Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1045

Karar No

2026/171

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2021/1045
KARAR NO : 2026/171

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 25.03.2021
ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/533 E., 2021/235 K.

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 29.01.2026
YAZIM TARİHİ : 30.01.2026

Davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Müvekkili tarafından, davalının izin ile ilgili ...'ne bağlı bölge müdürlüğüne başvuruda bulunabilmesi için dosyanın hazırlanarak davalıya teslim edilmesiyle müvekkilinin yüklendiği işi eksiksiz ifa etmiş olduğunu, verilen hizmetin Orman Mühendisleri Odası'nın her işlem için o yılki belirlenmiş olan asgari ücret tarifesine göre faturalandırıldığını, düzenlenen 16.520 TL bedelli faturanın dosya ile beraber davalı şirkete teslim edildiğini, faturaya itiraz edilmediğini, davalı şirketin sonrasında bölge müdürlüğüne, müvekkilinin tanzim ettiği faturaya konu dosya ile başvuruda bulunduğunu, davalının faturaya karşılık 20.03.2019 tarihinde 7.000 TL ödeme yaptığını, iş eksik ifa edilseydi davalının bu tutarı iade istemesi gerektiğini, %50 peşin, kalan %50 iş bitiminde ödeme şeklinde bir anlaşma olmadığını, dolayısıyla davalının iş bu fatura ve muhteviyatından bir ihtimal muhasebe kayıtlarında olmasa dahi haberdar olduğunu, fatura alacağı kesinleştiğinden borçlu şirketin temerrüde düştüğünü, alacağın ödenmemesi üzerine Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7522 numaralı dosyasından takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu iddia ederek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına, takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan sözlü anlaşmaya göre, %50'si peşin, kalanı da iş bitiminde verilmek suretiyle 14.000 TL+KDV ödeme yapılacağını, davacının dava konusu faturayı gönderdiğini, müvekkilinin de fatura bedelinin yarısı olan 7.000 TL'yi davacıya ödediğini, davacı tarafın ... ve sair kurumlar nezdinde herhangi bir girişimde dahi bulunmadan faturanın kalan kısmı için haksız şekilde icra takibi başlattığını, davacının faturasının kesinleşmiş olduğunu, faturanın muhteviyatına sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olduğundan bahisle hiçbir itirazımızın dinlenemeyeceğini ileri sürmüşse de TTK 21/2. maddeye göre faturaya itirazda bulunulmamasının faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımadığını, müvekkili şirketin faturayı sehven defterine işlediğini, davacının edimini eksik ifa ettiğinden faiz talebinin de yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Somut olayda; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, her iki tarafın lehine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtları incelendiğinde karşılıklı uyum içinde olduğu, dava ve icra takibine konu edilen 20/02/2019 tarih A80439 nolu 14.000,00-TL (KDV tutarlı 16.520,00-TL) bedelli faturanın her iki tarafın defterlerinde davacı alacağı olarak kaydedildiği, davalının 7.000,00-TL ödemesi karşılığında davacı alacağının dava ve takip tarihi itibarıyla 9.520,00-TL olduğu, davacı tarafça bu faturaların düzenlenmesine esas olanın davacı tarafından ilgili kuruma başvuru hazırlığı yapmak ve buna ilişkin dosyayı davalıya teslim etmekten ibaret olduğunun bildirildiği, nitekim davacının beyan dilekçesinde yer verdiği dosya bilgileri üzerinden Orman Genel Müdürlüğüne yazılan yazı cevabında davalının 44681 ruhsat nolu 1-b grubu puzolanik kayaç madeni sahasında adına 49.858,72 m2, açık işletme, 873,17 m2 yol, 1.554,0 m2 şantiye ve 713,33 m2 toprak depolama alanın için talep ettiği orman alanının istenilen maksatla kullanılmasına kurum tarafından izin verildiği, davalı vekilinin bu hususun aksine davacının Çubuk ilçesinde sınırları dahilinde bir arazinin orman vasfından çıkarılması konusunda şifahen anlaştıkları ve davalının ise bu konuda hizmet vermediği iddiasına gerek davalı tarafın kuruma yazılı başvurusu öncesi hangi konuda başvuru yapılacağını görerek ve bilerek davalıya ödemede bulunması, gerek davacının gönderdiği davalının ticari defterlerinde kayıtlı faturalara bir itiraz olmaması karşısında mahkememizce itibar edilmediği, bu nedenle davacının vermiş olduğu ve bir kısım ödemesi yapılan hizmetine karşılık aksine taraflar arasında bir