Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1939
2024/1536
2 Aralık 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1939 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/1536
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/09/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/840 E - 2022/570 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili,davalı ... Tur. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. tarafından ... T.C Kimlik numaralı davacı müvekkili ...'na karşı 31/10/2014 günlü 4002581 Seri No'lu 1.500.000,00-TL değerindeki çekin icraya konularak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2015/18562 Esas sayılı dosyasında davalı şirketin alacaklı sıfatında, davacının ise borçlu olarak kaydedildiğini, bu icra takibinin haksız olarak açılmakla beraber davalı şirket tarafından hala devam ettirildiğini, davacının T.C. kimlik bilgilerinin hukuka aykırı bir şekilde elde edilmekle beraber davalı şirket tarafından borçlu olarak gösterilerek haksız olarak açılan bu icra takibinde borçlu sıfatıyla bulunmasına sebep olunduğunu, bununla beraber davacının malvarlığına haciz konulduğunu, maaşında kesintiler meydana geldiğini ve işbu icra takibi dolayısıyla çalıştığı işyerlerinde işine son verildiğini, ilgili icra dosyasında borçlu olarak kayıtlı olan 5340743072 vergi numarasıyla kayıtlı ... ... İnş. ve San.Tic. A.Ş.'nin ortaklarından birisinin adının ...' olduğunu, ancak bu şahsın T.C bilgilerinin taraflarınca bilinmemekle beraber davacı müvekkille isim benzerliği olduğunun aşikar olduğunu, davacı müvekkilinin Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğu 2015/983 Esas sayılı borca itiraz davasında bu durumu izah ettiğini, ilgili dosyaya yine davalı vekilince 22/10/2015 tarihli beyan dilekçesi verildiğini, işbu dilekçe içerisindeki beyanlarında ... aleyhine başlatılan icra takibinin isim benzerliğinden kaynaklandığını belirttiğini ve maddi hatanın giderilmesini istediğini, bu kapsamda davalının da ikrarlarının mevcut olup müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcunun olmadığını, davalı şirketin, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını kabul etmesine rağmen ilgili icra takip dosyasından vazgeçmediğini ve müvekkili aleyhine icra işlemlerine devam ettiğini, halihazırda icra takibini başlatırken gerekli dikkat ve özeni göstermediklerini, müvekkile ait T.C kimlik numarasının ne suretle elde edildiği bilinmeden borçlu sıfatıyla eklediklerini, davalı şirketin bu durumu kabul etmesine rağmen kötü niyetle açılan bu icra takibinin iptal edilmeden devam etmesinin davacı müvekkili için hayatı çekilmez hale getirdiğini, davalının icra takibinin haksız olarak açıldığını mahkeme huzurunda bildirmesine rağmen bu icra takibine devam etmesinin ve işbu dava dilekçesinden bir hafta önce davacıya karşı başlatılan bu icra takibinde icraya devam ederek haciz ihbarında bulunmasının davalının kötü niyetini açıkça ortaya çıkardığını, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının olduğu açık olduğunu, davalı icra takibinde asıl borçlunun başka bir şahıs olduğunu bilmesine rağmen icraya devam etmesinin işbu menfi tespit davasını açmayı zaruri kıldığını, müvekkili ile ne ... ... İnş.ve San.Tic. A.Ş. ortaklarının ne de davalı şirketin hiçbir sosyal ve ticari bağlantısı bulunmadığını, müvekkilinin adına herhangi bir şirkette ortaklık bilgisine ulaşılamadığını, takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olup olmadığı yönünden araştırma yapılarak hükme gidilmesi gerektiğini, beyan ederek, davalarının kabulüne, ...'nun davalıya borçlu olmadığının tespitine, Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2015/18652 Esas Sayılı icra dosyasındaki icra takibinin öncelikle durdurulmasına akabinde iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki ihtilafa konu icra takibinin 2015 tarihli olduğunu, bu nedenle öncelikle iş bu davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketçe Ankara İcra Müdürlüğü'nün 2015/18652 Esas sayılı dosyasında başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde, diğer borçlular ile birlikte çek borçlularından olan ...'na karşı da icra takibi başlatıldığını, icra müdürlüğüne sunulan çek aslı ile birlikte verilen takip talebinde çek borçlularının isim ve soy isimlerinin belirtildiğini, çek üzerinde borçluların T.C. kimlik numarasının bulunmaması sebebiyle, T.C. kimlik numarasının icra müdürlüğünce araştırılması ve ödeme emrinin düzenlenmesi gerektiğini, ödeme emri düzenlenmesi görevinin icra müdürlüğüne ait olduğunu, ödeme emrinin düzenlenmesi noktasındaki bir hatadan müvekkilinin kusurundan söz edilemeyeceğini, icra müdürlüğünce icra takibine sehven başka bir T.C. kimlik numaralı ...'nun eklendiğini, çek takibine konu şirketin Ankara Ticaret Sicil müdürlüğüne kayıtlı ... sicil numaralı ... ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, ilgili şirketin ticaret sicili kuruluş ilanı olan 06.12.2014 tarihli yayının 8459. sayısının 9. sayfasında davacı ile isim benzerliği bulunan ...'nun icra takibine icra müdürlüğünce eklenmiş olup, ticaret sicili kayıtlarındaki doğru T.C. kimlik numaralı ...'nun icra takibine eklenmesi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde de belirtildiği üzere Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi 2015/983 Esas sayılı dosyada taraflarınca 22.10.2015 tarihli dilekçe ile ... aleyhine başlatılan icra takibinde maddi hata varsa düzeltilmesinin talep edildiğini, ancak davacı tarafça dosyanın atıl bırakıldığını, menfi tespit davalarında arabuluculuk sürecinin dava şartı olduğunu, nitekim yapılan toplantılar ve istişare görüşmelerinde kanun koyucu tarafından da kanunun düzenlenmesi sırasında menfi tespit davalarını, dava şartı arabulucuk kapsamına almak istendiğinin açıklandığını beyan ederek; öncelikle dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddine, davanın usulden reddi yönünde kanaat oluşmaz ise davanın açılmasında müvekkilinin kusuru olmadığından davanın esastan reddine, müvekkilin hiçbir kötüniyeti olmadığından kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davacı tarafından açılan Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/983 Esas, 2016/110 Karar sayılı dosyasında davalı/alacaklı tarafından çekte cirosu bulunan ...'nun takip yapılan ... olmadığının açıkça kabul edildiği, isim benzerliği sebebi ile hata yapıldığının belirttiği, yine cevap dilekçesinde davacı ... ile çekte cirosu bulunan ...'nun aynı kişiler olmadığının açıkça kabul edildiği, bu durumun dosyaya sunulan Ticaret Sicil Gazetesi ile desteklendiği görülmekle, mahkemede icra takibinin dayanağını oluşturan çekte cirosu bulunan ...'nun mevcut davacı ... ile aynı şahıs olmadığı, tamamen isim benzerliği olduğu, davacının açtığı Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında davalı tarafından yanlışlığın açıkça kabul edilmesine rağmen, icra dosyasında yanlışlığın düzeltilmesi yönünde herhangi bir işlem davalı tarafından yapılmadığı, aksine davalının söz konusu yanlışlığı bile bile, davacının 2018, 2019 ve 2020 yıllarında tapu kayıtlarına ve banka hesaplarına davaya konu icra dosyasından haciz koydurduğu, bu itibar ile davacının mevcut takipte haksız ve kötü niyetli olduğu belirtilerek; Davanın KABULÜ ile Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2015/18652 Esas sayılı takip dosyası nedeni ile davacı ...'nun (T.C. ...), davalı/alacaklı ... Turizm İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, 355.434,33-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Çek incelendiğinde alacaklı tarafın konsorsiyum olduğunun görüleceği, bu durumda zorunlu dava arkadaşlığı olmasına rağmen dava sadece müvekkili şirkete açıldığı, çekte ...'nun tc kimlik numarasının yer almadığı, davacı tarafın icra takibinin iptalini talep edebilecekken huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaatinin olmaması ve icra takibinin konsorsiyumundaki her iki şirketçe açılmaması durumunda takibin likit olmaması da nedeniyle de kararın yargılama giderleri ve hesaplamalar yönüyle de istinaf ettiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu çekten dolayı davacının sorumluluğunun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2015/18652 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklının ... Tur. ... Ltd. Şti., borçluların ... ... A.Ş., ... ve ... (T.C. ...) olduğu, alacaklı tarafından söz konusu borçlular hakkında, 31/10/2014 günlü, 4002581 seri numaralı, 1.500.000,00-TL bedelli çekten dolayı çek tazminatı, faiz alacağı, komisyon olmak üzere toplamda 1.777.171,64-TL'lik alacağın tahsili için 10.12.2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığı, söz konusu takip kapsamında davacı/borçlu ...'nun tapu kayıtlarına ve banka hesaplarına haciz konulduğu görülmüştür.
Davaya konu çekin keşidecisinin ... ... A.Ş. lehdarının ... Ltd. şirketi- ... AŞ ortaklığı olduğu, 31.10.2014 keşide tarihli, 1.500.000,00TL bedelli olduğu, arka yüzde ..., ... adı ile atılan imza ile ... şirketi- ... A.Ş ortaklığına ciro edildiği görülmüştür.
Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/983 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacı/borçlu tarafından davalı/alacaklı aleyhine borca ve icra takibine itirazdan dolayı dava açıldığı, söz konusu davanın takip edilmemesi üzerine 09/02/2016 tarihinde dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, söz konusu dosya içerisine davalı/alacaklı tarafından verilen bila tarihli beyan dilekçesinde "... isim benzerliği nedeni ile, takibin ve ödeme emrinin çekin asıl borçlusu olan ...'na değil, çek ile ilgisi olmayan ve yine ...'nun adını taşıyan davacıya gönderilmiştir. ..." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Buna göre mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının davalı şirket tarafından yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemesine, çekte adı geçen ... ile davacının isim benzerliği nedeniyle icra takibinde taraf gösterildiği, davalı tarafça bu durumun icra hukuk mahkemesinde görülen davada da kabul edilmesine rağmen takibe devam edilerek davacı aleyhinde haciz uygulanmış olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu Genel Tebliği eki (1) sayılı tarifenin A-III-1-e uyarınca işin esası ile ilgili olduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 121.398,59 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 30.349,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 91.048,94 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 02/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.