mahkeme 2025/569 E. 2025/898 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/569
2025/898
11 Eylül 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/569 Esas - 2025/898 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/569
KARAR NO : 2025/898
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/05/2018
NUMARASI : 2018/132 Esas 2018/351 Karar
DAVA : Tespit, Alacak
DAVA TARİHİ : 09/01/2009
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2025
Taraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik verilen hükme karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; yatırılan paraların istenildiğinde geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa 198.755 DM yatırdığını, talep etmesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını ileri sürerek şirket ortağı olmadığının tespitiyle yatırdığı paranın haksız fiil hükümleri gereğince yatırılma tarihinden işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar; davanın süresinde açılmadığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla yapılan yargılamaya göre talebin yerinde olduğu gerekçesiyle; " davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı ... Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 106.414,72-TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 09/01/2009 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davanın tam kabulü gerekirken bir kısım ödemeler olduğu iddiasıyla düşüm yapılarak kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin, davacının, hile ve/veya kesin hükümsüzlük iddiasını ispat etmesine yönelik kabulünün dosya içeriğine ve yasaya aykırı olduğunu, davalının, para toplanırken davacıya anonim şirkete ortak olacağı konusunda hiçbir bilgi vermediği, aynı şekilde davacının da yatırım yaparken anonim şirkete ortak olacağı iradesiyle hareket etmediği yönündeki iddia ve kabulün yerinde olmadığını, davacının milli ve / veya dini duyguları istismar ederek yüksek oranda kar verileceği, verilen paranın istenildiği an geri alınabileceği vaatleri ile davalı şirketçe kandırıldığı yönündeki iddialarının da kendi içinde çelişkili, gerekçe ile bağdaşmayan iddialar olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı taraf ile davalı arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davanın temelinde zarara katlanmak arzu ve iradesinin yer aldığını, davacının her türlü hak ve talebinin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; geçerli şekilde anonim şirket ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı da anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Mahkemece; "davanın kısmen kabul kısmen reddine "dair verilen karara karşı, davalı şirket vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine; Dairemizin, 30/12/2020 tarih ve 2018/1993 Esas 2020/1609 Karar sayılı ilamı ile "davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 3332 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına" yönelik verilen kararına karşı, bu kez davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin, 21/06/2021 tarih ve 2021/1762 Esas 2021/5183 Karar ilamı ile, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Dairemiz kararının " Onanmasına" ilişkin kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin, 13/01/2021 tarih ve 2018/1914 Esas 2021/36 Karar sayılı ilamına yönelik verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11/10/2021 tarih ve 2021/2560 Esas 2021/5914 Karar sayılı yukarıda sözü edilen kesin ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda bu kez Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 2021/5443 başvuru numaralı dosyasında 18/04/2024 tarihli karar ile; " Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine" ilişkin karar verildiği görülmüştür.
Dairemizce Anayasa Mahkemesi kararı üzerine dosyanın yeniden esasa kaydedilerek yapılan yargılama sırasında; Davacı asil ...'ın sunduğu 09/07/2025 tarihli imzalı dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir.
HMK'nun 310.maddesi uyarınca; feragat kararı kesinleşinceye kadar yapılır.
Somut dosyada; Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararı ile yeniden yargılama yapılması için dosya Dairemize gönderilmekle kesinleşmeye yönelik hukuki sonuçlar ortadan kalkmakla feragat beyanı üzerine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, HMK'nun 310/2. "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.
" maddesi gereğince davadan feragatin mümkün olduğu gözetilerek davacı asil ...'ın feragat talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının davacının istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek KABULÜNE,
2-Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2018 tarih 2018/132 Esas 2018/351 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
4-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 410,26-TL harçtan dava dosyasında peşin alınan 2.835,30-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.425,04-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-İstinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
8-HMK'nun 333. maddesi gereğince bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
B)1-Davalı tarafından peşin yatırılan 1.817,30-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 101,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan 35,90-TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/09/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-...
... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.