Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/105
2025/88
10 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/105 - 2025/88
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/105 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2025/88 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2022
ESAS NO : 2021/40 E 2022/312 K
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İstirdat
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasındaki 17.10.2016 tarihli sözleşme uyarınca ödemelerin EURO üzerinden yapılacağını, döviz ile satışı yapılan ürünler için sevkiyat tarihindeki TCMB döviz satış kurunun esas alınacağının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından davalıya satılan ürün bedeli karşılıklarına ilişkin ödemelerin davalı tarafça USD cinsinden yapıldığını, müvekkil tarafından da USD cinsinden muhasebeleştirilerek kayda geçirilmiş olduğunu, taraflar arasındaki bu ticari satım ilişkisi nedeniyle süresinde ödenmeyen bakiye 2.078,52 USD müvekkili alacağının tahsiline yönelik davalı aleyhine Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/345 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibin başlatıldığını, davalının ödeme emrine haksız olarak itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, taraflarınca Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/43 esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptaline yönelik açılan davanın derdest olduğunu, davalı tarafça anılan ticari satım nedeniyle müvekkiline bakiye borcu bulunmasına rağmen hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan 123113 fiş numaralı faturaya istinaden iş bu davaya konu Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2804 E. sayılı haksız takip başlatıldığını, müvekkilinin ödeme emrine itiraz süresini kaçırması nedeniyle takibin kesinleştiğini ve takibin kesinleşmesi sonrasında menkul ve gayrimenkul varlıklarına haciz işlemi yapılan müvekkilinin, karşı tarafa borcu olmamasına rağmen haciz baskısı altında 59.792,18 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2804 E. sayılı dosyasındaki takip alacağı yönünden borçlu olmadığının tespitine ve borçlu olunmadığı halde haciz baskısı altında ihtirazı kayıtla yapılan ödeme nedeniyle toplam 59.792,18 TL alacağın istirdadına ve davalının haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle İİK’nın 72/5 maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 14/09/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın belirlemesi yapılırken fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı yanın talebinin 10.000,00 TL olduğu şeklinde belirleme yapıldığı, davacı yanca bu belirlemeye itiraz edilmediğinin ifade edildiği anlaşılmıştır.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 2016-2017 yılları arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkilinin, davacı firmanın 2017 muavin kayıtları gereğince ödemekle yükümlü olduğu miktarın ödenmediğini görmesi sonucunda, ödenmeyen 34.195,88 TL borç miktarını takip öncesi ve sonrası işlemiş faizi ile davacıdan tahsil etmek amacıyla icra takibinin başlatıldığını, başlatılan icra takibinin kesinleştiğini ve müvekkillinin hakkı olan alacağının tahsil edilmiş olduğunu, dava dilekçesinde; "Müvekkil tarafından davalıya satılan ürün bedeli karşılıkları ödemeler davalı tarafça USD cinsinden yapılmış, müvekkil tarafından da USD cinsinden muhasebeleştirilerek kayda geçirilmiştir." dendiğini, ancak her ne kadar ödemeler USD cinsinden yapılmış olsa da kesilen faturalar TL cinsinden kesilmiş olduğundan USD cinsinden muhasebeleştirmenin yapılmayacağını, ödemelerinin hangi para biriminden yapıldığının önem arz ettiğini, şartları oluşmadığından davacının cari hesabında bulunan kur farkı düzenlemesini kabul etmeyeceklerini, davacının usulsüz işlem ile müvekkilinin hakkına ulaşmasını engellemek ve haksız menfaat elde etmek amacıyla hareket ettiğini, davacının cari hesabında davalının borçlu olarak gözükme nedenin, davacı tarafından kur değerlemesi yapılmış olmasından kaynaklandığını, ancak bu işlemin tamamen hukuka aykırı ve mesnetsiz olarak yapılmış bir kur değerlemesi olduğunu, davacının belirtilen kur farkını talep edebilmesi için gerekli şart olarak öncelikle davalıya yabancı para cinsinden fatura düzenlemesi, ardından da belirtilen faturaların kur değerlemesinin yapıldığı kur farkı faturasının kesildikten sonra davalıya tebliğ edilmesi gerektiğini, davacı tarafından davalıya bu yönde tebliğ edilen herhangi bir fatura bulunmadığını, keza bu hususun Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan müzekkere ile sorulabileceğini, iş bu husus ile faturalarda tebliğ zorunluluğu ve itiraz haklarının da ihlal edilmiş olduğunu, davacı ile müvekkili arasında bulunan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/43 E. sayılı dosyasında davacının davalıya tebliğ edilmemiş olan döviz birimli faturaların sunulmuş olduğunu, ancak davalıya tebliğ edilen ürün faturalarının TL cinsinde düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş olduğunu, müvekkiline Gelir İdaresi Başkanlığı denetimi ile kullanılan muhasebe programı üzerinden TL cinsinde kesilen faturalara ilişkin ödemelerin, müvekkilince eksiksiz olarak yapılmış olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki cari kayıtlara bakıldığında müvekkili tarafından ödemelerin fazla yapılmasından dolayı, oluşan bakiye alacağının yasaya uygun olarak icra daireleri aracılığıyla tahsilatının sağlandığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 17.10.2016 tarihli teklif formunda davalı şirketin kaşesi ve yetkili temsilcisinin imzasının bulunmadığı, kaldı ki teklif formunda açıkça tüm ödemelerin USD veya EURO olarak yapılacağına ilişkin açıkça bir hüküm ve davalı tarafın kabulünün de olmadığı, bu nedenle taraflar arasında gerçekleşen işlemlerin TL bazında gerçekleşen işlemler olarak kabul edilmesi gerektiği, diğer yandan, tarafların incelenen ticari defter ve belgelerine göre davalı şirketin ticari defter ve belgelerinde 25.02.2020 takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacıdan takibin dayanağını oluşturan 123113 fiş numaralı belgeye isitinaden 34.195,88 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Taraflar arasındaki hukuki ilişki kapsamında müvekkilinin bakiye alacağı olduğu hususunun Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/12/2021 tarih 2021/43 E. 2021/764 K. sayılı kararı ile belirlendiği, davalı yanca haksız takip yapıldığı ve takibin kesinleşmiş olması nedeniyle ihtirazi kayıt ile ödeme yapıldığı,
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece dava değerinin 56.712,58 TL olduğu hususu gözetilmeksizin eksik vekalet ücretine hükmedildiği, ayrıca davanın reddine rağmen kötüniyet tazminatına karar verilmemesinin de doğru olmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık davacı yanca istirdat talebinde haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2804 E. sayılı dosyasındaki takip alacağı dolayısıyla davacının davalıdan borçlu olmadığının tespiti ve borçlu olunmadığı halde haciz baskısı altında yapılan ödeme nedeniyle toplam 59.792,18 TL alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin 10/07/2020 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı vekilinin 14/09/2021 tarihli ön inceleme duruşmasındaki uyuşmazlığın tespitine dair beyanları ile istinaf dilekçesine cevapları gözetildiğinde dava değerinin 10.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki aynı ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak nedeniyle davacı tarafından Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/345 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığı takibe itiraz üzerine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/12/2021 tarih 2021/43 E. 2021/764 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın Dairemizin 31/05/2024 tarih 2022/1046 E. 2024/723 K. sayılı kararı ile “Davacı tarafça davalıya hitaben düzenlenen 17.10.2016 tarihli "Teklif Formu" başlıklı belgede "döviz ile satışı yapılan ürünler için sevkiyat tarihindeki TCMB döviz satış kurunun esas alınacağı" belirtilmiştir.
Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle "USD" bazında yapılan hesaplamaya göre bakiye alacağa hükmedilmesine göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesi ile esastan reddi kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece kesinleşen bu dosyanın bekletici mesele yapılmaması ya da birleştirilmemesi doğru değildir.
Taraflar arasındaki ticari kayıtların incelenmesinden faturalar ve ödemeler konusunda ihtilaf bulunmadığı gözetildiğinde yukarıda bahsi geçen ve kesinleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/12/2021 tarih 2021/43 E. 2021/764 K. sayılı dosyası kapsamındaki Dairemizin belirlemesi dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi kararının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
3-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 10/05/2022 tarih 2021/40 Esas 2022/312 Karar sayılı kararın HMK 353/1-b-2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
4-a)Davanın KABULÜ ile,
Davacının Ankara 8. İcra Müdürlüğü’nün 2020/2804 E. sayılı dosyası kapsamında ödediği 10.000,00 TL’nin ödeme tarihi 10/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL harçtan peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
c-Davacının 59,30 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 212,60 TL posta-davetiye gideri, 800,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 1.242,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden (taleple bağlı kalınarak) karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen A.A.Ü.T. uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle davalıdan alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
e-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
7-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
9-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
10-Karar tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 10/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.