mahkeme 2020/69 E. 2024/1214 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/69

Karar No

2024/1214

Karar Tarihi

24 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/69 - 2024/1214
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/69
KARAR NO : 2024/1214

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/81 Esas-2019/753 Karar
Asıl Dava :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 30.05.2016 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, dava dışı Çalışma ve Sosyal Güvenlik İş Teftiş Kurulu tarafından Ankara-İstanbul (Avrupa Yakası) ve İzmir PTT Başmüdürlüklerinde yapılan teftişler sonucunda istihdam edilen bir kısım personelin izin ücretleri, fazla mesai ve sıhhi izin ücretlerinin ödenmediğinin tespit edildiğini ve bu ücretlerin ödenmesi için 60 gün süre verildiğini, müvekkili tarafından gerekli hesapların yapılıp durumun davalı ihale makamına bildirildiğini, buna rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine işçilere dava konusu ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, ödenen bu miktarların davalı tarafından müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, bu nedenle dava açılması zarureti doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL 'nın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davacı vekili davasını daha sonra ıslah etmiştir.
Davalı vekili; 5510 sayılı Kanunun 18.maddesi ile 4857 sayılı Kanunun 48 ve 49.maddeleri ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve Sayıştay 4.Dairesi'nin emsal kararlarına göre dava konusu ödemelerden davacı yüklenicinin sorumlu olduğunu, müvekkiline bir sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Aynı taraflar arasında benzer nitelikte açılan davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.03.2018 gün, 2018/82 Esas, 2018/186 Karar sayılı kararı ile dosyanın Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/81 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesi'nce "Tüm deliller toplandıktan sonra hesap bilirkişisinden rapor alınmış bilirkişi ... 11/01/2019 tarihli raporunda, Davacının taraf arasındaki sözleşme kapsamında hizmet verdikleri PTT İzmir, Ankara ve İstanbul Anadolu Yakası Baş müdürlüklerinde, Çalışma Bakanlığı İş Müfettişlerince yapılan teftişler sonrasında bir kısım işçilerin sıhhi izin ücretinin ödenmediği, bir kısım işçilerinde fazla mesailerinin ödenmediğinin tespit ediliğini, İş Müfettişlerince verilen süre içerisinde söz konusu ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını yapılan ödemelerden davalının sorumlu olduğu iddiası ile dava açtığı yine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen 2018/82 E. Sayılı dosyasında aynı şekilde PTT Antalya Başmüdürlüğünün teftişinde bir kısım işçilerin fazla mesaisinin ödenmediğinden bahisle işlem yapıldığı ve müvekkili tarafından ödendiğini, yapılan ödemelerden davalının sorumlu olduğunu iddia ettiğini, dosyada davaya konu başmüdürlüklerin teftişi sonrasında düzenlenen raporların ve davalı tarafından rapor doğrultusunda yapılan ödemelerin mevcut olduğunu belgelerin incelediğini, 4857 Sayılı Yasanın 91. Maddesi gereğince Devletin çalışma hayatına ilişkin mevzuatın uygulanması izleme, denetleme ve teftiş görevinin olduğunu ve teftişlerin yetkili iş müfettişlerince yapıldığını, ayrıca aynı yasal düzenleme ile işçilerin iş ve toplu iş sözleşmelerinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin olarak başvuruları üzerinde işlem yapıldığını, Yasanın 92. Maddesinde İş Müfettişlerince düzenlenen rapor ve tutanakların sonuçlarının düzenlendiğini, Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesine göre sözleşmenin konusunun PTT A.Ş Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatının 5188 Sayılı Özel Güvenlik hizmetlerine dair kanun kapsamında alınmış hizmet binaları ve müştemilatı, para nakil görev alanı içinde bulunan PTT iş yerlerinin güvenlik yönünden denetimi, bununla ilgili iş ve işlemlerin kayıt altına alınması ile personel ziyaretçi ve müşterilerin terör sabotaj yangın hırsızlık soygun yağma, yıkma burada bulunanları zorla işten alıkoyma....amacıyla 5188 Sayılı özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümleri çerçevesinde özel güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi olduğunu, sözleşmenin 6. Maddesinde sözleşmenin türü ve bedelin düzenlendiğini, sözleşmenin 7. Maddesinde ise işin süresi ve personel sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuata göre hesap edilecek işçilik ücretinin düzenlediğini, ilgili madde de fazla çalışma ücretine ilişkin olarak ise "Fazla çalışma ücreti 4857 Sayılı kanun hükümleri uyarınca hesaplanacak olup, teklif fiyata dahildir. Gruplara göre belirlenen fazla çalışma süresi ihale aşamasında fiyat teklifinin verilmesinde ve değerlendirilmesinde ölçü belirlenmek amacı ile tespit edilmiş olup, fiilen çalışılan fazla çalışma saati üzerinden ödeme yapılacaktır." denildiğini, Teknik şartnamenin alışma süreleri başlıklı 11/7 maddesinde PTT'nin uygun görmesi halinde yüklenici tarafından özel güvenlik görevlisine fazla çalış yaptırabilir. Bu fazla çalışmaların ücreti yüklenici tarafından özel güvenlik görevlisine o aya ait aylık ücreti ile birlikte ödenir ve yapılan ödemelere dair ücret bodrosunun bir sureti yüklenici tarafından PTT yetkilisine verilir. Bu ödemeye ilişkin belgeler kontrol teşkilatına ulaştıktan sonra yapılan inceleme sonucuna göre mutabık kalınması halinde 4857 Sayılı İş Kanunun ilgili maddeleri çerçevesinde ödeme yapılır denildiğini, ilgili hükümler değerlendirildiğinde, fazla çalışan kısım için ücretin, hesap edilerek davalı ödeneceğinin sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmasına göre davacının yapmış olduğu fazla çalışma ücretlerinin davalıdan talep edilebileceğini, sıhhi izin ücretinin ise sözleşmede hüküm bulunmamasına göre davalıdan talep edilemeyeceğini, bu çerçevede davacının asıl davada 19/09/2017 tarihinde dava dışı işçiler ...'a SGK primi İşsizlik fonu dahil yapmış olduğu fazla çalışma ücretinin 6.686,54 TL olduğunu bu miktarın rücu edilebileceğini, sıhhi izin ücretinin talep edilemeyeceğini, birleşen davada ise dava dışı işçiler ...'a brüt, SGK prim ve fonlar ile toplam 19006,13 TL 'nin 18/10/2017 tarihinde ödendiğini, bu miktarın talep edilebileceğini raporunda mütalaa etmiştir.
Davacı ve davalı tarafından rapora itiraz edilmiş, bilirkişiden alınan ek raporda önceki değerlendirmesini tekrar ile sıhhi izin ücretinin mahkemece kabul edilmesi halinde, davacının talep edebileceği sıhhi izin ücretinin asıl davada 7798,50 TL nin 31/07/2017 tarihinden, 10.085,87 TL'nin 23/10/2017 tarihinden, 18.079,19 TL nin 04/12/2017 tarihinden itibaren faizi ile talep edilebileceğini, birleşen davada ise 18.786,35 TL nin 17/10/2017 tarihinden itibaren faizi ile rücuen talep edilebileceğini raporunda mütalaa etmiştir.
Davacı tarafından alınan ek rapor doğrultusunda davasını ıslah ederek asıl davada 42.087,55 TL birleşen davada 37.292,48 TL olarak dava değerini belirlemiş harcını ikmal etmiş, davalı tarafından rapora itiraz edilmiş ise rapora itiraz edilen hususlar mahkememizce değerlendirilecek mahiyette olduğundan yeniden rapora gerek görülmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri iş müfettişlerince düzenlenen raporlara ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde, davalıya ait iş yerlerinde çalıştırdığı işçilere ödemek zorunda kaldığı sıhhi izin ücreti ve fazla çalışma ücretlerinin rücuen tahsilini talep etmiş olup, davacının alacağının sözleşmeye dayalı olmasına göre davacının ancak sözleşmede hüküm bulunması ve sözleşmeye çerçevesinde gerekli yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde yapmış olduğu ödemelerin rücuen tahsilini talep edebilir. Taraflar arasındaki sözleşmede hüküm altına alınmayan ödemeler, davacı ile işçi arasında imzalanan sözleşmede yahut toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılsa dahi, asıl işverenden talep edilemez.
Somut davada; davacının asıl davada ve birleşen davada talepleri sıhhi izi ücreti ve fazla mesai ücretlerinden kaynaklanmaktadır. Davacının işçilerine ödeme yapmasına esas alınan Çalışma Bankalığı İş müfettişi raporları incelendiğinde, PTT Avrupa Yakası Başmüdürlüğünde yapılan denetimde, bir kısım işçilerin sıhhi izin ücretinin ödenmemiş olduğu belirtilerek izin ücretlerinin işverence ödenmesi hususu bildirimiş (24/05/2017 Tarihli yazı), PTT İzmir Başmüdürlüğünün teftişinde ise yine bir kısım işçilerin sıhhi izin ücreti 7.210,39 TL ile dava dışı işçiler ...'un Gece vardiyesinde kadın işçi olması nedeniyle çalışma süresinin 7,5 saat olacağı ve aşan sürenin fazla çalışma olması nedeniyle ücretinin ödenmesi gerektiğinden 3.670,90 TL fazla mesai ücretinin ödenmesi hususunun bildirildiği (14/07/2017 Tarihli yazı), PTT Ankara Başmüdürlüğünün Brüt 19.155,12 TL işçilere sıhhi izin ücreti ödenmesi kapsamındaki yazısı yine birleşen dava dosyasında ise Bir kısım işçilerin sıhhi izin ücretinden kaynaklanan 19.973,76 TL ve Bir kısım işçilerin 24 esasına göre çalıştırılmasından kaynaklanan fazla mesaisine ilişkin 18.809,46 TL brüt ücrete ilişkin olduğu görülmüştür. Davacı işçiler ile imzaladığı bireysel iş sözleşmesi yahut toplu iş sözleşmesi ile davalı asıl iş verenin hizmet alım sözleşmesindeki yükümlülüklerini arttıramaz. Yine sözleşme kapsamında kalan yükümlülükleri yönünden ise, sözleşme çerçevesinde işlem yapılması halinde, rücu talep edebilir. Sıhhi izin ücreti aylık esasına(maktu aylık) esasına tabi iş ve toplu iş sözleşmelerince kararlaştırılabileceği gibi hizmet alım sözleşmelerinde de, işçilerin ücretin maktu olarak ödenebileceği asıl işveren ve alt işveren arasında da kararlaştırılabilir. Ancak taraflar arasındaki sözleşmede sözleşme bedeli belirlenirken yapılacak aylık çalışmalar esas alınmış ise de, sözleşmenin 7. Maddesinde ödemelerde "fiilen çalışılan gün ve personel sayısı dikkate alınacaktır" düzenlemesine yer verilmiş olup (sıhhi ücretine konu günler yasa gereği çalışmadığı halde ücrete hak edilecek günlerden olmadığından), söz konusu düzenleme karşısında, davacı iş ve toplu iş sözleşmesi kapsamında ve teftiş raporu doğrultusunda demek zorunda kaldığı sıhhi ücret bedellerinin ödenmesini davalıdan talep edemez. Bu nedenle asıl ve birleşen davada bu kalemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Asıl ve Birleşen davadaki fazla mesaiye ilişkin talepler yönünden ise, gerek asıl davada gerekse de birleşen davada, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde, çalışma süresi 45 saate göre belirlenmiş olup, davacının ödemek zorunda kaldığı fazla mesai ücreti asıl davada kadın işçilerin İş Kanunun 69. Maddesi ve İş Kanunun 73. Maddesi kapsamında çıkartılan Kadın İşçilerin Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmelik yönetmeliğe aykırı olarak 7,5 saatten fazla çalışmasından kaynaklandığı, yine birleşen davadaki fazla çalışmasının ise kanuna aykırı şekilde 24 saat çalışma, 2 gün izin şekilde düzenlemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafından yapılan teftişten sonra çalışma süresinin 1 saat ara dinleme süresi olmak üzere 12 saat çalışma bir gün dinlenme olarak çalışma düzenini düzelttiğini, Teftiş Kuruluna bildirdiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacının belirtilen şekilde davalının fazla çalışma yapılması istediğine ilişkin bir iddiası olmayıp, yapılan çalışma şekline göre fazla çalışmadan davalının sorumlu olduğunu iddia etmiştir. İş müfettişlerince tespit edilen fazla çalışma süreleri, işveren tarafından kanuna aykırı olarak işçilerin çalıştırılmasından kaynaklanmış olup, davalının fazla çalışmaya ilişkin bir talimatı olmadığı gibi, davacı tarafından bu nedenle teftiş öncesi hak edişle talepte bulunulmadığı, söz konusu aylara ilişkin ödemelere de ihtirazi kayıt konulmadığından, davacının, davalının talebi olmaksızın yapmış olduğu hatalı uygulamanın neticesi ortaya çıkan fazla çalışma ücretinin rücuen davalından talep edemeyeceğinden, davacının asıl ve birleşen davadaki buna ilişkin taleplerinin de reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran asıl ve birleşen dosya davacısı vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında imzalanan sözleşmede mevzuata göre hesaplanacak işçilik ücretinin ve fazla mesai ücretinin davalı şirket tarafından müvekkiline ödeneceğine ilişkin hüküm olmasına rağmen mahkemece davanın reddedildiğini, sözleşmenin 7.maddesi uyarınca davanın kabulü gerektiğini, bu nedenle işçilerin sıhhi izin ücreti hususunda İş Teftiş Kurulu raporu gereğince yapılan ödemenin esasen sıhhi izin ücreti değil, sıhhi izinli olunan dönemde eksik ödenen aylık ücret ödemesi olduğunu, sözleşme gereği işçilerin ücretlerinin fiilen çalışılan güne göre değil, aylık sabit 30 gün üzerinden maktu şekilde müvekkili şirkete ödendiğini, müvekkilinin de hukuka uygun şekilde işçilerin sıhhi izinli oldukları dönemlerde eksik ödenen maaşlarını talep ettiğini, sözleşmenin 7.maddesi uyarınca fazla mesai ücretlerinden davalı PTT'nin sorumlu olduğunu, aksi takdirde davalının sebepsiz zenginleşeceğini, müvekkilinin davalının belirlediği sayıda ve esasta işçiler çalıştırdığını, sorumluluğun davalıya ait olduğunu, mahkemenin HMK'nun 25.maddesine aykırı olarak, "taraflarca getirilme" ilkesini ihlal edip buna göre karar verdiğini, kararın hatalı olup kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK :
Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi uyarınca davacı yüklenici tarafından istihdam edilen işçilerin fazla mesai ve sıhhi izin ücretlerinin sorumluluğunun taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ilgili kanun maddeleri uyarınca davacı yükleniciye mi yoksa davalı ihale makamına mı ait olduğu hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava ve birleşen dava, taraflar arasında akdedilen Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi uyarınca davacı yüklenici tarafından istihdam edilen işçilerin fazla mesai ve sıhhi izin ücretlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen dosyada davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/81E., 2019/753K. sayılı dava dosyasında verdiği 14/10/2019 tarihli kararına yönelik asıl ve birleşen dosyada davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 44,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 383,20 TL'nın ve birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL 'nın asıl ve birleşen dosya davacısından tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
24/09/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2024

Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim