mahkeme 2025/297 E. 2025/910 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/297
2025/910
16 Eylül 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/297 Esas 2025/910 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/297
KARAR NO : 2025/910
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2021
NUMARASI : 2020/548 Esas 2021/599 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2020
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce karar verildiği, verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş ve celse açılmak suretiyle gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... İnş. Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalıların müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava dışı asıl borçlu ... İnş. Ltd. Şti’nin davacı banka nezdindeki hesabına 21.11.2018 tarihinde Altındağ Belediyesi tarafından 235.538,97 TL yatırıldığını, yatırılan tutarın icra takibine konulan miktardan düşülmediğini, davaya konu borcun yapılandırıldığını, 2022 yılının sonuna kadar taksite bağlandığını, müvekkilleri hakkında TBK 586. Maddesinde belirtilen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşullarının oluşmadığını, müvekkili ... hakkında davaya konu alacağa ilişkin olarak Ankara 17. İcra Müdürlüğü 2019/14438 sayılı dosyası ile mükerrer icra takibi başlatıldığını, alacağın ipotek ile temin edildiğini, dava dışı şirket tarafından davacı bankaya hitaben yazılan 04.09.2019 tarihli yapılandırma talebine havi dilekçesine banka tarafından cevap verilmediğini, müvekkillerinin yenileme niteliğindeki yapılandırma sözleşmesinde imzası bulunmadığından, hiçbir sorumluluğu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle banka alacağı ... yönünden 651.467,47 TL asıl alacak + 184.133,90 TL işlemiş faiz + 9.206,70 TL BSMV = 844.808,07 TL olarak, davalı ... için ise 651.467,47 TL asıl alacak + 122.818,80 TL işlemiş faiz + 6.140,94 TL BSMV = 780.427,21 TL olarak hesaplandığı, yapılan hesabın dosya kapsamına ve sunulan delillere uygun olduğu, davacı banka vekili 1.258,70 TL noter ihtarname masrafını icra takibine konu yapmış olup, buna ilişkin ödeme belgesini 21.06.2021 tarihli dilekçe ekinde sunulduğu, bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne, Ankara 17. İcra Müdürlüğü 2019/14440 sayılı takip dosyasında davalıların itirazının davalı ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 651.467,47 TL asıl alacak , 184.133,90 TL işlemiş faiz, 9.206,70 TL BSMV, 1.258,70 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 846.066,77 TL üzerinden iptaline, davalı ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere 651.467,47 TL asıl alacak, 122.818,80 TL işlemiş faiz, 6.140,94 TL BSMV, 1.258,70 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 781.685,91 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %25,50 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsiline, davanın reddedilen bölümü için davalıların kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, akdi faiz ve temerrüt faizi hesaplamasının hatalı olduğunu, özellikle 14/09/2018 tarihli faiz genelgesinde ticari kredi genel faiz oranının %43 olup, banka gecikme faiz oranının %30 fazlasıyla %55,90 olması gerekirken bilirkişi tarafından %25,50 temerrüt faizi tespit edilerek rapor hazırlandığını, eksik hesaplama bulunduğunu, icra inkar tazminatının ise kararda hesaplanmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/14440 sayılı takip dosyası sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 01/06/2021 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14440 sayılı takip dosyasında; alacaklısının ..., borçlularının ... İnş. Ltd. Şti, ... ve ... olup, (660.949,34 TL asıl alacak + 359.624,15 TL %55,9 temerrüt faizi + 17.981,20 TL BSMV + 1.258,70 TL ihtarname masrafı) = 1.039.813,39 TL alacağın davalı borçlulardan tahsili, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %55,9 oranında temerrüt faizi uygulanması talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süre içerisinde borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Hesap kat ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ..., muhataplarını ... İnş. Ltd. Şti, ... ve ... olup, toplam 892.502,08 TL banka alacağının 1 gün içerisinde ödenmesi ve 4 adet çekin banka sorumluluk tutarı olan 6.400,00 TL’nin aynı suretle depo edilmesi istenmiş olup, hesap kat ihtarı asıl borçlu şirkete 08.10.2018 tarihinde, davalı ...’a ise 09.10.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ...’a ise bila tebliğ olmuştur.
Bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; davacı banka ile dava dışı ... İnş. Ltd. Şti arasında 11/09/2017 tarihinde 2.000.000,00 TL limitle genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmenin müteselsil kefili olduğunu, dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarında bir gün ödeme süresi öngörüldüğünü, 21/11/2018 tarihinde Altındağ Belediyesi tarafından dava dışı şirket hesabına 235.538,97 TL havale gönderildiğini, dava dışı şirket ile davacı banka arasında tarihsiz yapılandırma protokolü imzalandığını, protokole göre 25/01/2019 tarihi itibariyle 790.906,98 TL banka alacağının öngörüldüğünü, borç tutarına %22 oranında faiz uygulanmasının kararlaştırıldığını, ilk taksitin 24/07/2019 tarihi olarak öngörüldüğünü, ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, protokolde ki yükümlülüklerden herhangi birinin eksiksiz ve tam olarak yerine getirilmemesi halinde herhangi bir ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit olunacağı, protokol ile sağlanan tüm indirim ve kolaylıkların geçmişe yönelik olarak ortadan kalkacağı ve sona ereceğinin düzenlediğini, bu nedenle kat ihtarının davalı asıl borçlu firmaya 08/10/2018 tarihinde, davalı ...'a 09/10/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı ...'a ise kat ihtarının tebliğ edilemediğini, dava dışı şirketin 10/10/2018 tarihinde, davalı ...'un 11/10/2018 tarihinde, davalı ...'un ise kat ihtarı kendisine tebliğ edilemediğinden takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü, davacı banka şubesinde yerinde yapılan inceleme sonucu banka görevlilerince %17 faiz oranı uygulandığının belirtildiğini, sözleşmeye göre temerrüt faizinin %50 fazlasının %25,50 olacağını, bu oranlar üzerinden yapılan hesaplama sonucu takip tarihi itibariyle banka alacağı ... yönünden 651.467,47 TL asıl alacak + 184.133,90 TL işlemiş faiz + 9.206,70 TL BSMV = 844.808,07 TL olarak, davalı ... için ise 651.467,47 TL asıl alacak + 122.818,80 TL işlemiş faiz + 6.140,94 TL BSMV = 780.427,21 TL olduğu belirtilmiştir.
Dairemizce davacı bankaya yazılan müzekkereye cevabi yazıda, temerrüt tarihi itibariyle bankanın diğer müşterilere uyguladığı en yüksek akdi faizin aylık %2,04 yıllık %24,48 olduğu beyan edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 27/12/2023 tarih 2021/1785 Esas 2023/1857 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/12/2024 tarih 2024/1371 Esas 20224/9468 Karar sayılı kararıyla "...Dava, devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkân yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, mirasçıların malvarlığı haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir. Dava konusu olayda, davalılardan ...'un ilk derece mahkemesi karar tarihinden önce öldüğü anlaşılmış olup bu durumda, davacı tarafın ölenin mirasçılarına karşı davaya devam etmesi gerekmektedir. Mahkemece bu konuda davacı tarafa süre verilmeden ve taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
" gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulması üzerine dosya Dairemizin 2025/297 Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları kamu düzenine aykırılık yönünden incelendiğinde, davalı ...'un dosya içerisinde yer alan nüfus kaydından, ilk derece mahkemesi yargılaması aşamasında 23/03/2021 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak ..., ... ve ...'un kaldığı anlaşılmıştır.
Davalı ...'un mirasçısı ... tarafından Zonguldak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın reddi talebi ile dava açılmış olup, anılan mahkemece 2021/472 Esas 2021/513 Karar sayılı kararıyla anılan mirasçının ...'un mirasını kayıtsız şartsız reddettiğinin tespitine ve ilgili sicile tesciline karar verildiği görülmüştür.
Anılan davalının diğer mirasçıları olan ... ve ... tarafından Zonguldak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın reddi talebi ile dava açılmış olup, anılan mahkemece 2021/509 Esas 2021/591 Karar sayılı kararıyla anılan mirasçıların ...'un mirasını kayıtsız şartsız reddettiğinin tespitine ve ilgili sicile tesciline karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili istinaf duruşması sırasında, 16/09/2025 tarihli celsede davalı ... mirasçılarına davayı yöneltmeyeceğini beyan ettiği gibi, dosyaya ibraz etitği 10/09/2025 tarihli yazılı beyan dilekçesinde de, davanın ... mirasçılarına yöneltilmeyeceğini açıkça beyan etmiştir.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir. Mirasçıları da ilgilendiren davalar, ölen tarafın mirasçılarına karşı geçen alacakları, hakları veya mallarına (TMK'nun 599. maddesi) ilişkin davalardır. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır.
Hal böyle olunca, davacı vekili davalı ... mirasçılarına işbu itirazın iptali davasını yöneltmeyeceğini açıkça beyan ettiği, yargılama aşamasında ölen davalı ...'un ölüm ile birlikte pasif husumet ehliyetinin sona erdiği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu hususun re'sen gözetilmesi gerektiğinden davacı vekilinin davalı ...'a yönelik istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının anılan davalı yönünden kaldırılarak anılan davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 29/09/2021 ve Dairemiz ilk karar tarihi olan 27/12/2023 tarihinden sonra davalı borçlu ... vekili dava konusu Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/51264 (eski Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/14440) sayılı takip dosyasına gönderdiği 03/01/2025 tarihli ve e-imzalı yazılı dilekçesi ile itirazlarından vazgeçtiğini bildirmiştir.
Davalı ... yönünden dava tarihi itibarıyla, yasal süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmiş olmasına ilişkin itirazın iptali davasının dava şartı gerçekleşmiştir. Karar tarihinden sonra ise, dava konusu Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/51264 (eski Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/14440) sayılı takip dosyasında davalı borçlu ... vekilinin 03/01/2025 tarihli dilekçesi ile, icra takibine itirazından vazgeçmiştir. Bir başka anlatımla, istinaf aşamasında itirazın iptali davasının koşulu olan borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz etmesine ilişkin dava şartı ortadan kalkmış, davalı ... hakkındaki dava konusuz kalmıştır.
Davalı ... hakkında konusuz kalan davada, davacı vekili 16/09/2025 tarihli istinaf duruşması sırasında konusuz kalan davada masraf, icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını açıkça beyan ettiği gibi, dosyaya ibraz ettiği 10/09/2025 tarihli yazılı beyan dilekçesinde de anılan davalı yönünden vekalet ücreti, yargılama gideri, masraf ve icra inkar tazminatından feragat ettiklerini bildirmiştir.
Bu durumda, davacı vekilinin davalı ...'a yönelik istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, karar tarihinden sonra davalı ...'un icra takibine itirazından vazgeçmesi nedeniyle anılan davalı yönünden davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... hakkında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin anılan davalı yönünden yargılama gideri, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti talebi bulunmadığından yargılama gideri, icra inkar tazminatı, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, arabuluculuk ücretinin ise davacı tarafından yapılan yargılama gideri niteliği bulunmadığından davada haksız olan davalı ... üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE,
2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2021 gün 2020/548 Esas 2021/599 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davalı ... hakkındaki dava konusuz kaldığından anılan davalı hakkındaki davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı ... hakkındaki davada, davacı banka mirasçılara davayı yöneltmediğinden davanın pasif husumet yokluğundan reddine,
5-Davacı vekilinin beyanı gözetilerek icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcının davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davacı vekilinin beyanı da gözetilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı vekille temsil olunmuş ise de, talep gözetilerek davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
10-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına,
11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B)1-Davacı banka harçtan muaf olup, harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin talebi gözetilerek üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf aşamasında duruşma açılmış ise de, davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı ... vekilinin yokluğunda HMK'nun 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2025
Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.