Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1918

Karar No

2024/1546

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2022/1918 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/1546

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2021
ESAS-KARAR NO : 2020/244 E - 2021/857 K

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili;müvekkili şirketin 10.09.2018 tarihi itibariyle şirket ortaklarından ...'nun hissesini ...'a devrettiğini, bu devirle birlikte şirketi temsil yetkisinin ...'ndan alınıp, müştereken ... ile ...'a devredildiğini, şirket ortaklarından ...'ın ortaklıktan ayrılmak istemesi ve şirketin mali yapısının bozulması nedeniyle şirket müdürü ...'nun yeni ortak arayışı kapsamında ... ve ... (davalı şirket yetkilisi) ile görüşmeler yaptığını, ...'nın, ...'na ortaklıktan ayrılmak isteyen ...'a ortaklık payı karşılığında senet vermesini ve bu senetleri kendisinin ödeyeceğini söylediğini, ... müvekkili şirketin kira borçları dahil yaklaşık 300.000,00 TL piyasa borçlarını, 176.000,00 TL tutarındaki banka borçlarını kapatacağını taahhüt ettiğini, bu kapsamda ...'nın müvekkili şirkete ait ufak borçları kapatarak güven oluşturduğunu, iş yerine haciz gelmemesi için şirketi kendilerine borçlandırmasını, buna istinaden şirkete haciz konulmak suretiyle malvarlığının güvenceye alınmış olacağını, ifade ettiğini, bunun üzerine ...'nun tek imzası ile 24.01.2019 tarihinde 500.000,00TL bedelli bono düzenlediğini, davalı tarafın 500.000,00 TL bedel ile 28.01.2019 tarihinde Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1445 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, icra işlemleri hakkında şikayet yoluna gidilerek ...'ın Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/292 E. Sayılı dosyası ile haciz ihbarnamelerinin iptal edildiğini, davalı şirket yetkilisi ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, 2019/101169 soruşturma numaralı dosya ile soruşturmanın devam ettiğini, taraflar arasında bu zamana kadar herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, davalı tarafın şirketi devralmak istediğini, bu yönde hukuki işlemlerin gerçekleşmiş olduğunu, şirketler arasında temel bir borç ilişkisi bulunmadığından ötürü hileli davranışlarla müvekkilinin iradesinin sakatlanmış olduğunu, takibe dayanak bononun sakat doğmuş olduğunu, geçerli olmadığını, takibe dayanak teşkil eden bononun 01.07.2018 düzenleme, 01.08.2019 ödeme tarihli düzenlenmiş olsa da bononun 24.01.2019 tarihinde düzenlendiğini, bu konuda tanıklarının bulunduğunu, 24.01.2019 tarihinde ...'nun şirketi tek başına temsile yetkili olmadığını, davalı tarafın, müvekkili şirket ile temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığını, kambiyo senedi alacağı istenmesinin sebepsiz zenginleşme oluşturacağını belirterek müvekkili şirketin Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1445 Esas sayılı takibe dayanak bono nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, takibe dayanak teşkil eden bononun bedelsiz veyahut sebepsiz olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, böyle olsa dahi illeten mücerret olduğundan geçerli olduğunu, davacı vekilinin taraflar arasında hem hiçbir işlem olmadığını hem de taraflar arasında devir sözleşmesi yapıldığını beyan ettiğini, müvekkilinin, davacı şirket yetkilisi ...'na aralarındaki ilişki gereği çeşitli zamanlarda çeşitli meblağlarda ödemelerde bulunduğunu, ...'nun da bu borç ilişkisi sebebiyle kendisine ödemeyi 500.000,00 TL bedelli bono ile taahhüt ettiğini, müvekkilinin, davacı şirketin 170.000,00 TL tutarındaki icra dosyası borcunu kapattığını, müvekkilinin bu ifaları devir sözleşmesine istinaden şirketin kendisine devredileceğine inandığından dolayı gerçekleştirdiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu gibi müvekkilinin davacı şirkete ait küçük meblağlarda borçlarını da ödediğini, bu kapsamda Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2019/1222 Esas sayılı dosya bedelinin 112.500,00 TL olduğu, davaya konu icra takip işleminden davacı şirketin haberdar olduğunu, haciz tutanağında davacı şirket yetkilisinin, borçtan haberlerinin olduğunu, şu an ödeme güçlerinin olmadığını beyan ile süre talebinde bulunduğunu, takibe konulan bononun şekil ve zorunlu şartlar açısından tam olduğunu, senedin bedelsiz olduğu ve hukuki işleme dayanmadığı iddialarının ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacı şirket yetkilisinin müvekkil hakkındaki suç duyurularının takipsizlik kararı ile sonuçlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde dava konusu bononun keşide tarihinde davacı şirketi tek başına ...'nun temsil ettiği, davacı tarafın bononun bedelsiz olduğunu ve bononun keşide tarihinin, sonradan eski tarihli olarak düzenlendiği hususunu kesin delil ile kanıtlayamadığı, tarafların birbirlerini şikayetleri sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararları verildiği anlaşıldığından DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; İddiaları tekrarlayarak, davanın kabulü gerektiği, müvekkili şirket ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan 2019/149107 Soruşturma numaralı dosyaya ilişkin olarak verilen "kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" dair kararın tarafına tebliği gerçekleştirilmemiş olup, henüz yasal süresi içerisinde Ankara Sulh Ceza Hakimliği'ne itirazının gerçekleştirilmediği, davalı şirket yetkilisinin sistematik olarak gerçekleştirmiş olduğu hileli davranışları sebebiyle müvekkilin iradesinin sakatlanmış olduğu, takibe dayanak bononun sakat doğmuş olduğu ve geçerli olmadığı, kambiyo senedinin lehtara verildiği ana göre temsil yetkisi araştırılsa idi 10/09/2018 tarihinden itibaren müvekkili şirketi müştereken temsile yetkili kişilerin ... ve ... olduğu görüleceği, bu sebepten kambiyo senedinin hükümsüz olduğu bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu senetten dolayı davacının sorumluluğunun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 6. İcra Dairesinin 2019/1445 Esas sayılı incelendiğinde; davalı ... şirketi tarafından davacı ... Şirketi hakkında 28.01.2019 tarihinde, 01.07.2018 tarihli, 500.000,00 TL bedelli bono dayanak gösterilerek işlemiş faiz dahil toplam 556.363,01 TL alacağın tahsili için 28.01.2019 tarihinde kambiyo takibi başlatıldığı; takibe konu senedin 01.07.2018 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli, 01.08.2018 vadeli, keşidecisi ... Restorant Kafe Şirketi olduğu, lehdarın ... Savunma San Ltd.Şti olduğu, senedin nakten düzenlendiği görülmüştür.
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/ 28406 soruşturma nolu dosyasında; ... tarafından sunulan şikayet dilekçesi ile ... hakkında kendisini subay olarak tanıtan ... tarafından kandırılarak ... Restoran adlı iş yerinin müştekiye devri konusunda anlaştıkları ancak ... Restaurant Cafe adlı şirketin ve işletme ruhsatının devrinin müştekiye gerçekleştirildiği kandırılarak menfaat temin edildiği belirtilerek kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kılarak dolandırıcılık suçundan 22.10.2019 tarihinde şikayette bulunulmuş savcılık tarafından 18.11.2019 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir.
Ticaret Sicil Belgesinden ... Şirketi kurucu ortaklarının ..., ... olduğu, kuruluş tarihinin 19.12.2017 olup, kuruluş tarihinden itibaren 20 yıl süreyle ...'nun şirketin temsile münferiden yetkili olduğu, 27.08.2018 tarihli karara göre de ortakların ...,...,..., ... olduğu, 27.08.2018 tarihli karara göre de 10 yıl süreyle ... ve ... müştereken yetkili kılınmış, diğer yetki iptal edilmiştir.27.08.2018 tarihli karar 16.09.2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlanmış; davaya konu senedin 01.07.2018 keşide tarihli olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle senedin keşide tarihinde şirketin yetkilisinin keşideci ... olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.538,75 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan bakiye 8.111,15‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 02/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...
¸e-imza

Üye ...
¸e-imza

Üye ...
¸e-imza

Katip ...
¸e-imza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim