mahkeme 2022/1066 E. 2024/1284 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1066
2024/1284
25 Ekim 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/1066 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2024/1284
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/210 E 2022/208 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilin başta ... olmak üzere çeşitli markaların gıda ürünleri satışı taptığını, davalının kendisinin alt bayi konumunda olduğunu, kendisine satılan ve fatura edilen gıda ürünlerinin, davalı tarafından yapılan satışlar sonucunda tahsil edilen bedellerini müvekkile makbuz karşılığı ödemede bulunduğunu ve cari hesabından düşüldüğünü, cari hesap kontrolünde davaya konu icra dosyasına dayanak olan fatura bedellerinin ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkilinin davacı şirketten İçim marka süt ve süt ürünlerini fatura karşılığında almakta olduğunu, dağıtımını da kendisi fatura ederek market, bakkal ve restorantlara yaptığını, davacı şirket tarafında düzenlenen fatura bedelleri nakit ve kredi kartı ile ödenmekte karşılığında tahsilat makbuzu alındığını, haricen de iade edilecek ürünler için, iade faturası düzenlendiğini, tüm bu işlemlerin cari hesaptan düşüldüğünü, müvekkilin borçlarını eksiksiz ödediğini ve borçlarının bulunmadığını, tahsilat makbuzlarının ve davacı yan ile kendilerine ait muhasebe kayıtlarının incelendiğinde durumun anlaşılacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; yapılan yargılama, toplanan deliller ile birlikte hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporu ile birlikte yapılan inceleme sonucunda; davacının davalıdan 349.000,00-TL alacaklı olduğunun belirtildiği ancak davacı cari kayıtlarında bulunan faturaların form Ba ve Bs ile karşılaştırılmasının yapılmadığı, ilişkinin ortaya konmadığı, davalı ticari defter kayıtları ile davacı defter kayıtlarına ilişkin raporun karşılaştırılmalı olarak incelenmek sureti ile 01/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespite göre, davacı şirketin beyan ettiği form Bs ve form Ba beyannameleri ile davacı tarafından düzenlenmiş satış ve davalıdan mal alındığına ilişkin alış faturaları karşılaştırıldığında satış faturalarının Bs kayıtları ile uyumlu olduğu ancak davalıdan almış olduğu alış faturalarının sayılarının uyumsuz olduğu davacının beyanına göre, davalıdan 114 adet alış faturası aldığını beyan etmesine rağmen, kayıtlarında 22 adet olarak görüldüğü buna göre 92 adet fatura beyan edilmesine rağmen defter kayıtlarına eksik alındığı, eksik alınan bu miktarın toplam beyan edilen fatura bedeli olan 458.616,00-TL'den kayda alınan 22 adet fatura miktarı olan 59.650,00-TL mahsup edildiğinde 398.966,00-TL faturanın davacı kayıtlarına eksik işlendiği, KDV hariç bedel olması nedeni ile söz konusu miktara %8 KDV eklendiğinde 430.883,28-TL fatura tutarının davacı kayıtlarında olmadığı ayrıca 2020 yılı 10, 11 ve 12. Aylarında davacı tarafından yapılan ödemelere karşılık davacı tarafa ait tahsilat makbuzları incelendiğinde toplam 267.850,00-TL 'lik ödeme kayıtlarının davacı kayıtlarında yer almadığı, bu durumda davacının iddia edilenin aksine eksik kayda alınan alış faturaları miktarı ve ödeme yapılmasına rağmen kayda alınmayan tahsilat makbuzları dikkate alındığında davalıya 349.733,28-TL borcu olduğu gerekçesiyle, davalının icra takibine konu olan itirazın yerinde olduğu kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalının ticari defter kayıtlarına üstünlük tanınamayacağını, takas mahsup defi ileri sürülmemişken bu hususun değerlendirilmeyeceğini, davalının borçlu olmasına rağmen usulsüz işlemlerle müvekkilinin carisinden düşmeler yapıldığını, tahsilat belgelerinin sahte olduğunu , Ankara Cumhuriyet Baş Savcılığınca 2021/29128 soruşturması sonucu Ankara 37 .Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2022/144 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde dolandırıcılık suçu nedeniyle ceza yargılamasının devam ettiğini, ceza mahkemesinin yargılamasının bekletici meselesi yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu malların teslimi ve bedelinin ödenip ödenmediği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
İspat yükü üzerinde olan davacı yanca iddialarının usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından davalının ödeme belgelerinin ve iade faturalarının ticari defter kayıtlarındaki belgelerin sahte olduğu iddiasıyla davacı şirketin gerçek bir borç ilişkisine konu olmayan sahte senet nedeniyle Ankara C. Başsavcılığı’nın 2020/204931 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığı anılan soruşturma kapsamında dava açıldığı anlaşılmış olup, Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2024/140 E. sayılı dosyası ile taraflar arasında dolandırıcılık suçundan dolayı ceza yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. Maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Dolayısıyla ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.
Somut olay yönünden dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi halinde ya da maddi vakıanın tespitini içeren bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek ceza davasının değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca kabulü ile yukarıda belirtilen ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/210Esas, 2022/208Karar ve 21/03/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 25/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.