Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1401

Karar No

2024/1655

Karar Tarihi

11 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2022/1401 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2024/1655 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/02/2022
ESAS NO : 2020/292 E 2022/70 K

DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2500 adet akrilik ürün ve 7500 adet ... yapıştırıcı ilacın alım satımı konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda davalı tarafından 6 fatura düzenlendiğini, faturalardaki ürünlerin karşılığı olarak müvekkilinin 3 çeki davalıya verdiğini, 10/07/2016 keşide tarihli 145.550,00 TL bedelli ilk çekin ödemesinin yapılamadığını, müvekkili tarafından diğer iki çekin de ödenemeyeceğinin davalıya bildirildiğini, bunun üzerine tarafların 23/07/2016 tarihli anlaşma ve ürün iade tutanağı düzenlediklerini, tutanakta 3 adet çekin tekrar müvekkiline iade edildiği belirtilerek ayrıca ürünlerin tam olarak iade edilmemesi nedeni ile kalan 188.297,00 TL için açık vadeli senet verildiğinin belirtildiğini, tutanağa uygun olarak eksik kalan 7500 adet ... ilacın 25/07/2016 tarihinde davalıya iade ettiğini, davalının tutanakta yazılı 3 çekten 10/07/2016 ve 30/07/2016 keşide tarihli çekleri iade ettiğini ancak 30/08/2016 keşide tarihli son çeki iade etmeyerek çeke dayalı takip başlattığını, müvekkilinin davalıya bu çekten kaynaklı hiçbir borcu bulunmadığını, anlaşma tarihi itibariyle yalnızca 7500 adet ... ilaç karşılığı olarak davalıya bono verildiğini, bu ürünlerin de 25/07/2016 da teslimi ile bonodan doğan borcun da bulunmadığını, davalının karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayeti üzerine müvekkili şirket yetkilisine ceza verildiğini, cezadan kurtulmak için infaz tehditi ve cebri icra tehditi nedeniyle müvekkili şirket yetkilisi ve davalı şirket yetkilisinin 17/05/2019 tarihinde anlaşma protokolü düzenlediklerini, davalının şikayetten vazgeçmesinin müvekkiline 190.000,00 TL'ye mal olduğunu belirterek müvekkilinin takip konusu çek nedeniyle takip tarihi itibari ile 503.763,78 TL borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatına ve 17/05/2019 tarihinde davalıya yapılan toplam 190.000,00 TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçirildiğini, istirdat davası için gerekli şartların oluşmadığını, taraflar arasında 23/07/2016 tarihli anlaşma ve ürün iade tutanağının davacının ilk vekilinin bürosunda ürünler ve çekler iade edilmiş gibi yazıldığını, davacı tarafından iade için gönderilen ürünlerin Düzce'de bulunduğunu ve sevk aracı temin edilmeyeceğinin bildirilmesi üzerine taşıma, depo kirası vb. masrafların davacı tarafla yazışmalar sonucu müvekkili tarafından karşılandığını, 23/07/2016 tarihi itibari ile 2190 adet plakanın iade edildiğini, 7500 adet ilacın davacı tarafından iade edilmediğini, ürünlerin tam olarak iade edilmemesi nedeni ile depo parası, nakliye ve bekçi giderleri için müvekkilinin ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacı şirket yetkilisince müvekkilinin ödediği masraflar için 188.297,00 TL tutarında senet düzenlediğini, iade tutanağının mallar teslim edilmeden ve çekler iade edilmeden önce düzenlendiğini, davalının elinde bulunan 2 adet çekin aynı gün iade edildiğini, davacının ürünleri eksik iade etmesi nedeni ile müvekkilinin cari hesaplarında yer alan bakiye alacaktan mahsup edilmek üzere 30/08/2016 tarihli çekin iade edilmediğini, iade edilmeyen ürünlerin bedeli ve ürünlerin teslimi sırasında yapılan masraflarla birlikte takip başlattığını, aynı zamanda davacı şirket yetkilisi hakkında karşılıksız çekten şikayetçi olunduğunu, verilen cezanın kesinleşmesi üzerine davacı borçlunun teklifi ile protokol imzalandığını, müvekkili şirket çalışanına teslim edilen aracın pert kaydı olduğunun öğrenildiğini, davacı borçlunun kötü niyetli olduğunu, anlaşma protokolünde 140.000.000 TL'lik borcuna karşılık 3. Kişi adına kayıtlı aracın hasarsızmış gibi müvekkiline devredildiğini, 17/05/2019 tarihli anlaşma protokolü ile 170.000,00 TL dışındaki dosya alacağından karşılıklı vazgeçilmesine rağmen kötü niyetli olarak açılan menfi tespit davasının konusuz kalması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkiline ödeme yaptığı sırada hapis cezasının infazı tehdidi ve cebri icra baskısı altında bulunduğu iddialarının da gerçeği yansıtmadığı savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacıya satılarak teslim edilen 7500 adet ... ilacın tamamı ile 2500 akrilik üründen 2190 adedinin davalıya iade edildiği, davacının davalıya iade edilmeyen ürün bedeline ilişkin 188.297,60 TL borçlu olduğu, anlaşma ve ürün iade tutanağı içeriğine göre bu tutara denk gelen senedin davacı tarafından davalıya verildiği, davalı tarafından iadesi öngörülen 3 çekten biri iade edilmeyerek kambiyo takibine konu edilmesi üzerine taraflarca 17/05/2019 tarihli anlaşma protokolü düzenlenmek sureti ile davacı alacaklı tarafından davalı takip borçlusuna araç devri, banka havalesi ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 190.000,00 TL takip dosyası borcuna mahsuben ödeme yapılması karşılığında takip alacaklısı davalının bakiye alacağından feragat etmesi yönünde tarafların anlaştıkları, protokol içeriği ve imzaların her iki yanın kabulünde olup hata, hile ve ikrah nedenleriyle geçersizliğine yönelik bir iddianın söz konusu olmadığı, tarafların serbest iradesiyle imzaladıkları anlaşma protokolünün davacı ve davalı yanı bağladığı, kesin haciz aşamasında protokol tanzimi ile davacının kendi iradesi ile takip dosyasına mahsuben ödemenin yapılmış olması karşısında cebri icra baskısından söz edilemeyeceği, kaldı ki kesinleşmiş icra ceza mahkemesi kararının uygulanması hususunun protokol ve protokole bağlı ödemenin geçersizliği iddiasına esas alınamayacağı gerekçesiyle davacının kanıtlanamayan istirdat talebinin reddine, işbu menfi tespit davasının açıldığı tarihten önce 17/05/2019 tarihli anlaşma protokolü ile davalı takip alacaklısı tarafından icra dosyasında protokol gereğince yapılan ödemeyi aşan bakiye alacaklardan feragat etmiş olmaları nedeniyle dava tarihinden önce feragat edilen takip alacağına yönelik menfi tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığından davacının menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; talebin müvekkilinin takip tarihi itibariyle 503.763,78 TL borçlu olmadığının tespiti ve hapis cezasının infazı tehditi ve cebri icra tehditi altında yapılan 190.000,00 TL ödemenin istirdatı istemine ilişkin olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti halinde ödemenin de istirdatının gerektiğini, bilirkişi kök raporunda iade faturasının dikkate alınıp alınmayacağına göre seçenekli hesaplama yapıldığını, iade faturası ile 7.500 adet ... ilacın davalıya iade edildiğini, 23/07/2016 tarihli anlaşma ve ürün iade tutanağına istinaden 2190 adet akrilik plakanın aynı gün, 7.500 adet ... ilacın 25/07/2016 tarihinde davalıya teslim edildiğini, kalan ürün bedeli için ise 188.297,00 TL tutarlı açık vadeli senet düzenlenerek verildiğini, davalının 3 çekten 1 çeki iade etmeyerek takibe konu ettiğini, senedi de uhdesinde tuttuğunu, davalının takip tarihi itibariyle çekten dolayı alacağının bulunmadığını, davalının çekten dolayı alacağının bulunmadığını bilmesine rağmen kötüniyetli olarak takip başlattığını, karşılıksız çekten ceza kararı çıkması nedeniyle çekten dolayı borç olmamasına rağmen cezanın infaz edilmesinin önüne geçilmesi için zorunlu olarak davalı ile anlaşma yapılmak zorunda kalındığını, 188.297,00 TL borç için senet verilmesine rağmen davalının 759.330,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 503.763,78 TL üzerinden takip başlatmasının kötüniyetli olduğunu, takip dosyası halen derdest olduğundan menfi tespit davasının hukuki yarardan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının takibe konu çekten dolayı borçlu olup olmadığı, ödenen miktarın istirdatının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2016/18902 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 05/10/2016 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 30/08/2016 keşide tarihli 759.330,00 TL bedelli çeke dayalı 452.759,10 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 503.763,78 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.

Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasında imzalanan 17/05/2019 tarihli anlaşma protokolü hükümlerine göre tarafların birbirini ibra etmelerine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Taraflar arasında takipten sonra davadan önce imzalanan 17/05/2019 tarihli anlaşma protokolüne göre tarafların birbirini ibra etmelerine rağmen davalı alacaklının durumu icra dosyasına bildirmediği, icra dosyasının halen derdest olduğu, derdest olan icra dosyasına karşı davacının menfi tespit talebinde bulunmakta hukuki yararının bulunduğu dikkate alınarak davacının menfi tespit talebinin kabulüne, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hukuki yarardan redde karar verilmesi yerinde olmamakla yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;
2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/02/2022 tarih ve 2020/292 esas, 2022/70 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
3-a)Davacının istirdat isteminin REDDİNE,
b)Davacının menfi tespit talebinin KABULÜ ile, davacının Ankara 9. İcra Müdürülüğünün 2016/18902 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
c)Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
ç)Alınması gereken 34.412,10 TL harçtan peşin alınan 8.603,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.809,07 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
d)6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
e)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 76.526,93 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f)Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
g)Davacı tarafından yapılan, 8603,03TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 7,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.665,23TL harç gideri ile bilirkişi, tebligat, müzekkere ve posta giderinden oluşan 7.418,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ğ)Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 11/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim