Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/94

Karar No

2025/82

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/94 Esas 2025/82 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/94
KARAR NO : 2025/82

TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2024
NUMARASI : 2024/208 D.İş Esas 2024/208 Karar
İHTİYATİ HACİZ TALEP
EDEN
VEKİLİ :
KARŞI TARAF :

TALEP : İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ : 11/12/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2025

Taraflar arasındaki ihtiyati hacze ilişkin talebin dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin karşı taraf şirketin %50 oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin hesaplarından karşı taraf şirketin banka hesabına farklı tarihlerde toplamda 36.150.000,00 TL borç olarak nakit para gönderildiğini, karşı taraf şirket yetkilisi imzalı faaliyet raporu başlıklı belgede müvekkiline şirketin borcunun 34.150.000,00 TL olduğunun açıkça kabul ve beyan edildiğini, müvekkilinin alacağının rehinle teminat altına alınmadığını, şirket müdürünün şirket hesaplarında usulsüzlük yaptığının tespit edildiğini, şirketin kötü yönetimi, şirket müdürünün şirketi ve müvekkilini zarara uğratma kastıyla hareket etmesi nedeniyle ortaklar arasında husumet oluştuğunu, karşı taraf şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, inşa ettiği taşınmazdaki bağımsız bölümlerin, iki adet dükkan haricinde, şirket müdürü tarafından elden çıkarıldığını, taşınmazların değerinin çok altında bedel ile müvekkilinden habersiz olarak satıldığını, bedelinin şirket hesaplarına aktarılmadığını, şirket müdürünün şirkete verdiği borç paranın çoğunu geri aldığını, ancak müvekkiline geri ödeme yapmadığını, müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakıldığını, kalan iki adet dükkanın da şirket mal varlığından çıkarılma ihtimalinin yüksek olduğunu, usulsüz kayıtlarla şirketin zararda gösterildiğini, şirketin borcu ödemeden acze düşeceğini belirterek şimdilik 34.150.000 TL alacağın sürüncemede kalmaması için karşı tarafın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ihtiyati haciz talep edenin 02/01/2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'ne göre karşı taraf şirketin %50 ortağı olduğu, diğer %50 ortağın ise aynı zamanda şirket müdürü olan ... olduğu, ihtiyati haciz talep edenin iddiasını dayandırdığı faaliyet raporu sureti incelendiğinde şirketin ...'a 34.150.000 TL borcu olduğunun belirtildiği, bununla birlikte borcun ödenmesi hususunda bir vadenin belirlenmediği, ihtiyati haciz talep edenin borcun ödenmesi için karşı tarafa başvurduğuna ilişkin bir delil sunmadığı, talep dilekçesi ekinde sunulan uzman görüşünde de, ihtiyati haciz talep edenin yaklaşık haklılığını ortaya koyan ilave bir belirlemede bulunulmadığı, yine şirketin yetkilisinin amacının şirketi borca batırmak ve ihtiyati haciz talep edenin şirketten alacağını sürüncemede bırakmak amacında olduğuna, şirket taşınmazlarının mal varlığından çıkarılmak suretiyle ihtiyati haciz talep edenin alacağına kavuşmasını engelleyici kötü niyetli hukuki işlemler gerçekleştirildiğine ilişkin delil sunulmadığı, İİK'nun 257. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin şahsi hesabından karşı taraf şirketin banka hesabına farklı tarihlerde toplamda 36.150.000,00 TL borç olarak nakit para gönderdiğini, karşı taraf şirket yetkilisi ve müdürü ... imzalı 2022, 2023,2024/11 ay faaliyet raporu başlıklı belgede müvekkiline şirketin borcunun 34.150.000,00 TL olduğunun açıkça kabul ve beyan edildiğini, müvekkilinin alacağının rehinle teminat altına alınmadığını, ifa tarihi kararlaştırılmayan borçlarda borcun doğumu anından itibaren muaccel olmasının kural olduğunu, vadesi belirlenmeyen borcun doğumu anında muaccel olacağını, bilanço ve faaliyet raporlarına göre şirket ortağı ve müdürü ...'nun şirkete verdiğini iddia ettiği borç olan 22.725.218,26 TL'yi geri aldığını, ancak müvekkili ortağın şirkete verdiği 34.150.000,00 TL borcu