Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/634

Karar No

2024/1641

Karar Tarihi

9 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/634 (USULDEN RET )
KARAR NO : 2024/1641

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR.... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2023 Ara Karar
ESAS-KARAR NO : 2022/817 E

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
DAVACI :
VEKİLLERİ :
KARŞI TARAF DAVALI

TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 09/12/2024
YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili 18/11/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında gerçekleşen hamam böceği malzemesi satımından kaynaklı olarak farklı tarihlerde olmak üzere otuz üç adet fatura tanzim edildiğini, davalı şirket tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini ve davalı aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16493 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibine başlanıldığını, davalının itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, davalının 28/02/2020 tarihli temlik sözleşmesiyle dava konusu alacağa karşılık gelen Kars 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1181 E. sayılı icra takibinde mevcut alacağının 1.750.000,00 TL'lik kısmının faiz, fer’i ve teminatları ile birlikte davacı adına temlik ettiğini ancak taraflar arasında gerçekleştirilen temlik işlemine konu alacağın davaya konu fatura alacağı ve buna istinaden başlatılan Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16493 E. sayılı icra takibine konu alacağı sonlardıracağına ilişkin herhangi bir ifadenin olmadığını, temlik işleminin bu dava konusu alacağı sonlardırmadığını ve ibra etmediğini, temlik sözleşmesinin niteliğinin ifa uğruna temlik sözleşmesi olduğunu ayrıca Kars 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1181 E. sayılı icra takibinde dava dışı belediyenin icra takibine esas ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasına karşılık temliğe konu alacağı ödememesi nedeniyle de borca karşılık herhangi bir tahsilat yapılamadığını bildirerek davanın kabulü ile itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; 25/12/2023 tarihli ara karar ile taraflar arasında ihtilafın yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanamadığı kanaati ile yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili 28/12/2023 tarihli istinaf dilekçesinde; davalı tarafın bahsi geçen faturalara ilişkin ödeme yaptığına dair belge sunamadığını, temlik sözleşmesinin varlığının davalı şirketin borcu varlığını ikrar ettiğini gösterdiğini, temlik işleminin faturalardan kaynaklı borcu sona erdirmediğini, zira davacının alacağını sonlandıracağına ilişkin temlik sözleşmesinde bir ifadenin olmadığını ve bundan kaynaklı temlikin ifa uğruna devir olduğunun kabulü gerektiğini, davalının malvarlığını kaçırma gayretinde olduğunu bildirerek ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılarak teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya kapsamı incelendiğinde; davacının 18/11/2022 tarihli dava dilekçesi ile ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği, talebe ilişkin mahkemesince verilen 02/12/2022 tarihli red kararına dair istinaf talebinin dairemizin 08/05/2023 tarihli 2023/243 E., 2023/678 K. sayılı dosyasında karara bağlandığı görülmüştür. Eldeki dosyanın davacı vekilinin 16/11/2023, 25/11/2023 ve 14/12/2023 tarihli talep dilekçeleri ile yinelenen ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin reddine dair verilen 25/12/2023 tarihli karar olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen 396.maddesinde; "Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır" düzenlemesi bulunmakta, maddede kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı görülmektedir.
HMK 396 maddenin gerekçesinde ise; "İhtiyatî tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak, itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır. Zira, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır. Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyatî tedbirlerle ilgili temel hukukî ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyatî tedbirin reddi ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânı getirilmiştir." şeklinde açıklanan gerekçede belirtildiği gibi; hal ve şartların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan ve her değişiklikten sonra verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracağından, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması öngörülmüştür.
Durum ve koşulların değişmesi sebebi ile verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulamaması daha sonra işin esasıyla ilgili kanun yoluna başvurulması durumunda, bu hususun da değerlendirilerek bir karar verebilme imkânının kapalı olduğu anlamına gelmez, esas hükümle birlikte bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilmesi mümkündür. (Bkz Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 01.06.2012 tarihli Hukuki Mütalaa). Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 07/05/2013 tarihli 2013/2845 E -8286 K sayılı , Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/7850 E-12177 Karar sayılı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/06/2012 tarihli 2012/6529 Esas, 2012/9660 Karar sayılı,Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 05.03.2013 tarihli 2013/1088 Esas, 2013/4111Karar nolu, içtihadları da aynı doğrultudadır.
Dolayısıyla yasanın gerekçesinde açıklandığı ve Yargıtay uygulamalarında da benimsendiği üzere, HMK'nun 396.maddesinde ve HMK'nun 394.maddesinin 3 ve 4.fıkrasına atıf yapılırken kanun yoluna başvuruya ilişkin 5.maddeye atıf yapılmamıştır. Gerek Yargıtay gerekse doktrin tarafından benimsendiği üzere kanun koyucunun bu tercihinin bilinçli bir tercih olduğu, yinelenen tedbir taleplerine karşı durum ve koşulların değişip değişmediği, yargılama aşamasındaki delil durumunu en iyi davaya bakan hakimin değerlendireceği gözetilerek tedbir talebinin reddinin kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi veya kanun yoluna başvuru üzerine bu talebin reddi halinde yenilenen tedbir taleplerine karşı kanun yoluna başvurmanın mümkün olmadığı, madde gerekçesinde bu hususun açıklandığı gözetilerek, dava konusu uyuşmazlık bakımından da HMK'nun 396. ve 346.maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün olmadığından istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İstinafa başvuran tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana İADESİNE,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın tebliğinin ilk derece mahkmesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 09/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan...
e-imzalıdır

Üye...
e-imzalıdır

Üye...
e-imzalıdır

Katip...
e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim