mahkeme 2024/957 E. 2025/1074 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/957

Karar No

2025/1074

Karar Tarihi

7 Ekim 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/957 Esas - 2025/1074 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/957
KARAR NO : 2025/1074

TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR

İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2024
NUMARASI : 2014/668 Esas 2024/205 Karar
ASIL DAVA

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 11/08/2014
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2025

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karara karşı, taraflarca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar dava dilekçesinde özetle; davacılardan ... ile davalının diğer davacı şirketin ortakları ve her ikisinin de münferiden şirketi temsile yetkili müdürü olduklarını, ...'un son yıllarda hem davacı şahsı, hem de davacı şirketi zarara uğratmak için çeşitli eylemlerinin tespit edildiğini, münhasıran müdürlük yetkisini kullanarak şirkete ait tüm taşınmazları ve bazı taşınır demirbaşları, davacıdan habersiz olarak TTK'nun 443/2.madde hükmüne aykırı biçimde ve düşük bedellerle, muvazaalı/aldatıcı işlemlerle elden çıkardığını, davacı şirkete ait bazı araçların cebri icra yollarıyla satılmasına neden olduğunu, şirkete ait bazı demirbaşların davalı tarafından mal edinildiğini, davalıda bulunan şirket paraları, bankadan ve şirket hesaplarından kendisine mal edinilen nakit varlıklar ve şirkette yaratılan maddi kar kaybı gibi kalemlerinin hesaplarının yaptırıldığını, maddi zararın yaklaşık 4.581.270,65-TL olduğunun rapordan anlaşıldığını, ayrıca davalının, gerek davacı şirket ve gerekse ortağı diğer davacının ticari itibarini yok ettiği ve manevi zarara da yol açtığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000-TL maddi ve 25.000-TL manevi zararın davalıdan avans faizi ile tahsilin talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, davalı ile davacı ...'nin diğer davacı şirketin ortak ve yetkili müdürleri olup, aralarında işbu ortaklıktan kaynaklı bir dizi hukuki ihtilaf bulunduğunu, davacı tarafın, aleyhine asılsız isnatlarla iki ceza davasının açılmasını sağlamışsa da bu davalardan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/90 Esas-2010/914 karar sayılı dosyasında beraat karar verildiğini, diğer ceza dosyası olan Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/388 Esas sayılı dosyada yargılamanın devam ettiğini, davacı tarafça, müvekkiline atfedilen son yıllarda muvazaalı/aldatıcı işlemlerle davacıların zarara uğramasına neden olma ve üzerinde yüklü miktarda şirket parası olduğuna ilişkin iddiaların soyut iddialar olup hukuki dayanaklarının bulunmadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2011/337 ESAS SAYILI DAVADA
DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; davacı ... ile davalının birlikte davacı şirketin münferiden temsilcileri olduğunu, davalı ...'un şirket temsilcisi sıfatıyla görev ve yetkilerini kötüye kullanarak, şirkete ait menkul ve gayrimenkul malları, gerek muvazaalı yollardan uhdesine ve tanıdığı üçüncü şahıslara devrettiğini, gerekse ortada ihtiyaca dayalı hiçbir sebep yokken ucuza satmak suretiyle şirket mal varlığında azalma meydana getirerek görevini kötüye kullandığını ve şirkete ve şirket ortağı ...'ye yüklü miktarda zararlar verdiğini, ayrıca ... ... Limited Şirketi isimli iki yeni şirket kurarak davacı şirketin işlerini ve müşterilerini bu şirketlere yönlendirerek şirketin ve müvekkili ortağın kazanç kaybına sebebiyet verdiklerini, şirkete ait taşınmazları kötü niyetli olarak kendi yakınlarına devredip şirket mal varlığından çıkarması nedeniyle taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ve şirket adına tescili için Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/259 esas sayılı dosyasından dava açıldığını, davalıların şirkete verdiği zararın tespiti amacıyla ...'den rapor alındığını, uzman 5 bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu, şirketin toplam olarak 4.581.270-TL zarara uğratıldığının tespit edildiğini, davalıların, davacı şirkete ait demirbaş kayıtlarında bulunan ve değeri 1.250.000-TL olan demirbaşların tamamına yakını kötü niyetli olarak satıp, bedelini zimmetlerine geçirdiklerini, vergi dairesiyle yapılan görüşmeler sonucunda 1.500.000-TL tutarında bir vergi cezası tahakkuku olabileceğinin bildirildiğini, şirkete ait tüm varlıklarını davalıların satması ve tüm paraları üzerlerine geçirmesi nedeniyle şirketin SSK'ya ödemesi gereken prim borçlarının ödenemediğini, davalılar tarafından TTK'nun 443/2.maddesi hükmüne aykırı şekilde gerçekleştirilen fiillerin şirketin bütün mal varlığını kaybetmesi ve elde edeceği kazançlara ulaşamamasına sebebiyet verdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 900.000-TL maddi, 100.000-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekilinin, 17/07/2023 tarihinde ıslah dilekçesi ile maddi tazminata konu dava değerini yine fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 10.851.286,65-TL'ye yükselterek harcını ikmal ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davacı şirkete temsil kayyımı atanmış olup, bu şirketi 2010/259 esas sayılı dosyada kayyımın temsil ettiğini, davalılardan ... ile davacılardan ...'nin diğer davacı şirketin ortakları ve yetkili müdürleri olup aralarında bu ortaklıktan kaynaklı bir dizi hukuki ihtilaf bulunduğunu, taraflar arasında derdest hukuk ve ceza dosyaları olduğunu, diğer davalı ...'un davacı şirket ortaklarından olup hiçbir dönemde şirketi temsil yetkisi bulunmadığından hiçbir işlemde imza ve iradesinin bulunmadığını, bu davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı iddialarının asılsız olup, bunun aksinin derdest olan hiçbir davada henüz kanıtlanamadığını savunarak hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN ANKARA ASLİYE 3. TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2014/768 ESAS SAYILI DAVADA
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ... ile davalının, davacı şirketin ortakları ve her ikisinin de münferit temsile yetkili müdürü olduğunu, davalının geçmiş yıllarda, hem müvekkili hem de davacı şirketi zarara uğratmak için çeşitli eylemleri sonucu tarafların ortağı ve yöneticisi olduğu davacı şirketi zor duruma düşürdüğünü, temel hiçbir borcunu ödeyemez hale geldiğini, şirketin tüm mal varlığının davalı tarafından elden çıkarıldığını, elde edilen paranın da davalı tarafından büyük ölçüde mal edinildiğini, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/10 esas sayılı dava dosyasında davalının, o davanın sanığı ...'un şirkete ve müşterilere 3.755.000,00TL tutarında zarar verdiğinin mahkemece yaptırılan ve birbirini teyit eden resmi bilirkişi heyet raporları ve dosya kapsamındaki diğer delillerle ortaya konulduğunu, davalının bu zararı ödemediğini, ceza mahkemesi kararı ile niteliği ve tutarı tespit edilebilen bu zararın kısmen giderilebilmesi için davalı hakkında Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13150 sayılı icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile davalının %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan ve Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/190 Esas sayılı (devirle Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/668) dosyasıyla görülen davada aynı taleple dava açıldığını, yine davacı tarafından Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/337 esas sayılı dosyasıyla görülmekte olan davadaki talep ile işbu davadaki talebin aynı olduğunu, derdest 2 dosya bulunurken aynı taleple icra takibi başlatıldığını, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle derdestlikten davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da icra takibi başlatmayı gerektiren vadesi gelmiş bir borç olmadığını belirterek haksız davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Asıl davada;" davacıların davalıya yönelik maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile, 75.000-TL'nin 27/07/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'nin davalıya yönelik manevi tazminat talebinin reddine," Birleşen mahkemenin 2011/337 esas sayılı davada;" davacı ...'nin davalılara yönelik maddi tazminat davasının reddine, davacı şirketin davalılara yönelik maddi tazminat davasının ıslah talebi de nazara alınarak kısmen kabulü ile, 9.292.266,65TL'nin 18/05/2011 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı şirkete verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların, davalılara yönelik manevi tazminat davasının reddine," Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/768 esas sayılı davada; " davanın derdestlik nedeniyle reddine, davalının tazminat talebinin reddine" ilişkin karar verilmiş, kararlara karşı asıl ve birleşen davalarda taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davalarda davacılar istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada ve birleşen Ankara 3. ATM'nin 2014/768 Esas sayılı davasında reddine karar verilen talepler yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, asıl ve birleşen bu davada davaların tam kabulü gerektiğini, davalıların, suç ortakları ile birlikte davacı şirkete zarar verdiklerini, davalıların, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/16-430 E.,K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda iştirak halinde zincirleme şekilde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı 5 yıl hapis ve ayrıca adli para cezasına mahkum olduklarını, aynı eylemi birden çok kere işlediklerinden ceza arttırımına gidildiğini, somut deliller bulunup tazminat talebinin reddinin doğru olmadığını, asıl davayla birlikte diğer birleşen davaların da tümüyle kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu, derdestlik nedeniyle reddine karar verilen istinafa konu birleşen davada ise, mahkemece tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere kabul kararı verilmesi gerekirken derdestlik nedeniyle redde ilişkin kararın yanlış olduğunu, hükmedilen faiz türünün de yanlış olup avans faizi olması gerektiğini, manevi tazminat talebinin dosya kapsamıyla kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Tasfiye memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada, bilirkişi raporunda zararın eksik değerlendirildiğini, davacının manevi tazminat talebinin kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu, birleşen davanın derdestlik nedeniyle reddinin hatalı olduğunu, faizin avans faizi olması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür.
Asıl ve Birleşen davalarda davalılardan ... yönünden istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında husumet bulunduğunu, tarafına yöneltilen iddiaların asılsız, afaki olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ticari kayıtlar düzenlenmeden hazırlandığını, heyetin hatalı oluşturulduğunu, raporun hatalı ve yetersiz olduğunu, hesaplamaların hatalı yapıldığını, davacı ortağın şirket defterlerini gizlediğini, raporda mükerrer hesaplamalara yer verildiğini,
Davalılardan ... yönünden istinaf dilekçesinde özetle; kar kayıpları şirket açısından doğrudan ortaklar açısından dolaylı zarar olmakla davacı taraf lehine takdir edilen maddi zararın, davalılardan ...'dan talep edilemeyeceğini, yönetimde yer almayan bu davalıdan, diğer davalının eylemlerine ne suretle iştirak ettiği tespit edilmeden davalıların zarardan müteselsilen sorumlu tutulmasının hakkaniyete ve dosya kapsamındaki delillere uygun düşmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere bu davalının Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde mevcut 2022/16 Esas sayılı dosyada tespit edilen taşınmaz satışından kaynaklı bir zarar varsa ancak ondan sorumlu tutulabileceğini, zararın tamamından diğer davalı ortak ve yönetici ile birlikte sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kaldı ki bu ceza davasının da bu davalı yönünden kesinleşmesi beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacıya mahkemece verilen sürede yeterli açıklamalar gereği gibi yapılmamış ve talep sonuçları gösterilmemiş olmakla davanın reddi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Asıl dava; davacı şirketin münferit temsile yetkili müdürlerinden davalının, davacı şirketi ve diğer davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/768 esas sayılı davası; davacı şirketin münferit temsile yetkili müdürlerinden davalının, davacı şirketi ve diğer davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali, birleşen mahkemenin 2011/337 esas sayılı davası; davacı şirketin münferit temsile yetkili müdürlerinden olan ve ayrıca davacı şirket ortağı diğer davalının, davacı şirketi ve diğer davacıyı zarara uğrattıkları iddiasıyla maddi ve manevi zararın tazmini isteğine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri olan Av. ... ile Av. ... tarafından, 30/06/2025- 03/07/2025- 02/10/2025 tarihli UYAP üzerinden gönderilen dilekçeler kapsamında; asıl ve birleşen davalarda ilk derece mahkemesince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de gelinen aşamada tarafların asıl ve birleşen davalarda sulh olarak aralarındaki uyuşmazlıkları çözdüklerini, istinaf incelemesi de henüz yapılmadığından asıl ve birleşen davalarda istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiklerini, yine asıl ve birleşen davalarda davadan feragat ettiklerini beyan ettikleri görülmüştür.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davacılar vekillerinin Ankara 38. Noterliğinden verilen 21/04/2009 tarih ve 10150 yevmiye numaralı, 28/04/2009 tarih ve 10578 yevmiye numaralı, 10/05/2011 tarihli ve 12651 yevmiye numaralı vekaletnamelerinde davacılar vekillerinin, davadan veya kanun yollarından feragat yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri Av. ... tarafından UYAP üzerinden gönderilen 01/09/2025 tarihli dilekçe kapsamından; davacıların, davalardan feragatini kabul ederek davacı taraflardan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
HMK'nın 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir.
HMK'nın 310/2. maddesi "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.
" hükmünü içermektedir.
İstinaf kanun yoluna başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. Maddesinde ise; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Hal böyle olunca, asıl ve birleşen dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra, davacı vekillerince, asıl ve birleşen davalarda hem istinaf başvurusundan hem de davadan feragat edilmiş olmakla; asıl ve birleşen davalarda davadan feragat edilmesi de göz önünde bulundurularak davadan feragat hakkında, artık istinaf isteminden feragat edilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin karar verme yetkisi sona erdirilmiş olmakla, Dairemizce olumlu olumsuz bir karar verilemeyeceği anlaşıldığından, davadan feragat hakkında ilk derece mahkemesince ek karar verilmesine, davacı vekillerinin istinaf istemlerinin feragat sebebiyle usulden reddine, davalardan feragat edilmesi dikkate alınarak davalı tarafların ve tasfiye memurunun istinaf başvurularının incelenmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davalar yönünden davacılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 349/2. maddesi gereğince ayrı ayrı FERAGAT NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Aynı zamanda asıl ve birleşen davalardan, davacı taraflarca feragat edilmiş olması da göz önünde bulundurularak davalıların ve davacı şirket tasfiye memurunun istinaf başvurularının incelenmesine yer olmadığına,
3-Asıl ve birleşen davalarda, davalardan feragat nedeniyle ilk derece mahkemesince Ek Karar Verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan istinaf yoluna başvuru harcı ile istinaf nispi karar harcının istek halinde istinafa başvuran davacı taraflara ayrı ayrı iadesine,
5-Davalı taraflarca yatırılan istinaf yoluna başvuru harcı ile istinaf nispi karar harcının istek halinde istinafa başvuran davalılara ayrı ayrı iadesine,
6-Tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf yoluna başvuru harcı ile istinaf nispi karar harcının istek halinde istinafa başvuran tasfiye memuru ...'e iadesine,
7-İstinaf giderlerinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
8-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/10/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim