mahkeme 2022/1716 E. 2024/1289 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1716
2024/1289
25 Ekim 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1716 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/1289
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/04/2022
ESAS-KARAR NO : 2020/110 E - 2022/253 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... adına davalı ... tarafından Ankara 20. İcra Müdürlüğü 2018/9056 Esas sayılı dosyası ile 80.000,00 TL tutarında senede ilişkin icra takibi başlatıldığını, ancak borca konu kambiyo senedi hukuka aykırı olarak düzenlenmiş olup; takibin iptali gerektiğini, davalı ..., müvekkili ...'ın üvey oğlu olduğunu, ...'ı küçük yaşlarından itibaren müvekkili büyüttüğünü, müvekkili ... müvekkile yıllar öncesinde bu senedi imzalattığını, müvekkilin yaşı, okuma yazma bilmemesi ve gözündeki görme kayıplarından dolayı imzalamış olduğu kağıdın muhteviyatını bilme imkanı bulunmadığını, manevi baskılarla imzalatılmış olan bu senet sebebiyle müvekkilinin sorumlu tutulması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, alacaklı ile müvekkili arasında herhangi bir borç ilişkisi de mevcut olmadığını, mirastan kaynaklanan husumet mevcut olduğunu, takibe konu senet bu sebeple tahsil edilmeye çalışıldığını, arada herhangi bir borç ilişkisi mevcut olmadığını, bu nedenlerle ... bu senedi müvekkille olan aile bağlarını kullanıp, müvekkili üzerinde manevi baskı uygulayarak almış ve yıllar sonra takibe koyduğunu, senet koçanları basmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; bir an için müvekkili ile üvey oğlu arasında bir borç ilişkisi mevcut olsa dahi bu borcun da zamanaşımana uğramış olacağını, zira senedin üzerindeki adres ve kullanılan koçan incelendiğinde borcun kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir borç ilişkisi varsa bile zamanaşımına ugramış olduğu açıkça anlaşılacağını bildirerek davaya konu somut olaya ilişkin her türlü fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması şartıyla, menfi tespit davalarının kabulüne, davacı müvekkilinin, davalı ...'a borcunun olmadığının tespitine, davaya konu senedin iptaline, davalı yan aleyhine %40'tan aşağı olmamak şartıyla kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıdan olan alacağı için Ankara 20.İcra Müd. 2018/9056 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davacı/borçlu Ankara 16.İcra mah. 2018/638E sayılı dosyasıyla imza itirazında bulunduğunu, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde imzaların davacı/borçluya ait olduğu ortaya çıkmış ve dava reddedildiğini, davacı yanın dilekçesinde belirttiği tüm hususlar yalan ve iftira niteliğinde olduğunu, borçtan kurtulabilmek için türlü hikayeler ileri sürüldüğünü, senet üzerindeki imzaların yapılan bilirkişi incelemesiyle davacı/borçluya ait olduğu ortaya çıktığını, davacının iddiaları hukuken kabul edilemez kesin delillerle ispatı gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacı; müvekkilinin babasının 3. Eşi olduğunu, babası davacı ile evlendiğinde müvekkili yaklaşık 14 yaşında olduğunu, müvekkili davacının büyüttüğü iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili davacı arasında hiçbir zaman anne çocuk ilişkisi olmadığını, davacı okur yazar olduğunu bu durum imza incelemesi sırasında resmi kurumlardan getirtilen belgelerle ayrıca mahkeme huzurunda attığı imzalar ile de sabit olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davacı, davalının üvey annesi olduğunu, okuma yazma bilmediğini, davalı ile aralarında mirastan kaynaklı husumet bulunduğunu, aralarında herhangi bir borç ilişkisi mevcut olmadığını, davaya konu senedin zamanaşımına uğradığını, senette bulunan yazı ve imzanın mürekkerep yaşını tespitinin yapılması gerektiğini, gözlerinin halk arasında "Sarı Nokta Hastalığı" olarak bilinen hastalık sebebiyle büyük ölçüde etkilediğini, manevi baskı altında imzalanan senet muhteviyatını bilmesinin mümkün olmadığı iddia ederek davaya konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini istendiği, davalının ise davanın reddini savunduğu somut uyuşmazlıkta, borçlunun okuma yazma bilmediği ve takibe konu senedin bono vasfı taşımadığı iddiası yönünden okuma yazma bilmeyen kişilerin el ile imza atmak suretiyle bono düzenlemesi mümkün olduğu, takip konusu senedin el ile imza edildiği ve bono vasfını taşıdığı; borçlunun, görme engelli bulunduğu iddiasının değerlendirilmesinde ise senet düzenlenmesinde 5378 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca görme engelliler yönünden, görme engeli bulunmayanlardan farklı herhangi bir şekil şartı kalmadığı, borçlunun iddiası görme yetisinin tamamen kaybedilmiş olduğu yönünde olmadığı, ileri derecede görme kusuru bulunduğu iddia edilmiş olup, yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerde görme engelliler yönünden dahi şekil şartı kalmadığı dikkate alındığında kısmen görme engelliler yönünden de bono düzenlenmesinde ayrık bir şekil şartı aranmayacağı; borçlunun, zamanaşımı iddiası bakımından yapılan incelemede takip dayanağı senedin 15/06/2016 vadeli olup, senedi düzenleyen borçluya karşı yasal üç yıllık süre içinde 30/07/2018 tarihinde takip başlatıldığından, zamanaşımı iddiasının yerinde görülmediği; senedin manevi baskı ile (korkutma veya zorla alındığı) alındığı iddiası bakımından yapılan incelemede; davacı bu manevi baskının ne olduğu, nasıl gerçekleştiği hakkında bir açıklamada bulunmamakla birlikte yapılan yargılamada, dava konusu senedin 15/05/2015 tanzim ve 15/06/2016 vade tarihli olduğu, TBK'nun 39. maddesine göre (1) yıl içinde sözleşme ile bağlı olunmadığı bildirilmez veya verilen şey geri istenmezse sözleşmenin onanmış sayılacağı, dava tarihine göre (20/02/2020) yasada belirtilen bir yıllık süre dolduğundan, (İcra Mahkemesi dava tarihi 03/08/2018, ceza soruşturması başlangıç tarihi 05/02/2020) sözleşmenin onanmış sayılacağı, korkutmanın etkisinin devam etmesi ihtimaline binaen esas hakkında yapılan değerlendirmeye gelince, davacı tarafından iddia edilen tehdit ve korkutmanın TBK'nun 39. maddesine göre ağır ve yakın olarak nitelendirilemeyeceği, senedin verilme tarihinden önce senedin iptalini gerektirir ağır ve yakın bir tehdidin bulunmadığı, yapılan yargılama neticesinde anlaşılmış, davalı hakkında yürütülen ceza soruşturmasında da davalı hakkında "Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından yapılan soruşturma neticesinde 18/03/2021 tarih ve 2020/29861 S. ve 2021/44390 karar no'lu dosyasında yapılan tahkikat neticesinde; davalı şüpheli ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, iddiasının yerinde görülmediği; dava konusu takibe konulan senedin bedelsiz olduğunun usulüne uygun yazılı delille ispat edilemediği , davacı her ne kadar yemin deliline dayanmış ise de bedelsiz senedi takibe koymak eylemi suç olduğundan suç teşkil eden hususuta da yemin teklif edilemeyeceğinden davacı yana yemin delilinin hatırlatılmadığı belirtilerek kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna davacı vekili tarafından; İddialar tekrarlanarak, mahkemece eksik araştırmaya dayalı karar verildiği,senedin zamanaşımına uğradığı bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Dava konusu senetten dolayı davacının sorumluluğunun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2018/9056 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ...'ın bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başladığı; takibin dayanağı senette keşidecisinin (borçlusunun) ..., lehtarının (alacaklı) ... olduğu, 15/05/2015 tanzim ve 15/06/2016 vade tarihli 80.000,00-TL bedelli, düzenleme sebebi yazılmayan senet olduğu anlaşılmıştır.
Davacının şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyası incelendiğinde; müştekinin ..., şüphelinin ... olduğu, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan soruşturma neticesinde 18/03/2021 tarih ve 2020/29861 S. ve 2021/44390 karar no'lu dosyasında yapılan tahkikatın; "...girişilen tahkikat sonucu toplanan delil, bilgi ve belgelerden soyut iddia dışında şüphelinin müsnet suçları işlediği yönünde haklarında kamu davası açmaya yeterli delil ve emare elde edilemediği anlaşılmakla..." denilmek suretiyle davalı şüpheli ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.
Davacı tarafça dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığına dair yapılan şikayet, İcra Hukuk Mahkemesince reddedilmiş, istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 18. Hukuk Dairesi tarafından takip konusu senedin el ile imza edildiği ve bono vasfını taşıdığı belirtilerek 08.11.2021 tarihinde başvuru esastan reddedilmiştir.
Buna göre, mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının imza inkarında bulunmamasına,diğer iddialarını da kanıtlayamamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 25/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.