Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/189
2026/128
11 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/189 Esas 2026/128 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/189
KARAR NO : 2026/128
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 09/12/2025
NUMARASI : 2025/925 Esas (Ara Karar)
TALEP : Tazminat ( Ticari bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan )
TALEP TARİHİ : 04/12/2025
KARAR TARİHİ : 11/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davada mahkemece geçici ödeme talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dilekçesinde özetle; ... ve ...’e bağlı İktisadi İşletmelere ilişkin tüm ödeme işlemlerinin davalı ... Şubesi
üzerinden gerçekleştirdiğini, ... Genel Sekreteri tarafından 2024 Ekim ayına ait maaş excel tablosu
incelediğinde; tablolarda bazı tutarsızlıkların tespit edildiğini, yapılan araştırmalar sonucunda;
...’in ön muhasebe bölümünde çalışan ...'un
21-22/Ekim 2024 tarihinde usulsüz bir şekilde şahsi hesaplarına para aktardığının tespit edildiğini, ...'un, davalı banka şubesi üzerinden hesaplarına usulsüz para
aktardığını itiraf ettiğini, yazılı beyanda bulunup senet imzaladığını ve işten çıkışının yapıldığını, ... Genel Sekreteri tarafından SMMM’den kapsamlı araştırma talep edilmesi
üzerine, 31/10/2024 tarihinde ikinci tespitin yapıldığını, ...’un davalı bankanın formatı maaş hesaplarının ekindeki excel listelerini değiştirdiğinin anlaşıldığını, bu
tarih itibariyle muhasebede başka bir tespit bulunamadığını, 17/12/2024 tarihinde ... Genel Sekreteri tarafından Yönetim Kuruluna
sunulmak üzere bir yıllık gelir/gider durumu istendiğini, bütün hesaplar tekrardan
incelenirken ...'un özellikle “banka kayıtlarının muhasebe fişlerini
değiştirdiği” özellikle 2024 Yılı içinde ..., ... hesaplarından kendi hesabına
ve işbirliği içinde olduğu III. kişilerin hesaplarına yüksek tutarlarda paralar aktardığının tespit edildiğini, bankacılık işlemlerinin, çift imzalı fiziki talimat yazıları ile yürütüldüğünü ancak; davacının eski ön muhasebe çalışanı ...'un, Ocak 2024 - Kasım 2024 tarihleri
arasında, müvekkili sendika yetkililerinin (Genel Sekreter ... ve Sayman
Üye ...) imzalarını "kopyala-yapıştır" yöntemiyle taklit ederek
oluşturduğu sahte banka talimatlarını e-posta yoluyla davalı banka şubesine ilettiğini, bazı sahte banka ödeme talimatlarında çift imza dahi olmadan, tek imzanın
kopyala yapıştır yöntemiyle taklit edilerek, e-posta yoluyla davalı banka şubesine
ilettiğini, davalı bankanın, hiçbir teyit almaksızın, ıslak imzalı asıllarını talep etmeksizin ve
basiretli bir tacir gibi davranmayarak bu sahte talimatlara istinaden müvekkili
hesaplarından, şüpheli çalışanın ve yakınlarının (...) şahsi hesaplarına tespit edilebildiği kadarıyla
5.040.323,52 TL’yi aşkın usulsüz para transferini gerçekleştirdiğini, konuyla ilgili
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2025/12339 Soruşturma numarası ile suç
duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın derdest olduğunu,
somut olayda, davacı ... ve ...’e bağlı İktisadi İşletmeler ile davalı
banka arasındaki sözleşmesel, yasal ve uygulamadaki çalışma prensipleri gereği, banka ödeme
talimatların “ıslak imzalı” olması ve işlem sahibinden “teyit” alınmasının esas olduğunu ancak; davalı
bankanın, sadece e-posta ekinde gönderilen ve aslı olmayan “sahte” talimatlarla işlem yaptığını, bankanın, şüpheli işlemler için davacı kurumların yetkililerini arayarak teyit almadığını, davalı bankanın, bir güven kurumu olarak kendisine tevdi edilen mevduatı korumakla
yükümlü olduğunu, bankanın, en temel bankacılık kurallarını ve güvenlik prosedürlerini ihlal ederek
zararın doğmasına ve artmasına sebebiyet vermiş olup, zarardan hukuken sorumlu olduğundan,
sundukları likit deliller dikkate alınarak, TBK m.76 uyarınca toplam 5.040.323,52 TL
tutarındaki geçici ödemenin davalı bankadan tahsili ile davacı ...’e ödenmesine karar
verilmesi talebinde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 09/12/2025 tarihli ara karar ile ; davacı vekilinin geçici ödeme talebinin mevcut delil durumu itibariyle geçici ödeme yapılması için yeterli nitelikte görülemediğinden yasal koşulları oluşmayan geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı bankanın "objektif özen borcunu" ağır şekilde ihlal ettiği hususunun yargılama gerektirmeyecek kadar açık ve likit delillerle sabit olduğunu, TBK madde 76 kapsamında "inandırıcı kanıt" şartının gerçekleştiğini, müvekkili ... ve bağlı iktisadi işletmeleri, kamu yararına da hizmet eden, sektörün önde gelen kuruluşlarınca oluşturulmuş bir sivil toplum örgütü olup, zararın büyüklüğünün geçici ödemeyi zorunlu kıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda TBK m. 76 uyarınca, davalı bankanın ağır kusuru ve dosyada mübrez inandırıcı kanıtlar gözetilerek 5.040.323,52 TL tutarında geçici ödemenin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; TBK'nun 76 maddesi uyarınca geçici ödeme talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması ve TBK'nun 76 maddesi uyarınca geçici ödemeye hükmedilmesine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı tarafça banka aleyhine açılan tazminat davasında TBK'nun 76. maddesi uyarınca tedbiren geçici ödeme talebinde bulunulması üzerine mahkemece yukarıda yazılı şekilde ara karar ile geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun '' Geçici ödeme'' başlıklı 76. maddesi; '' Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Geçici ödeme, haksız fiil sebebiyle meydana gelen zararın karşılanması için açılan tazminat davalarında hükmedilen ve yargılama sonucunda hükmedilecek zarara mahsuben yapılan bir ön ödemedir. Ön ödeme geçici bir karardır. Geçici ödemeler ne HMK.’da düzenlenmiş olan ihtiyati tedbir niteliğindedir, ne de İİK.’nda düzenlenmiş olan ihtiyati haciz niteliğindedir. Tam tersine, aynı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi ayrı bir geçici hukuki koruma türüdür. Çünkü HMK’nun 389. maddesi gereğince ihtiyati tedbir, sadece dava konusu uyuşmazlıklar hakkında verilebilen bir geçici hukuki koruma türüdür. Dava konusunun para alacağı olması halinde ise kural olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. (Kuru/Arslan/Yılmaz (Usul), s. 580-581; Pekcanıtez/Özekes/Atalay (Usul), s. 711- 713.)
HMK'nun 341.maddesine göre, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Geçici ödemelerin Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olan diğer geçici hukuki korumalardan biri olması sebebiyle, geçici ödeme kararları bir ara karar mahiyetinde olup, bu kararlara karşı ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna gidilebilir.
Hal böyle olunca, TBK'nun 76. maddesinde düzenlenen tedbiren geçici ödeme talebine ilişkin mahkemece verilen geçici ödeme talebinin reddine dair kararın ara karar niteliğinde olduğu, geçici ödeme yapılması talebi hakkında verilecek kararların HMK'nun 341.maddesine tahdidi olarak sayılan kararlar arasında bulunmadığı gibi bu talep hakkında verilen kararlara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmasına imkan veren bir yasal düzenleme de bulunmadığından, davacı vekilinin geçici ödeme talebi hakkında verilen ara karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 352/1-ç maddesi uyarınca başvurusunun usulden reddine reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341. maddesi gereğince istinafa tabi karar bulunmadığından HMK'nun 352/(1)-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.11/02/2026
Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.