alamadığını, müvekkilinin alacağının doğduğu anda vadesi gelmiş ve muaccel olduğunu, kararın usule ve yasaya aykırı bulunduğunu, vadesi gelmiş borçlarda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun ödenmesine ilişkin karşı tarafa başvuru şartı aranmadığını, ihtiyati haciz kararı verilmesi için karşı tarafa borcun ödenmesine ilişkin başvuru şartının ihtiyati haciz mekanizmasının ruhuna aykırı olduğunu, bu durumun kötü niyetli borçlunun mal kaçırmasına ve alacağı sürüncemede bırakmasına yönelik olarak harekete geçmesini sağlayacağını, sunulan bilanço, tapu kayıtları ve özel uzman raporunun dikkate alınmadığını, şirket müdürü ...'ndan elden teslim alınan 01.01.2024 - 31.01.2024 dönem 01.01.2024 - 31.12.2024 tarih aralığı mizan ve işletme ayrıntılı bilanço kayıtları, yeminli mali müşavir tarafından incelendiğinde şirket hesaplarında, gelir ve gider kayıtlarına usulsüzlük yapıldığı, müvekkilinin haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunulduğunun açıkça tespit edildiğini, müvekkilinin şirkete 2022 ve 2023 yılları arasında verdiği borç paranın 36.150.000,00 TL olup, bu bedelin 2022 ve 2023 yılı kesin bilançolarında gösterilmediğini, karşı taraf şirketin kötü yönetimi, şirket müdürünün kendisine bahşedilen yetkileri kötüye kullanması, şirketi ve müvekkil şirket ortağını zarara uğratma kastı ile hareket etmesi nedeniyle ortaklar arasına husumet girdiğini, hukuki süreç başlatılmasının akabinde sonradan 2024 yılı bilançosuna eklendiğini, bilançolarda tarih bulunmadığını, kasıtlı olarak gelen ve giden paraların hangi tarihlere ilişkin olduğunun belirtilmediğini, bu hususun alınan uzman görüş raporuyla da sabit bulunduğunu, karşı taraf şirket yetkilisinin, müvekkilinin haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu, mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini, bu hususun tapu kayıtları ve taşınmazın camlarına asılan satılık ilanlarıyla sabit olduğunu, karşı taraf şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, toplam 23 bağımsız bölümden oluşan taşınmaz inşa ettiğini, tapu kayıtları incelendiğinde karşı taraf şirket üzerinde sadece iki adet dükkanın kaldığının tespit edildiğini, bunun dışındaki 21 taşınmazın şirket uhdesinden çıkarıldığını, şirket müdürü ...'nun şirketin tüm mal varlığını elinden çıkarma gayesi içinde bulunduğunu, en son satış işleminin 12.11.2024 tarihinde yapıldığını, karşı taraf şirket müdürünün şirketin taşınmazlarının %90'ına yakınını değerinin çok altında bedel ile ortağından habersiz olarak sattığını, taşınmazların satış tarihindeki güncel gerçek değerine ilişkin bedelini şirket hesaplarına aktarmadığını, şirkete ait taşınmazların kat irtifaklı tapularını 3. kişilere devrettiğini, 2024 yılı içinde satışı yapılan 9 taşınmazın satış tarihindeki güncel gerçek değerlerinin toplamının 17.889.555,19 TL olmayacağını, taşınmazların satış tarihindeki güncel ve gerçek değerleri ile tapuda gösterilen satış bedelleri arasında 2, 3 kat fark bulunduğunu, aradaki farkın bilançolarda görüldüğü kadarıyla şirket hesaplarına aktarılmadığını, 9 taşınmazın satış bedellerinin toplam 17.889.555,19 TL, ortalama bir tanesinin 1 - 2 milyon TL arası değiştiğinin tapu kaydı resmi senetlerinde görüldüğünü, bu değerlerin 2024 yılı için Türkiye şartlarında bir araba fiyatı olduğunu, bu rakamlara daire almanın hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, şirket müdürü ...'nun eylemlerinin şirketi zarara uğratma ve mal kaçırma, hileli işlemlerle müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakma kastı içinde olduğunu, şirketin son kalan iki taşınmazını da düşük değerde satma gayret ve çabası içinde olduğunun açıkça ispatlandığını, şirketin hesaplarında nakit para bulunmadığını, şirketin 3. şahıslardan alacağı da olmadığını, şirketin üzerinde kalan son iki taşınmaz da satıldığında, müvekkilinin alacağının tahsil imkanı kalmayacağını, geride kalan 2 adet dükkanı da şirketin mal varlığından çıkarılması ihtimalinin yüksek oluşu, şirketin usulsüz kayıtlar ve hileli işlemlerle zararda olduğu gösterildiği için de müvekkiline olan 34.150.000,00 TL ( fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak üzere ) borcu ödemeden acze düşeceğini, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleyici kötü niyetli hukuki işlemler gerçekleştirildiğini, alacağın sürüncemede kalmaması, açılacak olan alacak davasının, dava şartı arabuluculuğa tabi olduğundan, arabuluculuk süreci devam ederken şirket üzerinde kalan son iki taşınmazın da 3. kişilere devri halinde, dava sonucu lehlerine olsa dahi yapılacak icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından davalının menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi için aranan koşulların bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, İİK’nun 257 vd. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK'nun 257/1. maddesi hükmü uyarınca kural olarak rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu için alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmeyen borç için de alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
Anılan Yasa'nın 258. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. İİK'nun 258/1. hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
Somut olaya gelindiğinde, ihtiyati haciz talep eden karşı taraf şirkete verdiği borç nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
İhtiyati haciz talep eden anılan iddiaya ilişkin dosyaya banka dekontları, şirket faaliyet rapor sureti, mali müşavir tarafından hazırlanan bila tarihli uzman görüşü, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, taşınmaz satış ilanlarına ilişkin fotoğrafları ibraz etmiştir.
Dosyaya ibraz edilen, aslı gibidir yapılmayan fotokopi niteliğindeki 09/12/2024 tarihli karşı taraf şirket faaliyet raporunun karşı taraf şirket müdürü ... tarafından talep edene teslim edildiği, 2022, 2023, 2024/11 faaliyet raporunda karşı taraf şirketin %50'şer hisseli ortaklarının ihtiyati haciz talep eden ... ile şirket müdürü olan ... olduğu, 30/11/2024 tarihi itibarıyla bilanço aktif toplamının 67.422.692,90 TL, borç toplamının 66.352.563,13 TL, öz sermayenin 1.070.129,77 TL olduğu, ortaklara borçlar başlığı altında ihtiyati haciz talep eden ...'a 34.150.000,00 TL, diğer ortak ...'na 6.202.065,93 TL borç bulunduğu, kat karşılığı satışlardan elde edilen avanslar hesabında takip edilen tutarın 17.889.555,19 TL olduğu belirtilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden tarafından ibraz edilen uzman görüşünde talep edenin şirkete 36.800.000,00 TL borç verdiği, 2.650.000,00 TL'nin ödendiği, halen 34.150.000,00 TL alacaklı olduğu, şirket kayıtlarının düzenli ve güvenilir tutulmadığı, gerçek rakamları göstermediği belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince de tespit edildiği üzere, talep edenin muaccel bir alacağı bulunduğu yaklaşık olarak ispat edilememiştir. İİK'nun 257/2. maddesi uyarınca borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmeyen borç için de alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecek ise de, ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya ibraz edilen ve karşı taraf şirketten 34.150.000,00 TL alacaklı olduğu kaydı bulunan karşı taraf şirket faaliyet raporu fotokopi belge niteliğinde olduğu gibi, belge üzerinde aslı gibidir şerhi de bulunmamaktadır. Fotokopi belgenin ise, karşı taraf şirketten sadır olduğu anlaşılamadığından müeccel alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat eden belge niteliğinde değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece, ihtiyati haciz talep edenin ihtiyati haciz talebine konu alacağının varlığını yaklaşık olarak ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmediği, fotokopi belgenin yaklaşık ispata dair belge niteliği taşımadığı, ihtiyati hacze ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep edenden alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.13/02/2025

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim