Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1727
2024/1614
4 Aralık 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1727 - 2024/1614
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ- D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2020/1727
KARAR NO : 2024/1614
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 27.02.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/787 E., 2020/152 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
Davacı ile davalı ... ... A.Ş. vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, kurumlarının bir kamu iktisadi teşebbüsü olup bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanması işinin ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden sağlandığını, özel güvenlik şirketlerinin sözleşme gereği işçi işe alma ve çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumluluğun bu şirketlerde olduğunu, davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri akdedildiğini, dava dışı işçi ...’nün 05.07.2010-17.04.2017 tarihleri arasında özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken, çalıştığı açık yığın sahasının tasfiye edilmesi nedeniyle yüklenici firmaya iadesinin yapıldığını, dava dışı işçiye 6 yıl 8 ay 27 günlük hizmetinin karşılığı olarak 18.05.2017 tarihinde 15.560,77-TL ödendiğini, davalı şirketler ile yapılan sözleşmelerin ilgili maddeleri, 4857 sayılı Kanunun 2/6 maddesi ve 6098 sayılı Kanunun 162-168. madde hükümlerine göre dava dışı ...’ye Ödenen bedelin davalılar tarafından davacı kuruma ödenmesi gerektiğini, davacı idare ile davalı şirketler arasında; 14.01.2010-31.12.2010 dönemi için ... Güvenlik Ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. 01.01.2011-31.12.2011 dönemi için ... Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. 01.01.2012-31.12.2012 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. 01.01.2013-31.12.2013 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti 01.01.2014-31.12.2015 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı 01.01.2016-15.03.2016 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. 16.03.2016-31.05.2016 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı, 01.06.2016- 07.06.2016 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. 08.06.2016-15.06.2016 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. 14.06.2016-31.07.2016 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı, 01.08.2016-31.08.2016 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. îş Ortaklığı, 01.09.2016-31.10.2016 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı, 01.11.2016- 31.08.2017 dönemi için ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. Ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı İle sözleşmeler yapıldığını, sözleşmelerin ilgili maddelerinde, yüklenicinin çalışma hayatını düzenleyen mevzuatın işverene yüklediği tüm yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiği hükmüne yer verildiğini belirterek 15.560,77-TL’nin ödeme tarihi olan 18.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketlerden rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... Özel Güvenlik Dam. Eğitim Alarm Cih. ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. Vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, 4857 sayılı İş Kanunu gereğince asıl işverenin ait işverene rücu etmesine olanak sağlayan bir hükmün bulunmadığını, davacının işçi alacaklarını kendisinin ödemek zorunda olduğunu, kıdem tazminatına ilişkin hükümlerin emredici olup kesinleşmiş bir kararla sonuçlanmamış tüm uyuşmazlıklarda uygulanmak durumunda olduğunu, 4857 sayılı Kanunda 6552 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gereğince asıl işveren olan kamu kurumunun alt işverenlere rücu olanağı tanımadığını, davacı ile davalılar arasındaki sözleşmede yükleniciye rücu edebileceğine dair bir hükmün bulunmadığını, davacının yargı kararı olmadan işçiye ödediği kıdem tazminatını davalıdan isteyemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmede davalı şirkete kıdem tazminatı ile ilgili bir sorumluluk yükletilmediğini, yapılan sözleşmede sadece işçilik maliyeti ve sözleşme giderleri adı altına davacı şirkete ödeme yapıldığını, bu ödemeler dışında ayrıca kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin 22. maddesinde, "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür." hükmüne yer verildiğini, ayrıca idari şartnamenin "Teklif Fiyata Dair Giderler başlıklı 25. maddesinde, "İşin yürütülmesinden doğacak vergi, resim, harç, SSK primleri, işsizlik sigorta primi, işçinin diğer sosyal haklan, resmi bayramlarda çalışması karşılığında ödenecek ücretler, fazla mesai ücreti alacağı, giyecek, ulaşım ve yemek masraflan vs." olarak sayıldığını, bunlar