Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1416
2024/1612
4 Aralık 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2020/1416
KARAR NO : 2024/1612
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 13.02.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/759 E., 2020/112 K.
DAVACI :
DAVALI
VEKİLİ :
Davacı şirket ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı şirket, davalı ... ile aralarında 2011-2015 yılları arasında ihale edilen işlerin yapılmasına dair sözleşmeler düzenlendiğini, davalı kuruma bağlı Bigadiç Bor İşletme Müdürlüğünde yapılan işlerin 31.12.2015 tarihinde tamamlandığını, kesin kabul tutanağının 08.03.2016 tarihinde imzalanmış olmasına rağmen davalı kurumun usulsüz olarak hak edişten %10 oranında blokaj kesintisine karşılık daha önce sunulan avans teminat mektuplarını nakde dönüştürerek halen davalı kurumda işten ayrılmamış ve çalışmaya devam eden işçilere avans kıdem tazminatı şeklinde ödeme yaptığını, bu nedenle yapılan ödeme miktarının 56.764,21-TL olduğunu, davalı kurumda çalışmakta iken çeşitli sebeplerle işten ayrılan işçilere ödenen kıdem tazminatı tutarının 80.658,32-TL olduğunu, bu miktarın Kamu İhale Kanunu yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak tahsil edildiğini; davalı kuruma bağlı Bandırma Bor İşletmesi Müdürlüğünde yapılan işlerin 31.12.2015 tarihinde tamamlandığını, kesin kabul tutanağının 17.02.2016 tarihinde imzalanmış olmasına rağmen davalı kurumun usulsüz olarak hak edişten %10 oranında blokaj kesintisine karşılık kuruma verilmiş olan toplam 53.372,62-TL tutarındaki avans teminat mektuplarının davacı şirkete iade edilmesi gerekmekte iken davalı kurumun hakim konumunu kullanmak suretiyle usul ve yasaya aykırı olarak avans teminat mektuplarını halen hesabında tuttuğunu, bu işlerin süresi dolduğu halde avans teminat mektuplarının kesin kabul ile birlikte bankaya iade edilmesi gerektiğini, teminat mektupları bankaya iade edilmediği için komisyon ve masraf ödendiğini, tutarının tam olarak bilinmediğini, ancak bankaya ödenen masraf ve komisyon tutarının 10.000,00-TL’nin üzerinde olduğunu, halen usul ve yasalara aykırı olarak haksız ve yersiz bir şekilde davalı kurumda tutulan 53.372,62-TL tutarındaki avans teminat mektuplarının iadesi ile bu teminat mektuplarının haksız/sebepsiz şekilde uzatılmasından dolayı bankaya ödenmek zorunda kalınan masraf ve komisyon karşılığı olarak şimdilik 10.000,00-TL’nin tahsiline karar verilmesinin talep edildiğini; ihale kapsamında çalışan işçilerin işe alınması, işten çıkarılması ile sevk ve idaresinin tamamen davalı kurum tarafından yapıldığını, kıdem tazminatı ödenen işçiler için davalı kurumda bulunan alacaklardan her ay %10 olmak üzere hak ediş tutan üzerinden kesilen ve kurum hesaplarında faizsiz tutulan blokaj kesintilerinden ve/veya blokaj kesintilerine karşılık kuruma verilen avans teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesi suretiyle usul ve yasaya aykırı olarak haksız, yersiz ve mesnetsiz olarak halen çalışmakta olan personele ödendiğini, davalı kuruma 07.12.2015 tarihinde ve daha sonraki tarihlerde başvuru yapıldığını, bu başvurulara karşı verilen cevapların dilekçe ekinde sunulduğunu, bahsi geçen işlerden (Bigadiç) 848.274,48-TL sözleşme bedelli işin 31.12.2015 tarihinde sona erdiğini, bu işin kesin kabulünün 08.03.2016 tarihinde yapıldığını, buna rağmen iş için hak ediş bedeli üzerinden %10 oranında yapılan kesintiler sonrası kurumda kalan 2 avans teminat mektubunun nakde çevrilerek halen çalışmaya devam eden işçilere ödeme yapıldığını; bahsi geçen işlerden (Bandırma) 484.898,40-TL sözleşme bedelli işin 31.12.2015 tarihinde sona erdiğini, bu işin kesin kabulünün 17.02.2016 tarihinde yapıldığını, buna rağmen iş için hak ediş bedeli üzerinden %10 oranında yapılan kesintiler sonrası kurumda kalan 3 adet ve 53.372,62-TL bedelli avans teminat mektubunun halen iade edilmediğini, %10 blokaj kesintisinin sözleşmelerde yer almasına ilişkin düzenlemenin Kamu İhale Kurulu tarafından iptal edilmiş olmasına rağmen davalının ihale şartnamelerinde bu hükümlere yer verdiğini, bu hükümlerin geçerli olmadığı, işçilere ödenen kıdem tazminatı bedellerinin hak edişten kesilmesinin 6552 sayılı Kanuna aykırı olduğunu, 6552 sayılı Kanun hükümlerine göre kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün kamu kurum ve kuruluşlarına ait bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 17 işçi için ayrı ayrı ödenen kıdem tazminat tutan olan 137.422,53-TL’nin davalı kurum tarafından her işçi için ayn ayrı ödeme tarihi itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile tahsiline; hak ediş bedelleri üzerlerinden kesilen %10’luk tutarların yasal faizi ile tahsiline; kurumda halen bekletilen 53.372,62-TL tutarlı 3 adet avans teminat mektubunun iadesi ile yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla avans teminat mektupları için ödenen masraf ve komisyon tutarları için 10.000,00-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili arasında 01.09.2012 tarihinden 01.06.2015 tarihine kadar geçerli 7 adet sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmelerden ilk ikisinin tüm sonuçlarıyla tamamen sona erdiğini, teminat mektuplarının iş bitiminde iade edildiğini, her ne kadar dava dilekçesinde yukarıda bahsedilen 01.09.2012-31.12.2013, 01.01.2013-31.03.2013 dönemlerini kapsayan 2 adet sözleşmede belirtilmiş ise de bu sözleşmelerle ilgili olarak davacının bir talebinin olamayacağını; dava dilekçesinde halen çalışmaya devam eden işçilere avans kıdem tazminatı niteliğinde ödenen 56.764,62-TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de, bu miktarın Bor İşletmesi Müdürlüğünün 01.01.2013-31.12.2015 tarihleri arasında 36 ay süre ve 11 işçi ile itfaiye işçiliği hizmet alımı işine ilişkin olduğunu, dava dışı işçilere ödenen 56.764,62-TL’nin tamamen sözleşmenin 36.1. maddesi hükmü ile şartnamenin 42/a hükmü doğrultusunda yapıldığını, sözleşmenin 36/II.a maddesinde ‘Yüklenici iş sonunda çalıştırdığı tüm işçilerin iş sözleşmelerini tasfiye ederek işçilerin bu sözleşme kapsamında yüklenicide çalıştıkları döneme ilişkin, hak etmiş olduğu ihbar, kıdem, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve diğer her türlü alacaklarını ödeyecektir. Yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin iş sözleşmelerini tasfiye ettiğini gösterir işten çıkış bildirgelerini, hakların (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, varsa fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacağının) ödendiğine dair bordroları, banka dekontları ve ibranameleri ibraz etmedikçe kesin kabul işlemi yapılmaz. Yüklenicinin sözleşme süresi bitiminden başlayarak 30 günlük süre içinde söz konusu belgeleri sunmaması halinde idare, işçilerin sözleşmeleri feshedilmiş sayarak işçilerin yüklenicide çalıştırdıkları döneme ilişkin olarak hak ettikleri tüm alacaklarını (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai vb.) öncelikle bu madde uyarınca yapılan kesintilerden, yetmezse yüklenicinin hak edişinden ödemeye, bunlar yetmezse kesin teminatından tahsil etmeye yetkilidir.” hükmü gereğince işlem tesis edildiğini, benzer uyuşmazlıkla ilgili Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ve Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davaların müvekkili lehine neticelendiğini; sözleşme hükümleri gereğince kıdem tazminatı alacağına karşılık olarak hak edişlerden aylık %10 kesinti yapıldığını, ancak davacı şirketin nakit olarak kesilen fon miktarını kullanmak istemesi üzerine avans teminat mektubu ile değiştirme talebi uygun görülerek davacı şirketten alınan avans teminat mektupları karşılığında hesaplarına yatırıldığını, yapılan işlemin 4857 sayılı Kanunun 112. maddesi uyarınca ödenen kıdem tazminatının davacı şirkete rücu edilmesinden ibaret olduğunu, davacı şirketin kendi döneminde çalıştırdığı işçilere yönelik kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü çerçevesinde kurum hesaplannda tutulan kıdem tazminatı fonunun tasfiyesi ile 11 çalışanın çalışma sürelerine göre hesap edilen 56.764,21-TL kıdem tazminatının avans niteliğinde ödendiğini; dava dilekçesinde davacı şirketin ihale dönemi dışında kalan tüm hizmet yıllarını da kapsayacak şekilde kurumda çalışmakta iken işten ayrılan işçilere ödenen 80.658,32-TL kıdem tazminatımn da davacı şirketten haksız olarak kesildiği iddia edilmekte ise de, 01.01.2011-31.12.2012, 01.01.2015-01.05.2015 ve 01.05.2015-01.06.2015 dönemlerini kapsayan işlerle ilgili olarak davacı şirketin işçilerinden emeklilik ve işten ayrılma nedeniyle kıdem tazminatı hak edenlere yapılan kıdem tazminatı ödemeleri davacı şirketin son işveren olması nedeniyle İş Kanunu, sözleşme ve şartnameler doğrultusunda ödemekle yükümlü olduğunu, bu üç genel hizmet alım sözleşmesinin eki teknik şartnamenin 5.24. maddesinde ‘Yüklenici, çalışanların hak etmiş olduğu ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücreti ve her türlü alacaklarını ödemekle yükümlü olup, işin bitiminde çalışanların yükleniciden hiç bir alacağı bulunmayacaktır. Yüklenici iş sonunda çalışanların, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücreti ve her türlü alacaklarının ödendiğine ilişkin bordro ve banka dekontlarını, gerek duyulması halinde, teşekküle sunmak zorundadır. Yüklenicinin çalışan alacaklarını ödememesi nedeniyle teşekkül herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalırsa, yüklenici ödediği bedeli faizi ile birlikte derhal teşekküle ödemek zorundadır.’ hükmüne, 5.25. maddesinde ise, ‘Teşekkül, ücret, fazla mesai, izin ücreti vb. işçilik alacaklı ve bunlarla ilgili prim, vergi ve fon vs. ile iş kazası ve meslek hastalıktan gibi nedenlerle, yüklenici çalışanlarına, Sosyal Güvenlik Kurumu ya da üçüncü kişilere herhangi bir ödeme yapmak durumunda kalırsa yüklenici bu ödemeleri faizi ile birlikte derhal teşekküle ödemekle yükümlüdür.’ hükmüne yer verildiğini, Yargıtay kararlarında taraflar arasında iç ilişkide sorumluluğun taraflardan birine ait olacağının kararlaştırmasına ilişkin sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu ve bu sözleşme hükümlerinin tarafları bağlayacağının kabul edildiği; dava dilekçesinde 53.372,62-TL tutarlı avans teminat mektuplarının taraflarına iadesi şirketin hak edişlerinden kesilen %10 blokaj kesintilerinin davalı kurum hesaplarında bekletildiği süreye ilişkin hesaplanacak yasal faizleri ile kuruma verilen avans teminat mektupları için bankalara ödenen 10.000,00-TL masraf ve komisyon tutarının ödenmesinin talep edildiği belirtilmekte ise de, davacı şirketin kurumda bitmiş işlerine ilişkin herhangi bir hak ediş kesintisinin bulunmadığını, 53.372,62-TL’lik teminat mektuplarının 01.01.2013-31.12.2015 tarihlerini kapsayan sözleşmeye istinaden hak ediş kesintilerine karşılık olarak alındığını, bu sözleşmenin 36. maddesinin 1. bendinin (a) fıkrasında, ‘Yüklenici işin bitiminde çalıştırdığı tüm işçilerin iş sözleşmelerini tasfiye ederek işçilerin bu sözleşme kapsamında yüklenicide çalıştıkları döneme ilişkin, hak etmiş olduğu ihbar, kıdem, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve diğer her türlü alacaklarını ödeyecektir. Bu madde uyarınca işçilere sözleşmelerin tasfiyesi nedeniyle yapılacak ödemelere karşılık, yüklenicinin hakkedişlerinden %10 oranında kesinti yapılır. Yapılan bu kesintiler kesin kabul yapıldıktan sonra yükleniciye ödenir. Ancak, kesintiler kesin kabulden önce avans teminat mektubu karşılığı yükleniciye ödenebilir.’ hükmüne yer verildiğini, davacı şirketin hak edişlerinden yapılan %10 kesinti tutarın toplam 53.028,74-TL’nin 3 adet avans teminat mektubu karşılığında davacı firmaya iade edildiğini, sonuç olarak davacı yüklenicinin sözleşmenin 36. maddesi gereği yükümlülüğünü yerine getirmediğinden 3 adet teminat mektubunun kurum nezdinde tutulduğunu; dava dilekçesinde hak ediş kesintilerine ilişkin olarak faizi de talep edildiği belirtilerek davacı şirketle yapılan sözleşmeler doğrultusunda sözleşme eki idari şartnamenin 47.2.a maddesi gereğince, firmanın aylık hak edişlerinden işçilerin kıdem tazminatları için teminat olarak %10 kesintiler yapıldığı ve dava dışı işçilere ödendiğini, davacının masraf ve faiz talebinin sözleşme hükümlerine ve verilen teklife aykırı olduğunu, %10 kesintilerin sadece 2013-2014 yılları arasında gerçekleşen hizmet alımlarında uygulandığını, Kamu İhale Kurumu kararları doğrultusunda daha sonraki idari şartnamelere bu hükmün konulmadığını, davacı tarafın tüm sözleşmelerin 42/a bendi 1. fıkra 7. bent hükmü doğrultusunda, kesintilere gerekse kesintilere ilişkin faiz ve masraflara itiraz hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "... Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında 7166 sayılı Yasa hükümlerinin dava konusu uyuşmazlık yönünden uygulanma imkanının kalmadığı, davalı ... müdürlük ile davacı şirket arasında imzalanan 30/04/2015-25/12/2014-31/12/2012-24/12/2012 tarihli sözleşmelerde ve sözleşmelerin eki teknik ve özel şartnamelerde, yüklenicinin işçilik tazminat ve alacaklarından sorumlu olacağına dair hükümlere yer verildiği, bu sözleşme dönemlerine isabet eden kıdem tazminatı ödemelerinden bu nedenle davacı şirketin sorumlu olacağı, bu sorumluluğun kendi ihale dönemleri ile sınırlı olması gerektiği, davacı şirketin son işveren olduğu gerekçesiyle dava dışı işçilerin davalı ... müdürlük nezdinde diğer işverenler nezdinde geçen hizmet dönemleri yönünden davacı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, bu çerçevede bilirkişi tarafından usulünce yapılan hesaplamalar dikkate alındığında; 6 işçiye ödenen 80.658,32-TL kıdem tazminatı yönünden davalı ... Müdürlüğünün fazladan tahsil ettiği miktarın 53.262,32-TL olarak hesaplandığı; sözleşmenin 4734 sayılı Kanunun 62. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında olmadığının kabulü ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı karşısında 7166 sayılı Kanunla 4857 sayılı Kanuna eklenen Geçici 9. maddesi hükmünün dava konusu sözleşmeler açısından uygulanamayacağı, bu yöne ilişkin olarak davacı şirketin davalı ... Müdürlükten 53.262,32-TL alacaklı olduğu, 11 işçiye avans olarak ödenen kıdem tazminatı miktarı 56.764,21-TL‘nin sözleşme ve dosya kapsamına uygun olarak davalı ... Müdürlük tarafından tahsil edildiği, bu yöne ilişkin talebin reddi gerektiği, davalı ... ile ... Temizlik Tarım Ve Ormancılık Otomotiv Gıda İnşaat İthalat İhracat Sanayi Tic. Ltd. Şti. arasında 36 ay süreli 11 işçi ile itfaiye hizmet alımı işine ilişkin 24.12.2012 tarihli ve 2012/129374 İhale Kayıt Numaralı sözleşmenin imzalandığı, sözleşme döneminin 01.01.2013-31.12.2015 tarihlerini kapsadığı, sözleşmenin 36.2.a maddesi hükmü karşısında, davacı şirketin avans teminat mektuplarının iadesini talep edemeyeceği, buna bağlı olarak teminat mektupları için ödenen komisyon/masraf tutarlarını da talep edemeyeceği, işçilik tazminat ve alacakları yönünden %10 kesinti sözleşme hükmü doğrultusunda yapıldığından, davacı şirketin blokaj kesintileri için faiz talep edemeyeceği açıkça anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne..." gerekçesi ile fazladan tahsil edildiği anlaşılan 53.262,31 TL'nin dava dışı işçi ... yönünden fazla tahsil edilen 11.244,01 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 26/10/2015 tarihinden, dava dışı işçi ... yönünden fazla tahsil edilen 508,33 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 23/12/2015 tarihinden, dava dışı işçi ... yönünden fazla tahsil edilen 25.460,92 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 23/12/2015 tarihinden, dava dışı işçi ... yönünden fazla tahsil edilen 16.049,06 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 11/01/2016 tarihinden işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, 11 işçiye avans ödemesinin iadesine yönelik davacı talebinin reddine, avans teminat mektuplarının iadesi ile teminat mektupları için ödenen komisyon/masraf tutarlarının iadesi ve %10 kesinti tutarlarının iadesine yönelik davacı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Tamamı kamuya ait iken kanun ve mevzuata mutlak riayet etmesi gereken davacı kurumun, mevzuata aykırı olduğunu bildiği hususu ihale şartnamesine koymasının teknik şartnamede kesin kabul yapıldıktan sonra bu bedellerin iade edileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen iade etmeyip çalışan ve çalışmaya devam eden işçilere hiçbir mevzuatta olmayan avans kıdem tazminatı adı altında ödeme yapmasının ve bir kısım teminatlarının da halen kurumda tutulmasının yasalara aykırı oduğunu, yasalara aykırı olan sözleşmenin bu maddesinin Borçlar Kanununun 27. maddesi doğrultusunda hükümsüz sayılarak avans kıdem tazminatı olarak ödenen kısmın ve kurum hesaplarında tutulan teminat mektuplarının taraflarına iadesi hususunda karar verilmesini talep ettiklerini;
Davalının açıklık, şeffaflık ve iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacak şekilde açıklamadan kaçınma, yeteri kadar açık ve net ifadeler kullanmama, hangi mevzuata ve ne şekilde uygulama yapılacağının ifade edilmemesi vb. nedenlerle teklif fiyatlarına dahil etmedikleri ve hak edişlerinden kesilerek işçilere ödenen tazminatların tamamının taraflarına iadesi hususunda karar verilmesini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Ek bilirkişi raporunda, taraflarının sözleşmelerin 4734 sayılı Kanunun 62/1-e bendi kapsamında olmadığı, 3 (g) istisna kapsamında olduğuna ilişkin itiraz ve iddialarının değerlendirilmediğini,
6552 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde değişiklik yapıldığını, kamuda 11.09.2014 tarihinden sonra akdedilen personel çalıştırılması esasına dayalı alt işveren sözleşmelerinde, alt işverenin işçilerine kamu tarafından ödenen kıdem tazminatları için alt işverenlere rücu edilemeyeceğini,
4734 sayılı Kanun'un 62/e maddesi gereğince yapılan ihalelerde bile, bazı ihaleyi alan firmalar tarafından işçilerine ödenecek olan kıdem tazminatlarının anılan maddeye dayanarak ihaleyi yapan kamu kurumu tarafından ödenmesi ve kendilerine rücu edilmemesi gerektiği iddia edilse de, ihaleyi alan şirketin işçilerine 4857 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca kıdem tazminatlarını ödemek zorunda kalan kamu kurum ve kuruluşlarının, genel hükümlere göre yine yüklenici firmaya ödediği tutarı rücu edebileceğini,
4734 sayılı Kanun'un 62/1-e bendi kapsamı dışında yapılan ihaleler sonucu alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ilgili alt işverenlerce ödenmesi gerektiğini, buna istinaden kamu kurum ve kuruluşlarınca 4734 sayılı Kanun'un 3/g maddesi uyarınca yapılacak mal ve hizmet alımlarında işi alan yüklenicilerin çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatlarından kamu kurum ve kuruluşlarının öncelikli sorumlu olmadığını, ancak alt iş verenle birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu bulunduğunu,
Hem müvekkilinin hem de davacı tarafın tacir olduğunu ve iş görme edimi kurallarını karşılıklı istek ve iradeleri ile belirledikleri hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde gerçekleştirdiklerini; taraflarının son işveren davacıdan alacağını rücuen tahsil etmesinin gerek kanuna gerekse sözleşmelere uygun olduğunu; dava dışı işçilerin işten ayrıldığı sırada davacının son işveren olarak ödenen kıdem tazminatının tamamından da sorumlu olduğunu;
Davacının asıl olarak davaya katıldığını, vekili olmamasına rağmen davacı vekiline vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacak ve teminat mektuplarının iadesi istemine ilişkindir.
Davada vekille temsil edilmemesine karşın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK m 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararını düzelterek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/759 E., 2020/112 K. sayılı dava dosyasında verdiği 13.02.2020 tarihli kararına yönelik davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf sebeplerinin REDDİNE.
II-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararı DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.
Buna göre:
"...Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Fazladan tahsil edildiği anlaşılan 53.262,31 TL'nin,
Dava dışı işçi ... yönünden fazla tahsil edilen 11.244,01 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 26/10/2015 tarihinden,
Dava dışı işçi ... yönünden fazla tahsil edilen 508,33 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 23/12/2015 tarihinden,
Dava dışı işçi ... yönünden fazla tahsil edilen 25.460,92 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 23/12/2015 tarihinden,
Dava dışı işçi ... yönünden fazla tahsil edilen 16.049,06 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 11/01/2016 tarihinden işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-11 işçiye avans ödemesinin iadesine yönelik davacı talebinin REDDİNE,
3-Avans teminat mektuplarının iadesi ile teminat mektupları için ödenen komisyon/masraf tutarlarının iadesi ve %10 kesinti tutarlarının iadesine yönelik davacı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 3.638,35 TL harçtan peşin alınan 2.517,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.120,74 TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 1.269,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 458,48 TL'si ile 35,90 TL başvurma, 2.517,61 TL peşin harç toplamı 3.011,99 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 12.895,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına..."
III-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına; davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde iadesine.
IV-Davacının istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
V-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
04.12.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 05.12.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imza e-imza e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.