen davada alınması gereken 1.464 TL (732x2) istinaf karar harcından, peşin alınan 372,22 TL harcın düşümü ile kalan 1.091,78 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 29.01.2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim