mahkeme 2023/1040 E. 2023/1851 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1040
2023/1851
27 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1040 - 2023/1851
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/1040 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2023/1851
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/02/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/528 E 2023/170 K
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı icra takibi başlattığını, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, gerek davalı gerekse çekte cirosu bulunan firmalar ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisi aleyhine karşılıksız çek keşide etmek suçundan verilen beraat kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırıldığını, karar ile çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun kesinleştiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, davacı tarafın usulüne uygun tebligata rağmen 27/10/2022 tarihli duruşmaya mazeret bildirmeksizin katılmaması üzerine HMK 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 04/11/2022 tarihli yenileme dilekçesi üzerine dosyanın yenilenerek yeni duruşma gününün davacı tarafa bildirildiği, davacının 09/02/2023 tarihli duruşmaya katılmadığı, mazeret de bildirmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Diyarbakır ilinde ikamet ettiğini, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle duruşmaya katılamadıklarını, mahkemece bu durumun re'sen gözetilmeyerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, çeke dayalı icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı vekilinin Diyarbakır Barosuna kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Her nekadar davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde deprem nedeniyle duruşmada re'sen mazeretli sayılmaları gerektiğini ileri sürmüş ise de, 11/02/2023 tarihli mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan "Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" incelendiğinde sürelerin durmasına ilişkin düzenleme yapıldığı, duruşmalara ilişkin tedbirler bakımından ise Hâkimler ve Savcılar Kurulunun görevlendirildiği, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun "Deprem Kapsamında Alınan Tedbirler" başlıklı yazısının 6.maddesinde; "Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya, Kilis ve Adana Barosuna bağlı olarak görev yapan avukatlar ile merkez ve ilçelerinde ikamet eden vatandaşlarımızın ülke genelindeki adli iş ve işlemlerindeki mazeret taleplerinin mağduriyete ve hak kaybına sebebiyet vermeyecek şekilde anlayışla karşılanması" hususun belirtildiği, davacının usulüne uygun bir mazeret dilekçesi sunmadığı bu nedenle takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.