arasında kıdem tazminatına yer verilmediğini, ihale dokümanının niteliği değerlendirildiğinde, davacı ile davalı şirket arasında hizmet alım ilişkisinin bulunmadığını, 4857 sayılı Kanuna 6552 sayılı Kanunla eklenen hüküm uyarınca kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde bulunduğu, davalı şirketin nevi değişikliği sonucu unvanının "... Güvenlik Hizmetleri Anonim Şirketi" olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "... dava dışı işçi ...'ye işten ayrılması nedeniyle davacı kurum tarafından 6 Yıl, 8 Ay, 27 Gün üzerinden hesaplama yapılarak 15.560,77 TL kıdem tazminatı hesaplandığı, bunun damga vergisinin 118,11 TL olduğu, bu itibarla dava dışı işçiye ödenecek net tutarın 15.442,66 TL olarak belirlendiği ve 18/05/2017 tarihli dekontla dava dışı işçiye ödendiği, davacı genel müdürlüğün davalı şirketlerden ihale yolu ile hizmet satın aldığı, bu çerçevede hizmet sözleşmeleri imzalandığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacı idare tarafından hesaplanarak dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatında fazlalık bulunmadığı, dava dışı işçinin işin sona ermesi nedeniyle işten çıkarıldığı anlaşılmakla, kıdem tazminatına hak kazandığının tespit edildiği, davacı idare ile davalı şirketler arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde 29/12/2015 tarihi ve sonrasındaki dönemlere ilişkin kıdem tazminatı ödemelerinin hariç tutularak yüklenicinin bu tazminattan sorumlu olmadığının açıkça kararlaştırıldığı, bu durumda davacı genel müdürlük tarafından 01/01/2016 tarihinden sonraki süreyi kapsayan kıdem tazminatı ödemelerinin davalı yüklenicilerden talep edilemeyeceği, her ne kadar 7166 sayılı Yasa ile ilgili hükümler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ise de dosyada toplanan deliller kapsamına göre açıkça sözleşme ve şartnamelerde 01/01/2016 tarihinden sonraki sürelerde kıdem tazminatı ödemelerinin davalı yüklenicilerden talep edilemeyeceği kararlaştırılmış olduğundan bilirkişi raporundaki hesaplamaların sonuç itibariyle değişmediği, bu nedenle ek değerlendirme istenilmesine gerek bulunmadığı, 01/01/2016 tarihinden önceki sözleşmeler yönünden ise açık bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, ödenen tazminat ve ferilerinden tarafların 1/2'şer oranında sorumlu olması gerektiği anlaşılarak bilirkişinin sonuç itibariyle doğru olan hesaplamaları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Yerel mahkemece davalıların 01.01.2016 tarihinden önce imzalanan hizmet alım sözleşmelerine göre 1/2 oranında sorumlu olduklarına dair kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinde bütün işçilik alacaklarının sözleşme bedeline dahil edildiğini, bu nedenle müvekkili kurumun ödenen bütün bedeli davalılardan rücuen talep hakkının bulunduğunu;
Dava dışı işçinin çalışma dönemlerini kapsayan 05.07.2010 - 01.01.2016 tarihleri arasında davalılar ile imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin eki niteliğinde olan teknik şartnamelerin 18.5. maddesi ile 15.5 maddelerinde belirtildiği üzere işçilerin iş akitlerinin feshi halinde işçilik alacaklarından alt işveren sıfatıyla davalıların sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer verilen teknik şartname maddelerinin yeterince tetkik edilmeden rapor düzenlenmiş olması nedeniyle bu maddeler dikkate alınmadan hüküm kurulmasına sebebiyet verildiğini, sözleşmelerde kıdem tazminatından açıkça davalıların sorumlu olduğuna yönelik bir düzenleme bulunmadığı yönünde kurulan hükmün usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini;
İstinaf dilekçelerinde yer verdikleri Yargıtay içtihatları dikkate alındığında davalılar ile imzalanan teknik şartnamelerin ilgili maddelerinin müvekkili kurum tarafından ödenen kıdem tazminatının tamamının davalılardan rücu edilebileceğinin kabulünün gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ......A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Davacı ile imzalanan sözleşmenin müvekkili şirkete kıdem tazminatıyla ilgili bir sorumluluk yüklemediğini; müvekkili şirkete yapılan ihale neticesinde, sadece işçilik maliyeti ve sözleşme gideri adı altında ödeme yapıldığını, bu ödemeler dışında ayrıca kıdem-ihbar tazminatına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını;
6552 sayılı kanunun 10.09.2014 tarihinde kabul edilerek Resmi Gazete'de yayımlandığını, yasa gereği kıdem tazminatı alacağından işçinin çalıştığı kurumun sorumlu olduğunu; Dava dışı işçinin kıdem tazminatından davacının tam sorumlu olduğu açık olduğundan, yerel mahkemece müvekkili şirketin 1/2 oranında sorumlu olduğuna ilişkin verdiği kararın açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
1-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür.
Buna göre, ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi 01.01.2020 tarihinden itibaren 5.390,00-TL olarak uygulanacaktır.
Somut davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tarihi 27.02.2020'dir. Dava konusu edilen alacak miktarı 15.560,77 TL olup, davalıların sorumlulukları ayrı ayrı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İstinaf isteminde bulunan davalı ... Güvenlik ... Ltd. Şti aleyhine 1.146,98-TL ye hükmedilmiş olup işbu davalı tarafça istinafa getirilen bu miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 5.390,00-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davalı ... Güvenlik...A.Ş.'nin istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.
HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.
Bu nedenle davalı ... Güvenlik...A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
(Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K.,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları)
Öte yandan; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin 22.1. maddesinde, "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır. Genel Şartnamenin altıncı bölümünde "çalışanların özlük hakları" başlıklı 38. maddesinde ücret ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmelerin 22.1. maddesi uyarınca öncelikle uygulanması gereken "ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri" kapsamında, 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesindeki "25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca uygulanması gereken 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde, kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü işçiyi çalıştıran işverene yükletilmiş, işçiye kıdem tazminatı ödenmesinin koşulları düzenlenmiştir.
Somut olayda, Yargıtay 23. Hukuk ve 6. Hukuk Dairelerinin yukarıda belirtilen kararları doğrultusunda, dava dışı işçinin davalı yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davacı üst işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davalıların dava dışı işçinin kendileri yanında çalıştığı dönem için belirlenen tazminat tutarının yarısından sorumlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır. Yine Sözleşmelerin 22.1. maddesinin açık düzenlemesi uyarınca 01.01.2016 tarihinden sonraki dönem için de davalıların sorumlu oldukları anlaşılmakla, 26.08.2019 tarihli bilirkişi raporundaki verilerden hareketle, alacağın tamamının toplam 15.560,77-TL olduğu; davalılardan ... A.Ş.'nin 1.121,50-TL'den; ... A.Ş.'nin 2.293,97-TL'den; ... Ltd. Şti.'nin 560,77-TL'den; .... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. iş ortaklığının ise 11.584,53-TL'den sorumlu olduğu hesap edilmekle davanın kabulüne karar vermek üzere HMK m 353/1,b,2 uyarınca kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Güvenlik...A.Ş.'nin istinaf dilekçesinin reddine.
II-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/787 E., 2020/152 K. sayılı dava dosyasında verdiği 27.02.2020 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.
Buna göre:
Davanın kabulü ile, toplam 15.560,77-TL alacaktan:
1.121,50-TL'nin ... Güvenlik ve Koruma Hizmetleri A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine;
2.293,97-TL'nin ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine;
560,77-TL'nin ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine;
11.584,53-TL'nin .... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. iş ortaklığından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine.
Alacaklara 15.08.2017 tarihinden itibaren davalı ... A.Ş. yönünden yıllık %19; davalı ... A.Ş. yönünden yıllık %16; diğer davalılar yönünden ise avans faizi işletilmesine.
Karar ve ilam harcı:
Alınması gerekli 1.062,96 TL harçtan peşin alınan 265,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 797,22 TL. harcın sorumlulukları oranında davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
Yargılama giderleri ve gider avansı:
Davacı tarafından yapılan 1.597,75 TL yargılama gideri, 35,90 TL başvurma, 265,74 TL peşin harç toplamı 1.899,00-TL yargılama giderinin sorumlulukları oranında davalılardan alınarak davacıya verilmesine. Artan avans var ise gideri içerisinden karşılanarak ilgili tarafa iadesine.
Vekalet ücreti:
A.A.Ü.T. uyarınca 15.560,77-TL vekalet ücretinin sorumlulukları oranında davalılardan alınarak davacıya verilmesine."
III-Peşin alınan istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istinaf kanun yoluna başvuranlara iadesine.
IV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
04.12.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 06.12.2024
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.