mahkeme 2021/1580 E. 2023/1936 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1580
2023/1936
28 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2021/1580 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2023/1936
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/07/2021
ESAS-KARAR NO : 2017/351 E 2021/478 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/2246 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, orijinal olmayan ayıplı ürünler gönderilerek müvekkili firmanın zarara uğratıldığını, davacının ayıplı mal teslim etmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak büyük zarara uğrayıp, üretimde yaşanan problemler ve gecikmeler dolayısıyla müşteri kaybedip, kar mahrumiyeti yaşadıklarını, ayıplı 1350 adet ürün nedeniyle yapılmak zorunda kalınan işlemler nedeniyle ... şirketinin müvekkili şirkete 9.813,14 TL işçilik bedeli fatura ettiğini, ... tarafından müvekkiline düzenlenen 9.813,14 TL'lik işçilik bedelini 13.01.2017 tarih ve 081660 numaralı yansıtma faturası düzenleyerek davacı şirkete gönderip, ayrıca iade ettiği ayıplı ürünlere ilişkin olarak da 13.01.2017 tarih ve 081659 numaralı 13.060,10 TL'lik iade faturası düzenleyerek davacı şirkete gönderdiklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya teslim ettiği ürünlerin orijinal olmadığı, öte yandan kullanım sırasında ortaya çıkan ayıp nedeniyle iade faturaları düzenlendiği, davacının davalıya kendisinin de kabulünde olduğu üzere orijinal olmayan ayıplı ürün teslim etmekle ağır kusurlu olduğu, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan iki adet iade ve yansıtma faturası bedelince davalının davacıya borçlu olmadığının ve yine davalının iade etmeyerek defterinde kayıtlı tutmaya devam ettiği itiraza uğramayan 21.382,51 TL bedel yönünden ise takip tarihi itibariyle borçlu olduğunun kabulü gerektiği, bu bedel yönünden ve takipten önce davalı yöntemince temerrüte düşürülmekle 17,82 TL faiz olmak üzere toplam 21.400,33 TL bedel yönünden itirazın iptali gerektiği, tarafların tazminat taleplerinin yerinde olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Somut olayda icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı,
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği, orjinal olmayan ürün ile yan sanayi ürün arasında fark bulunduğu, davalı tarafından satın alınan ürünlerin yan sanayi olduğunun bilindiğini, satın alının ürünün tamamının iade edilmediği, eğer yan sanayi nedeniyle iade istemi söz konusu olsaydı tüm satın alınan malzemelerin iade edilmesi gerektiği, ayıbın varlığı ve süresi içerisinde muayene ve ihbar külfetinin yerine getirildiği hususlarının davalı yanca dosya kapsamı ile ispat edilemediği, müvekkiline ait ticari kayıtlarda takipte talep edilen kadar alacak kaydının bulunduğu, taraflar arasındaki ihtilafın iade ve yansıtma faturasının müvekkili tarafından itiraz edilmesinden kaynaklandığı, iade ve yansıtma faturalarının temeli olan ayıp iddiasının kanıtlanamayacağı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların bedelinin ödenmesi, teslim edilen emtiaların ayıplı olup olmadığı ve ayıp nedeniyle davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında elektronik malzeme alımına dair yazılı olmayan bir satım sözleşmesi olduğu ve faturaya konu malların davalıya teslim edildiği, bir kısım malzemenin ayıplı olduğu iddiası ile 6950 adete ilişkin 13.060,09 TL bedelli iade faturası ile 1350 adete ilişkin 9.813,14 TL bedelli yansıtma faturasının davalı tarafından davacı yana gönderildiği, davacı yanca 27/01/2017 tarihli noter ihtarnamesi ile faturalara itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporundan davacının usule uygun defterlerinde 44.255,75 TL davacı alacağının kayıtlı olduğu, davalının usule uygun E-defterilerinde 21.382,51 TL davacı alacağının kayıtlı olduğu, aradaki farkın iade ve yansıtma faturalarının davalıda bulunup davacı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı, teknik incelemede, ürünün ayıplı olup olmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı, ürünün üretime geçilmeden gerekli inceleme ve testlerinin yapılması gerekirken yapılmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamında bir örneği bulunan İstanbul 9 ATM 2017/857 D iş dosyasında yapılan bilirkişi raporunda malzemelerin mikroskopla yapılan inceleme sonucunda tespit edildiği üzere orijinal olmadığı ve ayıplı olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece değişik iş dosyasındaki tepitler dikkate alınarak fason üretim olduğu ve taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak davalıya teslim edildiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafından davacının göndermiş olduğu faturanın ticari defter ve kayıtlarının alındığı anlaşılmış olup, her iki yanın ticari defter ve kayıtlarında yer alan faturaya konu emtiaların taraflar arasındaki sözlü sözleşmede kararlaştırılan satım konusu mal olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla mahallinde ayıplı olduğu iddia edilen mallar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmaksızın tespit raporu ile yetinilerek davacı yan kayıtlarına alınmamış ve itiraza uğramış iade ve yansıtma faturasına konu malların taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu şeklindeki kabulü yerinde değildir. Mahallinde yapılacak inceleme sonucunda teslim edilen malların faturaya konu mallar olup olmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı da gözetilerek teslim edilen malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise niteliği belirlenerek yasal süresi içerisinde muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediğine yönelik araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaldırma nedenine göre davalı yanın istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/07/2021 tarih ve 2017/351 Esas, 2021/478 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 28/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.