Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/53
2025/76
13 Şubat 2025
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 202 Esas 2025/ Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/53
KARAR NO : 2025/76
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2024
NUMARASI : 2023/846 Esas 2024/218 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVA TARİHİ : 21/12/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Taraflar arasındaki genel kurul çağrıya izin istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %25 oranında hissesine sahip olduğunu, davalı şirket yönetiminin kanunun belirlediği süreler içerisinde yılda bir kez yapılması zorunlu olan olağan genel kurulunu hiçbir zaman yapmadığını, müvekkilinin sözlü olarak defaatle istemesine rağmen halen genel kurulun yapılmadığını, davalının müvekkille şirketteki hiçbir bilgiyi paylaşmadığını, hesapları, gelir giderleri incelettirmediğini, davalıya gündeme alınmasını istedikleri maddeleri de belirterek genel kurul yapılmasına ilişkin ihtarname gönderildiğini, bu güne kadar müvekkiline genel kurul çağrısı yapılmadığını belirterek TTK'nın 412. maddesi kapsamında davalı şirketin 2022-2023 dönemine ilişkin zorunlu olağan genel kurul çağrısı işlemlerinin düzenlenmesi bakımından kayyum atanarak genel kurul çağrısının yaptırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yönetim kuruluna usulüne uygun bir çağrı yapılmadığını, sadece toplantı gündeminin ihtarla gönderildiğini, herhangi bir gerektirici sebebin sunulmadığını, iddiaların kabul edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, TTK'nun 409. maddesi uyarınca genel kurul olağan toplantısının her faaliyet dönemi sonundan itibaren 3 ay içerisinde yapılması gerektiği, davanın 14/12/2023 tarihinde açıldığı, 2023 yılı olağan genel kurulu ile ilgili çağrı izni için henüz dava tarihi itibariyle gerekli süre dolmadığı için bu yıla ilişkin genel kurula çağrı izni istemi ile ilgili davanın haksız olduğu, HMK'nun 318. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesi ile birlikte elinde bulunan belgeleri dilekçeye eklemek zorunda olduğu, mevcut davanın görülebilirlik şartının TTK'nun 411. maddesi uyarınca davacının genel kurulu toplantıya çağrı hususunda isteminin noter aracılığıyla yönetim kuruluna iletmesinin zorunlu bulunduğu, davalı şirkete keşide edildiği belirtilen ihtarname ve tebliğine ilişkin dayanak belgeleri dosyaya sunması için davacı vekiline mehil verilmiş ise de, söz konusu belgelerin dosyaya sunulmadığı, davalı şirket vekilince sunulan cevap dilekçesinden, dosyaya sunulmadığı için içeriği anlaşılmayan ihtarnamenin keşide ve tebliğ edildiği anlaşılmış ve davalı şirket tarafından yapılması gerektiği halde daha önce yapılmayan 2021 ve 2022 (ayrıca dava tarihi itibariyle koşulları gerçekleşmeyen 2023) yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarının dava tarihinden sonra 16/03/2024 tarihinde yapıldığı, HMK'nun 329. maddesinde açıklandığı üzere mevcut davanın en azından 2022 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin olarak davacının uyarısı üzerine yapıldığı ve iyi niyetli olunmadığının anlaşıldığı, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına ve karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretine taktir olunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; TTK'nun 412. maddesi uyarınca davalı şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması için izin istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun anonim şirketlerde genel kurulun toplanmasına ilişkin çağrı usulünü düzenleyen 410. maddesinde, genel kurulun, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceği, tasfiye memurlarının da görevleri ile ilgili konular için genel kurulu toplantıya çağırabilecekleri, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile, tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği ve mahkemenin vereceği kararın kesin olacağı, TTK'nun 411. maddesinde, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, esas sözleşmeyle, çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup, TTK'nun 412. maddesinde ise, pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemeleri yer almaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 412. maddesi uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin istemine ilişkin mahkemece verilecek kabul veya red kararları kesin niteliktedir (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2017 tarih ve 2016/3287 Esas 2017/5383 Karar sayılı içtihatı).
Kesin olan kararlara karşı HMK'nun 346/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karar olduğundan (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 247) davacı vekilinin kararın kaldırılması yönündeki istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesinin 19/03/2024 tarihli kararı kesin olmakla usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi hükmü 6102 sayılı TTK'nun 412. maddesi gereğince kesin olduğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6102 sayılı TTK'nın 412. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.13/02/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.