anlaşma olduğu şeklindeki davacının soyut beyanından ibaret itirazının yerinde olmadığı, dolayısıyla davacının bakiye ödenmeyen faturadan kaynaklı takipte belirtilen miktar kadar davalıdan alacaklı olduğu, mahkememizce yargılama sırasında eksik harcı yatırılan faiz istemi yönünden davacı taraf davalıyı temerrüde düşürmediğinden bu yönde takipte belirtilen istemin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın takip konusu edilen ve bilirkişi raporu ile belirlenen asıl alacak için icra takibi yapmakta haklı olduğu, davacı taraf icra takibi öncesi davalıyı temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz talebi yönünden icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine, davacı takibinde tümüyle haksız ve kötüniyetli olmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine ve yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında davalı üzerinde bırakılmasına..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: TTK 1530/2 madde uyarınca ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikine ilişkin işlemlerde, borcun ifa tarihi kararlaştırılmamışsa faturanın teslimini izleyen süre sonunda borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceğini, somut olayda fatura tarihinin 20.02.2019 olduğunu ve bu tarihten itibaren borcun muaccel hâle geldiğini, müvekkili tarafından hazırlanan hizmet dosyasının ve faturanın davalıya teslim edildiğini, davalının bu dosya ile ...'ne resmi başvuruda bulunduğunu, bu durumun davalının fatura alacağından haberdar olduğunun açık göstergesi olduğunu, fatura tarihinden veya dosyanın ilgili kuruma teslim tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleştiğinin kabul edilmemesi hâlinde dahi, davalı tarafından 20.03.2019 tarihinde 7.000 TL tutarında kısmi ödeme yapılmış olmasının borcun tamamından haberdar olunduğunu ve temerrüdün oluştuğunu ortaya koyduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verildiğini, davacı şirketin işi tamamlamadığı hâlde fatura alacağına dayanarak haksız ve mesnetsiz icra takibi başlattığını, işi bitirdiğine dair dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığını, davacı tarafından ... ve ilgili kurumlar nezdinde gerekli girişimler yapılmadan icra takibine geçildiğini, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 2020/1217 E. sayılı dosyası ile idari işlemin iptali davasının derdest olduğunu ve bu hususun dikkate alınmadığını, faturaya süresinde itiraz edilmemesinin yalnızca fatura içeriği bakımından karine oluşturduğunu, fatura konusu iş veya hizmetin yapıldığının kabulü anlamına gelmediğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca fatura bedelinin istenebilir hâle gelmesi için taraflar arasında sözleşme ilişkisinin ve işin gereği gibi yerine getirildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, somut olayda ne yazılı bir sözleşmenin ne de işin tamamlandığını gösteren bir delilin mevcut olmadığını, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde icra takibi başlatan davacının kötüniyetli olduğunu, bu nedenle başlatılan takibin ve buna dayalı davanın hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
1-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür.
Buna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi 01.01.2021 tarihinden itibaren 5.880 TL olarak uygulanacaktır.
Somut davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tarihi 25.03.2021'dir. Dava konusu edilen alacak miktarı 9.520 TL asıl alacak ve 2.456,48 TL işlemiş faiz olmak üzere 11.976,48-TL olup mahkemece davanın asıl alacak yönünden kabulüne, faiz yönünden reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davada reddedilen ve davacı tarafça istinafa getirilen bu miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 5.880 TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davacının istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.
HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine,
2-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine: Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 162,58 TL harcın düşümü ile kalan 569,42 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
4-) Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
5-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 29.01.2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim