Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1343

Karar No

2024/1587

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1343 - 2024/1587

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2022/1343 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2024/1587

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/05/2022
ESAS-KARAR NO : 2020/348 E 2022/402 K

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
YAZILDIĞI TARİH : 04/01/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya mal satıp teslim ettiğini düzenlenen faturaların bedelinin ödenmediğini alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; takibe konu yedi adet faturanın davalının ticari defter kayıtlarında bulunmadığını, davalının defter kayıtlarında yer alan ve ödenen malların ise defolu çıktığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; faturaların tamamının davalının ticari defterlerine kaydedildiğini, faturaların bedelinin ödendiğinin kanıtlanamadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafça Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2019/17467 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 176.925,57 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; davanın kabul edilen kısmına itiraz etmediklerini asıl alacağın 2.024,75 TL'lik kısım bakımından davalının itirazının kabulünün hatalı olduğunu, belirterek reddedilen kısım yönünden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; dava dışı ... adına yapılan ödemeler davacı adına yapıldığını, 140.829,20 TL. ödemenin değerlendirilmeye alınmasına, anılan kişinin davacı şirket kurucu ortağı ve yetkilisi olması hem de ... AŞ.nin yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle organik bağın tespit edilmesine, ödemenin davacı ... adına yapılan ödeme olarak kabul edilmesi ve icra inkar tazminatının reddine karar vermesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu bildirerek ilk derce mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; takibe ve davaya konu faturalardan kaynaklanan alacağın varlığının usulüne uygun kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; mal satışı için düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya sattığı mal bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için faturalara dayalı olarak girişilen icra takibine davalı tarafça haksız yere itiraz edildiğini belirterek takibe vaki itirazın iptali ile davalının %20 oranında icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; yapılan icra takibinde borcun sebebi olarak faturalar gösterilmiş ise de hangi faturadan ne kadar alacaklı olduğu belirtilmediğini, davacı yanın alacaklı olduğu fatura ya da faturaların ve miktarının net olarak belirtilmesini talep ettiklerini, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının defter kayıtlarında yer alan ve ödenen malların ise defolu çıktığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; faturaların davalının ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından defterlerinde kayıtlı bulunan emtiaya ilişkin olarak davacıya süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin olarak herhangi bir delil ibraz edilemediği, bu nedenle davacı tarafından satış sözleşmesine konu emtianın ayıpsız olarak davalıya teslim edildiği, davalı ticari defterlerinde davacı alacağı olarak 41.820,00 TL, davacı defterlerinde ise alacak miktarı 179.925,57 TL olarak görülmekte olup farklılığın nedeninin ise davalı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacı defterlerinde kayıtlı olmayan toplamda 140.829,20 TL ödemeden kaynaklı olduğu, davacı defterlerinde davalı tarafından dava dışı ...'e yapılan ödemelerin kayıtlanmadığı ve yine ödemelerde herhangi bir açıklamanın da yer almadığı, davaya konu alacağın ödemesi olarak kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece; itirazın iptali davasının takip talebine bağlı bir dava türü olduğu, icra dosyasındaki takip talebinde dayanak belirtilmemekle birlikte icra dosyasına icra müdürlüğünce düzenlenen ödeme emrinde borcun sebebi olarak 01/03/2019, 31/05/2019, 07/06/2019, 26/06/2019, 03/07/2019, 27/07/2019, 31/08/2019 tarihli faturalar dayanak belge olarak gösterilmiştir.
Uyuşmazlık; somut olay bakımından takip talebinde ve ödeme emrinde yer alan bilgiler, mahkemece icra takibinde dayanılan yedi adet toplam 178.950,32 TL bedelli olduğu belirtilen faturalar ile sınırlı olarak mı yoksa tarafların defterlerinde kayıtlı mevcut 2017 -2018-2019 yıllarına ait tüm ticari ilişki incelenmek suretiyle mi araştırma yapılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde kanıt yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonucunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar da göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandırılması gerekir. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Somut olay değerlendirildiğinde;
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağı açıktır. Takip talebinde borcun kaynağıyla ilgili bir açıklamaya yer verilmiş ve yedi adet farklı tarih ve bedeli toplamda 178.950,32 TL beddelli faturalara dayalı alacak talep edilmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; takip konusu edilen fatura ile ilgili olarak davacının alacaklı olup olmadığı belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu özellikle vurgulanan itirazın iptali davasında, mahkemece, tarafların iddia, savunma ve delillerinin yalnızca takibe konu faturalar çerçevesinde değerlendirilip incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinin gerektiği, aksi yönde yapılacak araştırmanın ise itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağı, ödeme defi nedeniyle ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu, belirtilen usule göre yapılacak incelemede, davalının sunduğu ödeme belgelerinin takip konusu edilen faturalara ilişkin olup olmadığı hususunun ise TBK’nın 101, 102. maddeleri uyarınca tayin edilmesi gerektiği, takibe sıkı sıkıya bağlı olma kuralı ile genel ispat kurallarının ve ispat yöntemlerinin birbiriyle karıştırılmaması gerektiği, bu maddelere göre tespit yapılacak olmasının takibe konu edilmeyen faturalar ve taraflar arasındaki tüm ilişki değerlendirilmesi anlamına gelmeyeceği hususları açık olduğundan, mahkemece taraflar arasındaki tüm ticari ilişki incelenerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Kaldırma nedenine göre davacının istinaf istemi bu aşamada incelenmemiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/348Esas, 2022/402Karar ve 13/05/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 04/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim