mahkeme 2021/2003 E. 2026/198 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2003

Karar No

2026/198

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(H Ü K M Ü K A L D I R A R A K
Y E N İ D E N H Ü K Ü M K U R U L M A S I)
ESAS NO : 2021/2003
KARAR NO : 2026/198

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28.09.2021
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/953 E., 2021/706 K.

DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 03.02.2026
YAZIM TARİHİ : 03.02.2026

Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Kooperatif üyesi olan davalı üzerine düşen yükümlülüklerini tüm uyarılara ve ihtarlara rağmen yerine getirmediğinden, davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2017/32279 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinde borcun kaynağının detaylı olarak gösterildiğini, ancak davalının 10.01.2018 tarihinde geç itirazı üzerine takibin devamına karar verildiğini, davalı tarafından açılan Ankara Batı 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/21 esas sayılı dosyasında itiraz kabul edilerek takibin durmuş olduğunun tespit edildiğini, bu karar ile ilgili olarak istinaf yoluna başvurulduğunu ve incelemenin devam ettiğini, davalının 22.01.2018 ve 25.01.2018 tarihlerinde 3.472,13 TL kısmi ödemede bulunduğunu, bu sebeple 74.294,87 TL tutarındaki alacağın bu davaya konu edildiğini iddia ederek, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı taraf aleyhine %20‘den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Kooperatifte üç tip ortak grubu bulunduğunu, banka bloğu diye adlandırılan ve kendilerine tapu verilmeyen ortakların konut kredisi kullanamadığından daire maliyet borcu, çevre, ek ödeme ve şerefiye adı altında herhangi bir borcu bulunmadığını, 05.04.2014 günlü genel kurul toplantısında gecikme faizinin daire maliyetlerine uygulanmaması kararı alındığını, davacının henüz muaccel hale gelmiş bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince "...Açıklanan bu gerekçelerle davalının geç ödenen ana borçlarının işlemiş faizinin hesaplanması için davacı kooperatifin 16.06.2012 günü alınan faize ilişkin genel kurul kararı gereği daire maliyetlerine faiz uygulanmaması yönündeki kararın alındığı 05.04.2014 tarihli genel kurula kadar gecikme faizi hesaplanması gerekeceği, yeni bir faiz kararı alınıp da bu kararın alındığı mahkemece iptal edilmesi sebebiyle 25.04.2015 tarihli genel kuruldan yeniden faiz kararının alındığı 14.05.2016 tarihli genel kurula kadar daire maliyetleri için faiz hesaplanmaması gerektiği, 14.05.2016, 27.05.2017, 29.04.2018 tarihli genel kurullarda alınan faiz kararları gereği icra takip talebi tarihine kadar ise yeniden faiz hesabı yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Hükme esas alınan ayrıntılı, gerekçeli, mahkememiz ve kanunyolu denetimine elverişli ek bilirkişi raporunda seçenekli olarak hesaplama yapılmış, mahkememizce yukarıda ayrıntılı açıklandığı ve kabul edildiği üzere mahkememizin 2015/340 esas sayılı dosyasına göre yapılan hesaplama olan 7.000 TL daire maliyeti bedeli, 54.214,14 TL daire maliyetinin işlemiş faizi, 4471,80 TL diğer yükümlülükler, 3490,10 TL diğer yükümlülüklerin işlemiş faizi olan toplam 69.176,04 TL davacının kooperatife borçlu olduğu anlaşılmış, sadece daire maliyet bedeli ile diğer yükümlülüklerin öngörülebilir alacak olduğu diğerlerinin hesaplamayı gerektirdiği anlaşıldığından yalnızca bu alacaklara yönelik icra inkar tazminatına..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin daire maliyet borcu bulunduğu kabul edilmiş ise de banka bloğu olarak adlandırılan ve tapu devri yapılmayan üyelerin kredi kullanma imkânı bulunmadığından ana para borcunun henüz doğmadığını, bu durumun kooperatifin kendi duyuruları ve uygulamalarıyla da kabul edildiğini, kooperatif tarafından yıllar boyunca banka kredisi kullanacak üyelere ana para ödemesi yönünde herhangi bir bildirim yapılmadığını, tapu devri ve kredi imkânı sağlanmadan borç talep edilmemesinin bizzat davacı tarafından ilan ve ihtarnamelerle kabul edildiğini, bu nedenle temerrüt şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin ana para borcu bulunmadığından faiz talebinin de hukuken mümkün olmadığını, ayrıca geçmişe yönelik faiz uygulanmasına ilişkin genel kurul kararlarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edildiğini ve bu hususun kesin hüküm teşkil ettiğini, buna rağmen bilirkişi raporu ve yerel mahkeme kararında kesin hükme aykırı şekilde geçmişe yönelik faiz hesabı yapıldığını, temerrüt gerçekleşmeden faiz işletilmesinin TBK hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, faiz ve ek ödeme yükümlülüğü getiren genel kurul kararlarının KK’da öngörülen nitelikli çoğunluk sağlanmadan alındığını, bu nedenle yoklukla malul olduğunu ve hükme dayanak alınamayacağını, varsayılan bir alacak bulunsa dahi bu alacağın muaccel hale gelmediğini ve TBK 147 madde kapsamında zamanaşımına uğradığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan parasal yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde yer alan, "...Davalının geç ödenen ana borçlarının işlemiş faizinin hesaplanması için davacı kooperatifin 16.06.2012 günü alınan faize ilişkin genel kurul kararı gereği daire maliyetlerine faiz uygulanmaması yönündeki kararın alındığı 05.04.2014 tarihli genel kurula kadar gecikme faizi hesaplanması gerekeceği, yeni bir faiz kararı alınıpta bu kararın alındığı mahkemece iptal edilmesi sebebiyle 25.04.2015 tarihli genel kuruldan yeniden faiz kararının alındığı 14.05.2016 tarihli genel kurula kadar daire maliyetleri için faiz hesaplanmaması gerektiği, 14.05.2016, 27.05.2017, 29.04.2018 tarihli genel kurullarda alınan faiz kararları gereği icra takip talebi tarihine kadar ise yeniden faiz hesabı yapılması gerektiği..." belirtilmiş ise de, genel kurul kararlarına göre davacının geç ödenen ana borçlarının faizinin hesaplanması için Dairemizce, duruşma açılarak 17.09.2025 tarihli kök rapor ve geç ödenen ana borç (daire maliyeti) için 16.06.2012-05.04.2014 ve 14.05.2016-10.11.2017 dönemleri için işlemiş faiz hesabı yapılması TBK'nın 100. maddesi gözetilerek takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce yapılmış ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla takip talebinde yer alan her bir alacak kaleminin dava tarihi itibariyle miktarlarının hesaplanması için 05.12.2025 tarihli ek bilirkişi raporu alınmıştır.
Buna göre, davalının daire maliyeti bakımından 16.06.2012-05.04.2016 aralığı ile 14.05.2014-10.11.2017 aralığı yapılan hesaplamalar sonucunda 7.000 TL asıl alacak (ana para), 28.852,62 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 35.852,62 TL ve diğer ödemeler bakımından ise işlemiş gecikme faizlerinin takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılmış ödemelerin mahsubu sonucu ise 4.466,41 TL asıl alacak, 503,22 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 4.969,63 TL borçlu olduğu tespit edilmiş ve HMK 356/2. madde gereğince hükmün kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine,
2-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/953 E., 2021/706 K. sayılı dava dosyasında verdiği 28.09.2021 tarihli HÜKMÜNÜN KALDIRILMASINA, YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
Buna göre:
"1-Davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2017/32279 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 7.000 TL daire maliyetine ilişkin asıl alacak, 28.852,62 TL daire maliyetinin işlemiş faizi, 4.466,41 TL diğer ödemelere ilişkin asıl alacak, 503,22 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 40.822,25 TL alacak üzerinden devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Asıl alacak miktarı olan 11.466,41 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 2.788,57 TL karar harcından davacı taraftan peşin alınan 1.268,78 TL'nin düşümü ile kalan 1.519 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 2.784,75 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 1.530,12 TL ve 1.268,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.798,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 40.822,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 33.472,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, "
3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
4-) Davalı tarafından yapılan istinaf aşamasında yapılan 5.064,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-) A.A.Ü.T. uyarınca 33.472,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 03.02.2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim