Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/96
2026/86
6 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/96 Esas 2026/86 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/96
KARAR NO : 2026/86
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 26/11/2025
NUMARASI : 2025/126 Esas (Ara Karar)
TALEP : İhtiyati tedbir
TALEP TARİHİ : 03/12/2025
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkarılma, azil davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karana karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların dava dışı şirkete %50 ortak olduklarını, müştereken temsil ve ilzama yetkili bulunduklarını, davalının şirketi kötü yönettiği gibi rekabet yükümlülüğünü ihlal eder şekilde aynı unvanla aynı alanda başka şirket kurduğu, tarafların ortağı bulunduğu şirket çalışanını ortak yaptığı, şirketi zarara uğrattığını, ihtarnamelere cevap vermediği, imza gereken zorunlu yasal işlemlerin yapılamadığı, davalıya ulaşılamadığından dolayı işlerin yürümez hale gelmesinden ötürü davalının ortaklıktan çıkarılmasına, müdürlükten azline ve dava sonuna kadar davalının temsil yetkisinin tedbiren durdurulmasına, tedbiren müvekkilinin şirketin temsilcisi olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 08/12/2025 tarihli ara karar ile ; taraf kanıtlarının henüz toplanmadığı, tarafların %50 oranında ortak bulunduğu dava dışı şirketin müdürlerinin davacı ile davalı oldukları, davacının müdürler kurulu başkanı bulunduğu, tarafların şirketi müştereken temsil ve ilzama yetkili oldukları, davayla elde edilmesi gereken sonucun tedbir yoluyla teminin mümkün bulunmadığı, dolayısıyla ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığı sonucuna varılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Davalı vekilince de beyan edildiği üzere davalının İtalya'da olup davalı yana ulaşılamadığından şirketin işlevsiz hale gele geldiğini, imza sirküleri yenileme gibi basit işlemlerin bile yapılamadığını,
Davalı, şirket ortağı ve müdürü olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, şirketi sürekli zarara uğrattığını,
Davalı; şirkete ait mali duruma ilişkin evrakları, şirket mal varlığına ait tasarımları, çizimleri, fikri ve sınai mülkiyete konu mal varlıklarını, ticari belgeleri, ticari defter ve kayıtları, tasarımları, kalite belgelerini izinsiz olarak elinde bulundurmakta olup söz konusu evrakları şirketin aleyhine ve rekabet yasağını çiğner şekilde kullandığını,
Davalı, müvekkilin ve kendisinin ortağı olduğu ... Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile neredeyse birebir aynı isimde ve aynı faaliyet alanında ikinci bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiğini , davalı ortak yeni kurduğu bu şirkete, mevcut şirketin çalışanlarından olan ... isimli mühendisi de yeni kurduğu şirkette ortak olarak gösterdiğini, bu davranışın , yalnızca davacının güvenini sarsmakla kalmayıp, şirketin ticari itibarına, müşteri çevresine ve faaliyetlerine doğrudan zarar verdiğini, bildirerek Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/814 E. sayılı dosyası 03/12/2025 talep tarihli 08/12/2025 karar tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılarak dava sonuna kadar davalının temsil yetkisinin tedbiren durdurulması karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, HMK'nun 389.maddesine göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, delillerin toplanarak yargılama yapılması gerektiği, davacının müdürler kurulu başkanı bulunduğu, tarafların şirketi müştereken temsil ve ilzama yetkili oldukları, davayla elde edilmesi gereken sonucun tedbir yoluyla teminin mümkün bulunmadığı, dolayısıyla ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığı sonucuna gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı taraf istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına ,
3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.06/02/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.