Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/2045
2024/1543
2 Aralık 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2045 - 2024/1543
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/2045 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/1543
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/569 E - 2022/526 K
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından davalıya 128.743,90
TL tutarında ürün satışı gerçekleştirildiğini, söz konusu satışla ilgili olarak müvekkili tarafından davalı
şirkete 4 adet fatura kesildiği ve bunların 5 adet irsaliye ile davalıya teslim edildiğini, ancak söz konusu
faturaların bedellerinin ödenmediğini, davalı namına dava konusu irsaliyeleri imzalayan ...'nin davalı şirket yetkilisi olduğunu, bu satışa ek olarak müvekkilinin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalı şirkete
28.02.2019 keşide tarihli 8006403 seri nolu 80.000,00 TL tutarında ve 31.03.2019 keşide tarihli
8006404 seri numaralı 84.000,00 TL tutarında toplamda 2 adet çek düzenleyerek sunduğunu, söz
konusu çeklerin her iki tarafın da ticari defterlerine ve cari hesaplarına işlendiğini,
müvekkili tarafından davalıya Ankara 57. Noterliğinin 10824 yevmiye numaralı ihtarnamesi
ile ödenmemiş faturalara dair temerrüt ihbarında bulunulduğunu, söz konusu ihtarname ile ödenmeyen
faturaların davalı tarafça ödenmesi ve müvekkilince davalıya sunulan çeklerin de davalı yanca
müvekkiline iade edilmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin 12.04.2019 tarihinde şirket yetkilisi
...’ye tebliğ edildiğini,
ancak davalı tarafından bu ihtarnameye de riayet edilmediğini, ne çeklerin iade edildiğini, ne de
fatura bedellerinin ödendiğini,
işbu davadan önce, söz konusu çeklerin, davalıya yapılan ürün
satışından mahsup edilmesi ve çeklerin ilgili fatura ve irsaliyelerle malen ödendiğinin tespiti
amacıyla Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/209 esas sayılı dosyası tahtında davalı
aleyhine menfi tespit davası ikame edildiğini, ancak söz konusu dava kapsamında, mahkemece
müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen, faturadaki malların
dava dışı çekler karşılığında müvekkili tarafından davalıya ibraz edildiğine dair taraflar arasında
herhangi bir sözleşme ya da davalı kabulü bulunmadığı gerekçesiyle (daha basit bir anlatımla çekle
mal arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle) davalı aleyhine ikame edilen menfi tespit
davasının mahkemece reddine karar verildiğini,
mahkemece her iki tarafın da ticari defterlerinin incelendiğini,
müvekkilinin davalıdan 125.764,40TL tutarında alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit ve
ispat olduğunu, müvekkilince davalıya ürün satışı gerçekleştirildiğinin, davalı yanca inkar edilmediğini,
ürünlerin davalı uhdesinde olduğu, faturalar ve irsaliyelerin davalı kayıtlarında mevcut olduğunu, bu
hususun da mahkeme kararıyla açıkça sabit olduğu, imzaların davalı şirket yetkilisine ait olduğunu,
lakin davalı yanın, müvekkiline çeşitli ve yersiz bahaneler öne sürerek müvekkilinden satın aldığı
ürünün bedelini müvekkiline ödemediğini,
gönderilmiş ürünlerin teslimi sırasında irsaliyelere atılan imzaların, davalı ... Kalıp Pres Makine
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin şirket yetkilisi ...'ye ait olduğunu, tesliminde
herhangi bir ihtilafın söz konusu olmadığını, taraflar arasında sözlü bir satım
akdinin mevcut olduğunu, davalı yanın, bir kısım irsaliyenin konsinye olarak gönderildiğini belirttiğini, konsinye ürün gönderdiğine dair bir yazışma, talep, kanıt sunması
gerektiğini,
ürünlerin davalı uhdesinde olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin her tür hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın
kabulüne, müvekkilin davalıdan alacaklı olduğunun tespitine, şimdilik 5.000,00 TL tutarındaki
alacağın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıya ödettirilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davacı yan ıslah dilekçesi ile; 5.000,00 TL bedel üzerinden açtığı dava değerini, 15.03.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda 117.442,86-TL yükselterek toplamda 122.442,86-TL üzerinden (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) ıslah etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında aynı konuda daha önce Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020 / 209
E. 2021/ 161 K. sayılı ilamı ile karara bağlandığı ve davacı aleyhine sonuçlandığı için kesin hükmün
mevcut olduğunu, bu nedenle aynı konuda yeniden dava açılmasının hukuken
mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiğini,
davacının, alacak davasını 5 adet sevk irsaliyesine ve 4 adet faturaya dayandırdığını,
faturaya dayalı alacak davasında davacının, faturaya konu malların müvekkili şirkete teslim edildiğini, bu teslimin satış akdine dayandığını, teslim edilen malların bedelinin 128.743,90 TL olduğunu, kati deliller ile ispat etmesi gerektiğini,
bilindiği üzere faturanın, kişiler tarafından her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen bir
belge olma özelliğine sahip olduğu, bu özelliği gereği tek taraflı düzenlenerek karşı tarafı borç/
sorumluluk altına sokabilme aracı olarak kullanılabildiğini, faturanın bu özelliğinden dolayı gerek bilimsel öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında
faturanın ve içeriğinin tek başına delil olma özelliğinin mevcut olmadığını, bu nedenle davalının
düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, taraflarınca iade edilen faturaların delil olma özelliğinin
mevcut olmadığını,
311850 numaralı 25.02.2019 tarihli irsaliyede teslim alan kişinin imzasının mevcut
olmadığını, 311742 numaralı 13.02.2019 tarihli irsaliyedeki yazılarda karalama ve silmenin mevcut
olduğunu,
311737 numaralı 13.02.2019 tarihli irsaliyede eklemelerin mevcut olduğunu,
311849 numaralı 25.02.2019 tarihli irsaliyedeki imza okunaklı olmayıp belirgin olmadığını,
müvekkile ait olmadığını düşündüklerini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/209 E. 2021/ 161 K. Sayılı
dosyasında ortaya çıktığı üzere irsaliyelerde karalama, silme ve müvekkile ait olmayan imzaların
mevcut olduğunu, bir kısım irsaliyede malların konsinye olarak gönderildiği yazılı olduğu halde,
davacı tarafından karalama yapılarak, belgenin tahrifata uğratıldığını, belge yakından incelendiğinde
bu durumun açık olarak ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece,
2.979,50 TL’lik fatura ile ilgili A-311850 seri nolu sevk irsaliyesinin “teslim alan” kısmında
imza bulunmadığı ve ilgili faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı için, fatura bedeli olan
2.979,50 TL’nin davalıdan talep edilemeyeceği,
68.947,40 TL’lik faturayla ilgili olan A-311737 ve A-311739 nolu irsaliyelerin teslim alan
kısımlarında davalı şirketi temsilen ...’nin imzası bulunduğu için fatura bedeli olan
68.947,40 TL’nin davalıdan talep edilebileceği, yine 20.827,00 TL’lik faturayla ilgili olan A-311849 nolu irsaliyenin teslim alan kısmında
davalı şirketi temsilen ...’nin imzası bulunduğu için fatura bedeli olan 20.827,00
TL’nin davalıdan talep edilebileceği,
A-311742 seri nolu irsaliyenin teslim alan kısmında davalı şirketi temsilen ...’nin imzasının mevcut olduğu ve davalı tarafın açıkça konsinye itirazının bulunmadığını belirtmesine göre, ilgili fatura muhteviyatı olan 35.990,00 TL'nin davalıdan talep edilebileceği, bu bağlamda, davacı şirketin defterlerinde davalıdan alacaklı gözüktüğü tutar olan
122.442,86 TL’den;
A-311850 seri nolu sevk irsaliyesine konu fatura bedeli olan 2.979,50 TL yönünden teslim olgusu ispat edilemediğinden bu miktar düşülerek bulunan bakiye miktar hakkında davanın Kısmen Kabulü ile, 119.463,36 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; taraflar arasında fatura konusu malların alım satımına dair bir satım sözleşmesi olmadığı, faturaların kabul edilmediği davanın reddi gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davalının dava konusu alacaktan sorumluluğunun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.03.2021 tarih, 2020/ 209 esas 2021/ 161 karar sayılı ilamının incelenmesinde;"Davacısının ... Makine Anonim Şirketi, davalısının ... Kalıp Pres Limited Şirketi olduğu davanın 19.07.2019 tarihinde açıldığı, davacının Davalı şirkete 28.02.2019 keşide tarihli 80064 03 seri nolu 80.000 TL tutarlı ve 31.03.2019 keşide tarihli 800 64 04 seri no'lu 84.000 tutarlı 2 adet çek düzenleyerek verdiğini taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin davalı şirketi olan borçlarına binaen müvekili tarafından davaya 197.191,30 TL miktarında ürün tesliminin gerçekleştirildiği, çekin bedelinin Davalı tarafından malen tahsil edildiğini, ürünlerin davalı şirketi 13.02.2019 tarihinde teslim edildiğini davalı ötesinde bulunan ürünlerin davalı şirkete fatura edildiğini ancak faturaların davalı şirket tarafından iade edildiğini taraflarınca kesilen faturalar ve 2 adet çekin toplam bedelleri karşılaştırıldığında alacaklı dahi olduklarını, davaya 10.04.2019 tarih 182420 numaralı ihtarname ile birlikte faturaların yeniden gönderilerekAlacakların halen ödendiğinden söz konusu çeklerin iadesinin istendiğini ancak iade edilmediğini Bu nedenle Ankara 10. icra dairesinin 2019/ 29 65 esas ve 2019/ 52 31 esas numaralı dosyaları ile icra takibine konu edildiğini çeklere karşılıksız şerhi işletildiğini, Karşı tarafın çekleri kötü niyetle tahsil etme amacında olduğunu belirterek davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini istediği; davalı cevabında davacı tarafça çek bedellerinin maden tahsil edildiği belirtilerek 5 adet sevk irsaliyesi ve 4 adet fatura ya dayanılmış ise de faturaların her zaman tek taraflı düzenlenebileceği belirtilerek davacının iddiasını kanıtlaması gerektiğinin belirtildiği; Mahkemece davacı tarafça 2 adet çek nedeniyle menfi tespit davası açıldığı, alınan bilir kişi raporuna göre çeklerin tarafların ticari defterinde kayıtlı olduğu çeklerin Davacı tarafından davalıya dava konusu olmayan faturalar karşılığında verildiği davacının çeklere mahsup edilmesi için verildiğini iddia ettiği 4 adet fatura ve 5 adet sevk irsaliyesine davacının defterinde kayıtlı olduğu ancak davalının defterinde kayıtlı olmadığının belirlendiği her ne kadar fatura ve sevk irsaliyeleri davalı defterinde kayıtlı değilse de 4 adet faturanın bağlandığı 5 adet sevk irsaliyesinden sadece 311850 nolu irsaliye faturasında teslim alan hanesinin boş olduğu diğer 4 adet irsaliye faturasındaki teslim alan hanesinde ... isimli şahsın bulunduğu bu şahsın da davalı şirketin yetkili temsilcisi ve sahibi olduğu Bundan dolayı 311850 nolu irsaliye nişanındaki faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, 311 850 nolu irsaliye faturasındaki malın değerini 2.979,50 TL olduğu diğer faturaların toplamından bu miktarın düşülmesiyle 128.743,90 TL'den mahsup edildiğinde 125 .764,40 TL kaldığı, Söz konusu bedele tekabül eden malım davacı tarafından davalıya teslim edildiği bu mal her ne kadar teslim edilse ve bu bedel yönünden davacı davadan alacaklı olsa da söz konusu bedele karşılık faturadaki malların davaya konu çekler karşılığında davacı tarafından davaya verildiğine dair herhangi bir sözleşmenin ya da davalı kabulünün bulunmadığı bilindiği gibi çek bir ödeme aracı olup dava konusu olmayan başka faturalar sebebiyle davalıya verildiğini belirtildiği her ne kadar davacı 125-764,40 TL alacaklı ise de çeklerin dava dışı faturalar karşılığında davaya verildiği göz önüne alınarak davanın reddine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 07.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Buna göre mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle taraflar arasında görülen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/ 209 esas 2021/ 161 karar sayılı dosyası içeriğinden davaya konu edilen faturaların davalı tarafa teslim edildiği kanıtlanmış olup bedeli ödenmeyen bu tutarlara hükmedilmesine göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu Genel Tebliği eki (1) sayılı tarifenin A-III-1-e uyarınca işin esası ile ilgili olduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.160,64 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.042,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.118,64 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 02/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Katip
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.