Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1487
2024/1623
9 Aralık 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/1487 (KABUL KALDIRMA/GÖNDERME )
KARAR NO : 2024/1623
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2024
ESAS-KARAR NO : 2024/701 E - 2024/637 K
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 09/12/2024
YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine 10/01/2021 tarihinde Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nün 2021/135 sayılı dosyasındaki borç sebebiyle 21/03/2021 tanzim 20/05/2021 vadeli 300.000,00 TL'lik senetten kalan 60.000,00 TL alacak ve işlemiş faizi olduğunu belirten icra takibinin başlatıldığını, söz konusu icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açtıklarını, imzaya ilişkin Sivrihisar CBS' nın 2021/1060 sayılı soruşturma dosyasında senet üzerindeki imzaların kimin el ürünü olduğu hakkında Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede senetteki imzaların müvekkilinin el ürünü olmadığı ve müvekkili tarafından atıldığına dair bir tespitin yapılamadığının belirtildiği, aynı raporda bahse konu yazıların ...'nın elinden çıktığı kanaatine varıldığının bildirildiği, bu hususun senedin ön yüzündeki yazıların da davalının kardeşi olan ... tarafından yazıldığını gösterdiğini, takibe dayanak senetteki imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasına, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nün 2021/135 Esas sayılı icra takibinin müvekkili yönünden iptaline, kötü niyetli ve ağır kusurlu olması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının açmış olduğu davasının görevsizlik ve dava şartları yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu bono üzerinde bulunan yazıları kardeşi ...' nın yazdığını, bononun tanzim tarihinde davacının imam nikahlı eşi olan ... isimli kişinin söz konusu bononun borçlu kısmına yazıldığını, borçluya kefilin kim olacağının sorulması üzerine Sivrihisar Devlet Hastanesinde çalışan ve düzenli geliri olan imam nikahlı eşi ...'nın kefil olabileceğini beyan etmesi üzerine davacının iş yerine gidilerek davacının isminin söz konusu bononun kefil kısmına yazıldığını, davacının kendisinin bizzat bonoyu imzaladığını, bu nedenle bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davacının 21/03/2021 düzenleme tarihli 20/05/2021 vade tarihli bono üzerinde bulunan imzanın kendisine ait olmaması nedeniyle Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nün 2021/135 Esas sayılı dosyasına borçlu olmadığını iddia edilerek menfi tespit davası açıldığı, davalı tarafça cevabında öncelikle bono üzerindeki yazıların kardeşine ait olduğunu, bono borçlusu ...'e kefilin kimin olacağının sorulması üzerine imam nikahlı eşi ...'nın olabileceğini beyan etmesi üzerine davacının iş yerine gidilerek söz konusu bononun bizzat davacının kendisi tarafından imzalandığının bildirildiği, menfi tespit davalarında alacağın bulunduğunun ispat hususu alacaklıda olsa da taraflar arasındaki uyuşmazlığın bonodan kaynaklı olması nedeniyle borçlu olmadığının ispat yükünün davacı borçluda olduğu ve bu konuda sahtecilik iddiasının ispatının da davacı tarafça yapılmasının gerektiği ve bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı iddialarının incelenmesi için dosyanın ATK'ya tevdi edildiği ve ATK tarafından düzenlenen raporda söz konusu imzaların davacı ... eli ürünü olmadığının bildirildiği, ayrıca Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/04/2022 tarihli uzmanlık raporunda da bono üzerindeki imzaların davacıya olup olmadığının tespit edilemediği de dikkate alındığında bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmaması üzerine davacının dava açmakta haklı olduğunu ortaya koyduğu ayrıca icra dairesi tarafından da bildirildiği üzere davalıya en son 17/01/2023 tarihinde toplam 35.903,25-TL ödeme yapıldığı ve ödenen bu alacağın da istirdaden davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, ayrıca davalının kendi beyanlarında da bildirdiği üzere bonodaki imzanın bizzat davacı tarafından ve davalı yanında atıldığı ve bu hususun kambiyo senedini birlikte düzenlendiğini gösterdiği ve davalının imzanın davacıya ait olup olmadığının bilmesi gerektiği ve birlikte imza atılmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak takip yaptığı ve bu nedenle davacının tazminata hak kazandığı da görülmekle; davacının davasının KABULÜ ile davacının Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nün 2021/135 Esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça ödenen 35.903,25-TL'nin en son ödeme tarihi olan 17/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle davalıdan istirdaden alınarak davacıya ödenmesine, dava ve takip değeri olan 61.485,00-TL'nin %20'si oranındaki 12.297,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF KARARI
Davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairece davacının arabuluculuğa başvurduğuna dair anlaşmazlık tutanağına dosyada rastlanılmadığı, mahkemece davadan önce arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ İKİNCİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar gereği, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunması için tensiben süre verildiği, davacı vekilince mahkememize sunulan 18/09/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemeler ve yerleşik içtihatlar gereği menfi tespit/istirdat davalarının dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığından dolayı taraflarınca arabuluculuğa başvurulmadığının bildirildiği, davalı vekilince sunulan 23/09/2024 tarihli beyan dilekçesiyle istinaf mahkemesi kararı gereği arabuluculuk tutanağının verilen kesin süre içerisinde sunulmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Davanın 29.12.2022 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle menfi tespit ve istirdat davaları dava şartı olan zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, 29.12.2022 tarihinde açılmıştır.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 6102 sayılı TTK'nin 5/A maddesi; " Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Dairemizce menfi tespit davası yönünden kanunda açıkça düzenleme bulunmayan dönemde Yargıtay içtihatları ile aykırılığının giderilmesi amacıyla menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartı olmadığına dair kararlar verilmiş olmakla, davacı tarafça arabulucuya başvurulmamış ise de eldeki dava tarihinin 28.03.2023 tarihli yasal düzenlemeden önce olduğu gözetildiğinde menfi tespit yönünden arabuluculuk dava şartı olmaması gerektiği değerlendirilerek, davanın usulden reddi cihetine gidilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Öyle ise mahkemece davacı talepleri gözetilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1.a.6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/701 Esas 2024/637 Karar ve 24/09/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacı İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 09/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.