mahkeme 2022/1786 E. 2024/1278 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1786

Karar No

2024/1278

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1786 - 2024/1278

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1786 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/1278

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/09/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/683 E - 2022/632 K

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI

DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
YAZILDIĞI TARİH : 05/11/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;dava dışı borçlu ... İnşaat Tarım Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından keşide edilerek müvekkili tarafından tahsile konulan çeklerin karşılığının çıkmadığını, yapılan takibin de semeresiz kaldığını, davalı bankanın dava dışı borçlu şirkete çek hesabı açarken göstermesi gereken özeni ve dikkati göstermediğini, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, davalı bankanın dava dışı borçlu şirket ve ortakları hakkında gerekli araştırmayı yapmayarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği aşamada HMK 107.maddesi uyarınca artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği zararın belirli ve çek bedeli kadar olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, dava dışı borçlu şirket hakkında çek karnesi verilmeden önce ilgili araştırmaların yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın dava dışı borçlu şirkete çek karnesi verirken 5941 sayılı Çek Kanunu'nda öngörülen yükümlülükleri yerine getirdiği, oluşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığı, ayrıca yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre de hamil nezdindeki zararın ancak diğer çek borçlularına karşı tüm takip yollarının tüketilmesi sonucu oluşacağı, muhataba başvuru için çekteki tüm müracaat borçlularına icra takibi yapılması ve bu icra takiplerinin sonuçsuz kalması nedeniyle aciz vesikası alınmış olması gerektiği (Emsal: Yargıtay 11. HD.'nin 23/01/2014 tarih ve 2012-9800/1476 sayılı ilamı), davacı tarafından yapılan icra dosyalarının kapsamına göre takipte iki borçlunun bulunduğu ve takip işlemlerinin sürmekte olduğu, davacı alacağının aciz belgesine bağlanma durumunun da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, borçlu şirket ve ortakları hakkında davalı bankaca yapılan sorgulamalara ilişkin belgelerin ibraz edilmediğini, şirket ortaklarının hiç araştırılmadığını, eksik belgelerin temin edilerek ek rapor alınması gerektiğini, aciz vesikasının davanın her aşamasında tamamlanabileceğini, mahkemece bu hususta süre verilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davalı bankanın dava dışı borçlu şirkete çek karnesi verirken 5941 sayılı Kanun gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, davacının bu bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, zarardan davalı bankanın sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, çek karnesi verilirken gerekli özenin gösterilmediği iddiasına dayalı karşılıksız çek nedeniyle uğranılan zararın tanzimi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava konusu çeklerin, davalı banka tarafından 06/12/2018 tarihinde dava dışı borçlu ... İnş. Tar. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına bastırılan çekler olduğu, çeklerin 10/06/2019 keşide tarihli, 90.000,00 TL bedelli, 05/07/2019 keşide tarihli, 110.000,00 TL bedelli olduğu, çeklerde dava dışı... İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin lehtar, davacı şirketin lehtar cirantadan sonraki ciranta olduğu, 10/06/2019 keşide tarihli çekin karşılıksız çıkması nedeniyle karşılıksız kaşesinin basıldığı, 05/07/2019 tarihli çekteki keşideci imzasının banka kayıtları ile uyuşmaması nedeniyle işlem yapılamadığı görülmüştür.
Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/8855 sayılı takip dosyasının yapılan incelenmesine göre, 28/06/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından 10/06/2019 keşide tarihli 90.000,00 TL tutarlı çeke dayalı olarak borçlular keşideci ... İnş. Tar. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile çek lehtarı... İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. Aleyhine 87.970,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 98.342,86 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/11555 sayılı takip dosyasının yapılan incelenmesine göre, 28/08/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından 05/07/2019 keşide tarihli 110.000,00 TL tutarlı çeke dayalı olarak borçlular keşideci ... İnş. Tar. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile çek lehtarı... İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 110.000,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte 124.173,42 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; dava konusu uyuşmazlıkta bankanın 5941 sayılı Çek Kanunu'nun öngördüğü koşulları yerine getirdiği, bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı, dava dışı firmanın kurulduğu 2013 yılından itibaren davalı banka ile çalıştığı, dava dışı firmanın davalı bankanın kredili müşterisi olduğu, gereken dikkat ve özenin gösterildiği, dava dışı firma için davalı bankanın istihbarat biriminin gereken istihbari verileri topladığı, firmanın karşılıksız çek ve senetlerine rastlanılmadığı, davalı bankanın son araştırmayı 2018 yılı Eylül ayında yaptığı, dava dışı firma yöneticileri için de yapılan araştırmalar sonucu karşılıksız çek ve protestolu senet bilgilerinin bulunmadığı, bankaya atfedilecek bir kusur olmadığı yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı, dava dışı keşideci şirket hakkında davalı bankanın çek hesabının açılışı sırasında 5941 sayılı Kanunun ve ilgili yasal mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye çek karnesi verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak tazminat isteminde bulunmuştur. Bir banka yada özel finans kurumu, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan çek karnesi vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise dava tarihinde yürürlükte bulunan 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesinin (1). ve (3). fıkrası ile TTK'nın 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder. Çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Yukarıda anılan Çek Kanunu'nun 2/1 fıkrası "Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler." hükmüne, 3. fıkrası ise "Çek hesabı ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamaz. Çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunur. Tüzel kişiler adına verilecek beyannamede ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, temsilcisi olan veya imza yetkilisi olan kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı belirtilir." hükmüne haizdir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle denetime elverişli bilirkişi raporundaki ayrıntılı inceleme içeren tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve mevzuata uygun olmasına, davalı bankanın çek karnesi verirken yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere riayet ederek üzerine düşen özen yükümlüğünü yerine getirmiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 25/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim